Arkadaşlarla toplanmaca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arkadaşlarla toplanmaca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2016 Perşembe

Bir Kahvaltı Klasiği

12 Mart Cumartesi günü Nilüferciğime kahvaltıya gitmek için sözleştik. Daha doğrusu bizim bir planımız vardı o planı tesadüf eseri uygulamış olduk :) Kader..

Selda,Nuray,Elif,Nilüfer biz aynı işyerinden arkadaşız. Elif doğum izninde olduğu için Kurtköye hiç gelmedi hiç bilmiyor oralar nasıl:) Selda , Ben ve Nilüfer bu işten ayrılan kısımdayız daha doğrusu Selda iki ay önce gitti biz de o dönemler " bizi de bir haftaya gönderirler kahvaltı planı yapalım"falan diye Nilüferle konuşuyorduk ama ne oldu biz Selda'dan iki ay sonra çıktık üstüne üstlük Selda bu süre içinde gezdi,tozdu yeni işe bile girdi :) Şu anda sadece Nurayımız kaldı orada. Neyse kahvaltıya gideceğimiz haftanın başında Nuray geldi (bu arada biz daha işten  çıkarılacağımızı bilmiyorduk.İşle ilgili durum biraz karışık olduğu için detaylarına girmiyorum malum bulurlar,görürler falan)"Haftasonunuz düzene girdi bari Elif'e gidelim " dedi.Bende"  Benim cumartesi işim var Beykoza gelip gitmem iki saat olacak"dedim.Nilüferde " Bana kahvaltıya gelin" dedi. O zaman okeyleştik. Zaten Nilüfer bana yakın olduğu için sıkıntı yoktu :) 
Herşeyden bir haber cumartesi gününden konuşuyorduk. Gelirken şunu ben alıyım, sen şunu al falan diye konuşurken , bir an da bir baktık ki cuma günü iş çıkışımızla ilgili görüşüyor, pazartesi ise tamamen sonlandırıyor olarak buluyoruz kendimizi. Nilüferle ikimiz " demek ki bizim kahvaltı yapmamızı bekliyorlarmış hayallerimiz gerçek oldu hemde bilmeden yapılan bir planla " dedik :)


Ben ne kadar erken gitsem de Nilüfere bir baktım Nuray , kızı Ecrin , Elif ve güzeller güzelli 2 aylık bebeği Pırıl gelmişlerdi.Nilüferin hazırladığı kahvaltı sonrasında yok yoktu. Zaten çok becerikli , marifetli , pratik kız. Kekinden böreğine gerçekten çok lezzetli şeyler yapıyor. .Ben giderken simit ve ekmek aldım , nuraylarda poğaça almışlar. Uzun süredir iş stresi , evlilik stresi yaşarken en azında bir stresten kurtulmanın vermiş olduğu gazla o kadar çok yedim ki en basitinden 4 tane sırf börek yedim :)


Sağ baştan ; Elif,Nilüfer,Ben , Ecrin,Nuray,Selda 

O kadar çok yedik ki gerçekten masadan kalkamıyordum artık. Kahvaltı sonra bir güzel Türk Kahvesi bir de yanında Nilüferciğimin yaptığı çikolatalı Muffinler bir harikaydı.


 Bu da bizim Pırılımız daha 2.5 aylık aynı babası diyebilirim. Gözleri cam gibi masmavi. Değişeceğini pek sanmıyorum baba sarı mavi gözlü , anne açık kumral-sarı yeşil gözlü en fazla yeşile çalar gözleri :) Elif'e diyorum " Başarılı" diye. Aman Maşallah diyelim nazar değmesin daha çok fotoğrafı var da paylaşmadım onları. Güldüğü,sinir yaptığı bir sürü fotoğrafı var. Uyuyor uyanıyor meme emiyor ardından tekrar uyuyor. Uyumazsa durmuyor hepimiz teker teker kucağımıza alıp ayakta uyutmaya çalışıyoruz. Biraz canımızı okusa da Bebek sevmek çok güzel birşey ya :) İnsan varya huzur doluyor,mutlu oluyor. Biraz daha büyüsünde Teyzesi onu ısırıcak.

Saygılar..

14 Nisan 2015 Salı

Canım arkadaşıma Ev ziyareti

11 Nisan Cumartesi günü Sevdiceğimin eğitimi olduğundan ve çıkışta da Üniversite arkadaşlarıyla buluşacağından evde o güzelim hava da " ama aşkım ben ne yapcam şimdi " dememle Sevgilimin " Havvaya git istersen Aşkım " demesi beni pek bir mutlu etti :)

Havvacığımın Nişan'ını ,Kına gecesini ve Nikah'ını her daim blogumda paylaşmışımdır..Lise yıllarında tanıştığım her daim yanımda olan biricik arkadaşımla 10 yılı devirmişizdir.Daha öncesinden yoğun çalışma temposundan sadece evine bir kere gitme şansı bulmuştum..Özel bir Anaokulunda çalıştığı için yeri geldiğinde cumartesi günleri dahi çalıştığından cuma günü aradığımda hiç ihtimalim yoktu " canım yarın çalışıyor musun " dedim " yok canım ne zamandır ilk defa yarın çalışmıcam stajer geldi de.Ne oldu " dedi. " Oley be. Yarın hazırlan ben geliyorum " dedim :) İkimizde pek bir sevindik..


Cumartesi günü gözümü açtığımda saat 8.30'du pek bir erken kalktım . Zaten kahvaltıya gidecektim iyi oldu. Saat 09.20 de evden çıktım taa Çengelköy'den Çekmeköy'e gittiğimde saat 10.40'dı :) yani 1 saat 20 dk yolda geçirdim. Evet yer uzak o ayrı konu ama trafik bile bu saatte vardı.Zaten dönüşte 1.30 saati bile geçirmişimdir eve vardığımda..

Havvayla bir kucaklaşma sahnesi yaşadık. "Kedin nerde " dedim. "Gel gel" dedi. Bir baktık ki kedi halının içine girmiş. Havva benden önce elektrik süpürgesini çalıştırmışta oda korkusundan halının içine girmiş. Bu kediler pek komikler..

                                 

Kahvaltı soframız hazırdı.Böreğinden , patatesine , her ne kadar poşetten daha çıkarmamış olsakta simidinden , poğaçasına , domatesinden peynirine herşey vardı.. Bir güzel sohbet muhabbet ettik bir yandan çaylarımızı yudumlayıp geniş geniş kahvaltımızı yaptık. Özlemişim valla ! Mehtap çalıştığı için gelememişti ama çok kulaklarını çınlattık hatta bir ara arayıp bayağı uzun bir süre konuştuk.

                                  

Şimdi düşündüm de o gün herşeyin fotoğrafını çekmişim bir beraber fotoğraf çektirmemişiz.
Beraber Nişan ve Nikah fotoğraflarına baktık. Nişan'ın da ki bu fotoğrafı ben almamıştım. Daha doğrusu çıkarken denk gelmedim,fotoğrafçı da gelip " hanımefendi alacak mısınız " diye göstermedi. Normalde gelip nerede olursan ol fotoğrafçılar sizi buluyor ya burada öyle bir durum olmadı =) bende fotoğrafını çekmekle yetindim..

                                          

Nikah fotoğrafında da tek benim olduğum fotoğrafı almıştım. Yine bunu almamışım :)  Ayağımda dolgu topuklu ayakkabılarım var yine de pek bir kısa kalmışım ya :)     


Sohbet muhabbet koyulaştı. Havva'nın kuzeni Nilay ablası geldi. Bende daha önceden tanıdığım için hep beraber oradan buradan konuştuk , iş güç , sevgili bir sürü şeyin dedikosunu yaptık. O sırada Havvacığım , "Osmanlı Türk Kahvesi" yaptı getirdi. Bildiğiniz Türk Kahvesinden farkı biraz daha hafif ve yumuşak güzel bir tad.. Yalnız Dibek Kahvesi'ni biliyorsanız onun gibi değil bunu söyleyeyim de bende ilk önce ona benzer birşey sanmıştım da pek alakası yok. Bu arada bu Dibek Kahvesini bir kere komşumuz şehir dışından getirmişti. Çok güzeldi bayılmıştım. Türk kahvesi ama sütlü bir tadı var. Normal bildiğiniz kahve nasıl yapılıyorsa o şekilde yapıyor. Ayrıca bir süt eklenmiyor.. Çokça kez dışardan denk geldim de aldım ama hiçbiri istediğim gibi değildi. Varsa bildiğiniz bana da iletirseniz sevinirim. İstanbul bölgesinde pek çok yerde aradım bulamadım.Bulduklarımda tırt çıktı :)

Günün sonuna gelmiştik. Saat 17.00'dı evden çıktığımda yolum uzundu akşam trafiği de vardı. Eve gitmem 1.30 saatten fazla sürdü diyebilirim. Ah İstanbul Ah ! Trafik derdin olmasa araba alıcam ama trafikte boğuşmak çok fena ya. Trafik derdi , park yeri bulma derdi. Bazen araban olunca derdinde bir hayli fazla oluyor. Ne diyeyim :)

                                                     Saygılar...


30 Mart 2015 Pazartesi

Kocan Kadar Konuş Sinema Filmi


29 Mart Pazar günü Sevgilimle birlikte bir gün öncesinden sözleşmiştik. " Kocan Kadar Konuş " filmine gidecektik fakat hangi seansına gideceğimize dair bilgimiz yoktu :) Malum saatlerin ileri alınmasından dolayı saat kaçta kalkacağımızı kestiremedik .


Ben her zaman ki gibi Sevgili den önce uyandım ve ondan haber gelene kadar bekledim. O sırada kahvaltımı yaptım , etrafı topladım , Türk kahvesi içtim , hazırlandım Sevgilim anca uyandı :) Saat'e baktığımda 12.00'a geliyordu 13.45'de ki seansa yetişmemiz zordu. Bizde 16.15'e gideriz diye konuştuk o süre içerisinde de o mağaza benim bu mağaza senin gezeriz dedik.

Sevgilim beni aldı hooop  Meydan AVM'ye gittik.


Önce sinema biletilerimizi aldık. Bu arada söyleyeyim tam 20 TL , öğrenci :16,50 TL :)
Bir de birşeyi fark ettik biz 1 senedir Sevgilimle sinemaya gitmiyormuşuz :) Şaka gibi ya hiçte fark etmemişiz. En son geçen sene askerlik dönemindeyken Balıkesir'e gitmiştim. O zaman Recep İvedik 4'e gitmiştik üzerinden 1 sene geçmiş.Zaman su gibi geçip gidiyor :)


Sevgiliyle o mağaza benim bu mağaza senin gezdik durduk. Media Markt'e gittik televizyon beğendik , İkea'ya gittik Yatak Odası takımı beğendik , YKM'ye gittik bir sürü ıvır zıvır kıyafet beğendim.. Fakat almadım daha doğrusu giyip çıkarmaya üşendim başka zaman artık :)


Gittiğimiz de saat 14.00'dı saate baktık 15.10 olmuş daha vardı bayağı da gezmiştik zaman da geçmiyordu ne yapsak dedik yorulmuştukta birşeyler içmek için Mado'ya gittik. Ben çay Sevgilim Latte içti.

Saatimiz yaklaşmıştı patlamış mısır ve içeceklerimizi alıp sinema salonuna girdik :)
Film tam bir komediydi ya :) Gerçekten uzun süre bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Çok ince espriler vardı ve çokta yerli yerindeydi. Zaten Ezgi Mola'nın oyunculuğunu beğeniyorum her role yakışıyor arkadaş.

Filmden çıktığımda ağzım kulaklarımdaydı. Sevgilim beni eve bıraktı. Aradan 1 saat geçti geçmedi arkadaşım Havva aradı " Canım biz Çamlıcadayız mehtapla buluştuk. Serkan (eşi) karşıya geçecek (Avrupa yakasına ) benim kuzeni bırakacak biz de karşıya geçmeyelim sana gelelim dedik müsait misin " dedi." Aaa istesek denk getiremezdik gelin bekliyorum " dedim :)

Hemen çay koydum, annemde işten çıkıp geldiğinde kurabiyeler getirmişti. 1.5 saat güzel bir sohbet ettik. Gerçekten de istesek denk getiremezdik. En son 14 Şubatta yanımdalardı sonrasında hiç vakit bulamadık iyi oldu. Bugün pek bir mutlu oldum :)

Saygılar..

23 Haziran 2014 Pazartesi

Huzur'un yeni adresi : Anadolu Kavağı

 
                                         Huzur'un yeni adresi : Anadolu Kavağı

        Nurayla ikimiz daha Serhatım askerdeyken konuşup bir program yapmaya çalışıyorduk. "Serhatla  Bir gün sizin oraya gelelim , bizi gezdirirsiniz " dedim.Nurayda " tamam önce Beykoz Merkezden yemekleri alıp , sonra Anadolu Kavağına gideriz " dedi. Bende daha önce hiç gitmemiştim iyi oldu yeni yerler görmeyi seviyorum.

     Yıllık izne çıkacağım için ertesi gün rahatlık olması adına 13 Haziran Cuma günü iş çıkışı gitmeye karar verdik.Sevgilim iş çıkışıma gelmişti.Şirketin direkt Beykoz'a servisi olduğundan ve Nurayda Beykozda oturduğundan gönül rahatlığıyla Beykoz servisine bindik. Yollar bana bitmiyor gibi geliyordu. Alışmışım ya işten eve yürüyerek gitmeye , 15 dakika da evde olmaya..Bir de acıktım..Velhasıl kelam Beykoz ' a geldik.

       





 Servisteyken yemek siparişi vermiştik. Ben , Nuray, Serhat İskender (burnumda tütüyordu) Nuray'ın eşi Ömer abi ( Beyti . Ömer abi bu arada bizi Beykoz'dan alacaktı)
Servisten indik.Baktım önden Nuray hızlı adımlarla yürüyor bende peşinden koşturuyorum. Nuray Paşa Sofrasının içine girdi ardından hızlı adımlarla bende girdim. beni dışarı çıkartıyor " Ya dur kızım hepsini sen ödeme " diyorum . " Yok sen buraya geldin sen misafirsin " diyor ben ise " kızım biz istedik diye geldiniz zaten " derken Nuray kazandı. Bizde dışarıda  beklerken Selfie fotoğrafı çekmeye çalışıyorduk ( Bu arada telefondan değil , fotoğraf makinasından çekmeye çalışıyorduk ) Bir bayan geldi " aaa isterseniz ben sizin fotoğrafınızı çekebilirim " dedi. Bizde Serhatla birbirimize bakıp " olur teşekkür ederiz " dedik. Yukarıda ki fotoğrafımız kızın karesinden :) Serhatla teşekkür edip fotoğrafa bakmaya çalışıyorduk ki Nuray" Yağmurrr Ömer gelmiş korna çalıyor bak orda, duymuyormusunuz " diyor . Bende " Hadi ya hiç farketmedik fotoğraf çekme derdine düştük " dedim :) Bir hışımla arabaya bindik Merhaba Merhaba muhabbetinden sonra kızları Ecrinle konuşmaya başladım. Serhat " Ecrin " diyor bizimkisi " hıh" yapıyor ama benle konuşuyor :) Seviyor beni bende onu seviyorum tabi bilmiş cimcime :) Anadolu kavağına doğru yol alıyoruz. Yüşa Tepesini görüyoruz(detaylı bilgi vermiyorum başka birgün gideriz diye) aslında gitmek istiyoruz ama vakit kısıtlı olduğundan başka bir gün gitmek için söz alıyoruz ve Anadolu Kavağına ilerliyoruz. Ecrinle konuştuğum için yollara pek hakim olamıyorum. 


Dere tepe düz gittik derken baktık Muhteşem bir manzarayla Anadolu Kavağı bize gülümsüyor. Beykoz'un incisinden biri olan Anadolu Kavağı görülmeye değer bir yer.Sahilde insanlar mangal yapıyor , çekirdek çitliyor , parkta çocuklar oyun oynuyor hatta öyle ki denize girenler bile var :) İstanbul'da yaşıyorum diye geçiniyorum ama burası farklı bir yer. Sanki İstanbul dışında bir yere gitmişsin gibi hissettiriyor kendini.Şiddetle tavsiye edilir. Manzara 10 numara 5 yıldız, hava desen ılık.İnsan huzur buluyor. Ben hemen fotoğraf çektirme derdine düşüyorum. 


                                   



Ecrin hanım

Fotoğraflar iyi hoş güzelde alnımın ortasında duran o küçük Emrah saça ne demeli bilinmez. Allaha şükürler olsun saçlarım düz olduğundan anlaşılmıyor olabilir ama gür ve kalın telli saçlarım vardır üstüne üstlük bir de yeni saçlar çıkmaya devam ediyor.Bu durumda o yeni çıkan saçlar bende küçük Emrah imajı veriyor =) Fotoğraf çekerkende hiç farketmedim , evde fotoğraflara bakarken fark ettim :)




Bu arada ben misafirim dedim ama misafir de böyle olmaz =D sonuçta eve gitmiyoruz dışarıda yiyecektik. Nurayların açılıp kapanabilen masası ve sandalyesine öncelikle söylemem gerekiyor ki bayıldımmm. Çok portatif ve ciddiyim her yere taşınabilir.Aynısından bende almayı düşünüyorum. Ayrıca Meşhur Semaverimizde vardı. Serhatım ve Ömer abi çay yapmak için Semaveri ayarlarken Nurayda masayı hazırlıyordu. Ben ise Ecrinle konuşuyor , fotoğraf çekiyordum. Serhatım " Aşkım yardım etsene " deyince bir an fark ettim =D Valla çocuk doğru söylüyordu ben Ecrinle oynamaya , manzaraya , bol oksijene fazlasıyla kendimi kaptırdığım için bir an içimden hiçbirşey yapmak gelmedi.Daha doğrusu birşeyler yapmak aklımın ucundan bile geçmedi.Serhatım söyledikten sonra şöyle bir silkelendim ve Paşa Sofrasından aldığımız yiyecek ve içecekleri çıkartıp masaya yerleştirdim. Yemekler de sıcacıktı " beni yeee, beni yeee " diye bana bakıyorlardı :)  bu arada Nuray hanım gitmiş bir de Paşa Sofrasının yanında gene kendilerine ait olan Paşalılar marketten cips ve çekirdek almış bu kız beni öldürecek :)





Güneşin batışı , deniz , en bir sevdiğimden İskender, yanımda canım Aşkım ve çok sevdiğim arkadaşlarım,küçük kızları Ecrin bu mutluluk paha biçilemezdi. Ramazan da gelip , iftarımızı burada yapalım diye de düşündük .


Yemeğimizi küçük dostlarımızla paylaşmayı da unutmadık.. Unutmayın onlar da bir canlı ve yardıma ihtiyaçları var..
                             
                                                        Orda duran bizim semaverimiz :)



 Yemekler yenildikten sonra çay keyfi başladı daha doğrusu ben Ecrinle oynarken bizimkiler Semaver başında çayın olmasıyla uğraşıyorlardı. Nurayların Semaverini kullanmakta ilk bize nasipmiş. Semaverde olan çayda bir başka oluyor be açıkcası kötü değildi ben beğendim.Sadece benimki biraz soğumuştu nedeni ise Ecrin hanımın fotoğraflarını çekmekle uğraşıyordum =)


                                                                Pozlara bak pozlara :)
                                     

Çaylar içildi , cipsler yenildi , çekirdek çitlendi .Hatta Sevgilimle Ömer abi tavla ,bizde Ecrinle telefonla oyun oynadık derken Sevgilime bir telefon geldi." İnşaallah evden aramıyorlardır " diyorum bende :) Eee Sevgilim sonuçta askerden geldi,geleni gideni eksik olmuyor ki.. Kuzeni Mert aradı.Hararetli bir konuşmanın ardından Sevgilim "Aşkım bizim işimiz kaçta " biter dedi.Bende "bilmiyorum noldu " dedim. "Mertler görüşmek istiyorlarmışta Çengelköyde oturalım falan dediler sen ne dersin " dedi. "Aşkım buraya yakınlarsa gelsinler " dedim.Sanki ev sahibi benim =D  Nurayda " gelsinler gelsinler " dedi.Zaten bulunduğumuz yeri de Mert avucunun içi gibi biliyordu. Nişanlısı Hülya ile de tanışma fırsatını bu sayede bulduk :)  Eskiden bizim Şirkette çalışan Arzu diye bir arkadaşımız vardı evlendi ve Beykozda oturuyor. Onu da eşiyle birlikte çağırdık ama müsait olamadıkları için gelememişlerdi.Nurayda ne olur ne olmaz diye iki tane yedek sandalye almış ve bu sayede kime niyet kime kısmet dedik ve onların da bize eşlik etmesini sağladık :)











Bugün için  Nuray ve Ömer abiye sonsuz teşekkürler.
İyiki varsınız :)


          Eğer ki gitmek isterseniz bir kaç bilgi ;

- Bulunduğumuz alanda kurulu masalar var ama hepsi dolu olduğu için giderseniz yer bulmak zor olabilir.Bu yüzden sizde portatif açılabilir kapanabilir masalardan alabilirsiniz. Nitekim yer bulursanız şanslısınız demektir :) Olurda " aman onla mı uğraşcam , hem benim arabam da yok , otobüste taşımakta zor olur " diyorsanız çimlerde veya kayalıklarda oturup bu güzel manzaranın keyfini çıkabilirsiniz

- Çoluk çocuk gitmek isterseniz eğer çocuklar için park alanı mevcuttur.
- " Ay çok yedim ya , bu kalorileri nasıl vericem " diye dert etmeyin yetişkinler için spor aletleri mevcuttur.
Yemek işini bizim gibi dışarıdan alabilirsiniz . Hatta dilerseniz mangal bile yapabilirsiniz.Bizim oturduğumuz yerin biraz ilerisinde yemek yenilecek yerlerde varmış ben görmediğim için Nuraydan aldığım bilgiyi size iletiyorum :)
-Akşam üzeri  veya bizim gibi saat 20.00 ve sonrası gidiyorsanız muhakkak yanınıza hırka alın derim. Ne kadar sıcak olsa da deniz kenarı olduğu için esebiliyor benden söylemesi.
-Anadolu Kavağına gelmeden önce Yüşa Tepe'sine ve Anadolu Kavağı merkezi geçtikten sonra Yoros Kalesine gitmeyi unutmayın.(Biz Nuray ve Ömer abiden söz aldık. Kıyamam, onlarda nereye gitmek istersek " tamam " diyorlar. )
 - Ulaşım :Üsküdardan veya Kadıköyden Kavacık'a direkt olarak gidebilir oradan da 15A otobüsüne binip direkt önünde inebilirsiniz..Avrupa yakasından gelecekler için bildiğim kadarıyla Sarıyerden vapur'a binip Anadolu Kavağı merkezine gelebiliyorsunuz.


Saygılar..

Share