27 Temmuz 2014 Pazar

Guguklu Saatten Ninniler Mim 2 =)

    Mim işini sevdim :) Özellikle birilerinin sizi hatırlaması , sizin de düşüncelerinizin öğrenmesi hoşuma gidiyor..
Guguklu Saatten Ninniler ' den 2. Mim'imi aldım ve çok mutlu oldum. "Teşekkürler " Bende gaza gelip her an bu Mim işine el atabilirim :)

1)  Geçmişin olmasaydı , bugün ortaya koymakta olduğun şey ne olurdu ?

Güzel bir soru..Bazen keşkeler,bazen iyikiler. .Yeri geldiğinde evet demeyi , yeri geldiğinde hayır demeyi öğrendim. Kime ne kadar değer vereceğimi , kimin benim için değersiz olduğunu öğrendim.Geçmiş her zaman geçmiştir.Geçmişim olmasaydı ders alamazdım ve bugünlere bu şekilde gelemezdim.Sadece şunu çok isterdim Öğretmen olmayı :) Öğretmen olup , birilerine birşeyler öğretmek isterdim..

2)  Annen ve baban senin için ne ifade ediyor ?

Annem ; canım , nefesim , beni ayakta tutan tek şey..Hem Anne Hem Baba oldu bana.Annem dünyada ki en güzel şey ..! Sonrasında ise Serhatım gelir :)

Baba konusuna girmesek :) ?

3)  İmkansız olduğunu düşündüğün herşeyin kapılarını açmak için , ne kadar gönüllü olurdun ?

Hayatta imkansız denilen hiçbirşey yoktur bana sorarsan..Bir insan birşeyi ne kadar çok istiyorsa o kadar çok hedefine ulaşabilir.. "şu benim için imkansız " dediğim birşey yok.Hayatta her zaman hedef koydum kendime,gerçekleştirebildim bir çoğunu..Ehh mesela kim istemez ki zengin olmayı ? Ama herşeyin öncelikle hayırlısını istedim.İşimin , Sevgilimin ve daha bir sürü şeyin.. Hayırlısıysa herşey olsun.Hayırsız olduğu sürece ne kadar gönüllü olursam olayım,mutlu olamadıktan sonra önemli değil.

4) Şu an kimsin ve ne kadar büyük , parlak ve faydalı bir macera ortaya koyacaksın ?

Serhat'ın aşkına tutulan bir küçük Yağmur meselesiyim :P  Duygusal,Annesine ve Serhatına çok bağlı,çocukları çok seven onlarla vakit geçirmeyi seven biriyim.İmkanım olduğu takdirde tek istediğim şey , çocuklara yardım eli uzatmak ve onların mutluluğu için elimden geleni yapmak..Benim maceram bu olabilir :)

5 ) Kalbin daha önce kırılmamış olsaydı , ne kadar neşeli , olağanüstü ,değerli ve tümüyle doyurucu bir ilişki içinde olurdun ?

Yaşadığımız süre boyunca,kırılırız,küseriz,ağlarız,mutsuz oluruz ama bana sorarsan hepsi bizim için bir sınav .Hayattan ders almak için bunların hepsi şart..! Kim var ki Pollyana gibi dertsiz,tasasız..?Allah bizim için herşeyin hayırlısını verir.Birşeyi çok isteriz de olmaz deriz ya " Hayırlısı buymuş " veya başına bir iş gelir "demek ki hayırlısı buymuş " deriz.Ben herşeyin hayırlısı istedim. Annem için iyi bir evlat olmak,evlendiğimde iyi bir eş ve iyi bir ev hanımı olmak..Şu an hayatım iyi gidiyorsa kendi ayaklarım üstünde durabildiğimden ve geçmişten ders aldığımdandır.


                 Benim de amma konuşasım varmış =P
                 Teşekkürler " Guguklu Saatten Ninniler "

                  Saygılar

Bu Benim İlk Mim'im =)

           Blog yazmaya başladığımdan beri bir "MİM'dir" görüyordum. Acaba bir gün bende Mimlenecek miyim diye düşünürken Sevgili Guguklu Saatten Ninniler beni Mimlemiş =) Kendisine çok ama çok teşekkür ederim. Bu benim İlk Mim'im olduğu için açıkcası bende heyecanlıyım.!

            Haydi bakalım şimdi soruları cevaplamaya :)

1) Kendin de en yetesiz bulduğun durum ?

Çok çabuk sinirlenip çok çabuk sönüyorum.Kendime bu konuda hakim olamıyorum diyebilirim =(( Hadi sinirlendim bir de üstüne üstlük ağlıyorum...

2 ) Hayatında düzenlemen gereken şeyler ?

Allah'a Şükürler olsun ki kötü giden bir durumum yok.. Ama 7 yıldır bir fiil çalıştığımdan biraz inzivaya çekilip bir kaç ay sadece uyumak,film izlemek,yemek yapmakla uğraşmak istiyorum :) Sadece 2-3 ay yeter bana.! Çok mu şey istiyorum ki :)

3) Kendine yeni donanımlar katacak mısın ? Ne ki onlar ?

O kadar çok var ki :) Mesela 81 ilinde hepsini gezmek , Maldivlerde tatil yapmak v.s. :) Biraz uçuk donanımlarım var ama Allah'tan umut kesilmez..

4) Yapmak istediğin etkinlik var mı ? Rotan ne ?

Çocuklar benim için çok hassas bir noktadır. Daha çocuğum olmadan bile bu kadar hassas davranabiliyorsam olduktan sonra nasıl olurum bilemem. Onlara yardım eli uzatmak istiyorum.Çok param olsa ilk önceliğim onlar olur =(
En azından yapılması gereken en olası şeyi yazıyım ; Allahın izniyle Serhat'ımla Evlenmek :)

5) Çocuğuna miras ne olacak ? 5 seneye kadar yapabileceğin şeyleri söyle bakalım.

5 seneye kadar; Evlenmek,çocuk yapmak, yeni bir işte çalışmak,hatta mümkünse hiç çalışmamak =D Şaka bir yana bir daha yeni bir işe girersem çalıştığım yerde şef,takım lideri v.s. gibi vasıflarda olmak istiyorum.
Çocuğum için para biriktirmek hatta Serhatımla birlikte bir ev alıp onun geleceğini garantilemek istiyorum..


                           Mim için  tekrardan Teşekkürler."Guguklu Saatten Ninniler"

                                       Saygılar..

25 Temmuz 2014 Cuma

Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun İyi Bayramlar =)

     Nerdeee o eski Bayraaamlar =)

     Yaşım daha genç olmasına rağmen ben bile bunu diyebiliyorsam , siz düşünün artık :)
     Ben hatırlıyorum da, çocukken Bayramlarda güzel elbiselerimizi giyer , komşuları ziyaret eder ,  bozuk paralar , şekerler, çikolatalar toplardık sonra da hep beraber toplaşıp " Bak benim param bu kadar " , " bu çikolatalar çok güzel " , " hadi gelin topladığımız paralarla birşeyler alalım oturup yiyelim " derdik :) Şimdi bakıyorum da yine kapı kapı çocuklar dolanmıyor mu evet dolanıyor ama artık insanlar da güven yok.Zaman öyle bir zaman ki...O kadar çok çocuk cinayeti,çocuk istismarı okuyoruz ki insanlar çocuklarını dışarı çıkartmaya korkuyor.Haklılar da..! Artık sokaklarda top oynayan çocukları bile göremiyorum. Benim zamanımda sabahtan çıkar , istop veya yakar top oynar,  evden yiyecek içecek toplayıp piknik yapar , komşuların zillerine basar kaçardık Ailelerimiz bizi eve sokamazlardı..


Sevgili Şirketim sağolsun bugün bizlere Divan' dan almış oldukları Bayram Çikolatalarını verdiler.Teşekkürler :)
İçini daha açamadım,meraktan da çatlıyorum :) Neyse akşama kadar sabredicez yapacak birşey yok :)


       Şimdiden herkese Şeker tadında sağlıklı,mutlu, huzurlu İyi Bayramlar dilerim.

22 Temmuz 2014 Salı

Blog Yazarak Bumerang'dan Kazandığım İlk Param :)


Herkese Merhaba :)

Blog yazmayı , Sevgilim sayesinde keşfettim. 
Sevgilim , 2012 yılından beri blog yazar bana da o dönemler "sen de yaz istersen hayatım " dediyse de ben pek oralı olmadım :) Ah keşke oralı olsaydım diyorum. Ara ara çok nadir girer bakardım tek tük yazı ya paylaşırdım ya paylaşmazdım. Ne zaman ki Sevgilim Askere gitti ben o zaman tam anlamıyla blog yazmaya başladım.. Sevgilimin yokluğunda can sıkıntısından internette gezinirken seyahat edenleri, gezip görenleri gördükçe canım çekti :) Neredeyse 7 aydır yazıyorum. Yazılarımın çoğu Sevgiliyle geçirilen zamanı kapsıyor. Ben de yazmak isterim yemek blogları , dikiş nakış blogları ama bu konuda pek becerikli değilim. Elbette becerebilen bir çok insan var ve onları yürekten tebrik ediyorum :) Dikiş,nakış işlerine zaten el becerim yok ama yemek işi de herhalde ilerde evleninceye kaldı =)

İnternetten bloglarla ilgili çok fazlasıyla araştırma yaptım. Blogdan para kazanmak mümkün olur mu, blog yazdığımda insanlara faydam ne olabilir , bir çok insanın işine yarar fikirlerim olabilir mi v.s diye sürekli araştırma yaptım. Evet işin maddi tarafı bir yana , insan yazarken eğleniyor ve güzel yorumlar okuyunca da biraz utanıyor,"ay ne yazsam acaba" diye içi içine sığmıyor, kısaca mutlu oluyor :)

Benim bir listem var. "Ölmeden önce yapılacaklar listesi" şaka yapmıyorum bu konuda gayet ciddiyim..! :) ve ben o listeye " Blogumdan para kazanmak"bile yazdım..Listem de çoook uçuk şeyler de var yapılabilecek şeyler de var. Ortalama bir hesap çıkardım da 1 Trilyonu geçmiştir =P Mesela o listeden iki şeyi gerçekleştirdim. 1.Sevgilimle Büyükadaya gitmek ve en son seferle dönmek :) (geceleri adayı çok merak ediyordum ve bunu gerçekleştirdim)   2.Blogumdan para kazanmak (çok az bir ücreti olmasına rağmen yinede o parayı orada gördüm)  Mantıklı değil mi ölmeden önce yapılacaklar listesi yapmak :) ? Elbette yazdığınız listenin hepsini gerçekleştirmeniz çok zor (benim gibi uçuk fikirleriniz varsa daha da zor) ama en azından " ya bunu yaptım " , "bunu çok yapmak istiyordum sonunda bu da " diye sevinebiliyorsunuz :)

Gelelim Bumerang sayesinde ilk kazandığım paraya :)
Bumerang'a Mart ayında üye olmuştum ve üyeliğim kabul edildikten sonra Bronz üyelik tipiyle başlamıştım.Aradan 3-4 ay geçti hala daha Bronz üyelikte kalmıştım :) Bir yandan da üzülüyordum " o kadar yazı paylaşıyorum , özgün içerikler giriyorum , Altın üyelik tipine bile geçemedim " diye Sevgiliye söylenip durdum. Sağolsun Sevgilim  iki gün boyunca blogum da bir çok değişiklik yaptı. Daha sonra da Bumerang'da ki üyeliğimi yeniledi. Ertesi gün bir baktım mail gelmiş " Altın üye olmuşum". Buna da şükür dedim. Sevgilime çook çook çook teşekkür ettim. Canım Aşkım yardımların, desteğin için BİNLERCE kez TEŞEKKÜRLER :)" Kapalı Mekan " Aaa bir de ne oldu derseniz aynı gün Bumerang'dan teklifimi de aldım :) Sevgilime de " Benim gelmemi bekliyorlarmış " dedim :) Şimdi ki hedefim Platin üye olmak :) Darısı hepinizin başına diyorum :)
                                      Teşekkürler Sevgilim
                                      Teşekkürler Bumerang 

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Sevgilimin Doğum günü / 19.07.2014



Benim için dünyaya gelen Sevgilinin bu sene ki doğum gününü beraber baş başa geçirmek istedik..Her ne kadar Sevgilime , "arkadaşlarınla toplanalım birşeyler yapalım "desem de  " benim için bugünüm de sadece sen yanımda ol yeter " demesi benim için herşeye bedel oldu :) Düşünüyorum da 2o11'den bu yana kadar ki doğumgünlerinde hiç başbaşa olmadık. İlk sene zaten ben tatildeydim, ikinci sene 4 kişi toplanmıştık,üçüncü sene cümbür cemaat dersane arkadaşları, mahalleden arkadaşları toplanmıştık. Başbaşa vakit geçirmek için kısmet bu seneyeymiş :)
Herhangi bir plan yapmamıştım. Sevgili ne istiyorsa onu yapmayı karar vermiştim.

19 Temmuz Cumartesi günü gök gürüldemesiyle uyandım..! Eveet. İnanın bomba patlıyor zannettim.Yataktan nasıl fırladım anlatamam..Hemen dışarı baktım şakır şakır Yağmur yağıyor.. İçimden olamaaaazzz dedim. Bir yandan da Sevgiliye mesaj atıyorum " Bereketli bir yıl geçir Aşkım. Bak dışarda Yağmur yağıyor " yazdım. Ama Sevgili uyuyordu :) Benim doğduğum zaman şakır şakır Yağmur yağıyormuş.İsmimde bu yüzden Yağmur olmuş . Bazen Annemlere diyorum Allahtan Kar yağmamış diye =D Gerçi ismimi Annem değil bereketli bir günde doğduğum için Halam koymuş :) Ekim ayında Yağmur yağması normalde Temmuz ayının ortasında Yağmur yağması hele de ogün Sevgilimin doğumgünü olması bana hiç normal gelmedi :) Vardır Allahın bir hikmeti diyerek Halil Sezaiden " İsyaeen " moduna geçmedim :)

Sevgili uyurken ben evde kara kara düşünmeye başladım. Bu hava da ne giyilir , elbise giyecektim ne güzel ya :( diye söylendim durdum. En sonunda renkli ,çiçekli pantolonumla,İnce saten gömleğimi giyme kararı aldım.Bu arada Sevgili uyandı oda yavaştan hazırlık yaptı.Hava güneşli ama Yağmur yağıyordu.Yağmur'un dinmesini bekledik ikimizde. Sevgili evden çıktı o zaman Yağmur kesildi :) Allah yüzümüze güldü. 



Çengelköy de buluştuk.Farklı bir yer olmasını tercih ederdim ama hava kötüydü ne olacağı da belli değildi.En azından bilindik yerde durmak istedik."Aşkım ne yapalım, nereye gitmek istersin,farklı bir yer olsun istersen " desem de Sevgilim bilindik yeri tercih etti. Durak Büfe .. Birşey söylemedim, içimden de oradan çıkar Allegria'ya gideriz çaktırmadan pasta siparişi veririm diye düşündüm.



Durak Büfeye geldik.Teras katına çıktık.Yağmur yağma ihtimaline karşı tentenin altında bir yerde oturduk. Hemde dip köşedeydik denizi rahatlıkla görebiliyorduk.






Yemek menüsüne bakıyorduk. Ne zamandır canım kumpir istiyordu buranın kumpirini de beğeniyordum.
Amerikan salatası,sosis,turşu,mısır,ketçap ve mayonezli bir kumpir siparişi verdim.Sevgilim , mercimek çorbası ve dürüm köfte . İçecek olarakta Ayran :) İftara yaklaşık bir 50 dakika vardı.Bol bol fotoğraf çektikten sonra vakit öldürmek için tavla oynadık.. Bir baktık 10 dakika falan kalmış zaman çabuk geçti :)


 Yemeklerimiz masada yerini aldı. Daha doğrusu Ezan okundu Sevgilimin çorbası ve dürümü geldi benimki hala gelmemişti.Bende Sevgilinin çorbasından bir kaşık aldım beklemeye koyuldum.. Kumpir geldi" hey maşallah" dedim. O kadar çok doldurmuşlardı ki patatesten eser yoktu. Yemeğe koyuldum sonra bir tıkandım ve aşkıma " ben doydum " dedim.Şaşırdı.Kolay kolay ben yediğimi bırakmam.Günah,bulamayanlar da var diye her zaman tabağıma ne koyuluyorsa onu yerim..Bir anda doydum Sevgili de dürüm köftesinin sadece yarısını yedi bizde takas ettik.Ama ben yine yiyemedim.Ogünden beri bende bir iştahsızlık başladı anlatamam.Şu anda da o moddayım canım doğru düzgün yemek yemek istemiyor..



Yemekleri yedik. " Hadi aşkım gel çay içmeye Allegria'ya gidelim " dedim. İkinci katına çıktık. Sigara içilen alan doluydu bizde biri kalkana kadar bekleyelim dedik. Sevgilim köşede bir yere gidiyordu bende "Aşkım gel şu ortalara oturalım gitmeyelim o kadar dip köşeye" dedim. Ortada bir masa bulduk. Benim oturmamla kalkmam bir oldu.. "Aşkııııım bu ıslaaaaak" diye bağırdım (tabi kimse duymadı ) başladım gülmeye :) Ben hayatta ıslak ıslak duramam. Nefret ederim. Denizden bile çıkınca o bikiniyi sıkarım ki suyu çıksın kuruyım diye.Bir de güneşlenmeyi de sevmem.Bu yüzden kendi çapımda kurulanmaya çalışırım. Banyodan sonra bile o saçı kurutmam lazım duramıyorum arkadaş :) Ama Sevgili için ıslak ıslak durmayı kabullenmek zorundaydım. Hemen orada çalışanlar kalın şal getirdi sandalyenin altına koydular :) Tam da bu olaylar olurken o sırada sigara içilen alandan birilerinin kalktığını gördük. Bir yandan şalım bir yandan çantam toparlayıp gittik :)


Serhat'ım lavaboya kadar gitmişti.Bende o sırada menü de neler var onlara bakıyordum.Sevgilimin damak zevkine uyabilecek pasta da yoktu.Ben , Çikolatalı,Kestaneli,Profiterollü gibi pastaları severken Sevgili Meyveli ve en çokta Muz'lu pastayı seviyor. Bunlara en yakın da Beyaz Çikolatalı Mozaik Pastayı buldum =D Sipariş için yanıma geldiklerinde direkt sorduğum "Mum var mı" önce bir baktı , anlam verememiş gibi " Doğumgünü için mi ?" ,  " Evet doğumgünü için bir de Muzlu pastanız yok değil mi" dedim . " Maalesef  yok .Olanların hepsi menü de " dedi. "Imm o zaman Beyaz Çikolatalı Mozaik Pasta yanına da iki çay" dedim.Sevgili bu sırada geldi.Konuşuyorduk.Bir yandan da telefonda oyuna dalmıştık ki benim arkamdan bir el masaya doğru uzanıp pastayı koydu :) Ben bir sevindim , bir sevindim anlatamam sanki benim doğumgünüm de bana sürpriz oluyordu =D İnsan kendi söylediği yalana kendi inanırmış ya benimki de o misal oldu =D  "Happy Birtday Aşkım " dedim :) Etrafta bir kaç kişi de bizi izliyordu. Sevgili mum'u üflemeye yelteniyordu ki " duuuurrr dilek tut" dedim. Dileğini usulca tuttu ve mum'u üfledi. İnşaallah tüm dileklerin kabul olur Aşkım.O sırada çaylar da gelmişti tam çayı ağzımıza götürüyorduk ki bir havai fişek patladı.Herkes resmen yerinden sıçradı hele bir kız çay bardağını bıraktı döküyordu az daha :) "Aşkım bak senin için patlıyor bu havai fişekler " dedim =D
Hava kapalı olsa da , oturduğum sandalye ıslak olsa da , havai fişekler ödümü koparsa da sade ama çok güzeldi..
Bu arada Pasta da güzeldi. Belki yolu düşer,giden olursa bu pastayı önerebilirim lezzeti güzel :)

Allah seni başımdan eksik etmesin Sevgilim.
Seni Çok Seviyorum..!

Tekrardan Nice Mutlu Seneler..!

19 Temmuz 2014 Cumartesi

Bugün Senin Doğum günün Sevgilim..!



Ömrüm,Nefesim,Sevgilim,Hayat Arkadaşım ;

Bugün senin doğumgünün !

24 yıl önce benim için dünyaya gözlerini açmış bir meleksin sen..!

Varlığımda,yokluğumda , hastalığım da sağlığım da , iyi günüm de kötü günüm de hep sen vardın ve sen var olmaya , beni ayakta tutmaya devam da edeceksin..!

Allahıma şükrediyorum seni karşıma çıkardığı için..!

Ben seni ilk gün ki gibi değil , ilk günkinden daha çok seviyorum. Dolu dolu geçen 3 senenin ardından hala daha sana aşk dolu bakıyor, hala daha seni bir gün görmesem özlüyorum..!

O kadar çok zorluk atlattık ki her seferinde Aşkımız , Sevgimiz hep galip geldi.Kavga edip küstük , kısa süreli de olsa ayrılık yaşadık , birbirimizi anlayamadık kıskançlık yaptık ama  bunlar tuzu biberi..Ben seni kavga edip küstüğümüzde de sevdim , ayrıldığımızda da sevdim , kıskançlık yaptığımız da da sevdim.. Ben seni hep seviyor ve Allahım ömür verene kadar da sevmeye devam ediyorum..!

İyi ki varsın Meleğim ,
İyi ki Benimlesin ,
İyi ki Seninleyim.
Seni Çok Seviyorum..!



Doğumgünün kutlu olsun . Nice mutlu senelerimizi hep birlikte geçirmek dileğiyle..!


                                   Yağmur Serhat  

                              

15 Temmuz 2014 Salı

Zorlu Center AVM ve Çengelköy'de Yazlık Sinema Keyfi


12 Temmuz Cumartesi.
3 gündür İstanbul'da havalar fena halde sıcak..24 yıllık (25 diyelim =P ) hayatımda ilk defa İstanbul'da bu derece sıcak hava görüyorum. Hissedilen nem o kadar fazla ki insan yapış yapış oluyor.Bir yandan sıcak hava dön dolaş uyutmuyor bir yandan sineklerin kulağının içine kadar giripte seni uyandırması derken eskiden saat 23.30 ile 00.00 arasında uyuyan ben , şimdi 01.00'dan önce uyuyamaz oldum.Bizde sıcak olsa sıcak deriz,soğuk olsa soğuk deriz. İnsan oğlu nankör valla :) 
Hava çok sıcak giderken şöyle bir camdan dışarı baktım anam bir havaya birşeyler oluyor,kara bulutlar toplanmış Yağmur yağdı yağacaktı resmen.Hatta Avrupa Yakasına doğru baktığımda orada çoktan yağmaya başlamıştı..Bizde Sevgilimle Zincirlikuyuda inip Zorlu Center Avm'ye gidecektik.Hemen hazırlanmaya başladım.Giyinip makyaj yaptım,saçlarımı da örmüştüm açtığımda tost yapılmış şekilde olunca hoşuma gidiyor hatta sevgilim de daha önceden böyle gördüğünde çok beğenmişti.Ayağımada sandaletlerimi giydim.Her ihtimale karşı yanıma bir de babet aldım :) Evden çıktım.Sevgilimde Ümraniyeden otobüse bindi.Aynı otobüse bincektik bu yüzden bende Otobüs durağına doğru yavaştan yürüyordum ki bir Yağmur başladı.Ben hemen ağaç altına girdim"Aşkım yağmur yağıyor"diye Sevgilimi aradım."Nerde yağıyor burda birşey yok hayatım"dedi."Neyse kapat aşkım ben yavaştan yürüyorum "dedim.Kapattık.Çantamdan hırkamı çıkardım kafama örttüm,ayağımda sandaletlerle koştur koştur ilerliyorum.Arada ağaç altına giriyorum.Sanki köşe kapmaca oynuyordum :) Otobüs durağına girmemle Yağmur'un kesilmesi bir oldu.Neyse hafiften ıslanmıştım en azından kuruyordum ama saçlarımın hiç o lülük halinden eser kalmamıştı =(
Sevgilimin bindiği otobüs geldi.Bindim."Hani Aşkım nerde yağmur" diyor bana " ya aşkım yağdı ama kurudu işte yaz yağmuru" dedim.Aslında benim korkum şimdiden yana değildi akşam Çengelköyde Yazlık sinema vardı açık alanda olacağı için akşam yağmasın yeter diyordum.
Beylerbeyinde inip,Metrobüse bindik.1 durak gittik Zincirlikuyu durağında indik.İndikten hemen sonra arkaya doğru baktığımızda o muazzam gökdeleni gördük.
Zincirlikuyu Metrobüs durağından , Metro bağlantılarının olduğu tünel'e doğru ilerledik ve dadadadam karşımıza Zorlu Center çıktı.


Zorlu Center'a gitmemizin amacı ; Sevgilim İphone kullanıyor ve yeni cihaz ile değişimi yapılacaktı.Bunun için 1 hafta öncesinden randevu aldı.İlginç bir sistem ama düzenli. Kafana göre gidipte işini halledemeden dönmektense bu şekilde düzenli bir sistemin olması daha güzel.İphone almak için bir bahane daha =P

Randevumuz saat 19.30 'daydı biz erken gitmiştik.İkimizde ilk defa gittiği bir yer olduğu için biraz geziniriz diye düşündük.Bilmediğimizden midir nedir AVM 'in içi biraz karışık geldi bana ama güzel beğendim..4 Katlı bir Avm.İnsanları kaliteli insanlar.Hiç böyle tipik insanlar görmedim hatta öyle ki sanki tatil köyündeydik.Şortlarını,mini eteklerini,mini elbiselerini giyip gelmiş şık hanımlar, kılık kıyafeti düzgün temiz beyler.Birçok kaliteli markalar,Beymen,Vakko,Dolce&Gabbana v.s güzel ya beğendim.Ama en çok iki yer hoşuma gitti ; 
* Kaçıncı kattı hatırlamıyorum galiba 3.kattı.Cennete açılan bir kapı vardı sanki.İçeriden dışarıya doğru çıktığınızda sağlı sollu yemek yerleri , banklar , ışıklı süs havuzu ama yürüme yolu üzerinde yine sağlı sollu hele akşam saatlerinde baktığınızda sanki su gibi değilde renkli zemin gibi duruyor.Tarif etmek çok zor . Yaşamadan bilemezsiniz =D


* Çocuklar için özel olarak tasarlanmış Oyun Parkı'na bayıldım. Burası sizi tam bi tatil köyünde gibi hissettiriyor.Ayrıca çocuk parkı alanının içinde Starbucks ' da mevcuttur. Sol tarafta çocuklar için oynanacak park alanı , masa ve sandalyeler, hatta satranç bile var.Sağ tarafında yemyeşil çim alanı,pofidik koltuklar ve ışıklı fıskiyeler.Tedarikli giden aileler,çocuklarını salmışlar fıskiyenin içine , çocuklar nasıl oynuyorlar, nasıl mutlular anlatamam :) Hele bir tanesi var 2 yaşlarında fıskiyelerden su yükseldikçe o içinden geçiyordu bizimde daha vaktimiz vardı.Pofidik koltuklardan aldık,çimlere doğru oturup çocukları izledik bir yandan güldük,bir yandan da üşümüyor mu bunlar diye düşündük :)






Çimlerde başladık fotoğraf çekmeye. Sevgilimin bu telefonuyla bugün son günüydü :) Bol bol fotoğraf çektik hemende o fotoğrafları maille yolladık, malum telefon gidecekti ve bu güzelim fotoğraflardan mahrum kalacaktık :)

19.30'a kadar AVM 'de dolaşmadığımız yer kalmadı diyebilirim..Havada yavaştan esmeye başlamıştı , AVM'nin içide zaten buz gibiydi :)  19.25 ' de App Store'a girdik. İki katlı olan mağazanın Teknik Servisi  ilk katındaydı , yukarıda ki katı satış yeriydi. 19.30 randevusuna check in ettiriyormuşuz.Eğer ki 19.30-19.40 arasında bu işlemi yapmazsak randevu iptal ediliyormuş.Bir sonraki müşteriye geçiyormuş.Biz de check in işlemini yaptırdıktan sonra oturduk birkaç dakika bekledik ve sonrasında bir beyfendi geldi.Serhata bir kaç soru sordu "biraz bekleyebilirmisiniz " dediler.Elinde yeni İphone 4 S'le geldi."Yalnız şarjı yok. %100 şarj etmeden de kullanmayın " dedi.Teşekkür ettik. Burger King'e gittik. İftara 1 saat vardı siparişimizi verip beklemeye başladık.
Burger King'in Sultan Menüsü var.Su,Domates veya Mercimek Çorbası, Whopper veya King Chicken Hamburger,İçeçek,Patates,Çıtır Peynir ve Çay. 13 TL bir fiyatı var.Olurda iftara eve geç kaldınız,ee dışardasınız da,ne yesem diyorsanız Burger King'in Sultan Menüsünü yiyebilirsiniz. Gayette doyurucu, benden söylemesi :)

Yemeklerimizi yedik,hemen Metrobüse bindik,ordan da otobüse hopp Çengelköydeydik.Bu arada Avrupa yakasında üşüyordum hırkamı bile giymiştim,Anadolu yakasına geldiğimde giydiğim hırkayı çıkardım bile :) Anadolu Yakası ya ben bu tarafı daha çok seviyorum :) Eminim Avrupa Yakasında oturanlarda Avrupa yakasını daha çok seviyordur.


Hava sıcak ama yağmur yağacak gibiydi. Yinede bu fırsatı kaçırmak istemiyordum.Ne zamandır Çengelköy'e indiğimde hep şu afişi görüyorum " Çengelköyde Yazlık Sinema Keyfi " diye.Çok merak ederdim. Eski insanlar anlatırdı,bizim zamanımızda Açık hava yazlık sinemaları vardı diye. Sevgilime yaptığım ısrarlar sonuçta bugüne sözleşerek sinemaya gitme kararı aldık.
"Bi küçük Eylül Meselesi " bu filme gitmek çok istiyordum ama Sevgilim o zamanlar Askerde olduğu için gidememiştim. Çokta merak ediyordum,herkesin önerdiği ve ağlayarak çıktığı bir filmmiş.Bende baktım hem yazlık sinema var , hemde gösterimde bu film.Hemen biletleri aldık ve içeri girdik.

(Benim telefon kalitem çok iyi olmadığı için Sevgiliminde şarjı olmadığından ancak bu kadar çekebildim)

Bilet fiyatları kişi başı 7,5 TL. Normal sinema biletleri 13 TL 'den aşağı değil.İçeri girerken girişte ki çocuk " Lütfen biletlerinizi saklayınız.Yağmur yağmasına karşın bu biletlerle tekrar girebilirsiniz " dedi.

İçeri girdiğinizde hemen sağ tarafta patlamış mısır kokusu sarıyor sizi.Akşam karanlığı olsa bile sağlı sollu rengarenk sıralanmış pofiduk koltukları , en önde rengarenk sıralanmış sandalyeleri , onların hemen  arkasında sıralanmış eski model koltukları görebilirsiniz. Projeksiyona yansıyan ay, yıldız, kalp şekilleri , bir yandan eski müzikler insanı böyle 90'lara götürüyor ya :) Biz daha küçüğüz ama eskiler daha iyi bilir. Muhakkak gitmenizi tavsiye ederim ..!


Pofidik koltuklar hep dolmuş , sadece arka taraflar boştu Sevgilim de iki tane arkalardan aldı,en önlere yerleştirdik.İki tane patlamış mısır ve Çamlıca Gazozumuzuda aldık. Filmin başlamasını bekledik.
Çok güzeldi herşey ama bir baktık yavaştan Yağmur yağıyor :) "Aşkım ya of ne şanssızım ben " dedim " Bekleyelim aşkım " dedi. Bekledik gerçekten de sadece atıştırdı..

Film başladı . Bir yandan Sevgilim yanımda, bir yandan patlamış mısırım ve gazozum,bir yandan merak ettiğim bir film,Açık hava ve Yazlık sinema.Yağmur atıştırsa da o bile güzel geliyordu insana.Mutluydum,mutluyduk. Farklıydı ya . İnsan hayatında kaç kere Yazlık sinemaya gidebilir ki .?
   
                     Film bittiğinde evet herkesin ağladığı gibi bende ağladım. Ama sonlarına doğru,bir ara ne saçma ya diye Sevgiliyle konuşmadıkta değil. Sonradan anlıyor insan ve inanın gerçekten izlenmesi gereken bir film o kadar söyliyim.!!

                      Yazlık sinema bildiğim kadarıyla bu ayın sonuna kadar geçerli. Saat : 22.00'da başlıyor 00.15 civarında bitiyor. Biraz geç bir saat ama Çengelköy'e yolunuz düşerse ve özel aracınız da varsa muhakkak bu keyfi yaşayın derim insana huzur veriyor,rahatlıyor,kendini sanki farklı bir yerde hissettiriyor.


                       Sinemanın yeri çok basit;

               Üsküdar tarafından gelenler için , Beylerbeyinden  Çengelköy istikametine doğru sahil şeridini takip ediyoruz.Çengelköy Benzin istasyonunu geçtikten sonra ki ilk ışıkların orada kalıyor. Yanında Gratis var.
Beykoz tarafından gelenler için , Yine sahil boyunca Üsküdar'a doğru gidermiş gibi ilerliyoruz.Çengelköy Işıkların oraya geldiğinizde hemen solunuzda kalıyor.
Ümraniye tarafından gelenler için , Nato yolundan  Eski Maxi city alışveriş merkezini geçtikten sonra ki ilk ışıklardan soldan aşağı doğru ilerliyip Çengelköy Işıklara geliyoruz.Hemen sağınız da görebilirsiniz.

Bence muhakkak gidin, elinizi çabuk tutun. Çokta kalabalık oluyor hani =)

Saygılar.

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Girne Amerikan Üniversitesi ile Kıbrıs’ı Kazan, Kıbrıs ve İngiltere’de oku!

Girne Amerikan Üniversitesi, "Kıbrıs’ı Kazan, Kıbrıs ve İngiltere’de Oku" sloganı ile bütünleşen ve yurtdışı kampüsleriyle de öğrencilerine üç farklı kıtada eğitim fırsatı sunan öncü bir üniversite.
Eğitimde mobiliteye verdiği önem ve uluslararasılaşma sürecinin bir göstergesi olarak Girne Amerikan Üniversitesi; İngiltere, ABD ve Hong Kong’dan sonra küresel kampüslerine bir yenisini ekleyerek Türkiye’de İstanbul yerleşkesini hizmete açmıştır. Bu süreçte Girne Amerikan Üniversitesi, öğrencilerine 3 farklı kıtada eğitim imkânı sunmakta ve "Üç Kıta Tek Üniversite" sloganı ile de bir dünya üniversitesi olma noktasında bir hareketlilik içerisinde olduğunu kanıtlamaktadır.


Kazandıkları ÖSYM bursları ile GAÜ’ye yerleşen öğrenciler, Girne Amerikan Üniversitesi’nin yurtdışı yerleşkelerinde aynı burslarla ve ek ücret ödemeden programlarıyla uyumlu dersler yada ELA’da (English Language Academy) İngilizce dil eğitimi alıyor; geri döndüklerinde ise yurtdışında aldıkları dersleri GAÜ programlarındaki ders yükümlülükleri yerine saydırarak eğitimlerine devam edebiliyorlar.
Eğitimde 30 Yıl...
Geçtiğimiz günlerde görkemli bir törenle 30. Onur Yılı’nı kutlayan Girne Amerikan Üniversitesi için bu sene oldukça özel bir yıl. GAÜ, 2014-2015 Akademik Yılında tam 2260 yeni öğrencisine 7 yıl boyunca kesintisiz ÖSYM Bursu verecek.
GAÜ sosyal ağlarda da çok aktif; bu sene tercih dönemi boyunca facebook.com/girneamerican üzerinden tüm kampüsler ve öğrenci hayatı ile ilgili herşeyi paylaşıyorlar ve tüm sorulara resmi sayfa üzerinden cevap veriyorlar. Twitter takipcilerini de unutmamışlar @girneamerican üzerinden en güncel paylaşımları takip edebilirsiniz.


GAÜ, şu anda küresel dünyanın yükselen meslekleri Denizcilik, Havacılık, Sahne Sanatları, Hukuk, İleri Mühendislik Disiplinleri, Güzel Sanatlar, Mimarlık, İç Mimarlık, Uluslararası İşletme, Uluslararası İlişkiler, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Türkçe Hukuk, Çin Dili ve Edebiyatı, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Sınıf Öğretmenliği, Sağlık Yönetimi, Ergoterapi, Enerji Sistemleri Mühendisliği, Ebelik, İnşaat Mühendisliği ve Sivil Havacılık Ulaştırma İşletmeciliği, Pilotaj gibi programları barındıran; 9 Fakülte, 6 Yüksekokul, 2 Enstitü ve  2 Meslek Yüksekokulu’nda olmak üzere , 69 Lisans 21 Önlisans 48 Yükseklisans ve 17 Doktora programı sunmakta.
GAÜ’den saygın dünya üniversiteleri ile akademik işbirliği ve değişim programları fırsatı!
Girne Amerikan Üniversitesi, kampüsleri ve 200’ü aşkın dünya üniversitesiyle sürdürdüğü öğrenci değişim programları kapsamında, öğrencilerine yaşam boyu hatırlayacakları deneyimlerin kapılarını açmakta.


Uluslararası Denklik ve Tanınma
Girne Amerikan Üniversitesi sağladığı eğitimin kalitesini sürekli olarak geliştirmek için akreditasyonlarını ve üyeliklerini yenilemektedir. GAÜ yerel olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordınasyon Kurulu YÖDAK ve Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından tanınmaktadır. Ayrıca dünyanın bir çok saygın denklik kurullarından akredite olan GAÜ’nün bir çok uluslararası üyeliği de bulunmaktadır.


Girne Amerikan Üniversitesi Eduniversal’ın En İyi Üniversiteler sıralamasında yer almaktadır. Avrupa Birliği Yükseköğretim Sistemi içerisinde üniversite eğitimini denetleyen uluslararası eğitim kuruluşu Eduniversal, 153 ülkeden 12 bin yükseklisans programının incelenmesi ve 100 bin öğrenci ile yaptığı “En İyi Yükseklisans Eğitimi Veren Üniversiteler” araştırmasının sonuç raporuna göre GAÜ "En İyi Yükseklisans Eğitimi Veren İlk 100 Üniversite" arasında gösterilmektedir.
GAÜ, YÖK onaylı programlarıyla geleceğin pilotlarını yetiştiriyor


4 yıllık Pilotaj eğitimi alan öğrenciler, GAÜ İstanbul Yerleşkesi Uluslararası Havacılık Akademisi’nde similatör ve uçuş derslerini tamamlayarak Pilot olma hakkını kazanıyorlar. GAÜ’nün, uluslararası standartlarda verdiği eğitimle yetiştirdiği öğrenciler, önümüzdeki 20 yılın en gözde mesleklerinden biri olan havacılık sektöründe kolaylıkla iş bulabilecekler.
Kıbrıs, dünyanın en güzel adalarından biri!
Kıbrıs Dünya’nın en güzel adalarındandır ve iklimi sayesinde bir tatil ülkesinde eğitim alma şansınız var, üniversite kampüsü plajlara çok yakın mesafede bulunmakta ve kampüse çok renkli bir yaşam hakim. GAÜ, adanın en turistik sahil kenti olan Girne’de kendisine özel plaj ve uygulamalı 5 yıldızlı oteli ile öğrencilerine eşi benzeri olmayan bir eğitim fırsatı sunmaktadır.
Peki kampüste hayat mı nasıl? Tanıtım filmleri için youtube.com/girneamerican ve vimeo.com/girneamerican

Bir boomads advertorial içeriğidir.

11 Temmuz 2014 Cuma

Bay/Bayan Tatile Giderken Yanınıza Alınacaklar Listesi



Eveeeet ! 

Malum yaz ayı , herkes bir tatil telaşında. Tatile giderken sanırım gözümüz de büyüttüğümüz tek şey BAVUL hazırlamak oluyor : )
Sizlere Bay- Bayan neler götürebileceğinizi kaba taslak yazmak istiyorum.Umarım biraz da olsa faydam olur..
Hepimizin listesi nitekim bir olmayacaktır.Arkadaş grupları , Sevgililer, Evli çiftler, Çocuklu aileler,tek başına tatil yapmak isteyen Bekar Bay ve Bayanlar için yazdıklarım birebir tutmayabilir bu yüzden sizler listemi fikir olarak edinin ama siz de muhakkak bir liste yapın ..! Benimde yazmayı unuttuğum şeyler elbette ki olabilir sizler kendi listenizi yaparsanız benim unuttuklarımı kendi listenize ekleyebilirsiniz.” Liste yapmakla mı uğraşıcam üşenirim ben" demeyin. Bay-Bayan bir liste yapın isterseniz tatile gitmeden 2 saat önce hazırlayın bavulu.Eminim ki bana hak vereceksiniz.Sonrasında " kahretsin ya gözlüğü unuttum" , " aa hırka alacaktım " , "o mavi elbiseyi çantaya koymayı unutmuşum "  , derdine girmeyin.! 

Bayanlar İçin Liste ;

-Otobüs biletleri ,Uçak biletleri , Pasaport
-Cüzdan  (Kimliğinizi özellikle kontrol edin)
-Bikini, Mayo v.s
-Pareo
-Elbiseler       (Şöyle yapabilirsiniz; Ben mesela Liste hazırladığımda Elbisenin yanına ," Beyaz çizgili elbiseyi al"," mavi düz elbiseyi al "diye not ediyorum.En azından sizde hiç unutmak istemediğiniz elbiselerinizi , hatta bir çok kıyafetlerinizi bu şekilde not ederseniz hiç bir sıkıntı yaşamazsınız.)
-Etekler
-Tulum
-Tişort, Bluz v.s
-Askılı Bluzlar , Atletler v.s.
-Gömlekler 
-Eşofman
-Şort (Denize gitmelik,gece yatmalık ve akşam gezmelik olarak çeşit çeşit alın.  )
-Bermuda , Capri v.s.
-Pantolon , Kot pantolon v.s
-Terlik, Sandalet v.s.    (Evde veya otelde dolanırken,Denize giderken ,gezmeye giderken rahat edeceğiniz bir kaç çeşit terlik alabilirsiniz.)
-Babetler
-Topuklu ayakkabılar   (Dolgu topuk, Platform Topuklu v.s.)
-Spor ayakkabılar         ( Converse,new balance v.s.)
-İç çamaşırları
-Çorap
-Ceket , Yelek , Hırka  (Hava şartlarının ne olacağı belli olmaz yanınıza bir tane yedek bulundurmakta fayda var)
-Saç Düzleştirici , maşa v.s
-Tarak
-Saç tokaları
-Takılar   (Bileklik,küpe, kolye, halhal v.s.)
-Saç Spreyi,Köpük,Jöle v.s
-Makyaj Malzemeleri
-Makyaj Temizleme Mendili , Makyaj temizleme pamuğu
-Deodorant,Roll on
-Parfüm
-Epilatör,tüy dökücü v.s
- Lif
-Islak Mendil
-Ojeler
-Aseton,Pamuk
-Cımbız,törpü,tırnak makası
-Şampuan , saç kremi   (Otele gidiyor bile olsam ben muhakkak yanıma kendi şampuanımı alırım)
- Diş fırçası , diş macunu
-Güneş Kremi    (Koruyucu+Bronzlaştırıcı)
-Nemlendirici Kremler   (Sürekli kullandığınız herhangi bir krem)
-Plaj Çantası
-Numaralı Gözlük     (Benim gibi sadece azıcık bir şekilde uzağı göremiyorsanız ve sadece televizyon izlemek için gözlük kullanıyorsanız yanınıza yinede alın derim. )
-Lens    (Kullananlar için)
-Güneş Gözlüğü 
-Şnorkel(Deniz Gözlüğü),Palet v.s.
-Şapka
-Deniz Havlusu
-Bornoz veya Banyo havlusu, Baş için ayrı bir Havlu.     (Otele gidiyorsanız bunlar zaten var ama titizseniz muhakkak yanınızda bulundurun)
-Ped      (Malum günün ne zaman geleceği belli olmayabilir =))
-Kitap
-Fotoğraf Makinası ,
-Fotoğraf makinası şarjı
-Tablet, Laptop
-Tablet ve Laptop şarjı
-Telefon şarjı
-Telefon Kulaklığı
-Çanta      (Gece dışarı çıkmak için ufak çanta tercih edebilirsiniz.Kullanamam derseniz büyük çantalarınızdan birini de muhakkak çantaya ekleyin)
-Yara bandı     ( Ne olur ne olmaz. Babet vurabilir, bir yerinizi çarpıp kanatabilirsiniz v.s.)
-İlaç         (Ağrı kesici , sürekli kullanmanız gereken ilaçlar.Ben Ağrı kesici ile beraber soğuk algınlığı için ilaç bile alıyorum =))
-Kağıt-Kalem  (birşey yazmanız gerekiyorsa muhakkak yanınıza bulundurun )
- Dikiş Seti  (İğne iplik v.s. )

Baylar için Liste

 -Otobüs biletleri ,Uçak biletleri , Pasaport
-Cüzdan  (Kimliğinizi özellikle kontrol edin)
-İç çamaşırları
-Çorap
-Tişort
-Atlet  (Sporcu atletlerinden)
-Gömlek
-Şort, Bermuda
-Gece yatmalık spor şortları
-Pantolon , Kot Pantolon v.s
-Ceket, Kravat v.s.  (Tarzınıza bağlı )
-Hırka
-Deniz Şortu 
-Şapka
-Terlik   
-Spor Ayakkabı
-Ufak bir çanta
-Bileklik v.s. ( Sürekli taktığınız herhangi bir bileklik varsa onu alabilirsiniz)
-Güneş Kremi    (Koruyucu+Bronzlaştırıcı)
-Güneş Gözlüğü
-Numaralı Gözlük 
-Lens    (Kullananlar için)
-Deniz Havlusu
-Banyo Havlusu
-Tarak
-Diş fırçası - diş macunu
-Şampuan 
-Deodorant,Roll on
-Parfüm
-Jilet, Traş köpüğü , Traş Makinesi v.s
-Saç Spreyi , jöle v.s
-Tırnak Makası
-Kitap (Okumayı sevenler için)
-Fotoğraf Makinası ,
-Fotoğraf makinası şarjı
-Tablet, Laptop
-Tablet ve Laptop şarjı
-Telefon şarjı
-Telefon Kulaklığı
- İlaç         (Ağrı kesici , sürekli kullanmanız gereken ilaçlar.)
-Kağıt-Kalem  (birşey yazmanız gerekiyorsa muhakkak yanınıza bulundurun )
                           
                                                         İyi Tatiller   =)

10 Temmuz 2014 Perşembe

Anadolu Kavağı İftar Durağı

                               
Bugün ki iftar durağımız 1 ay önce gidipte hayran kaldığım ; Anadolu Kavağı :)


4 Temmuz Cuma günü. Bir mutlulukla uyandım.Çünkü hem haftanın son günüydü hemde bugün Nuray , Ömer Abi, Ecrin , Serhat ve ben Anadolu Kavağına gidip mangal yapacaktık.Uykulu gözlerlerle camdan şöyle bir bakıyım dedim Aman Allahım ne göreyim hava kapalı,yağmur yağdı yağacak. Off ! Bizde tamda gidecek günü bulmuşuz yaaa diye söylenip durdum. Şirkete geçtiğimde Nuray " Nolcak bu havanın hali" dedi bende " Kısmet ". Sanki Koka Kola reklamını çeviriyorduk =D
Moraller bir bozuk bir bozuk anlatamam. Hava bir açıyor günlük gülistanlık bir kapıyor yağmur gelip bir 5 dakika uğrayıp gidiyor."Allahım bu mübarek Cuma gününde eğer tek bir duam kabul olacaksa bu hava akşama düzelsin" diye dua edip durdum.Şimdi normal buluşma olsa amenna en kötü kapalı bir alana geçer yerdik ama mangal yapacaktık.Yağmur yağsa ne olcaktı,mangaldan köfteleri,biberleri toplayıp arabaya mı kaçacaktık
Yaz yağmur'u işte geldi geçti. Allah dualarımızı kabul etti.


18.30'da iş çıkışımızı yaptık.Sevdiceğimde mesaj atmıştı " Aşkım yağmur atıştırıyor" diye. "Hay Allah" dedik evet atıştırıyordu ama geçici gibi duruyordu ve hava da hala daha güneş vardı. Neyse ki sıkıntı yaşamadık. Beykoz Servisine , Serhat ,ben , Nuray bindik Beykoz Merkez'de indik. Ömer abi de gelip bizi aldı  ve Anadolu Kavağına doğru yol aldık. Yağmurdan eser yoktu. İnişli çıkışlı yolların ardından Anadolu Kavağına vardık. Gittiğimizde deniz kenarı olduğu için esiyordu ama fazlasıyla esiyordu.Allahtan bir gün önceden yanıma biraz kalın kapşonlu bir hırka almıştım da gecenin ilerleyen saatlerinde çok işime yaradı.Hatta Sevgilim bildiğiniz kalın yünlü hırka getirmişti,Sevgililer gününde ben ona almıştım. " Aşkım yorgan getirmişsin " diye dalga geçtim ama gecenin sonunda "sen en iyisini yapmışsın " dedim.

Hava şartları her ne kadar kötü olsa da (Kötü dediğim esmesinden bahsediyorum)millet almış Mangalını gelmiş valla :) Yani bu havanın kötü hali , bir de iyi olsaydı düşünemiyorum oranın durumunu :)
Beyler Mangal işini hallediyorlardı.Nuray da salata işine girişti." Yardım ediyim bende sana " dedim. "Yok yok otur sen" dedi. Bende yeni gelin gibi oturdum  ama sonra kalkıp Ecrinle birlikte Parkta oynadık,beraber fotoğraf çektik, güldük eğlendik.  Serhatım oradan sesleniyor " Aşkım yardım etseneee" bende " Emin ol aşkım Ecrine bakarak onlara en büyük iyiliği yapıyorum "dedim.Nurayda " Evet en azından Ecrin ayağımın altına dolanmamış oluyor sen bak bak" dedi. 



Bey'ler Mangal başında oyalanırken bizde Ecrinle ne yapalım diye düşündük :)



Eveeeet ! Düşündüğümüz şey tam da buydu. Şu fotoğrafı çekmek için bilmem kaç tane fotoğraf harcandı ne siz sorun ne ben söyleyeyim.Ya bi fotoğrafta ben yukardaydım ,ya bi fotoğrafta Ecrin yukardaydı, ama en sonunda ikimizde aynı pozu verebildik. Ben biraz yarasa gibi durmuşum ama olacak o kadar :)




Ecrinden fırsat buldukça gidip Mangal başındakilerin fotoğraflarını çekiyordum. Sevgilim baktım bir atraksiyon içinde hemen gittim yanına " napıyorsun bitanem" ." çayı hazırlıyorum" dedi.Bende makinemi bırakıp hemen yardım ettim. " Nurayyy bizim bir fotoğrafımızı çekermisin" dedim . Verdim makineyi Nuray'a.





O kadar çok rüzgar vardı ki saçım başım hep dağılmış durumda. Fotoğrafta arka planda duran manzara nasıl ?Sanki bizi oraya sonradan eklemişler gibi =D Güneşin batışı , etrafa verdiği pembelik ve bununla beraber kara bulutların ilerlemesi sanki şimşekler çakıp yıldırım düşecekmiş gibi  bir imaj veriyordu. Fotoğrafta hiç bir oynama yok, orjinal hali bu.Çok fazla fotoğraf çektik ama içlerinde en düzgün fotoğraf yukardakiydi :)






İftara çok az kalmıştı. Ecrinle birlikte oyuna ara verip masaya otuduk.Soframızda ; Ramazan pidesi , karışık salata,Mangalda köfte,kanat,sucuk,soğan,domates ve biber vardı. Ezan okundu,yemeğe daldık hemen :) Allah'ım mangalda yapılan herşeyin tadı bu kadar mı güzel olur ya. Zaten o Mangal'ın kokusu insanı cezbediyor,ne zaman bir yerden mangal kokusu duysam " yaa mangal yapmak istiyorum " diyorum... Benim tabağımda,köfte,sucuk,kanat ve domates vardı.Ya inanırmısınız dolu dolu olan tabakta tek bir çöp bile kalmadı (tek bir çöp dediğim kanatların kemikleri dışında hiçbirşey kalmadı:) ) Açık hava, yanında Sevgilin ve çok sevdiğin dostların var. Mangal'ın tadı böylelikle ayrı bir güzel oluyor ve insanın yedikçe yiyesi geliyor.



O kadar yedim ki bir de Nuray'ın En bir Sevdiğim Şekerpare sürprizini görünce ohooo midem bugün bayram coşkusunda diyebilirdim :) Sadece bir tane yemeğe yer kalmıştı. Bir yandan çay içiyor bir yandan Şekerpareyi yemekle uğraşıyordum :) Bir taneyi yedikten sonra midem artık " dur" dedi.Gecenin ilerleyen saatlerinde Sevgilim ve Ömer abi tavla oynamaya dalarken bizde Ecrinle telefonla resimlere baktık tabi bizim tipleri görmeniz lazım ben kapşonu kafama taktım,şalımı üstüme aldım valla en akıllısını Serhat yapmıştı.

Bir sonra ki İftar Durağı Lezzetleri için görüşmek üzere ..

Saygılar..

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Fethipaşa Korusu İftar Durağı



Bugün ki iftar durağımız Fethipaşa Korusu :)
Fethipaşa Korusuna,ilk kez Ortason'da dersaneyle birlikte gitmiştim.Daha sonra uzuuuuun yıllar geçtikten sonra Sevgilim sayesinde tekrar gitmeye başladık.


Fethipaşa Korusu,  Kuzguncuk ile Üsküdar Merkez arasında kalmaktadır. Deniz manzarası , yemyeşil ağaçları , mis gibi açan çiçekleriyle harika bir sosyal tesis diyebilirim.Altını çiziyorum sosyal tesis çünkü fiyatlar çok uygun hatta yukarıda çektiğim resimde de fiyatları az biraz görebilirsiniz.




            Fiyatlar uygun olmasına uygun da bizim şöyle bir durumumuz oldu anlatayım :)
o3 Temmuz Perşembe.Sevgilimin asıl amacı piknik yapmaktı. Çamlıca Tepesine önce çıkmak istedik her zaman arabayla gittiğimiz için gözümüze gitmek kolay geldi ama aracımız olmadığından gitmesine giderdikte dönmesine nasıl dönerdik onu bilemediğimizden yani biliyoruz nasıl döneceğimizi ama kaç gibi döneriz , oranın bir dünya yürüme yolu vardı bu yüzden orasını es geçtik. Sevgilim de , " Aşkım annem birşeyler hazırlıyor Çamlıcaya gitmeyelim o zaman Fethipaşaya gidelim " dedi."Eee aşkım Fethipaşaya dışardan yiyecek götürebiliyormuyuz ki " dedim. " Götürürüz herhalde " dedi. Okeyleştik. Çıkışta ben direkt olarak Üsküdar servisine binip Fethipaşa Korusunun önünde indim Sevgilimde otobüsle gitmişti benden sadece 2 dk önce gitti.



                    İçeriye girdik yokuştan yukarı çıktık karşımıza beyaz köşk geldi . Beyaz köşkün sol tarafına doğru ilerlediğimiz de yiyecek , içecek alınan yerler ve oturulacak masa sandalyeler var.Oraya oturmadık daha sakin bir yer olsun istedik. Daha iftara 1 saat 45 dk falan vardı şimdiden dolmaya başlamıştı. Biz bir üst katına çıktık.Orada da masalar vardı ama devasa ağaçlardan manzarayı göremiyorduk.En son , son kat olan bir üst kata çıktık orada masalar yoktu sadece iki tane beyaz bir sandalye koymuşlardı. Bizde oraya yerleştik. İftara doğru ayarlarız birşeyler diye düşündük. Sevgiliyle birlikte manzara karşısında hayaller kurduk.Baktık zaman geçmiyor yine #wine'da video çektik. Hem güldük hemde zaman öldürdük. İftara yaklaşırken Sevgilim içecek almaya gitti. İçecek almaya giderken ekmekte alacaktı çünkü getirdiği yemeklerin yanında ekmek yoktu. Bizimde almak aklımıza gelmemişti. Benlik sıkıntı yoktu da Aşkitoşkom doyacakmıydı şüpheliydim. Sevgilim geldiğinde " Aşkım buraya dışardan yemek getirmek yasakmış he " dedi . Bu yüzden ekmekte alamamış :)  "Ya aşkım ben demiştim dimi sana " dedim :) Yani bunu yazmakta ki amaç haberiniz olsun biz yaptık siz yapmayın :) Zaten fiyatlar uygun ne yemek isterseniz oradan alın sakın ama sakın dışardan götürmeyin. He yakalandık mı hayır ama bu sefer dip bucak , kaçak göçek yedik. :) Allahtan bulunduğumuz yerde ki manzara 10 numara 5 yıldızdı da pek düşünmedik nasıl bir şekilde yediğimizi.


                                   

Ezan okunmasına 10 dakika kala zulayı çıkardık :) Bulunduğumuz yerde kimse yoktu , bir alt katta da sadece bir aile falan vardı . Sevgilim bir alt kattan hemen bir sandalye aldı. Yemekleri bari oraya koyalım dedik. Kayınvalidem ; biber dolması, etli fasülye yapmış. Ayrıca salatalık ve domateste eklemiş. Bende onları kestim. İçecekleri de Sevgilim aldı tamam hazırdık artık :) Bu arada o kadar zaman geçmesine rağmen yemek ılıktı :) 

Manzara harika

Ezan okundu. Açtık yemeklere nasıl daldık anlatamam. Ben Fasülyenin her çeşidini yerim çok seviyorum. Ama Biber dolması için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kabak olsa oo homuni gırtlak götürmüştüm ama Biber'in hiçbir türlüsünü sevmediğim için sadece içini yemekle yetindim. Yemeği bitirdik. Ekmeksiz yiyince insan bütün yemekleri sömürüyordu. Tabağa baktığımda en son 4 tane biber dolmasından 3.5 tane kaldığını gördüm.Hatta Fasülyenin de sadece suyunun kaldığını :)


Allah'a şükürler olsun doyduk. Rehavet çöktü . Biraz durduk ve manzarayı izledik. Sonra ilk kata indik.Birer çay aldık bir tanede Acıbadem kurabiyesi. O kadar yemeğin üzerine o Acıbadem Kurabiyesini nasıl götürdüm bilmiyorum. Daha doğrusu birazcıkta Sevgilim yedi ama yarısından fazlasını ben yedim diyebilirim.

Fethipaşa Korusuna  gitmek isteyenler için ;

 Anadolu Yakası ;  Özel Araçla :- Üsküdar merkezden , Kuzguncuğa doğru sahil şeridini takip ettiğinizde hemen sağ da kalmaktadır.

- Beykoz tarafından geliyorsanız eğer Beylerbeyini geçip Kuzguncuk ışıkların biraz ilerisinde solda kalmaktadır.
Otobüs :  Üsküdar Merkezden kalkan 15 numaraları bütün otobüsler önünden geçmektedir. 15,15 B,15 S,15 U,15 R 
Minibüs: Üsküdar Merkezden kalkan Çengelköy Minibüslerine binebilirsiniz.

Avrupa Yakası ;  Özel Araçla : 1.köprüden Beylerbeyine bağlanıp , yine Kuzguncuk istikametini takip ettiğinizde sol da karşınıza çıkacaktır.

Dilerseniz Beşiktaştan vapura binip Üsküdar Merkezde inebilir ve yürüme mesafesi olarak 10-15 dakikada varabilirsiniz..Dilerseniz yine, 15 numaraları otobüslere veya Çengelköy minibüslerine binip önünde inebilirsiniz.

Bir sonraki İftar durağı Lezzetleri için görüşmek üzere.

Saygılar

Share