Yine uzun zamandır yoktum değil mi ? Valla benim bir suçum yok , evde
internet yoktu (daha bu hafta salı günü bağlandı) bir ara iş yerinde
blog sayfasına erişim sağladım lakin sevincim kısa sürdü , bir gün geldim
baktım ki yine iş yerinden erişim sağlayamıyorum :( IT, bilgi işlem gibi yerlerde tanıdığın olacak ki
senin internetini bir üst seviyeye çıkarsın , kimseye de söylemesin değil mi ya
? Ben zaten kimseyi tanımıyorum benim bilgi işlemden tanıdığım arkadaşım ise
e-ticaret'te o da benim işime yaramıyor maalesef :)
Blog yazmayı da özlüyorum , zaten çalışmaya başladığımdan beri pek
içli dışlı olamıyorum blog'la , bir de iş yeri blog'a girmemi engelleyince ,
iyicene uzak kalıyorum. Evde internet olsa bile işlerden güçlerden pek yazacak
durumda olamıyorum anca arada sırada böyle vakit bulduğumda yazabiliyorum..
Ahh ahh çalışan bayan olmak zor , hem çalışan bayan olup hem çocuğunun
olması iki katı daha zor (ki daha ortada çocuk olmamasına rağmen bunu
söyleyebiliyorum) valla imreniyorum onlara. Bekarken evli olanlara imrenirdim
hem iş hem ev nasıl bir arada gidiyor derdim , şimdi aynı durumdayım fakat bu
sefer çocuk olayını düşünüyorum hem iş hem ev hem çocuk , bence boşuna
dememişler " Cennet Annelerin ayakları altındadır" diye. Gerçekten
Annelik zor bir görev bir de özellikle çalışıyorsan.
Ben ne yazacaktım konu nereye geldi ☺
Bu aralar bitmeyen doğum günü yapmışlar.
28 Ocak Pazar günü Serhat’ın dayısının ikizleri Elif ve Ela’nın
doğum günü partisindeydik. Giderken LCW’dan iki tane bu şirin ponponlu şapkadan
aldık , kızlarımız biraz kokoş da ☺
4 yaşına girdiler . Gülay yenge yine döktürmüştü. Çok güzel yemekler
hazırlamış ve çocuklar için çok tatlı şeyler hazırlatmış. Patlamış mısır,
şeker, balon ..
Çoluk çocuk vardı hep. Daha bir kaç aylık bebek mi dersiniz , 2
yaşında küçük tatlış kızlar mı dersiniz onları görünce çocuk hayallerim bir
fazla artıyor.Orada bir bayan bana “kaç yıllık evlisin , çocuk falan var mı “
diye soru sordu.Bende “biraz daha zamanı var çalışıyorum “ dedim kadın da “
boşver çalıyorsun diye yapmamazlık yapma yaşın geçiyor olmaz sonra “ dedi.
Bende bir an düşündüm tamam 2 yıl olacak evleneli , evet yaş da 28 okey , ama
kadın anladığım kadarıyla “kariyer yapma uğruna çocuk istemediğimi” düşündü.Ben
sonradan fark ettim bu durumu ☺
Çocuk elbet olacak yalnız öncelikle çalışmam
lazım , kariyer falan değil , çalışmam gerekiyor , eşim hala bir iş bulamadı ,
yani benimkisi ihtiyaçtan çalışmak , kariyerden değil . Santral’de ne kariyer
yapabilirim ki ☺
Zaten şu an gelecekle ilgili planım (ki Allah izin verirse) çocuk
olana kadar çalışmak sonrasını zaman gösterecek ben diyemem , çocuk olduktan
sonra kesin çalışırım veya çalışmam diye, çalışırsam karşıya gidip gelmek zor
olacak , çocuğa kim bakacak ? Biz de ki en büyük dert bu biliyor musunuz daha
ortada çocuk yokken , çocuğa kimin bakacağı dert oldu. Annem ben bakarım diyor
, ama her gün her gün gidip gelemez ve bende de kalmaz biliyorum dedi de kalmam
diye , bu durumda anneme yakın oturmak lazım ama bu eve zaten yeni taşındık ve
Serhat'ın işi nerede nasıl olacak , pek Ümraniye'den ayrılmaya da niyetli
değil. Kayınvalidem daha biz evlenmeden başladı ben çocuk bakamam , ben çocuk
bakmam diye :) en son Serhat'ın yanında da söyledi de içim rahatladı hep benim
yanımda söylerdi veya misafirliğe gittiğimiz de , konu komşusunun yanında ama
Serhat'ın yanında da söyleyince cidden içime su serpildi yanlış anlaşılmasın
benim kayınvalidemle bir problemim yok ama bana ve tanıdık tanımadık kim varsa
onların yanında” ben bakmam” diyordu sanki ben ona sen bakacaksın demişim de
onun ayağını yapıyor , ki ben hiçbir zaman kayınvalideme baktırmayı bile
düşünmedim çocuğumu.Ee bu durumda sizce benim bakmam daha mantıklı değil mi?
Kreşe versem sabahın 6’sında hangi kreşe vereceğim çocuğu , hani çalıştığım
yere yakın bir kreşe versem her gün benimle birlikte karşıya mı gidip gelecek.Alacağım
para kreşe gittikten sonra ne anlamı var o çocuğa da o kadar eziyet
çektirmenin.Diyorum ya planım çocuk olana kadar sonrasında ya Anneme yakın
taşınacağım , ya da çocuğuma ben bakacağım en azından şöyle 3 yaşına gelene
kadar sonrasında bana yakın en azından Anadolu yakasında bir iş bulup sabah
kreşe beraber gidip akşam onu alıp eve döneceğim . Şimdiden 4-5 sene sonrasını
düşünüyorum . Bu yüzden çocuğum orada burada sürüneceğine en azından ben
bakarım büyütürüm daha mantıklı. Tabii ki herşeyi gören bilen Allah , ben ne
kadar plan yaparsam yapayım kaderim böyle değilse bu böyle olmayacak zaten .
Ama Allah böyle bir durumda gönlüme göre versin diyorum. Serhat güzel bir iş
bulursa zaten çalışmamı bile istemez onun alacağı maaş çok önemli . Bakalım
kısmetiyle gelir derler , bakmayın böyle konuştuğuma daha ortada bir şey yok :)

Normalde Annem’in doğum günü 4
şubat fakat biz 3 Şubat Cumartesi
yaptık. Aslında bu doğum günü Annem için de yeni bir başlangıç olacak çünkü
emekli oluyor ☺Pazartesi başvurusunu da yaptı. Aslında çok daha önceden emekli
oluyordu ama maalesef yaş vurduğu için bir 7 sene bekledi. Hayırlısı olsun
sonunda kavuşuyor emekliliğine ☺Hoş hala çalışmaya devam edecek ama en azından
yıllarca çalışmanın vermiş olduğu emeğinin karşılığını alacak.. Darısı tüm
bekleyenlerin başına.

29 Ocak Pazartesi günü , ofise geldim bir baktım ki masam da Zeytinyağ
var. Bizim şirket sahibinin kendi adası varmış , oradan gelmiş , bütün şirkete
dağıtmışlar. Benim şansıma olmuş çünkü burada uzun uzun yıllar çalışmış
insanlar var daha yeni böyle bir şey görmüşler ☺Hoş benim pek zeytinyağ ile aram yok ama
salatalara kullanıyorum. Hatta ilk yaptığım salataya biraz fazla mı ne koymuşum bir keskin geldi , anlatamam , hararet bastı beni. Ee alışık değilim , şimdi daha
az atıyorum ama tadı nefis geçen gün zeytinin içine de koydum. Hani gerçekten
has zeytinyağ budur diyorum ☺
Saygılar..