8 Mart 2018 Perşembe

Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun..!


Şuna inanmak lâzımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.
                                                                                                      M.Kemal.Atatürk

5 Mart 2018 Pazartesi

Bu Yaz Evlenmeyen Kalmasın !


 2018 Erken Rezarvasyon Kampanyası %20 indirim 



BİTEN KAMPANYAMIZ!

 Sayfamızı beğenip "Evlenmek İsteyen" yada "Evde Kalmış" 3 arkadaşınızı etikeleyin,
 2018 yılı içerisinde istediğiniz tarihli düğününüzdeki DJ hizmetini sadece 200 TL'ye gerçekleştirelim! 


Katılım Koşulları:
veya dugundjhizmetiorganizasyon)
  • Evlenmek isteyen 3 arkadaşını etiketle
  •  Paylaşılan gönderiyi beğenmek
BONUS:
Gönderiyi paylaşıp anlaşma sağladığımız diğer çiftlerimize düğün dj ekibi olarak%30 indirim hakkı tanınacaktır.
 Unutma: Ne kadar çok arkadaşını etiketlersen kazanma şansın o kadar yüksek!

Not: Kampanya 31.03.2018 saat 23:59'e kadar geçerlidir.

#DüğünDJ #MüzikOrganizasyon #SesIşıkSistemi #DJ #Wedding #Dugun #Müzik #Djhizmeti
 #DüğünOrkestrası #DüğünDjHizmeti #DüğünDavulShow #DugunDJ #Çekiliş #ÇekilişVar


DJ Serhat Serdaroğlu















Tüm Şehirler Düğün Mekanları;




  • Anadolu Yakası Hizmet Verdiğimiz Bölgeler:
Anadolu Yakası Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Adalar Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Ataşehir Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Beykoz Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Çekmeköy Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Kartal Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Kadıköy Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Maltepe Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Pendik Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Sancaktepe Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Sultanbeyli Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Şile Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Tuzla Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Ümraniye Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Üsküdar Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
  • Avrupa Yakası Hizmet Verdiğimiz Bölgeler:
Arnavutköy Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Avcılar Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Bağcılar Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Bahçelievler Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Bakırköy Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Başakşehir Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Bayrampaşa Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Beşiktaş Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Beylikdüzü Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Beyoğlu Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Büyükçekmece Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Çatalca Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Eyüp Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Esenler Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Esenyurt Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Fatih Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Gaziosmanpaşa Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Güngören Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Kâğıthane Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Küçükçekmece Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Sarıyer Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Silivri Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Sultangazi Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Şişli Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu
Zeytinburnu Düğün DJ Hizmeti ve Canlı Müzik Organizasyonu


Booking & Management DJ: Serhat Serdaroğlu (+90) 531 221 89 31 

Düğün Dj Düğün Orkestrası Düğün Müzik Organizasyon ve Ses Işık Sistemleri Hizmetleri 
2017-2018 Kampanyaları için hemen arayın.
Booking & Management: (+90) 531 221 8931 veya serdarogluserhat@gmail.com adresine mail atınız.

Düğün DJ - Bırakın düğününüz profesyonel eller gerçekleştirsin!


Muhteşem Düğün, Nişan ve Kına Mekanları ile Unutulmaz Gününüzü Özelleştirin

Metropol şehir denilince akla ilk gelen şehir ülkemizde sanırım İstanbul'dur. 
Düğün denilince de akla manzaralı, yeşilin ve mavinin alabileceği unutulmaz bir gece yaşatan , 
Umarım size yakışık ve hayallerinizi süsleyen bir organizasyon planınızı gerçekleştirebilirsiniz.
  • Anadolu Yakası Düğün Mekanları
İstanbul’un Anadolu yakasındaki düğün mekanları;
Nostaljik, sakin, samimi, meşhur yalılarını keşfedebildiğiniz, huzur dolu bir deniz havası,
yeşile doyabildiğiniz İstanbul'da yaşadığınızı fark etmenize sebep olacak yerdir Anadolu Yakası.
  • Avrupa Yakası Düğün Mekanları
İstanbul Avrupa yakasındaki düğün mekanları;
Kaliteli hizmet anlayışı, eşsiz manzarası, plazaların ışık sürkülasyonu düğününüze renk katacak ,
enstantelerden sadece bir kaçı. Güzel restaurantlar, kaliteli kulüpler, düğün ve davet organizasyon şirketleri.

4 Mart 2018 Pazar

Mart kapıdan baktırır..!

Gerçekten boşuna dememiş atalarımız “ Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” diye..Neyse bu konuya sonra dönelim ☺️
Yılın en kısa ayı Şubat ayını geri de bıraktık , elimden geldiğince buralara uğramaya çalışıyorum , aralarda boşluklar oluyor haftada bir yazsam bile bana yeter diyorum ama bu pek mümkün olmuyor. İş yerinde internet olsa (Var ama siteler yasaklı) o zaman beni burada bırakırdınız evdeyken de işlerden güçlerden bilgisayarı elime aldığım bile olmuyor..

Buralara uğramadığım zamanlarda bakalım neler yapmışım ;

17 Şubat’ta Serhat’ın , teyzesinin kızının Nişanı vardı . Allah’ım ben böyle bir nişan hayatımda görmedim. Zaten biz gittiğimizde saat 20:30’du ve inanılmaz bir kalabalık vardı yani düğün gibi. 1000 kişilik yerde hiç mi boşluk olmaz arkadaş ben anlamadım ki..İki tarafta Karadenizliymiş o yüzden aşırı bir kalabalık olması normal dediler. Serhat ve Faruk dayı ayakta kaldılar hep, takı bitince millet gitmeye başlayınca sandalye buldular da öyle oturdular.

Bir de ilk defa bir oyun gördüm  “Giresun karşılaması “ . Sizler biliyorsunuzdur belki ama ben bilmiyordum kapalı bir bayan vardı o kadar güzel oynuyordu hayran kaldım ben ya ☺


Dönüşte ‘de Gülay yengelere gittik bize ateşli meyve tabağı hazırladı . Ne alem kadın ya ☺Maytapları dizdi böyle bir şey çıkardı ortaya.


Bunlarda Şubat ayında bitirdiğim kitaplar. Hep Sarah Jio ’dan gittim. Bu kadının kitaplarına gerçekten bayılıyorum . Kitapların konuları çok güzel , kitapta ki duyguların sana geçmesi çok güzel yani kısacası kalemi o kadar güzel ki sana da bunu yansıtıyor.Eskiden hafta’da iki veya üç kitap bitirirdim şimdi zamana bölüyorum en azından hafta da bir kitap bitireyim falan diyorum. Çünkü kitaplar bana yetmiyor. Önüme 10 tane kitap koyun ben onları (hafta içini baz alırsak 5 günden)15 hadi bilemediniz 17 güne bitiririm. Hızlı okuyorum çünkü.

Servisten çektim o yüzden biraz bulanık idare edin ☺

Şubatın son iki günü hastaydım , çok şükür ağır geçmedi ama raporluydum işe gitmedim benim şansıma da kar yağdı. Hoş sulu kardı ama yine de güzeldi , asıl kar Mart'a girer girmez yağdı. Neydi o ya sabah arka bahçeden baktım pek bir şey göremedim bir çıktım anam bu ne resmen kaya kaya gittim ayağımda da klasik bot vardı ben böyle olduğunu bilseydim normal bot giyerdim.


Bir sabah ki havaya bakın bir de akşam ki havaya☺ Neyse en azından bu sene kar yağmadı demeyiz az oldu ama buna da şükür ☺


Bir an evde olmayı ne kadar özlediğimi fark ettim. Bir yandan da sıkıldım. Salı ve Çarşamba raporluydum Çarşamba kendimi biraz daha iyi hissediyordum ve kendime kahve yaptım , kar yağışını izledim kahvemi yudumlayarak. Cidden evde olmayı özlemişim bir de bu evimin keyfini hiç süremedim ki hep bir koşturmacaydı , ilk defa bu evin keyfini hastalandığım zaman çıkardım daha doğrusu bütün gün yattım ☺ama sevdim.Keşke diyorum , dışardan para gelse de ben evimin keyfini çıkarsam çok değil şöyle 1000 TL gelse yeter . Hoş kiramı bile karşılamıyor ama Serhat çalışınca o 1000 tl bize hayli hayli yeter ☺Ne güzel hayaller. Ya da şöyle paşa dedemizden miras kalacak , o mirasla ev alınacak anca ben öyle çalışamıcam☺ Ev kira olmasa Serhat’ta pek çalışmamı istemezdi. Halimize şükürler olsun. İş arayıpta bulamayanlar var , ihtiyacı olup çalışamayanlar. İnsanoğlu nankör bende şükredeceğime nankörlük yapıyorum.


Dün Gratis'e uğradım , aldıklarımın hepsini tek tek yazmıyım dedim zaten anca uğruyorum buralara ☺


Şu kar kış geçsin de yavaş yavaş bahar gelsin ben zaten başlarım “tatile gitmek istiyorum” demelere ☺gidebilir miyim bilemem plan yok Serhat’ın işi yok. Her an bir yere girebilir onu da bilmiyoruz. Bizi ancak bayram seyran paklar o da bayramda seyranda her yerin fiyatı iki katı artıyor hadi ben yeni girmiş olsam bile mesela temmuzda ağustosta izin alabilirim sıkıntı yok ama Serhat bir yere girerse işte o zaman izin alma lüksü olamaz.. Ne bileyim her bahar geldiğinde ben başlıyorum” tatil “diye ve hiçbir şekilde istediğim gibi bir tatile kavuşamıyorum.Bu sene ne olacak bilmiyorum zaman gösterecek. Benim istediğim ise 5 yıldızlı bir otelde her şey dahil bir tatil yapmak ☺Ege kıyısını seviyorum ve bir çok yerini gezdim ama aklım hala gezemediklerimde ☺Mesela Fethiye ve Marmaris gibi.. Bodrum’a zaten bayılıyorum ama oraya gittim , hoş elime fırsat geçse yine giderim yani hiç problem değil tatilin iyisi kötüsü olmaz ☺

Saygılar..

17 Şubat 2018 Cumartesi

İş-Ev-Telefon.Sırada ki ?

Kasım 2017’nin sonu itibariyle Allah’a şükürler olsun ki yüzüm gülmeye başladı.Kasım sonunda işe girdim.Aralık ayının sonunda ev baktım ve kafama göre bir ev buldum , 5 Ocak 2018’de taşındık. İş bulduktan sonra her zaman önceliğim “ yeni eve taşınmaktı” bunu daha önce postlarımda 1500 kere söylemişimdir herhalde. Sizlerden de bol bol dua istemiştim , hem iş ararken , hem güzel bir eve taşınırken. Sizlerin duası ve Allah’ın izniyle güzel bir eve taşındım , hoş bir önce ki evime göre bütün evler bana güzel geliyor.

Yeni evden biraz bahsedelim birkaç tane de fotoğraf ekleyeyim , bunlar eve ilk taşındığım gün çekildiği için sadece mutfak,salon ve yatak odasının fotoğraflarını paylaşacağım banyo ve küçük oda biraz karışık durumda da 



Isıtma : Alt katım boş olmasına rağmen evin ısıtması şükürler olsun gayet iyi.En kısıkta yakmamıza rağmen ev ısınıyor en azından diğer evde ki gibi kat kat giyinmeye gerek duymuyoruz. Bir ara sulu kar yağdığı zaman kombiyi hiç kapamadık , bir ara dışarda hava iyiyken hiç yakmadık , yakmadığımız gibi hiçte üşümedik . Ben çalışıyorum eve gitmem 18:30 oluyor Serhat’ta evde olmuyor babasına yardıma gidiyor çoğu zaman akşamdan akşama yaktık bu ay 199 TL geldi ama bunun sırf 101 TL’si doğalgaza yeni abonelik için gidiyor. 98 TL geldi gayet iyi. Isınayım da ben 150-200’de vermeye razıyım. Geçen sene ki evde hiç kapamadık full yaktık 230 geldi evet çok değil aslında kışın ortasıydı , kar kış vardı ama ısınamadık, ısınamadığımız için o parayı ödemek zorumuza gitti.
İnanın diğer evde kışın ortasında bana yatarken hiç hararet bastığını bilmem.Hatta ince pijamalarımı hiç giyemezdim . Şimdi diğer evde hep alışmışım ya polarlı pijamalarla yatıyordum , burada da öyle yattım ay gece bir hararet bastı beni anlatamam bir de kombi bile yanmıyordu. Artık polarlı pijamalara veda ettim zaten hiç sevmiyordum kalın kalın giyinmeyi ama bu evde ince pijamalarımla bile üşümeden uyuyabiliyorum 

Nefes almak :Bildiğin yeniden nefes alıyor gibi hissediyorum biliyor musunuz. Eski evde yaşamıyormuşum ben . Rutubet hem insan da yorgunluk hissi yaratıyordu yataktan çıkamıyordum hem de rahat nefes alamıyordum.Gece tıkanıyordum ,burun spreyi sıkıyordum ki ben bir dönem hatta ne bir dönem uzun yıllar o burun spreyi olmadan yaşayamıyordum hem evde olurdu hem çantam da. Bir yerde kalmam gerekiyor ya yanımda spreyim yoksa kalmazdım cidden öyle bağımlıydım. Sonra doktora gittim o da bundan bir 5 sene önce falan. Doktor bana (özele gitmeme rağmen) ameliyatı önermedi “önce bırakacaksın sonra ki duruma göre bakacağız” dedi hatta adam kamerayla burnumun içine bile giremedi , o kadar şişmiş ki “canın yanar” dedi bende güç bela , ağlaya sızlaya bıraktım , hastalanmadığım sürece sıkmıyordum , çok nadir sıktığım zamanlar oluyordu hafta sonuysa , çok tıkandıysam ve uykumu kaçıracaksa çok az bir fıs fıs yapıyordum… Düşünün eski evde yeniden başlamıştım , kendimi çok zorluyordum sıkmamak için ama olmuyordu bu sefer başıma ağrı giriyordu burnumu çekmekten. Hadi ben kendimi geçtim , Serhat’ta sıkmaya başlayınca bu iş çığırından çıkmaya başlamıştı. Serhat çünkü hastalanmadığı sürece sıkmazdı , hatta hastalandığında bile kolay kolay sıkmazdı bir baktım her gün her gün sıkmaya başlayınca “kesin biz de astım çıkacak “ dedim neyse ki ben çalışmaya başladım , bu arada Serhat işsiz kaldı ama yine de taşındık.Çokta güzel oldu diğer yerden 200 tl fazla veriyoruz kira ama bu eve değiyor inanın.



Rutubetten tuzum bile nemleniyordu. İnanın kışa girmeden başlıyordu nem , yaza kadar. Sürekli tuz alıyordum eve. Artık tuzu , tuzluklara bile koymamaya başlamıştım.. Tuzluğa pirinç koysam da bir faydası olmuyordu yarısından fazla pirinç koyuyordum bana mısın demiyordu.Burada pirinç koymamama rağmen bir sıkıntı yaşamıyorum çok şükür.

Çamaşırlarım 3. günde bilemedin 4. Günde kurumuş oluyor. Çarşamba ve Perşembe çamaşır çalıştırıyorum , asıyorum . Pazar gününe ise çamaşırları alıp ütülüyorum peteklerin üstüne bile koymama gerek kalmıyor ki evin içinde kuruyor şu anda . Öbür evde bir hafta da peteklerin üstüne koymama rağmen anca kuruyordu.

Temizlik : Diğer evde 2.30-3 saatimi alıyordu temizlik. Ee mutfağı cifle , dolapları sil , lavaboları çamaşır suyuya temizle , banyoya da aynı o şekil.. Ev de büyük , bir de o zaman kuşlarımız salondaydı onların pisliklerini temizle  (şimdi ki evde küçük oda da , daha büyük bir masanın üstüne koyduk) bayağı uğraştırıyordu şimdi ise en fazla 1.30 saatimi alıyor ev hem diğer eve göre daha küçük , hem de temizlenmesi kolay. Mutfağım diğer eve göre daha küçük ama daha düzenli. Adam akıllı pislenmiyor bile.
 




Eski salon takımım sığmadı yani kaba durdu fotoğrafta pek belli olmuyor ama hareket edecek yer alanını daraltıyordu ve masayı çekmek zor oluyordu. Anneciğim de sağolsun bize hediye olarak köşe koltuk takımı aldı☺
Bu arada yerde ki halıda geçiciydi kendi salon halımı serdim ☺



Sonunda telefonumu da aldım hadi gözümüz aydın olsun ☺Eski telefonun son zamanlar da ekranı gidiyordu , birini aramak veya birine mesaj atmak için 4-5 dakika ekranın gelmesini bekliyordum. Ekran artık yerinden çıkmıştı ve temassızlık yapıyordu ama bitti bütün bu dertler , kendime sevgililer günü hediyesi aldım ☺

İstediğim telefon oldu İphone 6S Rose Gold. Artık birini aramak için beklemek yok , hopörlere almak veya kulaklık takmak yok , mesaj atarken donmasını beklemek yok. Allah utandırmasın. Güle güle kullanayım ve duam uzun uzun yıllar boyunca bozulmadan kullanayım 

Sırada ki ne olacak bende bilmiyorum. Bu arada pantolon , ayakkabı ne bileyim ıvır zıvır şeyler zaten aldım ve alacağım da , onları pek yazmıyorum belki toplu olarak alışveriş başlığı altında yazarım.Hani işe giripte yapmayı veya almayı çok istediğim listelerin başında yeni eve taşınmak sonra telefon sonrada saçıma ombre yaptırmak vardı ☺ Sırada ki ombre olur mu dersiniz ? Ama onun için hem çok iyi bir karar almam lazım , hem de saçımın biraz daha uzaması lazım. Öyle bir ombre yaptırmalıyım ki yani ne sarı olacak ne koyu bir şey olacak aralarda ışıltı gibi durmalı. Zaten ilk gittiğimde büyük olasılık birkaç tane uçlarına ve aralarına attırırım baktım güzel beğendim sonra gider daha da sıklaştırırım ☺

İyi hafta sonları ,
Saygılar..

14 Şubat 2018 Çarşamba

14 Şubat Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun..!


Biz tam 3 yıl önce bugün nişanlandık 😊 şaka maka zaman geçiyor , Nisan’da evleneli bile 2 sene olacak . 
Gün içinde zaman geçmiyor gibi geliyor , size de öyle oluyor mu ? Ama sonra bir bakmışım ki haftalar , aylar hatta yıllar geçmiş . 

Ben bu işe başlayalı bile 27 ‘ sinde 3 ay olacak . Ne ara başladım , ne ara bir şeyleri öğrendim , ne ara bi kaç arkadaşım da olsa oldu hiç hatırlamıyorum biliyor musunuz . Sanki şu 2.5 ay rüya. Ama maalesef her rüya sabahın 6’sında kalkmakla bitiyor. Haftanın ilk iki günü biraz daha dinç kalkıyorum ama Çarşamba’dan itibaren yataktan çıkasım gelmiyor ya 😔

Şu an telefondan yazıyorum , alışık değilim telefondan yazmaya da :)
Ama bu güzel günü kutlamadan olmazdı.

Hepimizin sevgililer günü kutlu olsun.
Sevgiyle kalın.


11 Şubat 2018 Pazar

Bu aralar ben..!

Yine uzun zamandır yoktum değil mi ? Valla benim bir suçum yok , evde internet yoktu (daha bu hafta salı günü bağlandı) bir ara iş yerinde blog sayfasına erişim sağladım lakin sevincim kısa sürdü , bir gün geldim baktım ki yine iş yerinden erişim sağlayamıyorum :( IT, bilgi işlem gibi yerlerde tanıdığın olacak ki senin internetini bir üst seviyeye çıkarsın , kimseye de söylemesin değil mi ya ? Ben zaten kimseyi tanımıyorum benim bilgi işlemden tanıdığım arkadaşım ise e-ticaret'te o da benim işime yaramıyor maalesef :)
Blog yazmayı da özlüyorum , zaten çalışmaya başladığımdan beri pek içli dışlı olamıyorum blog'la , bir de iş yeri blog'a girmemi engelleyince , iyicene uzak kalıyorum. Evde internet olsa bile işlerden güçlerden pek yazacak durumda olamıyorum anca arada sırada böyle vakit bulduğumda yazabiliyorum..

Ahh ahh çalışan bayan olmak zor , hem çalışan bayan olup hem çocuğunun olması iki katı daha zor (ki daha ortada çocuk olmamasına rağmen bunu söyleyebiliyorum) valla imreniyorum onlara. Bekarken evli olanlara imrenirdim hem iş hem ev nasıl bir arada gidiyor derdim , şimdi aynı durumdayım fakat bu sefer çocuk olayını düşünüyorum hem iş hem ev hem çocuk , bence boşuna dememişler " Cennet Annelerin ayakları altındadır" diye. Gerçekten Annelik zor bir görev bir de özellikle çalışıyorsan. 

Ben ne yazacaktım konu nereye geldi 
Bu aralar bitmeyen doğum günü yapmışlar.


28 Ocak Pazar günü Serhat’ın dayısının ikizleri Elif ve Ela’nın doğum günü partisindeydik. Giderken LCW’dan iki tane bu şirin ponponlu şapkadan aldık , kızlarımız biraz kokoş da 



4 yaşına girdiler . Gülay yenge yine döktürmüştü. Çok güzel yemekler hazırlamış ve çocuklar için çok tatlı şeyler hazırlatmış. Patlamış mısır, şeker, balon ..

Çoluk çocuk vardı hep. Daha bir kaç aylık bebek mi dersiniz , 2 yaşında küçük tatlış kızlar mı dersiniz onları görünce çocuk hayallerim bir fazla artıyor.Orada bir bayan bana “kaç yıllık evlisin , çocuk falan var mı “ diye soru sordu.Bende “biraz daha zamanı var çalışıyorum “ dedim kadın da “ boşver çalıyorsun diye yapmamazlık yapma yaşın geçiyor olmaz sonra “ dedi. Bende bir an düşündüm tamam 2 yıl olacak evleneli , evet yaş da 28 okey , ama kadın anladığım kadarıyla “kariyer yapma uğruna çocuk istemediğimi” düşündü.Ben sonradan fark ettim bu durumu 

Çocuk elbet olacak yalnız öncelikle çalışmam lazım , kariyer falan değil , çalışmam gerekiyor , eşim hala bir iş bulamadı , yani benimkisi ihtiyaçtan çalışmak , kariyerden değil . Santral’de ne kariyer yapabilirim ki 

Zaten şu an gelecekle ilgili planım (ki Allah izin verirse) çocuk olana kadar çalışmak sonrasını zaman gösterecek ben diyemem , çocuk olduktan sonra kesin çalışırım veya çalışmam diye, çalışırsam karşıya gidip gelmek zor olacak , çocuğa kim bakacak ? Biz de ki en büyük dert bu biliyor musunuz daha ortada çocuk yokken , çocuğa kimin bakacağı dert oldu. Annem ben bakarım diyor , ama her gün her gün gidip gelemez ve bende de kalmaz biliyorum dedi de kalmam diye , bu durumda anneme yakın oturmak lazım ama bu eve zaten yeni taşındık ve Serhat'ın işi nerede nasıl olacak , pek Ümraniye'den ayrılmaya da niyetli değil. Kayınvalidem daha biz evlenmeden başladı ben çocuk bakamam , ben çocuk bakmam diye :) en son Serhat'ın yanında da söyledi de içim rahatladı hep benim yanımda söylerdi veya misafirliğe gittiğimiz de , konu komşusunun yanında ama Serhat'ın yanında da söyleyince cidden içime su serpildi yanlış anlaşılmasın benim kayınvalidemle bir problemim yok ama bana ve tanıdık tanımadık kim varsa onların yanında” ben bakmam” diyordu sanki ben ona sen bakacaksın demişim de onun ayağını yapıyor , ki ben hiçbir zaman kayınvalideme baktırmayı bile düşünmedim çocuğumu.Ee bu durumda sizce benim bakmam daha mantıklı değil mi?

Kreşe versem sabahın 6’sında hangi kreşe vereceğim çocuğu , hani çalıştığım yere yakın bir kreşe versem her gün benimle birlikte karşıya mı gidip gelecek.Alacağım para kreşe gittikten sonra ne anlamı var o çocuğa da o kadar eziyet çektirmenin.Diyorum ya planım çocuk olana kadar sonrasında ya Anneme yakın taşınacağım , ya da çocuğuma ben bakacağım en azından şöyle 3 yaşına gelene kadar sonrasında bana yakın en azından Anadolu yakasında bir iş bulup sabah kreşe beraber gidip akşam onu alıp eve döneceğim . Şimdiden 4-5 sene sonrasını düşünüyorum . Bu yüzden çocuğum orada burada sürüneceğine en azından ben bakarım büyütürüm daha mantıklı. Tabii ki herşeyi gören bilen Allah , ben ne kadar plan yaparsam yapayım kaderim böyle değilse bu böyle olmayacak zaten . Ama Allah böyle bir durumda gönlüme göre versin diyorum. Serhat güzel bir iş bulursa zaten çalışmamı bile istemez onun alacağı maaş çok önemli . Bakalım kısmetiyle gelir derler , bakmayın böyle konuştuğuma daha ortada bir şey yok :)



 Normalde Annem’in doğum günü 4 şubat fakat biz 3 Şubat Cumartesi yaptık. Aslında bu doğum günü Annem için de yeni bir başlangıç olacak çünkü emekli oluyor Pazartesi başvurusunu da yaptı. Aslında çok daha önceden emekli oluyordu ama maalesef yaş vurduğu için bir 7 sene bekledi. Hayırlısı olsun sonunda kavuşuyor emekliliğine Hoş hala çalışmaya devam edecek ama en azından yıllarca çalışmanın vermiş olduğu emeğinin karşılığını alacak.. Darısı tüm bekleyenlerin başına.

 

29 Ocak Pazartesi günü , ofise geldim bir baktım ki masam da Zeytinyağ var. Bizim şirket sahibinin kendi adası varmış , oradan gelmiş , bütün şirkete dağıtmışlar. Benim şansıma olmuş çünkü burada uzun uzun yıllar çalışmış insanlar var daha yeni böyle bir şey görmüşler Hoş benim pek zeytinyağ ile aram yok ama salatalara kullanıyorum. Hatta ilk yaptığım salataya biraz fazla mı ne koymuşum bir keskin geldi , anlatamam , hararet bastı beni. Ee alışık değilim , şimdi daha az atıyorum ama tadı nefis geçen gün zeytinin içine de koydum. Hani gerçekten has zeytinyağ budur diyorum 

Saygılar..

25 Ocak 2018 Perşembe

Kitap Yorumu : Böğürtlen Kışı / Sarah Jio

Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı, tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz?




“Canım Daniel’ım,


Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum…”

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Daniel’ı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Daniel’ın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı…

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Vera’yla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.


Yorumum :

Öncelikle Sarah Jio'nun kitaplarına gerçekten hayran kaldım diyebilirim , geç fark ettim ama iyi ki de fark etmişim diyorum , o kadar güzel romanlar yazıyor ki hani sabahtan akşama kadar kitabı okuyayım bitireyim istiyorsunuz öyle akıcı , öyle sürükleyici.

Bu kitap benim en sevdiklerimin arasına girdi , girmekle kalmayıp zirveyi zorluyor diyebilirim 😊 İnanılmaz çok beğendim , bir de kitabın önsözüne bakın as bayrakları as yani , gerçekten Türk'lüğümüz her yerde..

Roman'da Vera Ray'in yaşadığı acıları , oğlunu kaybettikten sonra bir annenin evladı için neleri göze aldığını , üzerinden 88 sene geçtikten sonra yine bir Mayıs ayında kar yağması , bunun üzerine bir gazetenin muhabirliğini yapan Claire 'nın eski bir davanın düğümünü çözmeye çalışması ve sonunun sürpriz olması kısacası ikinci bir defa daha okutacak derecede bir roman. Ben sonunu az çok tahmin ettim ama yine de "acabalarım" vardı tahminim doğru çıkınca o kadar sevindim ki çocuk gibiydim sanki gerçek olan bir olaya sevinmiş gibiydim.

Kesinlikle okunması gereken bir kitap , tavsiye ediyorum.

Saygılar..

22 Ocak 2018 Pazartesi

Maaşı ıslattık / Arif V 216

Ev taşınması durumlarından ötürü maaşı anca ıslata bildik oda sinemaya giderek oldu 😀Hoş sinemayı "yoğun ısrarlarım" sonucu eşime ben ödeyeceğim dedim oda sinemaya gitmeden önce yemek ısmarladı.

İş çıkışında hemen eve gittim , üstümdekilerle gidecektim sadece çizmelerimi değiştirmem gerekiyordu malum motorla gidecektik bu yüzden bot giymekte fayda vardı bir de içime daha kalın bir hırka giyerek 5 dakika içinde evden çıktık.


Meydan İstanbul AVM/Cinemaximum'a gittik buraya en son hatırladığım kadarıyla geçen sene Recep İvedik 5 için gitmiştik , değişiklik yapmışlar , yemek yerlerini büyütüp hem açık hemde kapalı alan haline getirmişler çok düzenli olmuş bu haliyle.

Popeyes'den meşhur Maxi Avantaj menümüzden aldık Türk Telekom Selfy'lilere bir alana bir bedava kampanyasından yararlandık. Valla çok acıkmıştım hem ben hem eşim tıka basa doyduk😀


Saat 19:30 olmuştu , bizim seansta 20:15'deydi . Biz daha önceden internetten hallettiğimiz için işlemleri (koltuk seçimi de dahil) sıraya girip bilet alma gibi bir durumumuz olmadı mesajı veya gelen maili göstermemiz yeterliydi . Ben yetişememe ihtimaline karşılık bir önceki seansa 19:45'e almamıştım aslında yetişirmişiz de riske atmak istemedim. Olsun problem değildi biraz bekledik sonra içeri girdik.


Film başladı , internette filmi çok yerin dibine sokmuşlar  , bence yerin dibine kadar sokulacak gibi de değildi , sadece Cem Yılmaz olunca işin içinde beklenti yüksek oluyor sürekli gülmek istediği için insanlar ve filmde de çok aşırı bir espri olmadığından film hop güme gidiyor.

Ya bende aşırı gülmedim , bazı yerleri komikti özellikle "fındıkkıran" şarkısını söylediği kısmında çok güldüm , o giydiği kıyafette zaten beni kopardı..Mesela duygulananlar olmadı mı merak ediyorum yada ben mi aşırı duygusal olduğumdan mıdır bilemiyorum ama Kerem Alışık'ın bir sahnesinde çok duygulandım.

Film ' de 1960'lara gidilmesi ve yeşilçam'ın yıldızlarının olduğu o kurgu bence güzel olmuş. 
Herkesi memnun etmek maalesef kolay değil , kimi çok beğeniyor kimi hiç beğenmiyor bu kişinin kendi zevkine bağlı ki ben Cem Yılmaz'ı pek sevmem ama esprileri güzel oluyor.

Saygılar..

18 Ocak 2018 Perşembe

Kitap Yorumu : Ait Olduğumuz Yer / Emily Giffin

Hangisi gerçek ailemiz; bizi doğuran mı, yoksa sevgiyle sımsıkı sarılan mı?



Büyük bir sır, iki aile ve hayatları değiştiren bir hikâye…!

New York'ta hayallerindeki hayatı yaşayan Marian Caldwell dolgun ücretli bir iş ve kusursuz bir ilişkiyle hayatına devam etmekteydi. Etrafındaki herkes yaşadığı hayata imreniyordu, ta ki bir gece kapısı çalınana dek...

Karşısında elinde Marian'ın geçmişinde sakladığı tüm sırların kapısını açacak anahtarla duran Kirby Rose'u gördü. Bu beklenmeyen karşılaşmayla birlikte Marian'ın muhteşem hayatında çalkalanmalar başladı; saklanan ve unutulan anılarının canlanmasıyla eskilerde kalmış tutkulu bir aşk hikâyesi şimdi sahip olduğu her şeyi yıkmak üzereydi.

Kirby engebeli bir yolda ailesini ve geleceğini tekrar kurmaya uğraşırken Marian'la birlikte hayatlarındaki eksik olan şeyi aramaya başladılar. Bu yolda öğrenecekleri aslında ait olduğumuz yerin, hiç tahmin etmeyeceğimiz bir yer olduğuydu.


Yorumum ;

Bu kitabı bana iş arkadaşım Merve getirdi. Kitabın arka kapağını okuduğumda içimde biraz merak uyandırdı ve hemen başladım okumaya zaten iki gün içinde bitti , bitince de bir tuhaf oldum. Sizde kitaplara çok fazla dalıyor musunuz , dalmaktan kastım okuduktan sonra etkisinde kalıyor musunuz ? Ben çok etkileniyorum hatta etkisinden biraz zor çıkıyorum , hele bu kitaptan sonra okuduğum roman (onu daha sonra bir postta yazacağım)beni o kadar etkisinde bıraktı ki ikinciye mi okusam diyorum :)

Marian adında ki bu bayanın yıllarca içinde sakladığı , kimseye söyleyemediği çok önemli bir sırrı vardır ve bu sır öyle bir sırdır ki tek kendisini dahi ilgilendirmemektedir.Sırrı daha sonrasında ortaya çıktı , ona rağmen yine bencilce davranmaya devam etti , biraz sinir bozucu bir karakterde denilebilir :) Yine kitabın kahramanlarından Conrad ve Kirby var. Onların ikisine de kanım ısındı 😊İnsan kendini kitaba öyle bir kaptırıyor ki , içindeki kahramanları gözünde canlandırıyor ve ona göre kimi sevip sevmediğine karar veriyor.

Sürükleyici bir kitap aşk'a dair , hayatın gerçekliklerine dair öğretici ve yol gösterici bir kitap.
Okumanızı tavsiye ederim.

Saygılar..

16 Ocak 2018 Salı

Ocak ayının ilk iki haftası nasıl geçti ?

Çook uzun zamandır buralarda olmama sebebim işten güçten , ev taşınmasından dolayı değil , evde daha internet yok bırakın evi apartmanda internet yok alt yapısı için sürekli birileri gelip gidiyor inşallah en kısa sürede halledilir , yazacaklarım birikti , bir kaç kere beni maille yoklayanlar oldu yaşıyor muyum diye 😊teşekkür ederim öncelikle onlara , yaşıyorum ama maalesef internetsizlikten giremiyorum , normalde şirket interneti blogger'a girmeye izin vermiyordu bugün bir deneyim dedim de girdi 😃Allah yüzüme güldü.

Bakalım bu iki hafta neler olmuş bitmiş kısa bir özet geçeyim ;

3 gün tatilim var diye seviniyordum ama o tatilden pek bir şey anladığım söylenemez sürekli evle uğraştım , eski evle yeni ev arasında mekik dokudum.. Sağolsun Annem ve Teyzem olmasaydı ben bu kadar yükün altından kalkamazdım. Yeni yıldan hiçbir şey anlamadım diğer günler nasılsak o günde aynıydık benim ev , evlikten çıkmasaydı , her yer her yerde olmasaydı arkadaşları çağıracaktım ama maalesef ev çok fena haldeydi , ben bile kendi evim olmasına rağmen çok rahatsız oluyordum.Hatta o güne dair hiç fotoğraf bile çekmedim , yorgunluktan aklıma bile gelmedi. O ses Türkiye’yi izleyerek yeni yıla girdik 😊
Her ne kadar size eski evimden memnun olmadığımı dile getirsem de giderken içimi bir hüzün kapladı 😃Gelin gittiğim evden dolayı diye düşünüyorum, ben kolay kolay sevmem ama çabuk bağlanırım demek ki o kötü eve bile bağlanmışım 😊 Ee ilk burada yemeğimi yaptım , ütümü yaptım , temizliğimi yaptım , sorumluluk nedir , neyi nasıl yaparak tasarruf edebilirim diye burada düşündüm ve daha bir sürü şey , hani her şeyin " ilki güzeldir , farklıdır " derler ya o misal galiba benimki de .. Bir de ben en son cuma (05.01.2018) sabahı o evden ayrıldım , cuma akşamı direkt yeni eve gittim. Annem ve Serhat taşınırken başlarında durdular.. Alışmak biraz zaman aldı ilk zamanlar yabancı bir eve gidiyormuşum gibi geliyordu ama şimdilerde alıştım.
Servisten yana da sıkıntım yok güzergahım değişmedi aynı sokak olduğu için sabah nereden biniyorsam yine aynı yerden biniyorum , akşamları daha önce nerede iniyorsam yine aynı yerde iniyorum . Eskiden evime yürüme mesafesi bakkala uğra falan derken 10 dakikayı bulabiliyordu ( bir de üç kat merdiven çıkıyordum ) şimdi bu süre 7 dakikaya düşüyor ve bakkalda oturduğum binanın hemen yanında orası yıkılmazsa şimdilik bakkal konusunda çok rahatım hatta bayağı bayağı rahatım 😀

Bu şirin cüzdanı Burcu Hanım yeni yıl için gittiği Paris'ten hediye olarak getirmiş (ben ona bağlı çalışıyorum) zaten çok tatlı bir kadın , hani hiç bizim üstümüz gibi durmuyor bir arkadaş gibi. 


Bu da yeni evimizin ilk sabah kahvaltısı
Valla eski evimde bir sabahları (yazın 7-8 arası) bir de akşam güneş batarken evime güneş geliyordu burada ilk gün panjurları bir kaldırdım evime resmen güneş doğuyor çok mutlu oldum 😊 Güney cephe olmasının avantajı var. Siz siz olun yeni bir eve taşınacaksanız veya evlenecekseniz kesinlikle güneye bakan ev tercih edin. Geçen cumartesi Annem gelmişti evde kombi yanmıyordu yemek olayına giriştik bir de temizlik yaptık , halıları vermiştik onlar gelmişti anca toparlanabildik neyse dışarı çıktım bildiğin kar havası vardı benim evde kombi yanmıyorken bile üşümemiştik.Hoş çok soğuklarda kısıkta olsa yeri geldiğinde kapamadan yakıyoruz ama o kısık bile bizi ısıtmaya yetiyor eski evde en kısıkta yaksak evin soğuğu kırılıyor ama biz hala üşüyor oluyorduk bu yönden şimdi ki evimden çok memnunum Allah bozmasın 😊

Yeni evimde ilk kitap okuma ve sütlü kahve keyfisi 😊

İş yerinde çağrılar düzeldikten sonra daha bir rahat ettim diyebilirim mesela gün içinde o ilk zamanlara göre çok daha fazla vaktim oluyor. İnternet olanağımız da maalesef kısıtlı Show tv haricinde diğer kanallara erişimimiz yok , blog'a falan giremiyordum arada sırada deniyordum ama yazımın başında da belirttim Allah yüzüme güldü de en azından blog'da vakit geçirebiliyorum hoş o da resimleri yüklememiş gibi gösteriyor 😔 paylaşıp , telefondan kontrol edeceğim artık 😊Bende (internet bloga girmeme izin vermeden önce )Show tv’de Yeni Gelin'i izliyorum vaktim oldukça , oda ilk bölümden başladım sonuna kadar geldim arada Tv’de denk gelince izliyordum komik bir dizi başka da Show’da izlediğim bir şey yok bende ne yapsam ne etsem dedim , kitap okumaya başladım. Evdeyken ders çalıştığım için kitap okumaya çok fazla vaktim olmuyordu ama burada çağrılardan kalan zamanlarda sürekli okuyorum bir de çok hızlı okurum 400 sayfalık kitap iki günde bitiyor o da sadece mesai saatleri içinde okuyorum eve bile götürmüyorum , sadece bir tanesine evde başlamıştım hatta yeni evimde ama bir kaç sayfa okuyup işe getirmiştim iki hafta da 6 kitap bitirdim kimisi bende olanlardı , kimisi kuzen Ece’den , kimisi de iş yerinde Merve’den geldi. Okuduğum kitapları ara ara blogumda paylaşabilirim , beraber yorum yapabiliriz 😊

Bu ay taşınma derdiyle koşturup durduğumuz için ilk maaşı ıslatamadık 😊Aslında ben ilk maaşımı aralık ayında almıştım ama sadece 4 güncüktü , tam maaşımı ocak 5’de aldım , tam da taşındığım gün. Extra bazı masraflarda çıkmıştı elektrik süpürgem mesela bozuldu onun için para, bu işe başlayacağım için bot falan aldım bazı makyaj malzemelerim bitmişti onları aldım , kredi kartına az biraz bir borç vardı , anlayacağınız bu ay ki maaştan da pek bir şey anlamadım bizim amacımız Beşiktaş da Midyeci Ahmet’e gitmekti hoş ben midye falan hiç sevmem , yemem de ama başka yiyecek bir şeyler bulurdum en basiti kokoreç (hoş onu da pek sevdiğim söylenemez ama eşime eşlik ederim ) ama olmadı hem havalar da kötü orası normalde de tıklım tıkışık oluyor bu soğukta dışarılarda bekleyemezdim 😊 Biz de sinemaya giderek ıslatalım dedik. Eşim istiyordu Arif V 216’ya gitmeyi , kaç zamandır bekliyordu , Cinemaximum'da biletler tam 18 öğrenci 16 (Meydan Cinemaximum) biz de Fırsat Bu Fırsat'tan aldık  kişi başı 13.50 TL'ye denk geldi 27 TL vermiş olduk , daha uygun oldu , sinema biletlerinin de maşallahı var hani.. Bakalım bir kaç gün içinde gitmeyi planlıyoruz.


Saygılar..

Share