Mado etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mado etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2015 Pazartesi

Beylerbeyi Gezisi

Sevgilimin cumartesi ve pazar günleri eğitiminin başlamasıyla birlikte bu güzel havalarda ikimize ortak olabilecek neresi olabilir diye düşünürken Boğaziçi köprüsünün anadolu yakasında ki ayağının başladığı , caddeler boyunca uzanan cafeleri ve restaurantları , hamamı ve sarayıyla Beylerbeyi geldi aklıma.Zaten şansımıza havalar düzeldi Sevgilim 'in eğitimi çıktı ! Bahtsız biz..


12 Nisan Pazar günü hava gerçekten miss gibiydi. Güneş yakıcılığını bir hayli fazla gösteriyordu giydiğim o monta bakmayın ara ara çıkardım zaten Allahtan içimde tişört vardı :) Evde hazırlanıyorken sevgilim" çıkıyoruz "dedi. Hemen hızlı hızlı son rötuşları yapıp evden çıktım. Bakın Sevgilim taaaaa Maslaktan Beylerbeyine geliyor. Ben alt tarafı bana 15 dakika mesafesi bile olmayan Beylerbeyine ondan sonra gidiyorum. Sıcak havayı gören dışarı çıktığı için Çengelköy ve Beylerbeyini takip eden o sahil şeridi fenaydı. Hatta bir ara inip yürüsem daha çabuk giderim dedim çünkü yarım saatte anca vardım. Trafiksiz bir şehirde yaşamak nasıl bir duygu ki acep ? :)


Sevgilimle Beylerbeyi ışıklarda buluştuk hemen ışıkların orada ki sokağa girdik.


Burada bir çok sıralanmış cafeleri ve restaurantları bir arada denize nazır şekilde bulabilirsiniz.


Öncelikle Sevgiliyle sahil şeridini takip ettik , camii'nin içine girdik (bahçesine ) gezdik. Sahilde güzel fotoğraflar çektik.



Nasıl da Boğazı izliyor. Keyife bak be :)





Tekrardan geri dönüp sahil boyunca sıralanmış cafelerin ve restaurantların önünden geçtik.


Yukarıda fotoğrafını çektiğimiz sokağa yani iskelenin oraya doğru saptık.



Ben " Beylerbeyi köy kahvesi "adında bir mekana gitmek istiyordum. Buranın kahvesi bir harikaymış öyle duymuştum ama bakar mısınız ne içerde ne dışarda hiçbir yerde oturacak yer yoktu.



Bir süre orada dolandık ama ı ıhh nafile diyerekten ilerlemeye devam ettik.


Fotoğrafta birşey dikkat ettiniz mi ?
Arkada ki amcam da poz vermiş :)



Ara sokaklara girdiğinizde incik boncuk , kılık kıyafet satan bir çok dükkan bulabilirsiniz :)

 

Ana caddeye çıktık Sevgilim" Çiğ köfte yiyelim mi " dedi hoop kendimizi Komagene'de bulduk.. Güzeldi , her ne kadar Arsemia'nın kini daha çok sevsemde bunun da hakkını yememek lazım şimdi değil mi ya :)


Çiğ köfteleri mideye indirirken gözüme "Komagene'nin Tarihçesi " takıldı. Buyrun bilmeyenler için keyifli okumalar :)


Şansımızı yine deneyip tekrardan Köy Kahvesine döndük ama hiç ilerleme yoktu. Tekrar geri dönüp ana caddeye çıktık bu sefer ki güzergahımız Beylerbeyi Mado oldu. Daha önceden bununla ilgili post yazmıştım. 


Boğaza nazır bir yerde olmasına rağmen hiç Boğazı göremeyen biz en diplerde kaldık :)
Bir hayli kalabalıktı .. 


İki tane Latte söyledik. İçtik içmesine de pek beğenmedik hatta bıraktık . Daha önce Sevgilim Mado'dan Latte içmişti beğenmişti buradakini beğenmedi . Belki de bizim ağzımızın tadı yoktu :) Malum çiğ köftenin ardından çay yerine Latte içersek böyle olur..

Saygılar

30 Mart 2015 Pazartesi

Kocan Kadar Konuş Sinema Filmi


29 Mart Pazar günü Sevgilimle birlikte bir gün öncesinden sözleşmiştik. " Kocan Kadar Konuş " filmine gidecektik fakat hangi seansına gideceğimize dair bilgimiz yoktu :) Malum saatlerin ileri alınmasından dolayı saat kaçta kalkacağımızı kestiremedik .


Ben her zaman ki gibi Sevgili den önce uyandım ve ondan haber gelene kadar bekledim. O sırada kahvaltımı yaptım , etrafı topladım , Türk kahvesi içtim , hazırlandım Sevgilim anca uyandı :) Saat'e baktığımda 12.00'a geliyordu 13.45'de ki seansa yetişmemiz zordu. Bizde 16.15'e gideriz diye konuştuk o süre içerisinde de o mağaza benim bu mağaza senin gezeriz dedik.

Sevgilim beni aldı hooop  Meydan AVM'ye gittik.


Önce sinema biletilerimizi aldık. Bu arada söyleyeyim tam 20 TL , öğrenci :16,50 TL :)
Bir de birşeyi fark ettik biz 1 senedir Sevgilimle sinemaya gitmiyormuşuz :) Şaka gibi ya hiçte fark etmemişiz. En son geçen sene askerlik dönemindeyken Balıkesir'e gitmiştim. O zaman Recep İvedik 4'e gitmiştik üzerinden 1 sene geçmiş.Zaman su gibi geçip gidiyor :)


Sevgiliyle o mağaza benim bu mağaza senin gezdik durduk. Media Markt'e gittik televizyon beğendik , İkea'ya gittik Yatak Odası takımı beğendik , YKM'ye gittik bir sürü ıvır zıvır kıyafet beğendim.. Fakat almadım daha doğrusu giyip çıkarmaya üşendim başka zaman artık :)


Gittiğimiz de saat 14.00'dı saate baktık 15.10 olmuş daha vardı bayağı da gezmiştik zaman da geçmiyordu ne yapsak dedik yorulmuştukta birşeyler içmek için Mado'ya gittik. Ben çay Sevgilim Latte içti.

Saatimiz yaklaşmıştı patlamış mısır ve içeceklerimizi alıp sinema salonuna girdik :)
Film tam bir komediydi ya :) Gerçekten uzun süre bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Çok ince espriler vardı ve çokta yerli yerindeydi. Zaten Ezgi Mola'nın oyunculuğunu beğeniyorum her role yakışıyor arkadaş.

Filmden çıktığımda ağzım kulaklarımdaydı. Sevgilim beni eve bıraktı. Aradan 1 saat geçti geçmedi arkadaşım Havva aradı " Canım biz Çamlıcadayız mehtapla buluştuk. Serkan (eşi) karşıya geçecek (Avrupa yakasına ) benim kuzeni bırakacak biz de karşıya geçmeyelim sana gelelim dedik müsait misin " dedi." Aaa istesek denk getiremezdik gelin bekliyorum " dedim :)

Hemen çay koydum, annemde işten çıkıp geldiğinde kurabiyeler getirmişti. 1.5 saat güzel bir sohbet ettik. Gerçekten de istesek denk getiremezdik. En son 14 Şubatta yanımdalardı sonrasında hiç vakit bulamadık iyi oldu. Bugün pek bir mutlu oldum :)

Saygılar..

1 Temmuz 2014 Salı

Sevgilinin evine ziyaret ve Canpark AVM

       


         11 Ayın Sultanı Mübarek Ramazan ayı Hoşgeldi.Herkese Hayırlı Ramazanlar oruç tutanlara Allahtan güç , kuvvet ve sabır diliyorum.Allah izin verir , sağlığım sıhhatim yerinde olur da bende oruç tutmaya devam ederim.

         Mübarek Ramazan ayında bende Blog yazarken - en azından yemek blogu tarzında şeyler paylaşırken - dikkatli olacağımdan hiç şüpheniz olmasın.  Yemekle ilgili yazdığım blogları iftar sonrasında paylaşmayı düşünüyorum.Şimdiden anlayışınız için teşekkür eder , bir kusurum olursa affetmeniz dileğiyle.

       Sevgilimin , 1 yıl önce taşındıkları evlerine benim çalışmam , sevgilimin çalışması, yaz tatili , askerliği derken gidebilme fırsatım hiç olmamıştı.Yıllık izin programı yazmıştım şu ana kadar istinasız ilerledim. 17 Haziran Salı günü için aklımda müstakbel kayınvalideme kahvaltıya gitmek vardı . Nitekim dediğim tarihte de gittim :)


Sabah kalkıp bir güzel hazırlandım, saat 09.30'u geçiyordum evden çıktım , minibüse bindim 15 dakika sonra Ümraniyedeydim. İndiğim yerde Güllüoğlu vardı ee kahvaltıya gidiyordum elim boş gidemezdim. Bu arada Sevgilim hala uyanmamıştı :) Bir yandan onu uyandırmakla uğraşıyorum bir yandan da ne alsam acaba diye düşünüyordum. Allahtan evlerini biliyordum ama olsun gene de " ben geldimmmm" diye gidilmezdi. Neyse ben Güllüoğluna girdim baktım poğaça falan kalmamış bende 3 tane simit aldım. Oradan çıktım hemen karşısında Özlem Börek vardı oraya uğradım neyse ki poğaça vardı 3 tane poğaça 1 tane de zeytinli açma aldım.Evin yolunu tuttum. Sevgilimi aradım,"alooo" diye bir ses " aşkım geliyorum ben uyan " dedim. Sevgilim" tamam tamam gel hadi " dedi. O heyecanlı ben heyecanlı :)

 

Sevgilim beni kapıda karşıladı.Sevgi Teyze mutfaktaymış bende içeri girdim önce Sevgilim " hoşgeldin " dedi çaktırmadan sarıldık :) sonra mutfağa geçtim " hoşgeldin kızım,kusura bakma kapıda karşılayamadım" dedi. bende " önemli değil yardım edebileceğim birşey varsa yardım edebilirim " dedim."yok kızım sen otur"dedi bizde Sevgilimle salonda oturduk."Yağmurrr" diye bir ses mutfaktan yükseliyor. Mutfağa gittiğimde " şunları masaya götürebilirmisin kızım" dedi " bende "tabiikide"dedim.Soframıza , domates,salatalık,patates kızartması,peynir,zeytin,menemen, simit, poğaça ve ekmekler yerini aldı üzerine sıcacık çaylarda masada yerini aldı.Şimdi ben menemeni sevmiyorum,daha doğrusu hani zorunda kalmadığım sürece yemem.Şimdi yemezsemde ayıp olacaktı kadın o kadar yapmış,üstüne üstlük biberde var.Sevgi Teyze mutfağa gidiyor ben biberleri çaktırmadan Serhatın tabağına atıyordum.Hep beraber hem yemek yedik hem sohbet ettik hemde TRT - 1 de eski bölümleri yayınlanan "Beni Böyle Sev"'i izledik.
Sohbet muhabbet derken saat 13.00'a geliyordu. Sevgilim hazırlanmaya başlamıştı bende Sevgi Teyzeye yardım ediyordum.Sevgilim " hadi Aşkım çıkalım " dedi.Bende Sevgi Teyzeyi öptüm,teşekkür ettim.Çıktık.Havada bayağı bir sıcaktı,Allah dışarda çalışan insanlara yardım etsin.

Ümraniye de yeni açılmış olan Canpark AVM'ye gittik. Bir çok bilindik mağaza var; C&A ,Kiğılı,Koton,Defacto,Mavi v.s. İç dizaynı konusunda pek birşey diyemiyorum da dış dizaynını beğendim.Farklı olmuş.
Eee artık yaz geldi yeni ciciler almak lazımdı :) Sevgilime gömlek aldık , bana da spor capri şortlardan..Daha doğrusu ben sepetime 4-5 parça ürün koydum Sevgilim " tüm mağazayı al istersen aşkım " dedikten sonra utandım da sepetime attıklarımı denedim onda da içime sinen Şort oldu.Bana kalsa ben daha sepetime ekleyecektim :) Neyse Alışveriş merkezini bayağı bir dolandık.Hem yorulduk hemde dışarı çıkmaya gözümüz yemiyordu.İçerisi soğuktu.Düşündük nereye gidelim falan diye , bu sıcakta bizi ferahlatabilecek tek şey Dondurma yemek olacaktı.


Mado ' ya gittik . Madonun dondurması gerçekten çok güzel,çok farklı bir lezzeti var.Sevgilim Milkshake siparişi verdi.Ben ise Külahta Çikolata,Karamel dondurmayı bir güzel mideye indirdim.Valla çokta iyi geldi açıkcası,insan ferahlıyor..

Bir güzel günün daha sonuna geldik.Sevgilimle geçirdiğim her gün benim için en güzel gündür.

Saygılar.


8 Nisan 2014 Salı

Beylerbeyi Mado


o8.12.2o12 neredeyse 1.5 yıl önce ..

Sevgilime " Aşkım Çengelköyden ve Koşuyolundan gına geldi bana biraz farklı yerlere gidelim " dedim. Sevgilimde " Nereye gitmek istersin " dedi. Yine bana topu attı. Kış olduğu için kapalı alanları tercih etmek zorundaydık..Tüm gün düşünmüştüm nereye gitsek , nereye gitsek ? diye.. Daha önce önünden geçtiğim ve bir türlü gitme fırsatı bulamadığım  Beylerbeyi Mado geldi aklıma.

Beylerbeyi ; Üsküdar İlçesine bağlıdır. Boğaziçi köprüsünün (1.köprü) Anadolu yakasında ki ayaklarının başladığı yerdir.Ara sokaklarında ki Ahşap evleri , sahil boyunca uzanan cafeleri ve restuarantları , Hamamı ve Beylerbeyi Sarayı ile gerçekten görülmeye değer bir yer.

Sevgilimle iş çıkışında Beylerberi Madonun önünde indik. Hava soğuktu gerçekten bayağı sert bir hava vardı.Biz sigara içmemize rağmen dışarda durmayı bile aklımızdan geçiremedik. İçerdede içilmiyordu zaten.. "O kadar da iradesiz olmayalım " dedi Sevgilim ve içeri boğaza nazır bir şekilde oturduk..Tek tük birileri vardı. Kış şartlarından dolayı diye düşünüyorum :) Yazın açık alanında insanlar kahvaltılarını yapar , kahvelerini yudumlardı.Şimdi ise bizle birlikte iki kişi vardı :) 






Nescafelerimizi söyledik ve fotoğraf çektirmeye başladık ..

Sevgilim resimde resmen Patronlara benzemiş :) He gerçek puro da değil yanlış anlaşılmasın sigara içilmeyen yerde puro nasıl içiliyor denmesin de :) Kahvelerimizin yanında Rulo kat vermişlerdi Sevgilim de muzurlukta bir numara ya şekle bakın hele :)

Sevgilimle yazın tekrar gitmeyi düşünüyorum.. Yazın şunu şunu yaparız diyorum ama muhakkak bir aksilik çıkıyor.. İnşaallah bu sene yıllık iznimin 1 haftasında doya doya istediğimiz herşeyi yapabiliriz :) 


Saygılar..

Şafak : 63 / Şanlıurfa

17 Mart 2014 Pazartesi

Balıkesir ve Sevgiliye Kavuşma :)

         Evet o gün geldi çattı :) Sevgilimin yanına gidiyordum benden daha mutlusu varmıydı?
         Saat 00.50'de yola çıktık malum Dudulluya gidecektik ve yolu bilmiyorduk.. Pamukkale otogarına saat 01.30'da anca vardık o kadar karışık yolları vardı ki aynı yeri 3 kez falan turladık..Hemen bilet işlemlerini hallettim daha da yarım saat vardı ve dışarısı da çok soğuktu biz de içerde beklemeye başladık. İçerisininde dışarıdan pek bir farkı yoktu :) Saat 01.53 oldu otobüs geldi Annemlerle bir kucaklaşma faslından sonra bindim 24 numaralı koltuğa.. Otobüste bayağı doluydu ve yanımda öyle :( 02.00 oldu ve otobüs kalktı.Heyecandan hiçte uykum yoktu oysa ki 07.30 dan beri ayaktaydım ve saat 02.00 olmuştu hala daha uykunun " u " su bile yoktu bende.. Feribota geldik Allahtan beklemedik hemen girdik..bu feribot olayına bayılıyorum yahu..Nasıl hoşuma gidiyor anlatamam..Yanımdaki hanımefendiyi de uyandırmak hiç istemiyordum ama hanımefendi " geçecekmisiniz " dedi bende " Evet kusura bakmayın rahatsız ediyorum sizi ama " dedim. Hanımefendi de " Hiç önemli değil " dedi. İndim bende. Bir yandan da eşşek ölüsü gibi çantamı taşımakla uğraşıyorum..Feribot daha hareket etmemişti bu yüzden soğuk havayı pek hissetmiyordum.. Fotoğraf çekiyordum bol bol.

                                                                                                                                                                                               

                           

        Oh be deniz havası almak kadar güzel birşey varmıydı ? Feribot hareket etti ben hemen otobüsün içine kaçtım o kadar esiyordu ki.. Eee hava da yaz değil ki dışarda da durulmuyor. Bırakın dışarıda durmayı içerde de soğuktan durulmuyor ki tam orta kapının hemen orda olduğum için kapıda açık nasıl püfür püfür esiyor.. Artık boynuma bağladığım Şalı çıkarıp , bacaklarıma örttüm, montumunda fermuarını iyice çektim. Kapşonlu mont olduğu için onuda iyice yüzüme doğru çektim resmen gözükmüyordum :) Feribot yolculuğumuz sona erdi.. Bende hala daha uykudan eser yok :) Bir ara dışarıyı izlerken uyumuşum..Ama sanırım yarım saat veya kırk beş dakika falan .. Kalktığımda Bursadaydık..İnmek istedim ama hem dışarısı soğuktu hemde hanımefendiyi rahatsız etmek istemedim.. Bir de Kestane şekeri yazmaz mı ? :( Dua ettim , Allahım dönerkende bu yoldan gelelim de Kestane Şekeri alayım diye.





            Bu arada , anladığım kadarıyla Muavin bir beyfendiyi uyandıracaktı Bursaya geldik diye. Ama beyfendi yanlış koltuğa oturmuş daha doğrusu Bursada inecek beyfendi  koridorda olması gerekirken cam kenarında oturuyordu. Muavinde beyfendiyi uyandırmak için omzuna doğru dokunuyordu yanında ki adam" Ne rahatsız ediyorsun beni be " dedi. Muavinde gayet sakin bir ses tonuyla " Beyfendi yanlış oturmuşsunuz " dedi. Ama adam " Git başımdan ne duruyorsun burda sabahtan beri tepemdesin " dedi. Ben bir sinirlendim sanki Muavinin suçu varmış gibi.!! Benim hemen yan tarafımda oturuyor olsaydım bir şey derdim de zor tuttum kendimi ve içerde insanlarda uyuyor.Anladım ki ben asla Muavinlik falan yapamazmışım..Çok zor ve gerçekten sabır gerektiriyor Muavinde helal olsun hiçbir şekilde ne sesini yükseltti ne de kendinden ödün verdi..Hatta öyle ki arkamda oturan hanımefendilerin kulaklıkları çalışmıyordu kaç kere kulaklık götürdü " bunu da denermisiniz , bunuda bir denermisiniz " diye. Velhasıl kelam , yarım saat Bursa da durduktan sonra tekrar yola koyulduk.. Ben yine dışarıyı seyrediyordum tekrar uyumuşum sanırım yine bir yarım saat kırk beş dakika olmuştur.Gözümü bir açtım ki Balıkesir İl Sınırı tabelasını gördüm.. Sanki 8-9 saat uyumuşum gibi hemen kalktım..Otobüs içinde makyaj yaptım sevgilime güzel gözükeyim diye ama pekte başarılı olamıyordum .Otobüs sürekli hareket halindeydi...Ve istediğim anonsu duymuştum. Susurluğa gelmiştik ve tost ayran için sabırsızlanıyordum :) Otobüsten bir inişim var anlatamam sanki Tostla Ayran dan bir tane kalmış onu ben kapıyım diye hızlı adımlarla ilerliyordum.Ne yapayım bunun hayaliyle yanıp tutuşuyordum :)                                                

                                     

                                                                       Güneşin doğuşu
                               
                                                                  Yıldız Dinlenme Tesisi

   
Orda küçücük bir yavru köpek suyla oynuyordu..Aman Allahım ne de tatlı ne de tatlı bir de " vik vik vik" sürekli bu modda..Ama çok tatlıydı yerim ya :)


Tostla Ayran bir güzel mideye iniyor bir de üstüne beni tıkıyor :) Beni tıkıyor tıkmasına bir de üstüne otobüste dağıttıkları Nescafeyle birlikte bir güzel Keki de mideme indirince Yağmur'un mideciği artık hiçbirşey yemek istemiyor :)


Artık az bir zaman kalmıştı Sevgilime kavuşuyordum sonunda. Nasıl heyecanlıyım anlatamam. Allaha şükürler olsun ki hava da çok güzeldi.. Sevgilim " Aşkım nerdesin " diye aradı. " Az kaldı aşkım 10-15 dakikaya gelirim " dedim. Sevgilimde " Tamam aşkım ben çıkıyorum karşılıcam seni " dedi ve bir 10 dakika sonra Balıkesir Otobüs Terminaline gelmiştim :)


Kuva-Yi Milliye Şehri Balıkesire Hoşgeldiniz 
yazısı karşılıyor beni bende içimden Hoşbuldum diyorum :) Etrafa bakıyorum Sevdiceğim geliyormu diye ama gelen giden yoktu..Dışarı çıktım tekrar içeri girdim. Nerde bu adam dedim bir baktım tam karşıda ki kapıdan koşarak etrafına bakarak geliyor.. Hemen bende koşmaya başladım kısa bir sarılma bir kucaklaşma faslı yaşandı " Hadi aşkım taksi bekliyor " dedi çıktık bindik taksiye.Eleleydik.Birbirimizi sürekli özlediğimizi söyledik . Kiloda almış benim aldığım kazağı giymiş. Ay nasıl özlemişim anlatamam o kadar çok özlemiştim ki o kadar saat uykusuz kalmama çok fazlasıyla değdi.

               Balıkesir Çarşısında indik. Başladık yürümeye saatte daha 8 bile olmadı o kadar erken ki. Havada da güneş var ama sabah saati olduğu için ısıtmıyordu.Sevgilimle elele tutuşmuş Balıkesirin sokaklarında yürüyorduk.



Sevgilim " aşkım ne yemek istersin serpme kahvaltı yapan bir yere gidelim mi " dedi. "Yok aşkım ben aç değilim sen ne istersen onu yemeye gidelim" dedim.Malum tostla ayran üzerine bir de kek yiyince tıka basa doluydum. Sevgilimin canı menemen istedi beni Hazarbey fast foodcuya götürdü. Bir an Fast Food diyince burada menemenin ne işi var dedim ama görüldüğü gibi ortaya güzel bir Menemen geldi.Ben pek sevmiyorum ama yinede sevgilime biraz eşlik ettim.

Menemeni de bir güzel mideye indirdikten sonra başladık biraz gezinmeye malum Balıkesir küçük bir yer ve dönüp dolaşıp hep aynı yere çıkıyorsun . İstanbul'un Kadıköyü gibi. Çok benzettim ben :) Saat daha erken olduğu için ne mağazalar açık ne de cafeler :) Bizde hem hasret giderdik , hem sohbet muhabbet ettik , hemde bol bol fotoğraf çektik..









Burda da önümüzde küçük bir havuz vardı onun başında oturup Sevgilimle birlikte gazete okuduk. Balıkesir'in en kötü yanıda İlçelerinde (Akçay , Altınoluk , Ayvalık v.s) deniz var ama Merkezinde deniz yok.Yapacak birşey de yok küçücük yerde. En azından Deniz olsa bir sahil havası alırız gider sahilde otururuz. İlla ki sahilde cafeler olur oralarda takılırız ama nerdeeee :( Bu yüzden bizde böyle küçük yerlerde oturmayı tercih ettik.
      
Saat 10.00 oldu ama hala daha doğru düzgün dükkanlar açık değildi.Biz yine turladık sonra Sevgili "Yaylada Alışveriş Merkezine gidelim mi " dedi " Tamam olur " dedim bindik otobüse bir 10 dakika sonra ordaydık. Çok büyük bir alışveriş merkezi değil ama bir çok markayı bulabilirsiniz . Koton , Boyner , Kiğılı v.s.





    
Tam da Sinemanın olduğu bölümdeydik Aşkıma " Gitsek mi Sinemaya " dedim. " Gel bir saatlere bakalım " dedi. Saatlere baktığımızda bize en yakın Recep İvedik 4 ' dü. 11.00 seansına girdik. Buranın sinemasına bayıldım ya hem çok büyük hemde en arkada oturmamıza rağmen çok rahat görebiliyordum. Bir de çiftlere özel ikili deri koltuklar vardı.. Hemde çok rahattı ya :) Zaten çok uykum vardı her an uyuyabilirdim.Filmi açıkcası ne bileyim evet komik yanları vardı ama ben sanki diğerlerinde daha çok gülmüştüm daha çok zevk almıştım izlediğimden diye hatırlıyorum.. Belkide yorgunluk ve uykusuzluk olduğu için bana öyle gelmişte olabilir.


Film bittikten sonra "Hadi aşkım yemek yiyelim " dedim . Sevgilim , "pizza mı burger mı pizza mı burger mı " derken kararımızı Burger Kingten yana kullandık.Uzun zamandır da yemiyordum he iyi oldu :) Sevgilim tavukçu bende tam bir etçi olduğum için.Ben Whooper JR. sevgilim ise Tavuk Burger Menü yedi..


Alışveriş merkezini turladık. Bir çok mağazaya girdik. Sevgilim komutanına hediye bakıyordu.. Kiğılıye girdik o sırada ne görelim kol düğmesinin baş harfleri S ve Y :)  Serhat & Yağmur. İstesek denk getiremezdik valla hemen onu da fotoğrafladık.

Koton mağazına girdik bizde komutanının eşine hediye aldık. Kolye ve küpe. Çok güzeldi bir an aşkıma baktım" bende istiyorum" gibisinden aşkım "alalım mı sana da aşkım" dedi "yok yok aşkım alırsın şimdi takmam boşver " dedim.. Artık yorulmuştuk sürekli mağazalara gir çık. Sevgilime " Bak Aşkım Mado varmış gidelim birer çay içelim " dedim gittik. Birer çay mı ? İkişer tane içtik bide hayret ettim kendime Nescafe içmedim diye :) Sonra da düşündüm tabii sabah otobüste içmiştim ..



          Benim artık gözümden uyku akıyor .. Gözlerim şişmiş betim benzim atmış resmen ama yine de " Diren Yağmur " diyordum.. Bu fırsatı bir daha ne zaman bulabilirdim ki =( Hatta öyle ki uykum gelince ben saçmalamaya başlarım direk " Bak aşkım kızdırma beni acıkınca kafam Adidasa gider " dedim :) Adidas ? Başladık biz gülmeye " O dominos olmasın " dedi Sevgilim :)
                                             

   Otobüsün kalkmasına neredeyse 1 saat 15 dakika vardı :( O kadar mutsuzdum ki . Keşke zaman dursa da oracıkta kalıverseydim diyordum şimdi ise çabucak zaman geçsin de gelsin Sevgilim diyorum.Bir zengin kalkışı yaptık..Hüzünlü bir şekilde minibüse bindik ve otogara gittik.Bilet işlemlerini hallettikten sonra beklemeye geçtik. İkimizde hüzünlüydük ve ben gitmek hiç istemiyordum..






                 
  


                       Bir ara Sevgilim çantamın ön cebine doğru bakıyordu . " noldu aşkım bana birşey mi aldın yoksa " dedim "Yok aşkım açıktı da kapattım " dedi. Bende ne de olsa Otobüse binince bakarım diye üzerinde durmadım..Saat 16.05 de otobüs geldi bir yandan da korkuyordum Sevgilimin 17.00'a kadar teslim olması gerekiyordu bende " hadi sen daha fazla bekleme beni bırak git " dedim. Aslında içimden hiç öyle geçmiyordu :( dur burda hatta benimle birlikte dön İstanbula diyordum ama el mahkum burda kalmak zorundaydı.. Beni otobüse bindirdi 10 dakika vardı kalkmasına Sevgilim " hadi gideyim ben " dedi. Sarıldık sıkı sıkı başladım ben ağlamaya " Ağlama aşkım " dedi bir buse kondurdu alnıma .. Ve indi otobüsten cam kenarındaydım ve bu sefer tek koltuk almıştım 18 numara. Bir baktım Sevgilim aşağıdan el sallıyor bende el sallıyorum bir yandan da ağlıyorum..Sonra gözden kaybolup gitti..Baktım öylece .. Otobüs kalktı ben öylece bakakaldım Güle Güle Balıkesir Sevgilim sana emanet dedim..Öyle baktım yola.. Boş boş baktım daha 3 ayımız var .. Ama ben bir daha giderim.. Çünkü özlerim..
                     





Sevgilim beni aradı " Gördün mü sürprizimi " diye " yoo aşkım aklımdaydı da unuttum " dedim. Bir baktım Mektup.Kapattıktan sonra okudum mektubumu.Ağla ağla susmadım ya.O kadar güzel şeyler yazmış ki tekrar tekrar aşık oldum Sevgilime.Zaten afili şeyler yazmaya bayılır ve kalemi de güçlüdür. Benim de o konuda kalemim sıfır..Güzel başlarım sonra klasik cümlelerle bitiririm, klasik cümlelerle başlayıp afilli cümlelerle bitiririm falan filan. Ama Sevgilimin öyle değil her cümlesinin altında o kadar gizli anlamlar taşıyor o kadar süslüyor ki yazıyı anlatamam..

Tekrar Yıldız Dinlenme Tesisine geldik bu sefer sadece Ayran içtim.


Ahaa da aynı yere geldik..Hemen indim Kestane şekerlerini aldım :) Valla gözüm o kadar açmış ki her ikisinide birden aldım. Eve gelip tattığımda her ikisinin lezzeti de süper :) çokta pahalı değil her ikisi için sadece 20 TL verdim. Yolunuz düşerse muhakkak uğramadan gitmeyin derim.

Bursadan çıktık Yalovaya doğru ilerken bir an içim geçmiş ve uyumuşum o sırada yanımda bir beyfendi telefonundan artık ilahi mi farklı birşey mi ne açtı bir an da bir ses yükseldi yemin ederim uykumdan kalktım ters ters baktım.Hiç oralı olmadı. Bide eşiyle birlikte orta yaşlı insanlar birşey de demiyim dedim. Bir sakız çiğneyişleri vardı inanın kulaklığı taktım ve müzik dinlemeye başladım yok öyle bir sakız çiğneme..Otobüsten gayet memnundum rahat gidip geldim bu yüzden Pamukkale 'ye teşekkürler. Ama bende bir gudubetlik vardı Balıkesire giderken Adamın biri Muavine bağırır " Beni rahatsız etme " diye İstanbula dönerken yanımda ki telefonundan bangır bangır birşeyler çalar bir de sesini hiç kısmaz. Zaten bir " Tövbe estafurullah ya sabır " dedim duysun diye..!


             Bu da son fotoğrafım..Yine Feribotta..Arkama baktım..Bulunduğum nokta Yalova , karşı taraf ise Gebze.. Ne çabuk geçti zaman diyorum.. Özledim.. Daha şimdiden özledim Sevgilimi dedim..8.5 saat vakit geçirdik ama yine de doyamadım .. Değil 8.5 saat 18.5 saatte geçirmiş olsak yine doyamazdım..Çünkü o benim canımdan bir parça..Canımın parçası bir başka yerdeyken ben nasıl onsuz nefes alabilirim ki ?

     Seni canımdan çok seviyorum Sevgilim.
Herşey için teşekkürler.
Tekrar sana kavuşmak dileğiyle...

Şafak : 85

Share