Hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2018 Pazar

Bu aralar ben..!

Yine uzun zamandır yoktum değil mi ? Valla benim bir suçum yok , evde internet yoktu (daha bu hafta salı günü bağlandı) bir ara iş yerinde blog sayfasına erişim sağladım lakin sevincim kısa sürdü , bir gün geldim baktım ki yine iş yerinden erişim sağlayamıyorum :( IT, bilgi işlem gibi yerlerde tanıdığın olacak ki senin internetini bir üst seviyeye çıkarsın , kimseye de söylemesin değil mi ya ? Ben zaten kimseyi tanımıyorum benim bilgi işlemden tanıdığım arkadaşım ise e-ticaret'te o da benim işime yaramıyor maalesef :)
Blog yazmayı da özlüyorum , zaten çalışmaya başladığımdan beri pek içli dışlı olamıyorum blog'la , bir de iş yeri blog'a girmemi engelleyince , iyicene uzak kalıyorum. Evde internet olsa bile işlerden güçlerden pek yazacak durumda olamıyorum anca arada sırada böyle vakit bulduğumda yazabiliyorum..

Ahh ahh çalışan bayan olmak zor , hem çalışan bayan olup hem çocuğunun olması iki katı daha zor (ki daha ortada çocuk olmamasına rağmen bunu söyleyebiliyorum) valla imreniyorum onlara. Bekarken evli olanlara imrenirdim hem iş hem ev nasıl bir arada gidiyor derdim , şimdi aynı durumdayım fakat bu sefer çocuk olayını düşünüyorum hem iş hem ev hem çocuk , bence boşuna dememişler " Cennet Annelerin ayakları altındadır" diye. Gerçekten Annelik zor bir görev bir de özellikle çalışıyorsan. 

Ben ne yazacaktım konu nereye geldi 
Bu aralar bitmeyen doğum günü yapmışlar.


28 Ocak Pazar günü Serhat’ın dayısının ikizleri Elif ve Ela’nın doğum günü partisindeydik. Giderken LCW’dan iki tane bu şirin ponponlu şapkadan aldık , kızlarımız biraz kokoş da 



4 yaşına girdiler . Gülay yenge yine döktürmüştü. Çok güzel yemekler hazırlamış ve çocuklar için çok tatlı şeyler hazırlatmış. Patlamış mısır, şeker, balon ..

Çoluk çocuk vardı hep. Daha bir kaç aylık bebek mi dersiniz , 2 yaşında küçük tatlış kızlar mı dersiniz onları görünce çocuk hayallerim bir fazla artıyor.Orada bir bayan bana “kaç yıllık evlisin , çocuk falan var mı “ diye soru sordu.Bende “biraz daha zamanı var çalışıyorum “ dedim kadın da “ boşver çalıyorsun diye yapmamazlık yapma yaşın geçiyor olmaz sonra “ dedi. Bende bir an düşündüm tamam 2 yıl olacak evleneli , evet yaş da 28 okey , ama kadın anladığım kadarıyla “kariyer yapma uğruna çocuk istemediğimi” düşündü.Ben sonradan fark ettim bu durumu 

Çocuk elbet olacak yalnız öncelikle çalışmam lazım , kariyer falan değil , çalışmam gerekiyor , eşim hala bir iş bulamadı , yani benimkisi ihtiyaçtan çalışmak , kariyerden değil . Santral’de ne kariyer yapabilirim ki 

Zaten şu an gelecekle ilgili planım (ki Allah izin verirse) çocuk olana kadar çalışmak sonrasını zaman gösterecek ben diyemem , çocuk olduktan sonra kesin çalışırım veya çalışmam diye, çalışırsam karşıya gidip gelmek zor olacak , çocuğa kim bakacak ? Biz de ki en büyük dert bu biliyor musunuz daha ortada çocuk yokken , çocuğa kimin bakacağı dert oldu. Annem ben bakarım diyor , ama her gün her gün gidip gelemez ve bende de kalmaz biliyorum dedi de kalmam diye , bu durumda anneme yakın oturmak lazım ama bu eve zaten yeni taşındık ve Serhat'ın işi nerede nasıl olacak , pek Ümraniye'den ayrılmaya da niyetli değil. Kayınvalidem daha biz evlenmeden başladı ben çocuk bakamam , ben çocuk bakmam diye :) en son Serhat'ın yanında da söyledi de içim rahatladı hep benim yanımda söylerdi veya misafirliğe gittiğimiz de , konu komşusunun yanında ama Serhat'ın yanında da söyleyince cidden içime su serpildi yanlış anlaşılmasın benim kayınvalidemle bir problemim yok ama bana ve tanıdık tanımadık kim varsa onların yanında” ben bakmam” diyordu sanki ben ona sen bakacaksın demişim de onun ayağını yapıyor , ki ben hiçbir zaman kayınvalideme baktırmayı bile düşünmedim çocuğumu.Ee bu durumda sizce benim bakmam daha mantıklı değil mi?

Kreşe versem sabahın 6’sında hangi kreşe vereceğim çocuğu , hani çalıştığım yere yakın bir kreşe versem her gün benimle birlikte karşıya mı gidip gelecek.Alacağım para kreşe gittikten sonra ne anlamı var o çocuğa da o kadar eziyet çektirmenin.Diyorum ya planım çocuk olana kadar sonrasında ya Anneme yakın taşınacağım , ya da çocuğuma ben bakacağım en azından şöyle 3 yaşına gelene kadar sonrasında bana yakın en azından Anadolu yakasında bir iş bulup sabah kreşe beraber gidip akşam onu alıp eve döneceğim . Şimdiden 4-5 sene sonrasını düşünüyorum . Bu yüzden çocuğum orada burada sürüneceğine en azından ben bakarım büyütürüm daha mantıklı. Tabii ki herşeyi gören bilen Allah , ben ne kadar plan yaparsam yapayım kaderim böyle değilse bu böyle olmayacak zaten . Ama Allah böyle bir durumda gönlüme göre versin diyorum. Serhat güzel bir iş bulursa zaten çalışmamı bile istemez onun alacağı maaş çok önemli . Bakalım kısmetiyle gelir derler , bakmayın böyle konuştuğuma daha ortada bir şey yok :)



 Normalde Annem’in doğum günü 4 şubat fakat biz 3 Şubat Cumartesi yaptık. Aslında bu doğum günü Annem için de yeni bir başlangıç olacak çünkü emekli oluyor Pazartesi başvurusunu da yaptı. Aslında çok daha önceden emekli oluyordu ama maalesef yaş vurduğu için bir 7 sene bekledi. Hayırlısı olsun sonunda kavuşuyor emekliliğine Hoş hala çalışmaya devam edecek ama en azından yıllarca çalışmanın vermiş olduğu emeğinin karşılığını alacak.. Darısı tüm bekleyenlerin başına.

 

29 Ocak Pazartesi günü , ofise geldim bir baktım ki masam da Zeytinyağ var. Bizim şirket sahibinin kendi adası varmış , oradan gelmiş , bütün şirkete dağıtmışlar. Benim şansıma olmuş çünkü burada uzun uzun yıllar çalışmış insanlar var daha yeni böyle bir şey görmüşler Hoş benim pek zeytinyağ ile aram yok ama salatalara kullanıyorum. Hatta ilk yaptığım salataya biraz fazla mı ne koymuşum bir keskin geldi , anlatamam , hararet bastı beni. Ee alışık değilim , şimdi daha az atıyorum ama tadı nefis geçen gün zeytinin içine de koydum. Hani gerçekten has zeytinyağ budur diyorum 

Saygılar..

14 Mayıs 2015 Perşembe

Mardin'den Hediyelerim Var

Blog yazmaya başladığım zamandan beri yeni kitaplar , yeni tad'lar , yeni tarifler , yeni yerler gördüm. Fakat ilk defa blog yazdığım için kendimi çok sanslı hissettim. Evet yazdığım bloglar çok keyif veriyor bana , arkadaşlarımın yorumları v.s. çok güzeller.Yeni yeni insanlarla tanışmak , onların bloglarını takip etmek çok hoş ama benim bu aralar yaşadığım stres ve sıkıntılardan bir nebze de olsa sıyrılıvermemi sağlayan Sevgili İlknur hanıma çok teşekkürler..
                               
                             

İlknur hanımla hiç tanışmamış olsam da kendisinden bana bir mail geldi. Daha önceden Dibek Kahvesi istediğimi bulamadığımla ilgili bir post yazmıştım.İlknur hanım da bana ulaşıp adres bilgilerimi istediğini dibek kahvesi gönderebileceğini söyledi.. Haklısınız elbette kimse kimseye bu zamanda güvenmiyor ama ben İlknur hanım'a o ilk mailinde güvendim.Beni samimi yazısıyla kendisine inandırdı.. İş yerimin taşınma sürecinde olduğundan kargoyla ilgili sıkıntı yaşamak istemiyordum. Bazen kargoların elime ulaşmaması beni pek bir sinir etsede en güvenilir yer Annem'in çalıştığı yer olduğunu düşünerek adresi belirttim. İlknur hanımla konuşurken " çarşamba günü elinizde olur diye düşünüyorum " dedi gerçekten de öyle oldu.
Annem "paketin geldi " dedi ama başka birşey demedi. Eve gelir gelmez " Yağmur koş koş neler gelmiş baksana " dedi.


Biz tabi Annemle Dibek Kahvesi beklediğinden kutuyu açar açmaz şok oldum :) Annem iş yerinde o şoku yaşamış zaten. Ben bir süre kendime gelemedim.

Neler neler gelmiş bir bir yazayım ;


İstediğim Dibek Kahvesi. Evet budur ! O kadar aradım taradım , Eminönüne bile gittim yok arkadaş bulamadım.Mardin'den gelen bu Dibek Kahvesine bittim. İstediğim bu olduğu içinde o kadar mutlu oldum ki. Çocuk gibi sevindim. Zaten kokusundan " ben Dibek Kahvesiyim " dedirtiyordu.

Dibek Kahvesi ; Normal Türk Kahvesi gibi yapımı ama sanki içine süt eklemişsiniz de o şekilde içiyormuş gibi bir tad veriyor insana.


Bu Badem Şeker'lerinin tadı da o kadar güzeldi ki . İlknur hanım'a sorduğumda (çünkü ben hep beyaz gördüm bu badem şekerini )" Burada Hayalet Badem Şekeri deniliyor çünkü renk değiştirip beyaz'a dönüşüyor " dedi. İlknur hanımın da dediği gibi renk değiştirmeye gerek kalmadan insanın yedikçe yiyesi geliyor kalmıyor. Doğruya doğru yarısı bitti sayılır :)


Şahmeran Badem Sabunu

Kuru , hassas , yıpranmış ciltler için ideal bir sabunmuş :)
En kısa sürede denemek için sabırsızlanıyorum fakat nasıl kıyıcam kullanmaya bilemiyorum.


Çeyizim için Havlu , Lif ve Mendil. Hepsi çok güzel ve çok kıymetli. Zaten bende şimdiden kullanmaya kıyamadım direkt çeyizime koydum. Özellikle Havlu'nun rengi çok hoşuma gitti pembiş pembiş çok cici :)


Çok değerli kitaplar...


Akşam saat 22.30 olmuştu Annemle ikimize Dibek Kahvesi yaptım yanına da Badem Şekeri. Çok güzeldi ya :) İstediğim lezzeti buldum yanına da çok lezzetli Badem Şekerlerinden.. Mis mis..

İlknur hanıma tekrardan çok çok çok teşekkürler. Beni hem çok mutlu etti hem çok şımarttı hemde çok mahcup etti.

                    Allah gönlünüze göre versin , kesenize bereket İlknur hanım.

                                                                     Saygılar..

Share