Sevgili Günlükcüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevgili Günlükcüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2017 Perşembe

Sevgili Günlükcüm / 37 "İç Sıkıntısı"

Günlük yazmayalı epey zaman olmuş neredeyse 1 sene..


Oğlumuz Trumpla hayat daha bir güzel geçiyor.Bir kaç saat evde olmadığım zaman bile özlüyorum. Eşim bile eve gelir gelmez montunu çıkarıp oğlumuzun yanına gidiyor. Trumpla ilgili daha uzun bir paylaşımda bulunacağım ☺


Survivor 2017 başladı normalde pek izlemezdim ama eşim çok sevdiği için bende izliyorum ☺
Daha ilk zamanlarda hani kimin katılacağı belli olmuyordu ya sadece iki kişinin katılacağını biliyordum " Furkan Kızılay" ve " İlhan Mansız". Zaten İlhan Mansız'ı görünce " benim favorim belli oldu gerisi önemli değil " dedim ☺Beşiktaşlı olmamın yanı sıra ben İlhan Mansız'ı gerçekten severdim baktım gerçekten efendi adam sakin adam. Çoğu herkesinde İlhan Mansız'ı desteklediğini öğrendim. İnşallah sonuna kadar gider diyorum.


 Bu aralar içim sıkılıyor havadan mı yoksa hala daha iş bulamamaktan mı bilemiyorum.Daha doğrusu 10 aydan sonra tekrar işe başlamanın zor olacağını mı düşünüyorum aklıma yatan bir iş bulmak istiyorum.Kesinlikle hafta sonu çalışmak , mesailere kalmak istemiyorum evlenmeden önce ki işimde de yeri geldiğinde hafta sonları çalışıyordum ve bu " yeri geldiğinde " kısmı hiç belli olmuyordu hafta sonu bir plan yapmak istesen cuma gününü beklemek zorunda kalıyordun cuma günü ne zaman ki takım liderleriniz " gelmene gerek yok" veya " geleceksin " diyecek ki sen o zaman planını yapacaksın veya bayram tatillerinde 9 günlük upuzun tatiller olduğunda sen plan yapamıyorsun elbet bir gün çalışma imkanın oluyor. Benim aradığım iş tamamen memurluk ama oda olmadı.

Off bilmiyorum kafam çok dolu yine sabahları kalktığımda dişlerimi sıkarak uyanıyorum. Çalışmak mı istemiyorum yoksa 18 yaşında iş hayatına atılıp bir fiil çalışmaktan mı yoruldum inanın aklım almıyor.Çalışmayı çok seven insanları görüyorum sonra sorun bende mi diye düşünüyorum. Belki çalışmaktan soğudum ben bu süre içinde. Aldığım maaşın beni tatmin etmemesi bu en önemli faktördü evet ilk başladığında aldığın para sana cazip geliyor borcun yok harcın yok ihtiyaçlarını gideriyorsun ailene destek oluyorsun ama yine para kalıyordu sonralarında ise ihtiyaç artıkça parasal değer de artıyor. Eee çalışıyorsun yeni kıyafetler, yeni ayakkabılar almak istiyorsun kendine bakmak zorundasın v.s. sonra baktım ki aldığım para bana yetmemeye başlıyor evlilik yolunda ilerlemeye başlıyorsun ve aldığın maaş hiçbirşeye yetmiyor , bir de son zamanlarda iş yerinin uzağa taşınması işten çok yolun yorması beni işten soğutan sebeplerden biri oldu.

Hayat zor çalışmak zorunda olmakta zor.Belki kendin için çalışsan o zaman ayrı da zorunluluktan çalışmak çok daha farklı. En basiti bir evimiz olsaydı o zaman işler değişirdi.Aldığınız maaşı zaten kiraya veriyorsunuz geri kalanla ihtiyaçlarınızı gideriyorsunuz kenara da para atmanız lazım ev almak için İstanbul'da ev kiraları da çok pahalı ev satın almakta çok pahalı. Allah'a şükürler olsun sağlığım yerinde, huzurum yerinde tek sıkıntı tekrar çalışmak .Allah yardımcımız olsun.

Sevgiyle kalın..

Saygılar.. 

25 Şubat 2016 Perşembe

Sevgili Günlükcüm / 36 "Sormayın ne haldeyim"

                                                                                                 25 Şubat 2015/Perşembe

Sevgili Günlükcüm;
Fotoğraf Kaynağı : Milliyet Blog
Canım hiç birşey yapmak istemiyor. Evlilik stresi bir yandan iş durumları bir yandan. Duygusallık hat safa da. Bundan bir ay öncesine kadar sürekli yiyordum sonra da " ben nasıl kilo vereceğim "diyordum ama inanın bir anda öyle bir kilo verdim ki 1 ayda 3 kiloya yakın gitti.

Az kaldı iki ay.Bir yandan evimi, ailemi bırakacağım için üzülüyorum bir yandan da Sevdiğim adamla evleneceğim için mutluyum.Ruh halim karışık durumda.Hem giderim hem ağlarım kesinlikle bu söz bana çok uygun.


Evimizin boyası tamamlandı hatta temizlik bile yapıldı . Bakmayın fotoğrafa tamamen bitmiş hali değil ama sadece ne renge boyattığımızı görün diye çektim :) Kum bejini tercih ettik güzel de oldu. Evin öncesi ve sonrasını yapsak büyük farklar çıkacak gibi..Daha mobilyalarımız Mart'ın ortasında gelecek , beyaz eşya ve perdeleri de daha halletmedik..Zaman yok ki adam akıllı.
 Geçen cumartesi bir temizlik yaptık üç kişi olarak saat 12.00'da başladık 21.30'du bittiğinde. "Boş evin temizliği kolay" diyorlar ama öyle bir dünya yok.Serhat sağolsun duvara boya yaparken yerler de kıskanmış olacak ki birazcıkta yerleri boyamış (birazcıktan kastımı anlayın)tam üç odanın yerlerinin hepsine tiner döktüm,teker teker kazıdım,bir de iki üç kere sildim.Bacaklarım kasıklarıma kadar ağrımaya başladı nitekim üç gün çektim acısını, dizlerim ise su toplamıştı sürekli yere eğilmekten..Çok şükür toparlandım ama hayatımda böyle birşey görmedim. Biz bu evi tutarken banyosuna dikkat etmedik elektrik yoktu,karanlıkta kalıyordu öyle bir göz ucuyla bakmıştık bir de acele ettirmişlerdi.Ben mutfağımdan şikayetçiydim taa ki banyomu iyice görene kadar.Tarif edemem.Çoğu şey eski,yerlerde bir sürü izler var.Annem kadıncağız 3 saat uğraştı teker teker o fayansları sildi ama yine de pek içime sinmedi :( Yapacakta birşey yok artık tuttuk o evi .Evin sadece salonu ve iki odası güzel diğer yerlere pek birşey diyemiyorum.

Gelinlik provasına gittim iki hafta önce :) İyi hoş güzel oldu da üstten biraz bol kaldı ee kilo verdim olacak kadar bir daha gittiğim de umarım daha da yok olacak şekilde zayıflamamış olurum..
Yarın için yıllık izin aldım kına gecesi malzemelerini almayı düşünüyorum bakalım kesin demiyorum aldığımda paylaşırım ve yarın kına gecesi elbisemin provası var. Ah ah bu koşturmacalar bir bitse de Allahın izniyle şu düğün günü gelse.

Saygılar...

9 Şubat 2016 Salı

Sevgili Günlükcüm / 35 "Bu aralar ben"

                                                                                       9 Şubat 2016/ Salı

Sevgili Günlükcüm;

Bu aralar ben diye bir konu başlığı attım ruh halim pek karışık..Bir yandan evlilikle ilgili koşturmacalar,bir yandan işle ilgili bazı pürüzler anlayacağınız bu aralar canım pek bir sıkılıyor..Deşarj olmaya ihtiyacım var.Ama ekşın yapmaya da vaktim yok.En basiti geçen hafta cumartesi bile çalıştım (6 şubat) hemi de bütün gün ! Bu kız ne ara beyaz eşya ne ara mobilya bakmaya gitsin ?


Sabahın erken saatlerinde yola koyuluyorum bu fotoğrafı çektiğim de saat daha 07.00 olmamıştı. Bakmayın shopladım ama normalde de hava kızılımsıydı bu yüzden çektim zaten.. Sabah yataktan kalkasım da gelmiyor :( Gerçi kimin geliyor ki değil mi ? Ama 06.00'da kalmak hiç kolay değil. Yine havalar yavaş yavaş aydınlanmaya başladı çok değil bundan 10 gün öncesine kadar karşıma neyin , kimin çıkacağını bile kestiremiyordum. Bazen köpeklerle karşılaşıyordum bazen adamlarla. Artık korkar olduk !


17 Ocak Pazar günü evimizin boya işlemlerine başladık :) Daha doğrusu Nişanlıcığım boyuyordu bende yardım edeyim dedim. Bina ne çok yeni ne de çok eski.Evin içinde tek sıkıntı mutfak dolaplarının çok eski olması. Kiracı adamız biz be ! İnsan kiradan düşerdi de yaptırırdık ama nerdee ! Ahdım var bir gün evim olursa pardon iki evim olursa yeni evlenenden veya öğrenciden ilk 1 ay ücret almıcam.. Neyse evin kapıları da eskimo gibiydi.Onları beyaza boyadık. Duvarlarımızı da kum beji :) Tabi bunlar bir günde olmadı hatta tam anlamıyla bu hafta sonu tamamlanacak diyebilirim. Serhatta hafta sonu anca yapabiliyor. Bir de kar kış olunca evin içi buz gibi oluyor..Doğalgazı da daha açtırmadık tek açtırdığımız elektrik oldu :)



03 Şubat Çarşamba günü Annemle , Kuzenim İlknur'un doğum gününü kutladık.Annemin 4 Şubattı , Kuzenimin de 7 Şubat. Biz o gün toplanalım dedik ve o gün kutlama yaptık. Bir de sormayın iş yerinden 18.00'da çıktım  20.30'du anneanneme gittiğimde. Acıbadem trafiğini zaten sormayın gitsin. Kadının biri halime acıdı galiba durdu " nereye gidiyorsunuz kısıklı tarafıysa bırakayım " dedi. Bende " yok ben o tarafa gitmiyorum " dedim :) Tabi o tarafa gitseydim de binmezdim. Bu zaman da kim kime güveniyor ki ?

Ya benim günlerim böyle geçiyor anlayacağınız. Daha bir sürü şey var ama sonuçlanmasını beklediğim için şu an için sessiz kalıyorum..Allah kolaylık versin.!

Saygılar..

12 Ocak 2016 Salı

Sevgili Günlükcüm / 34 "İstanbul'un Kar'la İmtihanı"

Bu aralar nedendir bilinmez yazasım gelmiyor.. Hep başka insanların "yazasım yok " demelerine "nasıl olmaz ya " derdim.Valla şu stresli dönemlerde olmuyormuş onu anladım.. Taa ne zaman önce yazacağım postu bile şimdi paylaşıyorum..

İstanbul için uyarıda bulunan gazeteler,haberler bu sefer yanıltmadı diyebilirim :)

30 Aralık günü sabah kalktığımda kar göreceğim umuduyla perdeyi açtım bir baktım sadece yağmur yağıyor " kar yağsa da tutmaz" dedim..


Neyse karla karışık yağmur falan yağıyor arada sırada bastırıyor. Bir ara bu kadarını çekebildim. Yine de tutmaz diye düşünüyordum. Akşama doğru hızı arttırdı biz saat 17.00'da mesaiyi sonlandırdık. Anam yola bir çıktık baktık ki. Hemen hemen bir çok yer karla kaplıydı. Neyse ki saat 19.00 olmadan evdeydik.


31 Aralık Perşembe günü inanılmaz bir kar yağışı vardı. Sabah çıktığımda " nasıl gideceğiz " diye düşündüm.Bir de üstüne üstlük servis şoförümüz de değişmişti ve gelecek olan servisi böyle karlı bir hava da bulmaya çalışacaktık. İşin tuhafı ilk önce bizden başlayacaktı servis. Hem soğuk hem yoğun kar yağışı derken önümüze gelen bütün servisleri durduruyorduk :) En sonunda binebilmiştik. Saat 07.00'da binmiştik 08.30'da varmıştık yarım saat geç kalmıştık ki bizim bu şoförle ilk günümüzdü bazı yakın servisler saat 09.00 bile geldiler..


Uçak seferlerinin iptal olmasını gayet iyi anlıyorum.Şu fotoğrafta gördüğünüz sarı bina var ya işte havaalanı onun arkadasında kalıyor diyebilirim :) Gözükmüyor gördüğünüz gibi..Neyse ki yeni yıl nedeniyle 12.00'da mesaiyi bitirdim..



01 Ocak Cuma günü Sevgiliyle yeni yılın ilk gününde Çengelköy'ün ara sokaklarına girip bol fotoğraf çektik. En sonunda da kar topu savaşı yaptık :) Serhat efendi beni ezdi geçti valla..Ben bir tanesini alırken o üçüncüyü atıp duruyordu :)














02 Şubat Cumartesi günü Ümraniye'ye gidecektim.Anam evden tam çıkarken bir kar yağışı bastırdı. Otur oturduğun yerde yağmur dedim Hazır annemde izinliydi. Kahve yaptım kar yağışını izledim..




Akşamına da annemle birlikte kar topu savaşı yapmaya çalıştık. Daha doğrusu yapamadık. Annem bana kıyamadığı için atamıyordu :)



     Evden çıkarken poşet almıştım 26 yaşında koca kız yokuş aşağı kayıyordu valla çok zevkliydi..Bir ara annem aşağıda beni tutmak için bekliyordu onu bile devirdim düşünün  :) Gerçi Annem 50 kilo ben daha kiloluyum ondan..


Saygılar..

14 Aralık 2015 Pazartesi

Sevgili Günlükcüm / 33 "Kurtköy de İlk Cumartesi "

                                                                     12.12.2015


Sevgili Günlükcüm ;


Aslında bu postu cumartesi günü yazmıştım ama maalesef o kadar yoğun oldum ki paylaşmaya bile fırsatım olmadı..

Eminim ki sizde benim gibi cumartesi mesailerinden nefret edenlerdensinizdir.. Hatta belki şimdi birileri bu yazıyı okuduğunda " oda birşey mi benim hafta sonu iznim bile yok hafta da bir kere oda hafta içi" diyordur.Hak veriyorum. Ama benim bünyem buna pek alışık değil. Özellikle şu taşınma sürecinden sonra hiç değil..Çengelköydeyken işe geç gidebiliyordum mesai saat 08.00 'da başlasa da hafta sonu biraz daha durgun olduğundan saat 09.00-09.30'da başlıyordum ama bugün yine 08.00'da mesaiye başladım. Hafta içi sabahları 06.00'da uyanırken bugün 06.20'de uyandım. arada dağlar kadar fark yok anlayacağınız.. Akşam çıkışı zaten muallakta ! Çengelköy de çalıştığım da 13.00-14.00 yani yoğunluğa bağlı erken çıkıyordum burada erken çıkış ihtimali o kadar yüksek gözükmüyor saat 15.00'dan önce çıkamam diye tahmin ediyorum. Malum sanayi bölgesindeyiz ve erken çıkışlar için tek bir saat var oda 15.00. He bu serviste seni kartal metrosuna kadar bırakıyor sonra başının çaresine bakıyorsun. Zaten metroya bin , oradan otobüse bin derken saat oldu mu sana 17.00 ! Pek moralim bozuk. Ne aileme , ne Nişanlıcığıma hiçbir şekilde vakit ayıramıyorum.Akşam 22.00 oldum mu benim gözler kapanıyor. Hafta içi kendime dair yaptığım hiçbirşey yok. Bütün işler hafta sonuna kalıyor. Eee gördüğünüz gibi çalıştığım için de tek dinlenebilecek noktam pazar günleri onda da hiçbirşey anlamıyorsunuz !

Kurtköye taşındıktan sonra ki değişimlerim ;




* Kilo oranım ! Taşındığımdan bu yana (3 hafta da) 1.5 kilo aldım. Bu gidişle gelinliğin için duba gibi görünücem. Ben stres yaptıkça daha çok yemeğe başladım. Bir de düşünün sabahın 06.30'unda evden çıkıyorsunuz. Annem sağolsun bana sandviç hazırlıyor onu şirkete gidince yiyorum oluyor size saat 08.00. Öğle arası 12'de veya 13'de o zaman da öğle yemeği yiyorsunuz ki ben evden zeytinyağlı getiyorum. Eee akşam saat 20.00'dan önce evde olamadığınız için gün içinde meyve , çubuk kraker , çoğunlukla çikolata tüketiyoruz. Akşam da pertim çıkmış şekilde eve giriyorum.Yemek yemeğe halim yok ama karnımda şimşekler çakıyor.20'den sonra yemeği yiyorum iki saat sonra uyuyorum bunu her gün tekrar ettiğimi düşünün. Belki yürüme mesafem de sabah 10 dakika akşam 10 dakika. Onun haricinde yürüme mesafem de yok ! Eee ben almıyım da kilo kimler alsın ?



* Uyku düzenim ! Saat 07.00'da kalkmaya alışmışım ve 18.30 da eve girmeye alışmış olduğum için tamamiyle farklı bir düzen oldu . Daha doğrusu düzensizlik ! Oysa eskiden de servis yokken Suadiyeden kalkıp işe gidiyordum. Ama o zaman daha gençtim.Böyle deyince herkes gülüyor "sanki çok yaşlısın " der gibi. Ama doğru daha atiktim, daha hızlı hareket ediyordum en önemlisi kafam şimdilerde ki gibi dolu değildi. Sürekli baş ağrısı yaşamıyordum , sürekli burun akıntısı ve boğaz ağrısı çekmiyordum.Sürekli uykusuz modda gezmiyordum.Şimdilerde hem erken yatıyorum uykusuz oluyorum hemde evlilik sürecindeyken sürekli birşeyleri düşünmekten başıma ağrılar giriyor kafam çok meşgul.Öyle sabahta akşam da serviste uyuma alışkanlığım yok. Nasıl alışkanlık edeceğim bilmiyorum.

Fotoğraf Kaynağı : http://www.indigodergisi.com


* Kendine vakit ayırma ! Aslında bunu yazıp yazmama konusunda kararsız kaldım çünkü kendime hafta içi hiçbir şekilde vakit ayıramadığım gibi aileme de , nişanlıma da vakit ayıramıyorum. Evet Nişanlıcığımla hafta da bir de olsa hafta sonu görüşüyoruz. Ama şu an için ailemi daha ön plana tutmak zorundayım. Bir kaç ay sonra evleneceğim ve onlardan ayrı bir hayat süreceğim belki hafta da bir belki iki hafta da bir göreceğim.Annem akşamcı olduğu dönemde ben o gelene kadar uyumuş oluyorum ve birşey diyeyim mi geçen hafta annemin yüzünü iki gün hiç görmedim.

* Sigara içme oranı ! Her ne kadar övünelecek birşey yapmıyor olsam da buraya taşınmanın belki de tek artı yönü bu ! Gün içinde içtiğim sigara oranı değişmedi ama akşam eve gidince içme oranım değişti. Eskiden eve gittikten sonra 4 tane içiyorsam şimdi 1 veya 2 oluyor. Bu durum beni  sevindirmiyor değil belki bu gidişle bırakmam da daha kolay olur hem de maddi açıdan da cebe rahatlık oluyor.

Daha anlatmak isteyipte anlatamadığım çook şey var..Mesala cumartesi günü çıktım ya işten güya erken çıktım 15.00'da ama neredeyse saat 18.00'dı eve gittiğimde yani sadece 1 saat erken gelmiş oldum o kadar.

Siz siz olun kesinlikle evinizin bulunduğu yerden çok uzak bir yerde çalışmayın. Ne kendinize , ne ailenize , ne de sevdiklerinize vakit ayıramıyorsunuz..


Saygılar...

19 Kasım 2015 Perşembe

Sevgili Günlükcüm / 31 "Kurtköy Değerlendirmesi"

                                                               19.11.2o15 / Perşembe

                              

Sevgili Günlükcüm ;

Size Kurtköyden Sabiha Gökçenin oradan selam gönderiyorum..Yani fotoğrafta da gördüğünüz üzere Sabiha Gökçen Havaalanına çok yakınız. Hatta kalkan uçakları bile görüyoruz. Şu an kış dönemi o kadar yoğun bir uçuş yok ama yaz dönemin de bütün uçuşları takip edeceğim :) Hatta Balayına gitmeden önce " Nilüfer buradan el sallasam görürsün herhalde " dedim :) dün oturduğumuz yerden Fenerbahçe otobüsünü bile gördük. Gerisini siz düşünün artık ..


Uzun zaman olmuştur saat 06.00'da kalkmayalı . En son Suadiye de oturduğum dönem de kalkıyordum ama servis falan yoktu. Şimdi servis var ama uzaklık çok fazla olduğu için yine 06.00'da ayaktaydım. Bir an inanamadım saat 06.00 olduğuna. O kadar karanlıktı ki korktum nasıl aşağı ineceğim diye. Neyse ben evden çıktığım da 06.30'a geliyordu o zaman biraz daha aydınlık oldu. Arkadaşla buluştuk 06.45'de servise bindik. Gidiş yönüyle ilgili sıkıntım yok . Evet çok erken uyanıyorum (bir de şu an geçici servis kullanıyoruz kendi servisimiz daha pazartesi başlayacak ) ama 1 saatte varıyoruz Kurtköye. Tek sorun dönüş :(

Mesai başlamasına 15 dakika kala geldik. Yerimizi bulduk kurulduk sonra çay yaptık.Tabii yukarda gördüğünüz boş hali biz takvimler,kağıtlar, aynalar o bu şu derken doldurduk bayağı bir.


Yeni yerimizi beğendik sıkıntı yoktu. Hatta öyle ki yemek yedik üzerine yine acıktık. Buranın havası bizi iştahlandırdı :)


Akşam çıkışa yakın bir fotoğraf daha çektim. Saatler de geçmiyordu eskiden şu kadar saat kaldı şu zaman evdeyiz dediğimiz de içimize huzur doluyordu. Şimdi ilk gün kaçta gideceğimiz belli değil.. Derken saat 18.00 oldu çıktık. Aşağı in servisi bul derken anam en fazla 3 dakika oyalanmışızdır.Bir baktık servis dolmuş. Zaten facia gibi sabah gelirken bir kişi ayakta kaldı. Dönerken de erken çıkışlar yapanlar olduğu için full geldik. Ben pek en arkada oturamam. Midem bulanıyor ama istemediğin ot yanında biter hesabı en arkada yer kalmış..Neyse oturduk 18.15 de servis kalktı trafik o bu şu derken saat abartısız söylüyorum 20.03'de evdeydim. Mahvoldum , baş ağrısı mide bulantısı migrenim fena vurdu.Eve girip yemek yedim ve yattım yani en son saate baktığımda 21.30'du ben uyudum ! O kadar kötü bir durum ki düşünsenize sabahın 06.00'da kalkıyorsunuz , 06.30'da evden çıkıyorsunuz ve akşam 20.00'da evdesiniz.O saatten sonra kendinize ne derece de vakit ayırabilirsiniz ki..Zaten Annem çalıştığı için eve de geç geleceği için hiç dün annemi görmedim en son Salı akşamı gördüm. Serhatla da artık haftasonu görüşebileceğiz. Ben bu saatten Serhat'la nasıl görüşeceğim.Serhat Avrupa yakasında Maslakta çalışıyor benden önce eve gitti ve servisi olmamasına rağmen..Allah sonumuzu hayır etsin :(

Saygılar..

17 Kasım 2015 Salı

Sevgili Günlükcüm / 30 "Çengelköyden TA-ŞI-NI-YO-RUZ...!"

Bir devir kapanıyor..
23.07.2008 tarihinde o zamanlar Suadiyede oturuyordum. Kazandığım üniversiteye gitmeyip çalışma hayatına atıldım. Şu kapıdan içeri ilk iş görüşmesi için geldiğim günü hala dün gibi hatırlıyorum.Çok heyecanlıydım. İşte sınavlar, mülakatlar derken işe alınmıştım daha gencecik tazecik bir elemandım.18 yaşındaydım gerisini siz düşünün.. Çağrı merkezi ile başlayıp sonradan Back Office bölümüne geçtim. Çağrı merkezinden farkım , sürekli sabit bir vardiya da olacaktım ayrıca bazı hafta sonları çalışmayacaktım.Nitekim öyle de oldu.


Yazacağım başka postlarım varken diğerlerini eledim ve bugüne bu postu yazayım dedim.Taşınacağımız belliydi. Ha Eylül , Ha Ekim derken en son 19 Kasım da taşınacaktık ama dün aniden öğrendiğimiz bilgiye göre Nilüferle beni bugün yarım gün çalıştıracaklar ve yarın sabah itibariyle Kurtköy'de başlayacaktık..Çok sinir olduk odaklamıştık kendimizi cumaya bir anda Çarşamba olduğunu öğrenince enerjimiz düştü. Bildiğiniz gerçekten enerjimiz düştü. Gözlerim dolu dolu oldu..Ağladım ağlayacaktım..

Bugün Çengelköy'den size yazdığım son post'um.Kurtköy gerçekten çok uzak. Aklımdan ne tilkilikler geçiyor da onu burada dile getiremiyorum. Yarın orayla ilgili post yazar mıyım inanın bilemiyorum tek bildiğim 7 yıl 4 ayımı verdiğim burayı çok özleyeceğim.. En azından öğle aralarında gidip Migrosa alışveriş yapıyorduk veya çay içmeye çıkıyorduk. Yemek yenilecek yerler çok olmasa da yine vardı. Ama Kurtköy de sadece mezarlık olacak. Ana caddeye gitmek için bile servis aracı kullanmak gerekiyor. Haftasonları yarım gün çalışıyorum ya. Artık bu yarım gün tam gün olmak zorunda . Ana caddeye nasıl gideceğimize dair bir fikrimiz yok. Bir de evlilik arefesinde olmam çok daha kötü. Hafta içi halletmem gereken tüm işleri hafta sonu izin günümde halledeceğim ve evlenene kadar da rahata eremeyeceğim..Umarım herşeyin hayırlısı olur..

Hoşçakal Çengelköy..

Saygılar..

6 Kasım 2015 Cuma

Sevgili Günlükcüm / 29

                                                                                                         o6.11.2o15 / Cuma


Sevgili Günlükcüm ;


Kasım ayına nasıl giriş yaptık anlamadım..Çok yoğunuz. Blog yazmaya pek fırsatım olmuyor diyebilirim.

Uzun zamandır fark ettim ki blog yazmamın asıl amacı gezi ve seyahat bloguyken şimdi her telden bir blog oldu..Sürekli gezmeye , yeni yerler keşfetmeye fırsatımız olmuyor. Malum çalışan insanlarınız yeri geldiğin de cumartesi günleri bile çalışıyoruz haftanın tek günü izin yapınca da kendini eve kapatmak istiyorsun hem çokta para harcamak istemiyoruz malum evlilik aşamasındayız.Hafta içi zaten çok nadir görüşüyoruz ben Kurtköye gidince zaten o nadir bile hiç görüşmeyeceğiz şekilde olacak..Bir de artık kış geldi. Yazın Sevdiceğimin Dj'lik işleri olduğundan beraber hafta sonu vakit geçiremiyoruz, ee kışın da havanın soğuk oluşu engel oluyor.Biz ne zaman gezeceğiz peki ? Bazen Serhat'a kızıyorum " puff eskiden böyle değildi en azından rahat rahat geziyorduk " , " gitmesen mi acaba bu hafta  " , " ee şimdi ben ne yapcam evde " desem de sonradan vazgeçiyordum. Haklı evlilik aşamasındayız , para lazım.Bu yüzden ne kadar söylensem de bir o kadar boşa gidiyordu.Hatta bakmayın söylendiğime bende çalışması taraftarıydım borçsuz evlenmemiz lazım. Kirada oturacağız , hem borç öde hem kira öde parasal yönden zor bir süreç yaşamak istemiyoruz.İstanbul'da kiralar almış başını gitmiş.Hayat iyice zorlaştı..Neyse önemli olan sağlık , huzur , mutluluk :)


Nikah tarihi alalı 10 gün oldu ve ben zamanımın büyük bir çoğunluğunu evlilikle ilgili şeyleri düşünmekle geçiriyorum.Para yetecek mi ? Gelinliğim nasıl olacak ? Balayın da hangi otele gidelim ? Nikah sonrası eğlence nerede yapacağız ? Evi nerede tutacağız?  Daha doğrusu Nişanlıcığım sağolsun o sadece evi nerede tutacağımız kısmını düşünüyor . Geri kalan kısmını ise ben :) Bakmayın güldüğüme sinirden gülüyorum. "Ya aşkım şurayı ara bir teklif al " , " aşkım şu fotoğrafçıyı ayarla " , " Bak mehtapla konuştum bazı oteller erken rezervasyonu açmış şu otellere bakalım " diyorum. Ama bizimkisi " bir dur kadın bir dur taramalı tüfek gibisin " diyor . Bense en son ona maille taramalı tüfek fotoğrafı gönderdim sinirlerim o kadar bozuldu ki gülsem mi ağlasam mı bilmiyorum :) Yani ben mi çok düşünüyorum yoksa tüm erkekler mi böyle ? Erkekler" evim olsun , televizyon kumandası bende olsun , yediğim önüm de yemediğim arkamda " olsun diye düşünüyor diye tahmin ediyorum. Etrafımda bir çok evlenen arkadaşım böyle. Biz bayanlar ise hem evlilik öncesinde çok düşünüyoruz hem evlilik sonrası " bugün ne yemek yapayım , daha çamaşır asılacak , bulaşık makinesi boşaltılacak , ütü birikti , evi temizlemem lazım " diye düşünüyor eve gidip koştur koştur yemek hazırlıyor (arkadaşlarımdan biliyorum ) onu yapıyor bunu yapıyor saat olmuş 23.00 ertesi gün kalkıyor işe geliyor. Valla hanımlar size soruyorum , biz mi çok düşünüyoruz. Ben herşeyin en ince ayrıntısını düşünüyor , onu ne yapacaz bunu ne yapacaz diye düşünüyorken benim paşamın hiçbirşeye yanaşmamasını ne demem lazım :) Çok mu üzerine gidiyorum bilemedim. Normal de sık boğaz eden biri değilimdir gayet anlayışlıyımdır. Ama süre az kaldı sıkışmadan halledelim istiyorum. En azından bazı şeyler aradan çıksın. Son anlarda insanların kafası dolu olduğu için bazı şeyleri unutabiliyor.Ben daha şimdiden unutuyorken son zamanlar da ne olur bilmiyorum :)

Sabahtan beri inanın şu iki satırı yazmak için çok cebelleştim..
Bir an önce yoğunluğumun bitmesi dileğiyle.

İyi hafta sonları,
Saygılar..

23 Eylül 2015 Çarşamba

Sevgili Günlükcüm / 28 " Yaz Biterken "

                                                           23.o9.2o15  /  Çarşamba

Sevgili Günlükcüm ;

Şu an yatağında mışıl mışıl uyuyan , bir kaç saat sonra uyanıp güzel bir kahvaltı yapacak olanlardan mısınız ? yada 9 günlük tatile çıkanlardan mısınız ? Yoksa sizde benim gibi Arefe gününde çalışanlardan mısınız :) ? 

Bugün Sonbahar'ın ilk günü.. Koca yaz nasıl geçti anlamadım bile..Bende Sonbahar'da doğdum ama nedense bu mevsimi pek sevmiyorum. 

Fotoğraf Kaynağı : Wikipedia

Ağaçların yapraklarını dökmesinden çok çiçek açmasını seviyorum. Kuşların göç etmesinden çok cıvıl cıvıl ötmesini seviyorum, kış'ın gelişi sonbahar'ın gelişinden belli olduğundan bu mevsimi pek sevemiyorum.Ben yaz'ı seviyorum arkadaş.İlkbahar olur , Yaz olur. Çok sıcaklarda bunalıp başına güneş geçicek diye akşamları dışarı çıkmayı tercih ediyorsun ,nem'den yapış yapış olup " çook sıcak uyuyamıyorum " diye isyan ediyorsun , sürekli yıkanıyorsun ama çıktığında aynı hissi tekrar yaşıyorsun , " of şimdi Bodrum da, Çeşme de olmak vardı " diye güzel bir iç geçiriyorsun.Tatile gidenlerin fotoğrafını görünce " ben niye gidemiyorum ya"diye üzülüyorsun, etrafına sarıyorsun. Bütün bunlara rağmen yine de yazı çok seviyorum. 

Bu sene neler yaptım neler planladım ama yapamadım..Şöyle bir film şeridi gibi geçirelim gözümüzün önünden ;

                           

Boğaz'a nazır , bol oksijenli Miharabat korusu gerçekten görülmeye değer.İçinde yemek yiyip çayınızı kahvenizi içeceğiniz cafesi ve restaurant'ı var.. Ayrıca çok güzel bir kır düğünü alanı var :)  He bu arada dönerken Kanlıca Yoğurdu yemeği de unutmadık :) Detaylar için : TIK TIK


Haziran'ın başı itibariyle Sevgili arkadaşlarımız Pakize ve Emrullah'ı evlendirdik. Zaten bu sene gittiğim kınanın , düğünün haddi hesabı yok. Daha bunlarla ilgili yazacağım bir çok post var :) Düğün yazımızın detayı için : Kasr-ı Lena Pakize ve Emrullah Düğün


Ramazan ayında Sevdiceğimin Ailesiyle benim Ailem daha bir kaynaştılar. İlk biz onlara sonra onlar bize iftar yemeğine geldiler.
Detaylar için : Bizim gittiğimiz : TIK TIK
                        Onların geldiği :  TIK TIK


Mübarek Ramazan ayı yaz ayında olunca insanın hiçbirşey yapası gelmiyor.  Sıcak bir yandan , halsizlik bir yandan. Biz bu sene daha çok yakın yerlerde yemek yemeyi veya evde yemek yemeği tercih ettik. Ama bir keresinde Ramazan'ın bitmesine yakın "Filizler Köftecisi'ne gitmiştik. 64 TL 'lik bir menüydü. Hatta biz bir menüyü iki kişi falan yeriz dedik. Ama ana yemek geldiğinde garsonun yanlış bir hareketi sonucunda Nişanlımın başından aşağı tavuk , pilav döküldü :) Ay hala gülüyorum.Yazının detayları için : TIK TIK


Bu sene gittiğimiz tek tatil Didim tatili oldu.Temmuz da bir denize girdim. Oda 3 güncük birşey oldu.Güzeldi. Tadı damağımda kaldı diyebilirim. Bence Didim'de görülmeye değer bir yer..
Detaylar için : Didim Part 1
                       Didim Part 2
                       Didim Part 3


Didim tatilinin ardından her iki yıllık iznimi de İstanbul'da geçirdim. Hava çok sıcak oluyordu. Eee herkeste çalışıyor hep bir ayağım Anneannemdeydi. Bir gün Teyzoşlarla birlikte Bowling oynamaya gittik. Uzun zamandır oynamıyordum iyi geldi :)


Yeni evli çiflerimiz Pakize ve Emrullah'ın evine kahvaltıya gittik ve ardından Lunapark'a :)
Detaylar için : TIK TIK

Bu yazımı orada tatil yaptım burada tatil yaptım diye yazmak inanın çok isterdim ama maalesef ki öyle tatil yerlerine gidemedim. Bırakın tatil yerlerini , Adalar'a , Şileye , Riva'ya bile gidip ayaklarımı denize sokamadım.Malum Serhat'ın hafta sonu djlik işleri oldu. Biz bile hafta da 1 görüşüyor olmuştuk hatta bazen sadece iki saat. Bir yandan kızıyorum vakit geçiremiyoruz bir yerlere gidip eğlenemiyoruz diye bir yandan da para lazım evlenicez diyorum bu yüzden ona birşey diyemiyorum. Hayat şartları zor , evliliğe adım adım ilerlerken bile kafamda bir tirilyon şey var.. Evi nerede tutucaz , düğünümüz nerede olacak, eşyalarımızı alıp tamamiyle borçsuz evlenebilecek miyiz falan filan kafamda bir sürü soru var.Zor bir süreç önümüzde daha uzun zaman var desem de şunun şurasında 8 ay var. En azından biz Mayısta istiyoruz sonrası ne olur bilmiyorum..
Bir diğer mevzu ise şirketimizin taşınması.Çengelköy'den Kurtköy'e gidicez hemde 2-3 hafta içerisinde. 15 ekim'de orada oluruz dediklerinde " ya ama 16'sı doğumgünüm " diyorum. O günün stresiyle , o günün koşturmacasıyla bir de yoğun dönem üstüne ekleneceğinden nasıl bir doğumgünü olacak orası şu an için bilinmiyor..

Bu Yaz'ı da böylece bitirmiş olduk. Çok yer gezmek istedim. Pierre Loti , Miniatürk , Yoros Kalesi , Yüşa v.s  ama maalesef dj'lik işi hep engel oldu :( Kışın'da soğuktan çıkamıyorsun özel aracımız yok ki sadece motorumuz var.Bakalım seneye inşallah.

Yaza Veda Kışa Merhaba

Saygılar..

Share