Gezi / Mekan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi / Mekan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2018 Cuma

Şile Fusha Beach

Daha önceki postlarım da belirtmiştim bu sene tatil için çok yer baktığımı , özellikle bayram zamanı için çok araştırma yaptığımı , fiyatların uçuk olmasından dolayı vazgeçtiğimi yazmıştım madem bir yere gidemeyecektik bizde " bu sene denize girmedik demeyelim " diye rotamızı Şile'ye çevirdik.

6 ve 7 Ağustos tarihlerine yıllık izin aldım , hafta sonuyla birleştirerek 4 gün izin kullandım.


6 Ağustos Pazartesi günü sabah erken saatlerde kalktık , börek yapmıştım, peynir zeytin domates salatalık biber kestim , bir de meyve aldım yanıma oh her şey tamamdı sadece giderken pastaneden simit , marketten de meyve suyu ve abur cubur bir şeyler aldık sonra ver elini plaj.


Motosikletle gittik 50 dakika da vardık , biraz motor da yolculuk yapmak zor oldu ama plaja vardığımızda bütün bu zorluklar silinip gitti.

Fusha Beach hemen girişte bir plajdı , adı gibi dikkat çekici şemsiye ve şezlongları vardı , aileye özel diyordu pek kimse de yoktu bir de pazartesi pek kalabalık olmaz diye düşündük - sonra yanıldık :)


Kişi başı 20 TL verdik.Yalnız şu çok saçmaydı. Plajdan giderken söyleyecektik ama neyse dedik , adamına göre muamele yapıyorlar. Bizden kişi başı 20 TL aldılar, başkalarından 15 TL , bir tane yaşlı bir çift geldi onlardan 25 TL sabit bir rakamı yok. 

Dışardan yiyecek içecek götürebilirsiniz , isterseniz onların kendi restaurantlarında da yiyip içebilirsiniz. Biz yanımıza alacağımızı almıştık , kahve içecektim ama herkesten farklı farklı fiyatlar alındığını gördüğüm için sipariş falan vermedim.

Bizim girdiğimiz yerde dalga kıran olduğu için denizde çok hafif bir dalga vardı ama çok çok hafif , plajın ilerisinde bu dalgalar gittikçe büyüyordu bu yönü güzeldi.Daha demin de belirttiğim gibi haftanın ilk günü olmasına rağmen kalabalıktı ama bir hafta sonu gibi de , iğne atsan yere düşmez misali değildi. 


Biz iki kere denize girdik.Bol bol kitabımdan okudum.Huzurum yerine geldi anlayacağız.Bol oksijenden başıma ağrı girdi :) Serhat ilaç almaya falan gitti.

Kısacık ama güzeldi..

Eskiyi düşünüyorum 5 yaşından beri her sene tatile giderdim , Altınoluk'un daha keşfedilmediği zamanlarda ben oraları avucumun içi gibi bilirdim. Şu an bile gitsem unutmuş olma imkanım çok ama çok nadir. Kaç yaşına kadar her sene gidince unutmak biraz zor. Hatta bazen önceden yengemlerle giderdim , sonra ardından Annemler gelirdi ben neredeyse 2 aya yakın tatil yapardım çok sıkılırdım " Artık dönelim İstanbul'a" derdim şimdi kafamı taşlara vuruyorum bu söylediklerim yüzünden :)

Eskiden hiç tatilsiz senemin olmadığı zamanı hatırlamaya çalışıyorum , bir kere falan gidememiştim o da üniversiteye hazırlanacağım seneydi. Dershanelerin açılması ve bizimkilerin yıllık izinleri daha geç bir tarihte olduğunda o sene gidememiştim.

Evlenince ayağını yorganına göre uzatmak gerektiğinden artı önceki senelerde benim çalışmamam şimdiler de Serhat'ın çalışmaması hep bir engel oldu. Allah büyük diyorum , inşallah seneye istediğim gibi bir tatile çıkabilirim :( Düşünün şimdiden bunun planını ve tarihini bile araştırıyorum. Hatta seneye Ramazan Bayramına alırız diyorum , Serhat işe girerse en azından bayram tatilimiz olur :) Bu kadar deliyim işte. Önceden erken rezervasyon yaptıracağım bakalım Allah sağlık versin de gerisi önemli değil :)

Saygılar..

29 Nisan 2018 Pazar

Evlilik yıl dönümü kutlaması / 2. Yıl – Serbek Restaurant – Ümraniye

Geçen sene “ilk” evlilik yıl dönümümüzdü ve “ ilkler” de her zaman özeldir ama geçen sene dışarı çıkmak yerine evde olmayı tercih etmiştim. Hem benim işsizlik maaşım bitmişti , işlere bakıyordum bulamıyordum , Serhat’ın iş durumları kritikti , daha DJ'lik işleri de başlamamıştı derken bende evde en sevdiği yemekleri yaparak ufak çaplı bir kutlama yapmıştık , oda bana daha önceden önünden geçerken istediğim gelin çiçeği gibi “ yapma çiçeklerden” almıştı. Valla gelin çiçeğimi sorun nerde ?Bazanın altında ama bu çiçek salonumda duruyor :)


Ne zamandır canım ayıptır söylemesi , İskender istiyordu. Ama kendimce dedim “ yıl dönümümüz de çıkar yeriz “ diye. İnternette Ümraniye ve çevresi yerlerine baktım öyle esnaf lokantası gibi olmasın istedim. Çok güzel yerlere denk geldim , parasından değil ama yerleri epey uzaktı. Salı gününe denk geldiği için malum hafta içi ee işten çıkıyorsun yorgunsun ertesi gün iş var stresi derken Ümraniye Çarşı’da Serbek Restaurant'a denk geldim. Baktım İskender’de var “okey buraya gideriz hem bize yürüyerek 10 dakika “ dedim.


Ben işe giderken beyaz pantolon , siyah sıfır kol gömlek ve siyah hırka giymiştim , eşime de dedim oda beyaz pantolon –siyah tişört ve siyah ceket giymişti. Sabahları erken çıktığım için gündüze göre daha soğuk oluyor diye nubuk ceketimi almıştım yanıma ama o gün o kadar sıcaktı ki işten çıkıp eve gittim ceketimi bıraktım ve hemen çıktık.Değişiklik olsun diye de motorla gitmektense yürümeyi tercih ettik . 10 dakika da varmıştık.


Çok kalabalık değildi biz arkalara doğru daha sakin yere geçtik , ön taraf daha kalabalık ve daha çok daha sıcaktı.


Nisan 2018 güncel fiyatları . 

Ben geçenlerde 2017’nin listesine denk gelmiştim o zamanlar İskender 17 tl’ydi 1 yılda bayağı zam gelmiş.


Siparişimizi verdik , bu sırada biz de fotoğraf çektik.



İskenderimiz geldi.

Doyacağımızı bildiğimiz için ortaya ekstra bir şeyler söylemedik , nitekim öyle de oldu , gayet de doyduk. Ben zaten bu aralar iştahsızım ben bile doyduysam eşimin doyması normal diyorum : )
İskender yani orta seviyelerde , eti biraz yavan geldi bize , ama yenilmeyecek gibi de değil. Zaten yemeğimizi yedik kalktık biz .

İki tane İskender + Kola+ Sprite :57 TL verdik.

Hemen yanında burgerking vardı oradan da bkool dondurma aldık yürüyüş yapa yapa eve döndük daha doğrusu dönemedik , yolda eski çalıştığımız yerde bir arkadaşa denk geldik öyle yarım saatte onla muhabbet ettik sonra eve döndük.

Allah daha nice mutlu seneleri nasip etsin İnşallah.

5 Mayıs 2017 Cuma

Ailecek Piknik / Şeker Maslak Parkı - Küçük Çamlıca

Bizim ailenin içinde bulunduğu whatsapp grubumuz var bundan 1 ay önce aklıma 13 yıl önce ailecek yaptığımız piknik geldi hatta rahmetli dedem hamaktan düşmüştü ne gündü ya biz top oynamaya dalmışız Nihan yengem dedi ki " anaa babam düştü" diye bir baktım ki arkama dedemin vücudu aşağıda ayaklar yukarıda ne gülmüştük ya ☺ Bu arada fark ettiniz değil mi 13 yıl önce yazdım biz 13 yıl önce en son ailecek piknik yapmışız. Aklıma bir an yaz geldi şöyle bir piknik yapsak dedim hemen whatsapp grubuna yazdım ha bu hafta ha diğer hafta diye diye en son 30 Nisan Pazar günü Küçük Çamlıca Şeker Maslak Parkında toplandık ☺ 


Dipnot : Bugünün tarihi benim için ayrı bir öneme daha sahip 6 yıl önce bugün eşimle ilk adımı atmıştık , mesajlaşmıştık daha doğrusu o mesaj atmıştı ben pek istekli değildim de ☺ O gün bana "evleneceksin bu adamla " deseydiler kahkaha atardım ciddiyim.İstemiyordum çünkü eşim biraz ısrarcı olduğu için çıkmaya başladık biz yoksa eşim ısrar etmese ne olurduk bilmiyorum bir şey de diyemiyorum kader.Kaç kere aynı ortamda denk gelmişiz (aşk tesadüfleri sever filmi gibi) kaderimizde aynı iş yerinde tanışmak varmış.



Hafta sonu olduğu için kalabalıktı ama öyle rahatsız edici değildi en azından sıkış tıkış oturmuyorduk kimseyle.Bizimkiler erkenden gittiği için bir masa bulmuşlar ayrıca yere hasırda serdik çünkü çok kalabalıktık ailecek herkes oradaydı bir dayım,yengem,kuzenim yoktu yani kısacası 13 kişiydik ☺


İki tane mangal yaktık . Kanat ve köftemiz vardı o mangal başında beklemekte insanın iyice iştahını kabartıyor ya zaten ilk posta kanatları ayak üstü yedik ☺


Mangalın başında eşim ve dayım vardı iyi oldu çünkü tek başına yapılacak gibi değildi mangal küçüktü ve iki mangalla bile anca hazır oldu her şey.


Hemen hemen 1.30 saatin sonunda yemeklerimize kavuşmuştuk ☺ Yemek öncesi ailecek güzel bir selfie yapalım dedik ve sonrasında yemekleri mideye indirdik.


Eşim çocuklarla top oynadı , bizde közde Türk kahvemizi yudumladık ayrıca semaver de getirmiştik yanımıza semaverde de çay demledik. Bir çocuklar oyun oynadı biz oturduk , konuştuk hava güzeldi sadece gölge alanlar arada esiyordu , burada çok ağaç var normaldir esmesi.

Her şey çok güzeldi , hep birlikte olduktan sonra her şey daha güzel oluyor.

Saygılar..

19 Nisan 2017 Çarşamba

Tantavi Sosyal Tesisleri / Ümraniye

16 Nisan Pazar günü eşimle önce oylarımızı kullandık daha sonrada havanın güzelliğini fırsat bilerek kendimizi Tantavi Sosyal Tesislerine attık. Bu arada daha önceden de söylemiştim eşimle ikametlerimizi aynı anda aldırmadığımız için ayrı yerlerde oy kullandık , eşimin oy kullandığı okulla sosyal tesis birbirine çok yakındı hava da güzel olduğu için motorla gittik inanır mısınız ona rağmen sıcak bastı bizi.Bizim ev kuzey cephede olduğu için serin oluyor eve aldanıp montlarla çıktık yandık resmen ☺


Biz buraya ilk 2013 yılında gitmiştik zaten o sene açılmıştı.  Tantavi Sosyal Tesisleri yazan yerin üstü restaurant o gördüğünüz alan açık alan , bir de kapalı alanı var. 2013 yılında gittiğimizde açık alan restaurant kısmında oturabiliyorduk (sigara içiminden dolayı,o zamanlar hatırladığım kadarıyla camlar yoktu) yalnız bu sefer gittiğimizde o alanda da içilmediğini gördüm hoş ben sigarayı bıraktım ama eşim maalesef ki devam ediyor ! Neyse restaurant kısmında oturduğumuz da oranın bir sosyal tesis olduğunu birine söylesek inanmazdı çünkü o kadar lüks ki zannederseniz boğaza nazır bir restaurantta yemek yiyorsunuz , fiyatları da gayet uygundu.



Biz eşimle aşağı kısma indik , restauranttan ayrı aşağıda yine çay kahve satan küçük bir büfe yapmışlar daha bir sürü şey vardır da sıcaktan bunaldığım için eşim sıraya girdi bende yer aramaya başladım.

Bu kısımda çocuklar için park var bir de bizim gibiler için ne bilim sadece çay kahve içmek için gelenlere yapılmış çardaklar var öyle bir iki tane değil bayağı var sayamadım. Hatta bunların bile bir kısmında cam var orada sigara içilmiyor , cam olmayan kısımlarda içilebiliyor.

Yer bulmam kolay olmadı , bir masa boşaldı da oraya oturdum.Eşimi beklemeye başladım.


Bir baktım eşim elinde kahve bir de kendine elmalı soda almış geliyor. "Aşkım ben çay bekliyordum senden " dedim oda " değişiklik olsun diye Türk kahvesi aldım " dedi. " Ee aşkım bari sütlü kahve yada üçü bir arada alsaydın ya " dedim ☺ Türk kahvesini severim ama çok aramam bazen akşam üzeri kendime yaparım yada arkadaşlarla bir araya geldiğimiz de. Ben daha çok sütlü Türk kahvesini seviyorum Türk kahvesini suyla yapacağıma sütle yapıyorum gayet lezzetli oluyor ☺

Osmanlı Tarihi kitabı eşime ait, ben de ipadimi yanıma almıştım eşim kitap okurken bende oyun oynadım☺ Yeni kitaplar almam lazım evdekiler bitti bu yüzden bir daha gideceğim zaman bende kitap alacağım yanıma.



1.30 saat falan kaldık bayağı iyi geldi diyebilirim.

Bu arada fotoğraflar eşimin moturunun kaskına takmak için aldığı SJ4000'le çekildi küçücük boyu var türlü türlü huyu var ☺ Taşıma açısından gayet iyi , kullanışlı , görüntü kalitesi belki bir telefonun ki kadar iyi olmasa da yine de bizi idare ediyor. Bir de su altında çekme özelliği de varmış işte ben buna bayıldım , bayıldım bayılmasına da su altı için nereye gideceğiz merak ediyorum tatil planı yok, ben işe giremedim , girsem de iznim olmayacak Ramazan Bayramında Kahramanmaraş'a gidecektik o galiba Kurban Bayramına ertelendi aman kafam dolu valla ☺

Allah hepimizin gönlüne göre versin.
Saygılar..

7 Şubat 2017 Salı

Şile Ayazma Plajı

Bu sene balayından sonra tek gidebildiğimiz günü birlik Şile tatili oldu ona tatil denmez ama denizin keyfini çıkarmak insanın birazda olsa kafasını dağıtmaya yetiyor.

2 Ağustos Salı günü gitmeye karar verdik aslında eşim beni Avrupa yakasındaki Aqua Dolphin'e havuza girmeye götürecekti yalnız ben denizi daha çok seviyordum ve buranın pahalı olacağını düşündüğüm için denize gitmenin daha mantıklı olacağını ilettim. Nitekim de öyle evet ücretsiz servisleri var ama bay'a 40 bayana 30 tl alıyorlardı öyle hatırlıyorum yani kafadan 70 TL gitti. Bir de oraya dışarıdan yiyecek içecek götürmekte yasak suyu bile almıyorlar çok eskiden gittiğim için biliyorum ee orada yedik içtik derken 100TL'den aşağı çıkamayacaktık ve havuz yani sadece havuz için de bu paraya değmezdi açıkcası o yüzden bizde Şileye gitmeye karar verdik. 


Eşim o hafta yıllık izne çıktığı için bizde hafta içi gidelim dedik hatta ben Fatoş teyzemi aradım Emreyle gelmesini söyledim. Bir de kayınvalidemi aradım. Sabah kalktığımda hava kapalı gibiydi sıcak ama bulutlar vardı daha erken açar diye düşündüm. Ben sigara böreği kızarttım birşeyler yedik kayınpederimden arabayı alıp önce teyzemleri aldık sonra tekrar geri dönüp kayınvalidemi aldık malum kayınvalidem bir sürü hazırlık yapacaktı bizde en azından vakit kaybetmeyelim diye önce teyzemi alma kararı aldık.



Benzin al , yanına yiyecek içecek bir şeyler al derken saat 11.00 civarında Ayazma Plajına gittik. Fatoş teyzemde bir sürü şey almıştı hatta öyle ki termosta çay bile getirmişti ☺Malum hepimiz iki lokma birşeyler yiyip çıkmıştık evden oraya gidip kahvaltı yapacaktık. 


Şezlonglara oturalım dedik. Ama dedik ki iki tane şezlong alsak yeter çünkü Emre sudan çıkmıyordu ee ben ve eşimde sürekli denizde olacaktık yanımıza ayrıca hasırda getirmiştik.Şezlongları kiralayan adam geldi " kişi başına ücret alıyoruz " dedi. Bizde diyoruz ki " sadece iki kişi oturacaksa oturacak neden kişi başı ücret verelim ki " dedik. Kişi başı da 20 TL'di 100 TL verecektik. Baktık herkes şemsiyesiyle , hasırıyla gelmiş şezlongların önüne sermişlerdi bizde anlaşma sağlayamayınca aynen öyle yaptık hoş bizim şemsiyemiz yoktu ama orada yine bu kiralananlarla tartışmaya giren bir adam vardı ama tartışma konusunu bilmiyorum yalan yok o adamla eşim denizde falan konuşuyordu bir baktık adam sağolsun bize bir tane şemsiyeyi getirdi☺ Biz iki kişi gitmiş olsaydık Serhatla bu kadar zahmete girmezdik ama kalabalık gittik üstüne üstlük denizden çıktığımız vakit bile çok azdı.


Kahvaltımızı yaptık bir sürü şey vardı gördüğünüz gibi ama benim düşüncem sadece denize girmekti. Hemen iki lokma birşeyler atıştırıp denize girdim su ne Akdeniz'in ki gibi sıcak ne Ege'nin
ki gibi soğuktu tam ortasında ılıktı.Tabii aylardan Ağustos bu yüzden su sıcaklığının etkisi fazla ben Şile'ye bir keresinde Haziranın ortasında gitmiştim hem buz gibi hem de dalgalıydı en güzel Temmuz ve Ağustos ayları.


Denize girdiğiniz ilk anlarda ayağımıza biraz taşlar batabilir ama sonrasında kum. Ayrıca plajı'da görüldüğü gibi kum fakat kumlu plajları ben pek sevmiyorum hani güzel yanları var ama yapışıyor falan ya insanın siniri de bozuluyor hoş biz denize girerek az da olsa çözüm üretebiliyorduk ama kayınvalidem için aynı şeyi söyleyemeyeceğim aramızda tek denize girmeyen o vardı☺

Gidip de bitmeyen deniz beni biraz yorsa da çocuklu aileler için çok iyi ben galiba Altınoluk'un o birkaç adım gidip de bir anda derinleşen denizine alışkanlık edindiğim için böylesi beni yoruyordu ama en azından Emre de bizimle birlikte oluyordu.Sarı kuzum Emre ve Serhat'ın arası gayet iyi maşallah onlar ikisi denizde boğuşurken ben biraz açılıp geliyordum hoş dubayı geçmiyordum zaten dubaya gittiğimde de hala daha çok derin olmuyordu tamam benim 1.60'lık boyumu geçiyordu ama panik yapılacak bir durumda yoktu ☺ Zaten açılmamakta gerekiyor yani ben Şileye gittiğimde hep bir tedirgin oluyorum " rip akıntıları"ndan dolayı boğulma olayları çok fazla varya o yüzden mümkün olduğunca kıyıdan çok uzaklaşmamaya çalışıyorum " bana bir şey olmaz "demeyin özellikle Şile'de denize giriyorsanız çok dikkatli olmalısınız.


Sıfır makyajlı eşimin bir anda bende beklemiyordum fotoğraf çekeceğini o yüzden rujumu sürmeye bile fırsat bulamadım☺

Saat geçtikçe o kadar kalabalıklaştı ki anlatamam size iğne atsan denize düşmez misali güya hafta içi ,  bir de her türden insanı bir arada görebiliyorsunuz bende bu yüzden Şilenin bu kalabalığını sevmediğim için buralara pek gelmek istemiyordum ama konu denize girmekse ve balayı da kötü geçtiyse buna da şükreder oldum hiç gitmemekten daha iyidir değil mi ya ? Keşke şöyle Bodrum, Çeşme, Ayvalık , Altınoluk, Akçay , Antalya gibi yerlerde yaşasak da hafta sonu oraların güzel denizlerine gitsek..Bakalım bu sene ne olacak işe girdim diyelim yıllık izin kullanamayacağım bende öyle bir iş istiyorum ki en azından bayram da seyran da evde olayım 1 senen dolmadan izin vermiyorlar 1 sene doldu diyelim bu sefer de büyük olasılık çocuk telaşı olur hamilelik devresi falan valla artık ne zaman çıkarız tatile bilemiyorum.Hamilelik devresi diyorum en azından 1 sene daha düşünmüyoruz bakalım Allah büyük ☺

Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz musmutlu tatilleriniz olsun.

Saygılar..

2 Şubat 2016 Salı

Hurma Cafe / Çengelköy

13 Aralık Pazar günü evet neredeyse 2 ay önce gittiğim bu şirin kafenin yazısını daha yeni yazmak nasip oldu. Daha doğrusu kafam o kadar dolu oluyor ki cümleleri toparlayamıyorum , toparlayamadığım için de yazasım pek içimden gelmiyor ki blog benim en değer verdiğim şeylerden biridir.Sürekli yazmaya gayret göstermeye çalışıyorum. Ama şu son 1 aydır yazılarımda düşüş var bende farkındayım..


Çengelköyün merkezini avucumun içi gibi biliyorum diyebilirim.Hatta merkezde ki bir çok kafelere bile gitmişliğim vardır..


Nişanlıcığım " seni bir yere götüreceğim " dedi. Bende okeyledim. Baktık Çengelköy'ün ara sokaklarına girdik. Sonra da bu şirin nostaljik kafeye geldik.





Ön taraftan bakınca arka tarafta hiç bahçesi yokmuş gibi gözüküyor ama öyle değil.İçeri girdik bahçeye çıktık hayran kaldım evet çok büyük bir yer değil küçük ama samimi.Nostaljik eşyalar falan var.Hani evinizin bahçesine çıkmış gibi hissediyorsunuz zaten :)

İç kısmı da gayet güzeldi hatta sıcacıktı ama biz malum dışarı tercih ediyorduk :) Bir yandan etrafı inceleyip bir yandan da eski 45'likleri duyabiliyorsunuz."Bir gün yine karşıma çıksan ellerimi tutup yalvarsan..", "aşk bahçemi süsleyen inci çiçeğim misin.."


Baksanıza gelenlerin kimi dileklerini yazmış , kimisi sevgilisinin/eşinin ismini yazmış , tarihler atılmış çok cici :)


Biz iki çay söyledik çay fiyatı hemen hemen her yerde olduğu gibi 2 TL.




Havaların ısındığı bir akşam gelmek lazım aslında buranın keyfini çıkarmak için :) Soğuk olunca belli bir süreden sonra insan dayanamıyor gitmek istiyor .. Daha iç dizaynını tam anlamıyla keşfedemedim sadece göz ucuyla baktım ama güzeldi kesinlikle keşfedilmesi gereken bir kafe :)

Aşkla kalın..

Saygılar..

7 Aralık 2015 Pazartesi

Çimen Pasta Cafe / Üsküdar

Daha önce ki bir post'umda burayla ilgili hani "bir geçerken uğrayalım hesabı yapmışım" kısaca bir bilgi vermişim. Ama o günden sonra çok değişiklik olmuş bunla ilgili biraz bilgi vereyim size.

21 Kasım Cumartesi günü Annemle birlikte Üsküdar'a yemek takımı bakmaya gitmiştik. Dolandık ettik yemek takımını aldık onu farklı bir postta yazacağım.Ardından baktık ki karınlar acıktı Çimen Pasta Cafe'ye gittik.

 Çimen Pasta Cafe ; Üsküdar Ahmediye'ye doğru çıkarken sağ da Hacıoğlu ,  Burger King var biraz ilerisinde kalıyor.


En üst katına geçtik. Eskiden sadece asansörden indiğiniz zaman sol tarafta açık alanı vardı şimdi ise sağ tarafına da yapmışlar hatta o kadar genişletmişler ki ben bile " burası bu kadar büyük müydü " dedim. Yani ne bileyim arkadaşlarla toplanmaca , aile yemekleri falan rahat yapılır o derece söyleyeyim..
Isıtma açısından da gayet iyi oturduğun yerde üşümüyorsun. Yalnız çok kalabalık oluyor onu söyleyeyim. Ki biz havanın bir öyle bir böyle olduğu bir zamanda gitmemize rağmen o kadar kalabalıksa yazın hiç düşünemiyorum :)

                              

Aslında acıkmıştık ama ne yememiz gerektiği konusunda  bir fikir edinemedik. Bir yandan açım bir yandan değilim yani ilginç bir mide çatışması yaşıyordum bizde en sonunda ortaya söyledik ;
Paçanga böreği , ızgara köfte ve soğan halkası. Annem asitli içecekler içmez ayranı da uykusu gelir diye içmedi. Yemeğin yanında çay içti , bende ayran.

Paçanga böreği güzeldi ve dolu doluydu zaten onu yiyince midenizin yarısı doymuş oluyor :)
Soğan halkalı da fena değildi. Izgara köfteye gelecek olursak yani köfteler sanki çok pişmemiş gibi geldi bana. Bu yüzden yerken pekte keyif almadım yalan yok :)


Yemek sonrası da annemle birlikte birer çay daha içtik ama tatlı yiyemedik.. Zaten bir hayli fazla doymuştum.
Yalnız size tavsiye edeceğim tek şey buraya geldiğiniz de ve eğer seviyorsanız muhakkak Ek'lerden yerin derim. Gerçekten çok ama çok güzel bir tadı var :)

Toplam 47 TL verdik. Yemek kartları da geçiyor haberiniz olsun .

Saygılar..

23 Kasım 2015 Pazartesi

Afzelia Restaurant & Cafe / Koşuyolu

14 Kasım Cumartesi günü hava pek güzeldi. Ne çok soğuk ne çok sıcak. En azından güneşin yakıcılığı vardı ve bu da beni pek memnun ediyordu :) Nişanlımla sözleştik.Bir dönem sürekli gittiğimiz ama son 1-1.5 senedir gidemediğimiz Afzelia Restaurant & Cafe'ye gittik.

Koşuyolu ; Anadolu yakasında Kadıköy ilçesinde bağlıdır. İstanbul'un nezih yerlerinden biridir.Artık gittikçe kalabalıklaşıyor o eski sakin havası kalmadı ama yine de İstanbul'da oturulacak yerlerin başında geliyor diyebilirim.


Bulanık çektim malum motorun üstündeydim bir de dönüş yoluna geçmiştik normalde saat 15.30 da gitmiştik.


Açıkcası birşeyler içmeye gitmiştik. Kapıdan içeri girdiğim de bir tane kızın sufle yediğini gördüm ay canım pek bir çekti anlatamam.


Bende Serhata döndüm " Aşkım ben sufle yicem sende bak Muzlu Rulo pasta var ondan ye " dedim :) Kanına girdim anlayacağınız. Serhat yanına Nescafe söyledi. Ben Sufle biraz ağır geleceği için çay söyledim.


Suflem gelmişti. Yanında da dondurma pek muallaktaydım dondurma yeme konusunda kasımın ortasında ilk defa dondurma yiyecektim. Ama dayanamadım yedim. Güzeldi lezzetliydi. Olur da yolunuz düşerse suflenin tadına bakmanızı öneririm :)


 Bir kaç katlı bir yer. Yani iş yemekleri falan da yenilebilir. Biz giriş kısmında açık alan da oturduk. Isıtma sistemi iyi hoşta tepeden ısıtma olunca insanın beynine beynine işliyor sıcak :) 


Kış dönemi için arka bahçesi kapalıydı. Ama yazın gerçekten çok güzel oluyor. Bir de gerçekten çok gürültülü bir ortam değil. Gencisinden yaşlısına bir çok kişi geliyor ama öyle yüksek sesli bir gürültü duymuyorsunuz.

Sufle , Muzlu Rulo Pasta, Nescafe , 3 tane çay 'a 39.50 TL verdik. 
Yemek kartları  (sodexo , multinet ) geçmektedir. Bunu da dip not olarak ekleyeyim .

Saygılar..

Share