Dizi-Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dizi-Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2018 Pazartesi

Maaşı ıslattık / Arif V 216

Ev taşınması durumlarından ötürü maaşı anca ıslata bildik oda sinemaya giderek oldu 😀Hoş sinemayı "yoğun ısrarlarım" sonucu eşime ben ödeyeceğim dedim oda sinemaya gitmeden önce yemek ısmarladı.

İş çıkışında hemen eve gittim , üstümdekilerle gidecektim sadece çizmelerimi değiştirmem gerekiyordu malum motorla gidecektik bu yüzden bot giymekte fayda vardı bir de içime daha kalın bir hırka giyerek 5 dakika içinde evden çıktık.


Meydan İstanbul AVM/Cinemaximum'a gittik buraya en son hatırladığım kadarıyla geçen sene Recep İvedik 5 için gitmiştik , değişiklik yapmışlar , yemek yerlerini büyütüp hem açık hemde kapalı alan haline getirmişler çok düzenli olmuş bu haliyle.

Popeyes'den meşhur Maxi Avantaj menümüzden aldık Türk Telekom Selfy'lilere bir alana bir bedava kampanyasından yararlandık. Valla çok acıkmıştım hem ben hem eşim tıka basa doyduk😀


Saat 19:30 olmuştu , bizim seansta 20:15'deydi . Biz daha önceden internetten hallettiğimiz için işlemleri (koltuk seçimi de dahil) sıraya girip bilet alma gibi bir durumumuz olmadı mesajı veya gelen maili göstermemiz yeterliydi . Ben yetişememe ihtimaline karşılık bir önceki seansa 19:45'e almamıştım aslında yetişirmişiz de riske atmak istemedim. Olsun problem değildi biraz bekledik sonra içeri girdik.


Film başladı , internette filmi çok yerin dibine sokmuşlar  , bence yerin dibine kadar sokulacak gibi de değildi , sadece Cem Yılmaz olunca işin içinde beklenti yüksek oluyor sürekli gülmek istediği için insanlar ve filmde de çok aşırı bir espri olmadığından film hop güme gidiyor.

Ya bende aşırı gülmedim , bazı yerleri komikti özellikle "fındıkkıran" şarkısını söylediği kısmında çok güldüm , o giydiği kıyafette zaten beni kopardı..Mesela duygulananlar olmadı mı merak ediyorum yada ben mi aşırı duygusal olduğumdan mıdır bilemiyorum ama Kerem Alışık'ın bir sahnesinde çok duygulandım.

Film ' de 1960'lara gidilmesi ve yeşilçam'ın yıldızlarının olduğu o kurgu bence güzel olmuş. 
Herkesi memnun etmek maalesef kolay değil , kimi çok beğeniyor kimi hiç beğenmiyor bu kişinin kendi zevkine bağlı ki ben Cem Yılmaz'ı pek sevmem ama esprileri güzel oluyor.

Saygılar..

9 Kasım 2017 Perşembe

The 100 / Yabancı Dizi Yorumu

Çok bilindik dizilerin yorumunu yapmıyorum yoksa eminim ki bir çok kişi Game Of Thrones ve The Walking Dead'ın en azından bir bölümünü de olsa izlemiştir ☺


Dizinin Konusu : Nükleer bir savaş dünyayı yok ettikten 97 yıl sonra , insanlıktan kalan tek örnekleri barından bir uzay gemisi 100 genci dünyaya , tekrar insanlarla doldurması için gönderilir.
Asıl amaç şu ki ; Uzay'da yeterli oksijenin sağlanamaması , en ufak bir hata da veya kurallar çiğnendiğinde insanlara ölüm cezası verilmesi , sadece uzayda ki oksijenin belli bir aya kadar daha yeteneceğini ve herkesin teker teker öleceğini buna çözüm olarak da dünya'ya bu 100 genci gönderip , yaşanabilir bir ortamın var olup olmadığını öğrenmek istemeleridir.

Dizinin Oyuncuları : Eliza Taylor (Clarke Griffin) , Bob Morley (Bellamy Blake) , Marie Avgeropoulos (Octavia Blake)  Devon Bostick (Jasper) , Lindsay Morgan (Raven Reyes) , Richard Harmon (John Murphy)

Benim dizi hakkında ki yorumum : Dizi bir nevi kıyamet sonrasını anlatan , dram türünde bir dizidir. Eşim tavsiye üzerine mi yoksa bir yerden mi ne okumuş da bu diziye denk gelmiş. İzleyelim dedi , izledik , hani bir çok dizi olsun ilk bölüm insanı kolay kolay sarmaz ya , aynı öyle beni de hiç sarmadı . 1.2.3.bölüm derken Serhat'a " aç bir bölüm daha izleyelim saçma ama izletiyor" dedim sonra bir sardı beni 4 sezonu iki haftada bitirdik hatta bir ara Serhat sıkıldı o DJ'lik işlerine gidince ben bir akşam 4-5 bölüm izliyordum ☺

Beğenmedim değil aslında diziyi , bana gençlik dizisi gibi geldi hani 15-18 yaş arası izlenecek bir dizi diye düşündüm ama işler ilerledikçe ve ilginçleşmeye başlamasından itibaren bayağı sarıyor. İzlemek isteyenlere belirteyim ilk bir kaç bölüm sizi sarmıyor ama sonra bir sarıyor bırakamıyorsunuz . Bir de benim şöyle bir şeyim var ben bir şeye başladıysam onu bitiricem bu bir kitap olsun , bir film olsun , bir dizi olsun yarım yamalak iş yapmayı sevmem ☺

İzlemenizi tavsiye ederim dediğim gibi ilk bir kaç bölümden sonra dizi fena sarıyor şimdi 5.sezonu dört gözle bekliyorum desem yeridir.

İyi seyirler,
Saygılar..

7 Nisan 2017 Cuma

Blindspot - Kör Nokta / Yabancı Dizi Yorumu

Bir ara eşimle yabancı dizilere pek sarmıştık fakat bu aralar durulduk ☺
İzlediğimiz dizilerin arasında Blingspot'ta var biraz bilgilendirme yapayım.



Dizinin Konusu : Times meydanında bir bavulun içinde hafızası silinmiş ve vücudun da çeşitli dövmelerle kaplı bulunan Jane Doe ve onun üzerinde bulunan bu dövmelerin aslında bir suç haritası olmasını keşfeden FBI ajanı Kurt Weller ile macera başlamaktadır.

Dizinin Oyuncuları : Jaimie Alexander (Jane Doe) , Sullivan Stapleton (Kurt Weller), Rob Brown (Edgar Reade) , Audrey Esparza (Tasha Zapata) , Ashley Johnson (Patterson) , Archie Panjabi (Nas Kamal 2.sezon)

Benim dizi hakkındaki yorumum : Aksiyon,polisiye,gerilim,dram ağırlıklı bu diziyi izlediğim zaman anladım ki ben hep bu tarz dizileri seviyorum muhakkak izlediğim yabancı dizilerin çoğunda FBI var yani polisiye dizileri seviyorum tabii bu yabancı diziler için geçerli.Bizim Türk dizilerinin gözünü seveyim o ayrı da Türk dizilerinde polisiye pek sarmıyor beni.
Şu sıralar İçerde'yi izliyoruz , konusu farklı geldi bana , eşim bu diziyi ilk bölümden beri izlediği için bende izliyorum yoksa benim pazartesi gün ki dizim belliydi Kırgın Çiçekler ama anladım ki evlendikten sonra eskiden izlediğiniz o dizilerin hiçbirini izlemiyormuşsunuz ☺ 



Dizinin özellikle iki bölümü beni çok heyecanlandırdı 1.sezonda Ankara'ya geliyorlar 2.sezonda ise dizi başlar başlamaz bir Türk müziği çalıyor hatta ben diziden geldiğini düşünmemiştim farklı sekme mi açtık oradan mı geliyor derken resmen o şarkıyı duyunca eşimle birbirimize baktık ☺ İnsan Türklüğünden gurur duyuyor , her yerdeyiz diyorum herhalde yapımcılarından biri mi Türk anlamadım ☺ hatta o ara şarkıyı aradık öyle bilindik bir şarkı değil şimdi internetten baktım da o şarkıyı söyleyen Karim Azedia - Hayal şarkısıymış.

Dizinin birinci bölümünü izlediğinizde ne oluyor falan diyorsunuz zaten dizilerin ilk bölümleri pek sarmaz ama sonrasında bayağı bir sarıyor sizi dediğim gibi aksiyon , polisiye tarzı filmleri seviyorsanız bu dizi size göre 2 sezondur devam ediyor biz ikinci sezonun ortasında kaldık hem eşim o aralar başka dizilere sardı hemde her hafta bekliyordun böyle toplu izleyince daha keyifli oluyor ☺

Hayırlı Cumalar.İyi hafta sonları.

Saygılar..

31 Mart 2017 Cuma

Recep İvedik 5 / Cinemaximum Meydan AVM

Eşimle uzun zamandır hatta neredeyse 2 senedir sinemaya gitmiyorduk . Aklıma geldi de Serhat askerdeyken çarşı izninde Balıkesir'e gittiğimizde yapacak bir şey bulamayıp son bir gazla  Recep İvedik 4'e de beraber gitmiştik ☺


Geçen hafta Eşim bana sürpriz yaptı daha doğrusu cumartesi bir kaç işimiz vardı eve geldi " hadi hazırlan gidiyoruz " dedi ben nereye nereye nereye diye baskı kurunca " sürpriz yapacaktım sinema bileti aldım " dedi fakat o gün gidemedik çünkü yarım saat vardı ve yetişemezdik bu hafta sonu gideriz diye düşündük . Biraz soğuk algınlığı aldık eşimle ben daha iyiyim (çalışmadığım için çok ağır geçirmiyorum çok şükür) eşim iki gün raporluydu salı ve çarşamba günü. Hafta sonu da planlarımız olduğu için çarşamba günü kendini iyi hissettiğini söyleyince çıktık evden 16.30 seansı için Meydan AVM / Cinemaximum'a gittik.


Hafta içi olduğu için sakindi hava da mis gibiydi çok güzeldi valla iyi oldu kendimizi dışarı attığımız..Biletleri aldık yarım saat vardı biraz oturduk , bir kaç mağaza gezdik içeri girdik.



Film komikti, ilk yarıda ben çok gülmedim ama ikinci yarıda bayağı gözümden yaş geldi diyebilirim . Eşim bir gülüyor, bir gülüyor anlatamam onun gülmesine gülüyordum bende ☺

Elbette çoğunuz gitmiştik sinema vizyona gireli 1.5 ay oldu biz daha yeni gidebildik ama gitmeyenler varsa tavsiye ederim ☺

Hayırlı cumalar,güzel bir hafta sonu geçirmenizi dilerim.
Bu arada Regaip Kandilinizi de kutlarım .

Saygılar..

10 Mart 2017 Cuma

Eski dizilere yeniden dönüş..!

Böyle çocukluğumuzun , gençliğimizin unutulmaz dizileri vardır işte 90'ların sonları 2000'lerin başları gibi.. Benimde unutamadığım tekrar başladığım hatta başlamak istediğim bazı diziler var ☺



Çılgın Bediş 

Dizi 1996 yılında başlamış ben 7 yaşındayım Yonca Evcimik ve Cenk Torunun oynadığı bu diziyi hiç unutmadım. Deli dolu , çılgın , hayaller dünyasında yaşayan , Oktay'a (Cenk Toruna) aşık Bediş karakterini unutmam.Evlenmeden önce bu diziye tekrar başlamıştım 40 bölüm ilerledim evde uzun süre internet yoktu şimdi tekrar başlamayı düşünüyorum ☺


7 Numara

Komedi içerikli bu dizide beni benden alan dizilerin başında gelir. 2000'li yıllarda yayınlanan bu dizi üniversite için farklı şehirlerden gelen 4 kız ve 2 erkeğin bir de bunların peşine takılan işsiz taşralının sosyal ve kültürel farklılığına değinilmiş bir dizi.


Armağan (Tuba Erdem) ve Haydar'ın (Okan Selvi) aşkı ise unutulmazların arasında ne ağlamıştım o sahnelerde be ☺
Haydar'ın meşhur sözü : "Herhalde , galiba , sanırsam" o günden sonra herkesin diline bu söz dolandı..
Hazır evdeyken bu diziye de başlayayım bari ☺


Yılan Hikayesi

Zeyno ve Memoli unutulur mu ya ?

99 yapımı dizide Zeyno(Meltem Cumbul) kanlısı Erkan'ı (Emre Kınay) bulmak için İstanbul'a gelir yarım etmesi için Komiser Memoli'yi bulur (Mehmet Ali Alabora) asıl macera da ondan sonra başlar birbirlerine aşık olup da kavuşamadılar ya :( Meltem Cumbul diziden çıktıktan sonra eski havası kalmamıştı ondan sonrada çok izlememiştim çünkü benim gözümde Zeyno ve Memoli aşkı vardı.

 Unutamadığım iki sahne 1.Balo Gecesi
2.Orhan Veli Kanık'ın muhteşem şiiri olan Anlatamıyorum'u (Ağlasam sesimi duyar mısınız) Memoli ve Zeyno'nun yakınlaşmasını sağlayıp ardından kapı sesiyle bölünmesi bu hikayeyi yine yarım bıraktı.

Bu diziye de başlamam lazım ☺

Peki var mı sizin böyle aklınızda kalan güzel diziler ?

Saygılar..

13 Şubat 2017 Pazartesi

12 Maymun - 12 Monkeys / Yabancı Dizi Yorumu

Eşimle birlikte evlenmeden önce bir iki tane yabancı dizi izliyorduk fakat evlendikten sonra bu sayı o kadar çok arttı ki sayısını ben bile hatırlamıyorum artık kağıda yazıyorum hangi dizileri izlediğimizi ☺ Evet internetimiz daha iki ay önce geldi biz bu dizileri nasıl izledik diye soracak olursanız eşim ya iş yerinde ya da kayınvalideme gidiyordu indirmek için.


İzlediğimiz dizilerden biri 12 Maymun (12 Monkeys ) oldu bu diziyi gerçekten çok beğendiğim için öncelikli olarak bunu yazayım dedim.

Dizi 1995 yılında Bruce Willis , Madeleine Stowe ve Brad Pitt'in başrollerini oynadığı sinema filminin diziye uyarlanmış hali.Hani belki izlemişseniz diye söylüyorum ben izlemedim diye hatırlıyorum ☺


Dizinin Konusu : Tüm insanlığı yok edecek kadar tehlikeli olan bir virüs nedediyle , 2035'te dünya nüfusunun çok küçük bir kısmı hayatta kalmıştır. Salgının etkilerinden korunabilmek için insanlar yer altında koloniler kurarak yaşamaya başlamıştır.Virüsün yok olması için çözüm yolu arayan bilim insanları , zamanda geriye gidebilecek bir makine yaparlar ve ilk test denemesi içinde eski mahkum James Cole seçilir.James geçmişe gittiğinde kendini bir akıl hastanesinde bulur ve  Dr.Cassandra Railiy bulur bu virüsü onunla yok edebileceğini söylemektedir ancak kendini gelecekten geldiğini inandırmakta güçlük çekmektedir.

Dizinin Oyuncuları : Aaoron Stanford (James Cole ) , Amanda Schull (Dr.Cassandra Railiy) , Jose Ramse ( Kirk Acevedo) , Barbara Sukowa ( Katarina Jones ) ,Emily Hampshire (Jennifer Goines)

Benim dizi hakkındaki yorumum : Dizi şu an içerisinde daha 2.sezonda yani 2.sezon bitti 3. sezonun çıkmasını neredeyse 1 senedir bekliyoruz.Fringe dizisini izlediniz mi bilmiyorum bir efsane olan dizi. Ona benzetenler olmuş evet az biraz benziyor neden çünkü bilim kurgu dalında bir dizi ve bilim kurgu dizilerinin bir çoğu hemen hemen birbirine benziyor bizim Türk dizileri gibi yani aşk, ihtiras , intikam , aldatma v.s. bizim Türk dizilerinde de bunlar oluyor ben artık kimin kimle olacağını falan dizinin bir kaç bölümünden sonra söylüyorum ☺ Normalde dizilerin ilk bölümünden pek bir şey anlamazsınız hatta pek sarmaz sizi beni de pek sarmaz ama bu diziyi izlemeye başladığınız an  sarmaya başlıyor insanı ve 2. sezonun sonuna kadar" biri "var onun kim olduğunu tahmin etmeye çalışıyorsunuz ve o tahmin ettiğiniz "biri" o kadar farklı biri çıkıyor ki bende 2.sezonun sezon finalinde tahmin ettim orada da zaten kim olduğu belli oldu artık ☺

Bilim kurgu , gerilim filmlerini dizilerini seviyorsanız tam size göre diyebilirim.Biz bir başladık 2 haftada diziyi bitirdik o da dediğim gibi interneti geç bağlattığımız için iki haftada bitirdik yoksa biz 1 haftada da bitirirdik ☺Ya bir de akıl hastanesinde olan Emiliy Hampshire canlandırdığı Jennifer karakteri beni çok güldürüyor ya kesinlikle çok iyi bir oyunculuk sergilemiş.

Saygılar..

25 Aralık 2015 Cuma

Hangi Filmi İzledim ? "Ters Yüz (Inside Out)"


Kafanızın içindeki küçük seslerle tanışın

Filmin Konusu: Riley'in hayatı babasının işi nedeniyle San Francisco'ya taşınmasıyla baştan aşağı değişmiştir. Bütün hayatını geri de bırakan Riley'i yeni bir ev , yeni bir okul ve yeni arkadaşlıklar beklemekteydi..Peki ya o içinde ki duyguların cevabı neydi.? Zihninin içinde yaşayan, ona günlük tavsiyeler veren bu duygular (Neşe , Üzüntü, Öfke v.s.)Riley'in yeni hayatına alışmasını sağlarken işleri daha karışık bir hale getireceklerdir..Neşe,Riley'in her defasında olumlu düşünmesini sağlayan en önemli özelliğidir.Neşe'nin bile bu karışıklığı düzeltmesi beklediği gibi kolay olmayacaktır.

Filmin Türkçe Seslendirenleri: Aysun Topar (Neşe), Gupse Özay(Üzüntü), Engin Alkan(Bing Bong),Murat Şen(Korku),Ercan Demirel(Öfke),Suzan Acun(Tiksinti),Mısra Balkan(Riley)

Benim film hakkında ki yorumum: Öncelikle gerçekten son zamanlarda izlediğim en iyi anismasyon filmlerinin başında Ters Yüz geliyor diyebilirim. 

Filmin ilk 10 dakikası geçti.Sevdiceğimle birbirimize  baktık" çok mu çocuksu, başka film mi açsak" dedik.Sonra da "neyse başladık madem bitirelim "dedik izlemeye devam ettik.Ondan sonrasını sormayın inanın o kadar sardı ki beni ne çocuksu filmi, çocuğu koy benim gibi heyecanlı izlemez :)

İnsan beyninin nasıl çalıştığını o kadar iyi tanımlıyor ki , sevindiğimiz zaman,öfkelendiğimiz zaman, üzüldüğümüz zaman ki duyguları o kadar gerçekçi yansıtmışlar ki kendinizi bu filmin içinde bulabiliyorsunuz.Sanki gerçekten beyninizi yönlendiren birilerinin var olduğuna inanıyorsunuz..Bilinç altına itilen duyguları,hayali kahramanları v.s. gerçekten çok iyi anlatmışlar çok başarılı bir film..
Gupse Özay'ın Üzüntü'yü seslendirmesi kesinlikle çok yerinde olmuş. Çok beğendim gerçekten çok yakışmış ! 

Aslında bu filmi bayağı bir önce izlemiştim ama bir türlü yazma fırsatı bulamamıştım.Film bir çok dalda ödüle layık görülmüş ve izleyeciler tarafından puanlama oranı da bir hayli yüksekmiş.En iyi 250 Filmin arasına da girmiş.İzledikten sonra bayağı bir araştırma yaptım :) Ne yalan söyleyeyim en başta da dediğim gibi son zamanlarda izlediğim en iyi animasyon filmin başında gelir.

Çok fazla detay veremiyorum  sadece şunu söyleyeyim son sahne de Riley bir erkekle çarpışıyor erkeğin beyni " kız , kız , kız " diye bir o yana bir bu yana kaçışıyor çok güldük ya :)

Saygılar..

10 Aralık 2015 Perşembe

Hangi Filmi İzledim ? "Kara Bela"



Filmin Konusu: Hayatını hep kurallarına göre yaşayan Kudret , art arda yaşadığı tatsız olaylardan sonra intihar girişiminde bulunur ve rüyasında Annesini görür. Annesinin Kudret'e verdiği bir görev vardır ve bu görevi yerine getirmek için İstanbulda ki hayatını bırakıp "Kara Bela " ismini verdiği arabasıyla birlikte Gaziantep'e doğru yola çıkar.Yolculuğu boyunca Kara Belanın da Kudret'in de başına gelmeyen kalmaz.Ama en sonunda Kudret hem dostluğu hem de kuralsız yaşamanın ne demek olduğunu öğrenecektir..

Filmin Oyuncuları: Cengiz Bozkurt (Kudret) , Seda Bakan (Burcu) , Erkan Kolçak Köstendil (Güven) , Cihan Ercan (Efkan)

Benim film hakkında ki yorumum: Kesinlikle sıkılmadan izleyeceğiniz Türk Komedi filmi diyebilirim :) Öyle küfürlere yer yok ne bileyim ailecek bile oturupta izleyebilirsiniz.Her yaşta insanı güldürebilecek bir potansiyele sahip.

Senaristliğini ve yönetmenliğini Burak Aksak yapmıştır.Burak Aksak deyince eminim ki birçoğunuzun aklına Leyla ile Mecnun geliyordur..Oyuncular çok iyi seçilmiş öncelikle bu konuda tebrik etmek lazım. Çünkü hepsi rolünün hakkını vermiş. Cengiz Bozkurt, Seda Bakan , Erkan Kolçak Köstendil hepsi rolüne yakışmış diyebilirim.

Film güldürüyor güldürmesine de filmin ortasında sonunu düşünmeye başlıyorsunuz "kesin böyle olacak "diyorsunuz nitekim öyle de oluyor. Yani abartılacak , esrarengiz bir konusu yok sadece gülmek isteyenler için güzel bir komedi filmi,tavsiye ederim :) Yalnız iki sahneye dikkat  !  Bir tanesi " kamu spotu" sahnesi diğeri de  " barda dans ederken ki cengiz bozkurt'un halleri " :) Ay ben çok güldüm özellikle bu sahneler beni benden aldı diyebilirim :)

İyi Seyirler.
Saygılar...

25 Kasım 2015 Çarşamba

Hangi Filmi İzledim ? "Senden Bana Kalan"



Bir ömrü bir aşka sığdırabilir misiniz ?

Filmin Konusu: Çocukluğunda annesiz ve babasız kalan Özgür, dedesinin mirası sayesinde şımarık ve zengin büyümüştür.Hayatının geri kalan kısmını da bu şekilde geçireceğini düşünmektedir fakat 18 yaşına bastığı zaman işler değişmiştir.Zengin bir hayat sürmek için dedesinin vasiyetnamesinde ki bir şartı kabul etmek zorundadır : İstanbul'dan Çanakkale'nin Adatepe köyüne gidecek ve burada bir yıl geçirecektir. Kabul etmemesi durumunda mirasın sadece ufacık bir kısmına sahip olacak geri kalan miras ise hayır kurumuna bağışlanacaktır..Mirastan yararlanmak isteyen Özgür , Adatepede ki hayatında ilk başlarda zorlansa da sonrasında işler hiç beklediği bir şekilde gelişmiştir..

Filmin Oyuncuları:  Neslihan Atagül ( Elif ) , Ekin Koç (Özgür) ,  Zeynep Kankonde(Saliha),Wilma Elles (Emma)

Benim film hakkında ki yorumum: Öncelikle belirtmeliyim ki bu filmi tek başıma izledim :) Normalde Nişanlıcığımla izlerdik hep filmleri ama onun o gün işi olduğundan bende evde kös kös oturmaktan sıkıldığımdan , Kocan Kadar Konuş filminin fragmanında gördüğüm, gitmek isteyipte gidemediğim Senden Bana Kalan'ı izleyeyim dedim.Neslihan Atagül'ün oyunculuğunu beğeniyorum (her ne kadar kendisini beğenmesem de) gerçekten başarılı, yetenekli bu filmde de kendini bir hayli fazla göstermiş diyebilirim.Ekin koç'un şimdiler de oynadığı Muhteşem Yüzyıl Kösem de ki oyunculuğunu pek beğenemedim bu çocuk böyle serseri,zengin falan bu tarz rolleri çok iyi kıvırıyor tıp ki bu filmde olduğu gibi..
Abdullah Oğuz'un yönetmiş olduğu film Dram içeriklidir. Ekin Koç'un ilk köye gittiğinde ki bazı yerleri güldürse de filmin sonu çok acıklı bitiyor. Bir de en sonunda "Ölünce sevemezsem seni " çalınca insanın ağlamayacağı varsa da istem dışı ağlayıveriyor. Zaten çok duygusalım hemen hemen herşeye ağlıyorum bu filmi izleyince de her ne kadar " ağlamayacağım " desem de yine ağlayıverdim..
Film Kore filmi olan " Bir Milyonerin İlk aşkı"ndan alıntı olmuş. Bazı filmler vardır alıntı olsa da Türkiyede ki uyarlaması güzel olmaz ama ben bunu beğendim.Zengin bile olsan " aşk " herşeye bedel..

Kısacası "bu aralar biraz ağlayasım var "diyorsanız kesinlikle izleyin dedim.Tavsiye ederim.

Saygılar..

12 Kasım 2015 Perşembe

Limitsiz (Limit Yok ) - Limitless / Yabancı Dizi Yorumu

Havaların bir öyle bir böyle gittiği dönemdeyiz. Bazen sıcak bazen soğuk. Yine soğuk ve yağışlı bir haftasonuydu.Nişanlıcığımla film izleyelim dedik. Film izlemekten de sıkılmıştım doğru düzgün bir film bulmak için yarım saat bakınıyorduk . Benim beğendiğimi Serhat , Serhat'ın beğendiğini ben beğenmiyordum..En son bir baktım Serhat oradan oraya dolanıyor " aşkım limitsiz'in dizisini yapmışlar bir bakalım mı fragmanına " dedi.Fragmanını izlemeye başladık beni  o an pek sarmadı  ama sonra öyle bir sardı ki yerimden kalkamadım :)


Fotoğraf kaynağı : http://www.dizifilmler.info/

Limitsiz , 2011 yılında Beyazperdeye de uyarlanmıştı. Başrollerinde Bradyley Cooper oynuyordu. Açıkcası ben böyle bir film izledim mi izlemedim mi inanın hatırlamıyorum ama dizisine iyi ki başlamışım diyorum. Tek sıkıntı daha yeni bir dizi olması. Biz Serhatla bir günde üç bölüm izledik bir hafta sonra bir üç bölüm daha izledik. Sonra da her hafta yeni bölümünün yayınlanmasını bekledik.Çarşamba günleri yeni bölümleri yayınlanıyor. Bilginiz olsun.


Oyuncular ; Brian Finch (Jake Mcdorman) , Rebecca Harris (Jennifer Carpenter) , Hill Harper (Boyle), Nasreen (Mary Elizabeth Mastrantonio )

Dizi ; Brian Finch adında ki gencin çaresiz olduğu bir zaman da arkadaşının aracılığıyla NZT isimli bir uyuşturucuyu keşfetmesiyle başlar ve bu keşif Brian'ın hayatını değiştirir.Ama bildiğiniz uyuşturucu gibi birşey değil yanlış anlaşılmasın. Bu NZT hapını içtikten sonra dahi gibi birşey oluyor ve FBI 'da çalışmaya başlıyor..Gerisini anlatmıyım :)

İlk izlediğim zaman bana Fringe dizisini anımsattı sonra baktım ikisininde yapımcılığını Alex Kurtzman yapmış. Kısacası tavsiye ederim güzel dizi ama şimdi başlamayın en azından bir kaç bölüm daha geçsin. Bir de yabancı diziler bizim Türk dizileri gibi değil ki 1.50-2 saat sürsün adamların dizisi en fazla 47-48 dakika hal böyle olunca art arda 2-3 bölüm izleyebiliyorsun. Bir de biz de ne var. Biz dizi yaparız sonra onu sinemaya uyarlarız (çoğu zaman böyle olmuştur) ama yabancılar da önce sinemaya sonra diziye uyarlanıyor. :) Yabancı dizi kültürüm yok diyemem var bir çok dizi izledim ama çoğunu yarı da bıraktım belli bir zamandan sonra sarmamaya başladı..Bi tam anlamıyla Fringe dizisini bir de inşallah bu diziyi bitirebilirim :)

                                                                  Saygılar..

27 Ekim 2015 Salı

Hangi Filmi İzledim ? "Pixels"


Filmin Konusu : Çocukluğumuzun tutkunluğundan biri olan atari oyunları , uzaylıları tehdit etmektedir.Atari oyunlarında ki karakterler dünyaya iner ve dünyamızı işgal etmeye başlarlar..Başkan Will Cooper bir dönem atari oyunlarında büyük başarılar elde etmiş hatta 80 'li yılların atari şampiyonu olan arkadaşı Sam Brenner'e başvurur.Bundan sonra ise savaş başlar . Sam ve arkadaşları dünyayı kurtarabilecek midir ?

Filmin Oyuncuları : Adam Sandler (Sam Brenner) , Michelle Monaghan (Violet Van Patten ) ,Kevin Jamer (Will Cooper) , Peter Dinklage (Eddie Plant ) ,Josh Gad (Ludlow Lamonsoff) , Sean Bean (Corporal Hill)

Benim film hakkında ki yorumum : Bilim Kurgu ve Komedi dalında olan Pixels beni o eski zamanlarda ki atari oynadığım günlere götürdü :) Tabi bire bir oynadığım oyunlar yoktu ama Pac-Man'i bilmeyen var mı ? .. Ben filmi güzel buldum açıkcası . Bilim Kurguyu seviyorum , oyuncuların başarısı da gayet iyi. Kötü bir film değil izlemenizi tavsiye ederim. Eski günlere götürüyor insanı tabi ben 80'lerin sonunda doğdum bizde ki atari anlayışıyla onların atari anlayışı bir değil .. Ama güzel ya ben bir ara süper mario falan da iner savaşmaya dedim ama galiba o zamanlar süper mario yoktu :) Benim yaşıtlarım da olanlar bilir. O prensesi kurtarmak için ne cebelleşiyorduk :) Hatırladığım kadarıyla 8 bölüm vardı . 4 bölümün sonunda mı Ejderhayla savaşıyordun. Can almak için cebelleşiyordun :) O atari kolu yani joistik varya ne kadar çok bozuluyordu sürekli joistik aldırıyordum ee bana da dayanmaması normal sinirlenince fırlatıyordum .. Ya bizim dönemimiz gerçekten güzeldi. Şimdi ki çocuklar kaseti nereden bilebilir ki ? Kasetin içinde ki o film kısmı çıkardı kalemle sarardın :) Çocukluk arkadaşımla bir sürü ses kaydımız vardır. Şu cart sesimizle ne şarkılar söylemişiz gülmekten oturup ağlarsınız .. Ya ne güzel günlerdi zaman çabuk geçiyor.. Bir daha o günlere dönemeyeceğini bilmek ne bileyim tuhaf ya tarif edemiyorum.. Siz de benim gibi en çok çocukluğunuzu özleyenlerden misiniz ?

                                                               İyi Seyirler
Saygılar...                     

7 Temmuz 2015 Salı

Hangi Filmi İzledim ? " Sevimli Tehlikeli "


Filmin konusu : Zarok çok uzun yıllar önce Edirne’de henüz beşikteki bir kız çocuğunu kaçırıp, bir ailenin ömür boyu büyük acılar yaşanmasına neden olur. Aradan uzun yıllar geçer ve Zarok eline geçen bir fırsatı değerlendirir. Vicdan azabını hafifletmek için bu sefer, daha önce kaçırdığı kızı tekrar kaçırarak gerçek ailesine götürecektir! Fakat bu süreçte her iki karakteri de, aşk dolu bir macera beklemektedir...

Filmin oyuncuları : Ayça Ayşin Turan (Zeliş) , Şükrü Özyıldız (Zarok) , Türkan Kılıç (Necla) , Burçin Birben (Mustafa ), Evrin Doğan (Nurten)

Benim film hakkında ki yorumum :  Özcan Deniz'in yönetmiş olduğunu filmlerin içinde en çok Evim Sensin'i beğenmiştim. Sinema'dan çıkıp eve gidene kadar ağlamış üstüne üstlük başıma ağrı girdiği için eve gider gitmez direkt üstümü bile çıkartmadan o gün giydiğim kıyafetlerle uyuyakalmıştım.
Ramazan ayında olduğumuzdan hafta sonları evde vakit geçirmek çok zor oluyor. Bir de sıcak olunca insan oruçlu oruçlu gezmekte istemiyor.En azından film izleyerek vakit öldürürüz diye düşündük ve Sevimli Tehlikeli filmine denk geldik. Ben bu filmi kafamda " olağanüstü güçlerle ilgili " bir film diye abartıp durmuşum :) Bir de Şükrü Özyıldız'ın ismi Zarok falan olunca normaldir olağanüstü güçlerle ilgili düşüncem ..Neyse filmi izlemeye başladık. Evet biraz klasik filmler gibi ama çok komik :) Ayça Ayşin Turan ( Zeliş ) beni o kadar güldürdü ki anlatamam. Zaten Karagül dizisinden tanıyordum kendisini , orada biraz cadı kızı oynuyor ama komedi de gayet başarılı. Bir ara kızın annesi " Sen çok güzelsin, ne kadarda güzelsin " diyor. Sevgilim ise " gerçekten çok güzel bir kız " demez mi .. Telefonlarda ki ifadelerden birini yapmak isterdim ama şu an yapamıyorum. Hani varya böyle ters ters yandan bakan , hatta bazıları Nurellaya benzeten ifade he işte o ifadeyi kullandım. Yalan yok hoş, güzel kız ama Sevgilimden bir an için öyle bir tepki beklemiyordum :) Kız güzel olmasa " bu da kız mı yaaa daha güzelleri var , çok zevksizsin , hem ben daha güzelim  " falan derdim :) Ama yiğidi öldür hakkını yeme..Neyse filmin sonunda öyle duygusal bir an var ki yani ben ağlamamak için kendimi bayağı bir zor tuttum ama sonrasında bildiğiniz iç çeke çeke ağladım.. Komedi- Dram tarzında bir film izlemek isterseniz ben öneririm. Dediğim gibi ilk başta çocuk filmi gibi gelse de hiçte çocuk filmi gibi değil :) Tavsiye edilir..

Saygılar...

25 Haziran 2015 Perşembe

Hangi Filmi İzledim ? "Mandıra Filozofu 2 İstanbul"


Filmin Konusu : Bodrum’un Çökertme köyünde, kendi halinde, mütevazi bir yaşam sürdüren, tüm dünyevi hırslardan arınmış bir şekilde "bir lokma bir hırka" düsturuna da sadık yaşayan sempatik kahramanımız Mustafali; bu filmle birlikte her geçen gün daha da büyüyen İstanbul şehri üzerinden, modern dünyanın karşısına çıkarak hesaplaşıyor. Yıllar önce kendisini ve annesini terk eden babasının hastalığı nedeniyle büyük şehire gelmek zorunda kalan Mustafali, metropol insanının da ezberlerini bozmakta gecikmiyor.

Filmin Oyuncuları : Müfit Can Saçıntı (Mustafa Ali ) , Kemal Kuruçay (Real Estate ) , Gülnihal Demir ( Gülfidan ) , Birol Güven..

Benim film hakkında ki yorumum ;

Genel anlamda güldüren , güldürürken öğreten bir film.Fakat ikinci filmine nazaran ne yalan söyleyeyim ilkini daha çok sevdim. İlkin de sanırım denize nazır bir evde oturması , yediği içtiği herşeyin doğal olması gibi bir çok şey beni kendine çekti. Bu filmde Metropol şehirlerin insanların üzerinde ki etkisini yorumluyor.Modern olan insanların hayatlarını da sil baştan değiştiriyor.. Mesela Mustafa Ali işe giriyor tek kuruş almadan çaycılık yapıyor malum paraya karşı ya. Amaç orada patronların, çalışanlarının üzerine satış baskısı kurmadan , hedefsiz ilermeyi sağlamak..Evet Mustafa Ali , Patronu Birol Güvenle iyi hoş güzel konuşuyor hatta insanı duygulandırıyor ama ben hiç görmedim bir patronun , çaycısını dinleyip ona göre işlerine devam ettirdiğini..

Mustafa Ali'nin çok komik replikleri var . Ailelerin çocuklarının hayatlarını daha doğmadan belirlemesi üzerine Mustafa Ali " Siz çocuk yapmamışsınız ki , proje yapmışsınız " dedi :) Buna pek güldüm.. Bir söz daha vardı işe girecek soruyorlar " İş tecrüben var mı " , Mustafa Ali de "Tecrübeye gerek var mı ? Başbakanların daha önceden başkabanlık tecrübesi var mıydı ?" :) Çok iyi replikler gerçekten hem iğneleyici , hem felsefik , hem güldürüyor , hem öğretiyor.. Genel anlamda izlenebilecek bir film olarak öneririm.. Dediğim gibi ilkini çok beğendim ikincisini ise sadece beğendim :)


                                               Saygılar..

18 Haziran 2015 Perşembe

Hangi Filmi İzledim ? "Kingsman: Gizli Servis/Kingsman: The Secret Service"

Öncelikle 11 ayın Sultanı Ramazan geldi Hoşgeldi diyorum.Allah oruç tutanlara dirayet ve sabır versin.. Yazacaklarımın içinde yemekli postlar var ise bu tarz postları iftardan sonra yayınlamayı planlıyorum..Şimdiden anlayışınız için teşekkür ederim.


Filmin Konusu : Gary “Eggsy” Price (Taron Egerton), çok küçük yaşta babasını bir askeri görevde yitirir. Bu gizli görev neticesinde ailesine bir madalya takdim edilir ve aileye bir kereye mahsus olmak üzere yardım istemeleri için bir telefon numarası verilir. Aradan 17 yıl geçer, işsiz Eggsy annesinin evinde yaşamaktadır. Bir gün trafikte kargaşaya neden olur ve tutuklanınca karakoldan kurtulmak için madalyayı kullanır. Onu bu olaydan kurtaran ajan Harry Hart (Colin Firth) ise hayatını Eggsy’nin babasına borçludur. Şimdi Harry, bu sıradan gibi görünen gence, gizli bir bağımsız istihbarat servisi ajanı olmanın yollarını öğretecektir. Eggsy’yi bu yeni hayatında ciddi bir sınav beklemektedir.

Filmin Oyuncuları :Colin Firth( Harry Hart / Galahad ) , Samuel L. Jackson (Richmond Valentine ) , Taron Egerton (Gary 'Eggsy' Unwin ), Mark Strong ( Merlin) , Michael Caine (Arthur)

Benim film hakkında ki yorumum ;

Aksiyon içerikli bu filmi Sevgilim ilk açtığında " bunu mu izlicez ya ? " moduna girdim.Sonrasında ise inanın tüm işi gücü bıraktım hiç başından kalkmadan filme odaklandım :)

Film başından sonuna kadar sürekli bir aksiyon içinde bu yüzden insanı etkiliyor ve izledikçe izleyesin geliyor..Gizli ajanlıkla ilgili bir film ama sadece bunun üzerine durulmamış araya ince esprilerde katılmış.Bu şekilde hem aksiyon hemde komedi tarzında bir film olmuş..

Klise de bir sahne var. Dövüşüyorlar kim kimi öldürüyor belli değil. O kadar gerçekçi yapmışlar ki , tırnaklarımı yemeye başlayacaktım...Görsel efektlerde gayet başarılı.. Son zamanlarda izlediğim en iyi aksiyon filmlerinin başında geliyor diyebilirim.Colin Firth'i ilk Bridget Jones filminde tanımıştım.Burada da oyunculuğun hakkını fazlasıyla vermiş.. Devam filmi de gelebilir diye düşünüyorum.. Kısacası kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim hiç sıkılmazsınız..

Saygılar..

8 Haziran 2015 Pazartesi

Hangi Filmi İzledim ? "Son Umut (The Water Diviner) "



Filmin Konusu : Avusturalyalı bir çiftçi olan Connor (Russell Crowe ), üç oğlunu da Çanakkale Savaşı'na göndermiştir. Çanakkale Savaşı'nın ardından Türkiye'ye gelen Connor'ın tek hedefi uzun süredir haber alamadığı oğullarının izini bulabilmektir. Connor'ın İstanbul'da başlayıp Çanakkale'ye ve oradan da ülkenin çeşitli yerlerine uzanan bu arayış yolculuğunda en büyük destekçileri Türk subayları Hasan (Yılmaz Erdoğan ) ve Cemal (Cem Yılmaz ) olacaktır.

Filmin Oyuncuları : Russell Crowe (Joshua Connor ) ,  Olga Kurylenko (Ayshe ) ,Yılmaz Erdoğan (Major Hasan ) , Cem Yılmaz ( Cemal )

Benim film hakkında ki yorumum :

Şimdi öncelikle Russell Crowe'un her zaman oyunculuğunu beğenmişimdir.Yalnız film 'in konusu için aynı şeyi söyleyemeceğim. Evet film duygusal bir film ben eğer ki Türk olmasaydım " Vay zamanında Türkler neler yapmış bizimkilere " derdim. Bir ara Türkler o kadar kötülenmiş ki filmi kapatacaktım..Neyse başladığımı bitireyim dedim. Cem Yılmaz bana sorarsanız yakışmamış zaten Cem Yılmaz'ı görünce aklıma direkt stand-up geliyor bu nedenden dolayı olacak ki komik adamlığını burada da sergilemiş.. Yılmaz Erdoğan'ı da çok beğendiğimi söylemeyeceğim yani en azından daha bir heybetli olması lazımdı..Cem Yılmaz ölüyor ama hiçbirşey olmamış gibi devam ediliyor. Hele şunu anlamadım Ayshe rolünde ki kadını madem Türkçe konuşturacaksınız neden Ukraynalı bir kadını getirdiniz ? Bizim Türk Aktrislerimiz de bu rolü gayet başarıyla yapardı.. Genel olarak eğer tarafsız yaklaşmak istiyorsanız bu film'i izlemenizi tavsiye ederim. Ama benim gibi hop oturup hop kalkarsanız izlemenizi önermem :)

                                                       Saygılar..

2 Haziran 2015 Salı

Hangi Filmi İzledim ? " Chappie "

Nuraycığımın vedasından sonra arkadaşım Nilüfer'in yanıma gelmesiyle kendimi pek bir boşluğa düşmüş gibi hissettim. Haşaa Nilüferciğim yanlış anlama senden de gayet memnunum pek bir eğleniyoruz :) Fakat 5 yıl boyunca sürekli hayatında olan bir insan ve özellikle bu insan yanyana çalıştığın 10 saatini birlikte geçirdiğin bir insan olunca yokluğu pek hissediliyor.. Sağolsun Nilüferciğim yokluğunu aratmamakla ısrarcı :)


Çok mutluyum ki yazacağım post'lar birikti.. Şu sıralar arkadaşıma eğitim verdiğinden blogumla pek haşır neşir olamasam da olsun olsun yazacak yazı olsun da gerisi kolay diyorum :)Kışa nazaran yazın gezmeler , kınalar , düğünler , tatiller bir hayli fazla olduğundan yazacak çok şey bulabiliyorsun.. Bu yüzden çok acil ve çok önemli bir yazı olmadığı sürece sırasıyla yazmaya devam edeceğim :)


Yine bir Bilim Kurgu filmiyle karşınızdayım..

Filmin konusu : Yakın gelecekte, baskıcı mekanik robotlardan oluşan polis güçleri sistemi ele geçirmiş ve insanları da baskı altına almaya başlamışlardır. Ancak, insanlar yavaş yavaş bu baskıcı robot kuvvetlerine karşı koymaya başlarlar. Bu robot polislerden birisi nihayet insanların eline geçtiğindeyse işin seyiri değişir. İnsanlar, ele geçirdikleri bu robota yeni bir program yüklerler. Bu sayede ilk kez kendisi adına düşünen ve hisseden "Chappie" adlı robot ortaya çıkar. Ancak, kısa zamanda Chappie düzene ve insanlığa karşı tehdit olarak görülmeye başlar ve yetkililer onu durudurmak için herşeyi göze alırlar.


Filmin oyuncuları : Sharlto Copley (Robot Chappie ) , Dev Patel ( Deon ) , Hugh Jackman ( Vincent ) , Sigourney Weaver (Michelle Bradley) , Yo-Landi Visser (Yo-Landi ) , Ninja Visser (Ninja ) , Jose Pablo Cantillo ( Yankie ) , Brandon Auret (Hippo)

Benim film hakkında ki yorumum :

 Son zamanlarda izlediğim en güzel Bilim Kurgu ve Aksiyon içerikli filmlerin başında bu film gelir diyebilirim. Robotlu filmler hoşuma gider zaten hatta bazen duygulandırır bile beni..Burada ki Robot Kahramanınız Chappie 'nin yeniden doğuşunu gösteriyor. Yeniden doğuşu aynı bebek gibi. Ürkek , bir şey söylediğinde sürekli tekrarlama , sevinmesi bile küçük bir çocuk gibi. Onun yeniden doğmasını sağlayan ise kendi geliştirdiği formülle Deon'dur. ( Dev Patel ) ... Dev Patel'ı eminim ki Slumdog Millionaire'den hepimiz tanımışızdır o filmi de çok beğenmiştim... 

Chappie'nin iki ailesi vardır . Annesi rolünde ki Yo-Landi kötü bir karaktere sahip olsa bile Chappie onu çok mutlu eder.. Chappie'nin bilmeden yaptığı kötülükler , Babası'nı taklit etmesi falan güldürüyor insanı :) Annesiyle olan bazı sahneler de pek duygusaldı.. Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim yoksa birazdan tüm filmi özet geçeceğim :)

Saygılar..

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Hangi Filmi İzledim ? " Çarşı Pazar "


Bu aralar film izlemeye pek bir merak saldım ne yalan söyleyeyim..Bazen bu güzel havalarda bile evde cipsimi kolamı alayım film izlemeye dalayım diyorum..


Bugün yerli film izleyelim dedik. Bazen yabancı film izlerken Türkçe dublaj olmadığı zamanlarda her ne kadar hızlı okuma konusunda iyi olsam da yine de kaçırdığım noktalar oluyor. Bazen okuduğumu anlayamaya da biliyorum :)

Filmin konusu Kahraman,(Erdem Yener ) geçimini aile büyükleriden kalan hamamda kese yaparak kazanmaya çalışmaktadır. Oldukça iyi yürekli bir tellak olarak tanınan Kahraman'ın işleri Tuncay yüzünden tehlikeye girer. Varlıklı bir müteahhit olan Tuncay, (Muharrem Gülmez ) İstanbul'dan gelmiştir ve Kahraman'ın ekmek kapısı olan hamamı, içinde bulunduğu çarşıyla birlikte yıkmak ister. Amacı yıkılan yere alışveriş merkezi yapmaktır. Esnaftan hiç anlaşamadığı Cemil (Ayhan Taş) bunu Kahraman'ın işini bozmak için fırsat bilir ve Tuncay'la işbirliği yapmaya karar verir. Cemil, esnafı da ikna ederek alışveriş merkezi için destek toplamaya çalışır. Kahraman, Tuncay'a inanmamakta ısrarlıyken, diğer yandan da başı babasından kalan borçlarla büyük derttedir. Borcunu ödemek için tek yol, hamama daha fazla müşteri çekmektir. Eğer yeterli parayı toplayamazsa hamam elinden gidecektir. Parayı bulmak için elinden geleni yapan Kahraman, bu sırada Bahar (Elif Nur Kerkük ) adında bir tarih öğretmeniyle tesadüf eseri tanışır ve birlikte hamamı kurtarmak için kolları sıvarlar.

Filmin oyuncuları : İlker Aksum , Emin Olcay , Erdem Yener (Kahraman ) , Tarık Papuçcuoğlu , Suzan Aksoy , Elif Nur Kerkük ( Bahar) , Ayhan Taş


Benim film hakkında ki yorumum :

Film Tokat'ta geçmektedir. Tokat'ın o tarih kokan taş evlerini gösterince pek bir hoşuma gitti.. Evet filmin konusu sıradan , fakat güldürüyor . Bir sahne vardı . Hamam'da herkes köpükle kalıyor , su çalışmayınca millet kendini dışarı atıyor. Gözlerinde dahi köpük olduğundan ve önlerini göremediklerinden , kollarını da bir o kadar düz tuttuklarından sanki zombieler yürüyormuş gibi bir imaj verilmiş. Ay ne güldüm anlatamam size.Yerli film ve komedi izlemek isteyenler için tavsiye edebilirim... He şunu da belirteyim " Şeftali " denilince içiniz gacur gucur , gıcır gıcır oluyorsa işte o zaman sakın ama sakın izlemeyin. Çünkü baş kahramanızın Şeftali'ye olan tiki yüzünden en son bayıldığını gördüm ellerinde poşetlerle bir de sevdiği kızın yanında :)

                                                  Saygılar..

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Hangi Filmi İzledim ? " Autómata ( Otomat ) "


Pazartesi görünümlü Çarşamba gününe Merhabalar :)
Yeni bir filmle karşınızdayım..
Filmle ilgili detaylara başlayayım :)

Filmin konusu : 2044 yılında robotlar artık heryerdelerdir.İnsan ve robotlar arasındaki bilinç yarışında, robotların bir adım öne geçtiği bir zamandayız. Öyle ki artık yapay zekanın, kendi kurallarını da yaratmaya başladığı bu zaman diliminde, robotlar da kendi türlerini kontrol altında tutmayı amaçlamaktadırlar. Diğer robotların uyması gereken prensipleri ortaya atan da yine bir robottur ve emsallerinin aksine; insanoğlunun asla ulaşamadığı bilgelik seviyesine adım atmalarına çok az kalmıştır.

Filmin oyuncuları :Antonio Banderas  (Jacq Vaucan ) , Birgitte Hjort Sorensen , Dylan McDermott , Robert Forster , Tim McInnemy ,  Melanie Griffith

Benim film hakkında ki yorumum :

Fantastik - Bilim Kurgu filmi olan Automata , bundan 29 yıl sonrasında dünya da robotların normal karşılandığı bir filmi anlatmaktadır.. İyi hoş robotları gayet güzel yapmışlar , hatta dilenci bir robot bile var. "Bayım sahibim aç " diye dileniyor. Düşünün artık. Fakat çok durağan bir film yani sürekli aynı şeyler tekrarlanıyor. Hiç bir atraksiyon yok " Ha şimdi atraksiyon olacak " diyorsun aynı durağanlık devam ediyor. Sonu zaten bir çok filmde olduğu gibi mutlu sonla bitiyor. Fakat o mutlu sona gelmek için bütün filmi izlemeye değer mi bilemiyorum.. Ben pek anlamadım açıkcası... Film dediğin seni sürükleyecek , yaa acaba ne olacak diyeceksin , yerinde duramıcaksın . Açıkcası Antonio Banderas 'ı karşımda gördüğümde pek yakıştıramadım bu role.. Bana sorarsanız Antonio Banderas benim gözümde Aşk adamı :) Aşk filmlerinde daha başarılı. Yani bu tür Bilim Kurgu filmlerine yakıştıramadım ne yazık ki.. Hatta Tom Hanks ile birlikte bir filmi vardı " Philadelphia" o filmde oyunculuğunu bence konuşturmuş her ne kadar Eşcinsel bir rolde oynasa da bence adam bu tarz filmlerde gayet başarılı veya ne bileyim Cehennem Melekleri filminde falan en azından bir aksiyon var.. Bu filmde ki durağanlık beni de bitirdi :) İzlemeyi tavsiye ediyor muyum ? Pek değil.. Eğer ki sırf Antonio Banderas için izlemek isterseniz o zaman izleyebilirsiniz ama ben izlerken sıkıldım haberiniz ola :)


Saygılar..

8 Mayıs 2015 Cuma

Hangi Filmi İzledim ? " Jüpiter Yükseliyor "

Sevgilimle havaların soğuk ve yağışlı olduğu zamanlarda yaptığımız aktivitelerden biri de film izlemek :) Cipsimizi , colamızı alıp , yanına da benim yoğurtla hazırladığım güzel bir sos eşliğinde film izlemeye dalarız. Sevgilim aksiyon ben daha çok bilim kurgu ve dram sevdiğimden ortak nokta da buluşmak zor oluyor :) Öyle " romatik olsun ya " diye ısrar eden bir kız da değilimdir.Romantik filmleri daha çok tek başıma izliyorum..Ama vurdulu , kırdılı filmler izlemeyi de hiç sevmiyorum. Bu yüzden çocukca olmadığı sürece "Animasyon " filmlerinden bile izleriz. Bazıları çokta güzel oluyor , animasyon deyip geçmemek lazım :)


3 Mayıs Pazar günü hava kapalıydı Yağmur yağdı yağacaktı bizde Sevgilimle Çengelköy'e gider birer kahve içer , tavla oynarız diye düşünmüştük. Sevgilim motor'una atlayıp yanıma geldi ben tam dışarı çıktım bardaktan boşalırcasına Yağmur yağmaya başladı. Annem pencereden çıkmış " eve gelin bu hava da motorla bir yere gitmeyin Allah korusun motor kayar falan düşersiniz " deyince bizde koştur koştur eve çıktık :) Dışarıda içeceğimiz kahveyi ben evde herkese yaptım. Sonra Sevgilimle hangi film'i izlesek diye düşündük.

Jüpiter Yükseliyor diye bir film dikkatimizi çekti fragmanını da izledik. Ben beğendim , Sevgilim'de beğendiğinden okeyledik.

Filmin konusu İnsanlığın bu dünyada tek olduğunu düşündüğü bir zamanda, kendi halindeki genç bir kız, Evrenin Kraliçesi tarafından suikaste gitmek üzeredir. Ancak dünya dışından başka birisi onu kurtarır. Ve Evrenin Kraliçesi'nin hükümdarlığını sona erdirmesi için o kıza ihtiyacı vardır.

Filmin oyuncuları ,Channig Tatum (Caine Wise) , Mila Kunis (Jupiter Jones ), Sean Bean (Stinger), Eddie Redmayne (Balem Abramax)

Benim film hakkında ki yorumum ;

Öncelikle Channig Tatum 'u , Rachel Mcadams 'la oynadığı Aşk Yemini adlı filmde  keşfetmiştim. Tabi daha önce ki filmlerini de izlemişim ama ilk kez orada dikkatimi çekmişti. O filmde çok güzeldi. Aklınızda bulunsun derim..Romantik bir adam olarak izlediğim o filmden sonra Bilim kurgu dünyasında karşıma çıkınca her role yakıştığının kanıtına vardım. Fakat Mila Kunis ( Yani filmde ki Jüpiter) için aynı şeyi söyleyemeceğim. Mila Kunis'in de daha önceden Justin Timberlake'le oynadığı Arkadaştan Öte filmini izlemiştim orada çok beğenmiştim. Hatun güzel hatun ona lafım yok ama Bilim Kurgu gibi bir filmde oynamasını açıkcası ben pek yakıştıramadım.. Bu role Angelina Jolie yakışırdı diye düşünüyorum.

İleri derecede teknolojiyi , aksiyon sahnelerinde , sonuna kadar kullanmışlar diyebilirim..Görsel efektler falan da gayet iyi hatta bir ara havada falan savaşıyorlar insan o kadar heyecanlanıyor ve o kadar stres yapıyor ki anlatamam..

Orta seviyeli bir film Bilim Kurgu'nun bütün filmlerini izlemeye razıyım derseniz izleyin derim.Bilim Kurgu sevmeyenlerdenseniz o zaman biraz sıkabilir.. Ben , daha önce de dediğim gibi bazı aksiyon sahnelerinde hop oturup hop kalktım ama kafamda ki "Bilim Kurgu "filmini pekte tatmin etmedi..

Saygılar..

30 Mart 2015 Pazartesi

Kocan Kadar Konuş Sinema Filmi


29 Mart Pazar günü Sevgilimle birlikte bir gün öncesinden sözleşmiştik. " Kocan Kadar Konuş " filmine gidecektik fakat hangi seansına gideceğimize dair bilgimiz yoktu :) Malum saatlerin ileri alınmasından dolayı saat kaçta kalkacağımızı kestiremedik .


Ben her zaman ki gibi Sevgili den önce uyandım ve ondan haber gelene kadar bekledim. O sırada kahvaltımı yaptım , etrafı topladım , Türk kahvesi içtim , hazırlandım Sevgilim anca uyandı :) Saat'e baktığımda 12.00'a geliyordu 13.45'de ki seansa yetişmemiz zordu. Bizde 16.15'e gideriz diye konuştuk o süre içerisinde de o mağaza benim bu mağaza senin gezeriz dedik.

Sevgilim beni aldı hooop  Meydan AVM'ye gittik.


Önce sinema biletilerimizi aldık. Bu arada söyleyeyim tam 20 TL , öğrenci :16,50 TL :)
Bir de birşeyi fark ettik biz 1 senedir Sevgilimle sinemaya gitmiyormuşuz :) Şaka gibi ya hiçte fark etmemişiz. En son geçen sene askerlik dönemindeyken Balıkesir'e gitmiştim. O zaman Recep İvedik 4'e gitmiştik üzerinden 1 sene geçmiş.Zaman su gibi geçip gidiyor :)


Sevgiliyle o mağaza benim bu mağaza senin gezdik durduk. Media Markt'e gittik televizyon beğendik , İkea'ya gittik Yatak Odası takımı beğendik , YKM'ye gittik bir sürü ıvır zıvır kıyafet beğendim.. Fakat almadım daha doğrusu giyip çıkarmaya üşendim başka zaman artık :)


Gittiğimiz de saat 14.00'dı saate baktık 15.10 olmuş daha vardı bayağı da gezmiştik zaman da geçmiyordu ne yapsak dedik yorulmuştukta birşeyler içmek için Mado'ya gittik. Ben çay Sevgilim Latte içti.

Saatimiz yaklaşmıştı patlamış mısır ve içeceklerimizi alıp sinema salonuna girdik :)
Film tam bir komediydi ya :) Gerçekten uzun süre bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Çok ince espriler vardı ve çokta yerli yerindeydi. Zaten Ezgi Mola'nın oyunculuğunu beğeniyorum her role yakışıyor arkadaş.

Filmden çıktığımda ağzım kulaklarımdaydı. Sevgilim beni eve bıraktı. Aradan 1 saat geçti geçmedi arkadaşım Havva aradı " Canım biz Çamlıcadayız mehtapla buluştuk. Serkan (eşi) karşıya geçecek (Avrupa yakasına ) benim kuzeni bırakacak biz de karşıya geçmeyelim sana gelelim dedik müsait misin " dedi." Aaa istesek denk getiremezdik gelin bekliyorum " dedim :)

Hemen çay koydum, annemde işten çıkıp geldiğinde kurabiyeler getirmişti. 1.5 saat güzel bir sohbet ettik. Gerçekten de istesek denk getiremezdik. En son 14 Şubatta yanımdalardı sonrasında hiç vakit bulamadık iyi oldu. Bugün pek bir mutlu oldum :)

Saygılar..

Share