10 Temmuz 2014 Perşembe

Anadolu Kavağı İftar Durağı

                               
Bugün ki iftar durağımız 1 ay önce gidipte hayran kaldığım ; Anadolu Kavağı :)


4 Temmuz Cuma günü. Bir mutlulukla uyandım.Çünkü hem haftanın son günüydü hemde bugün Nuray , Ömer Abi, Ecrin , Serhat ve ben Anadolu Kavağına gidip mangal yapacaktık.Uykulu gözlerlerle camdan şöyle bir bakıyım dedim Aman Allahım ne göreyim hava kapalı,yağmur yağdı yağacak. Off ! Bizde tamda gidecek günü bulmuşuz yaaa diye söylenip durdum. Şirkete geçtiğimde Nuray " Nolcak bu havanın hali" dedi bende " Kısmet ". Sanki Koka Kola reklamını çeviriyorduk =D
Moraller bir bozuk bir bozuk anlatamam. Hava bir açıyor günlük gülistanlık bir kapıyor yağmur gelip bir 5 dakika uğrayıp gidiyor."Allahım bu mübarek Cuma gününde eğer tek bir duam kabul olacaksa bu hava akşama düzelsin" diye dua edip durdum.Şimdi normal buluşma olsa amenna en kötü kapalı bir alana geçer yerdik ama mangal yapacaktık.Yağmur yağsa ne olcaktı,mangaldan köfteleri,biberleri toplayıp arabaya mı kaçacaktık
Yaz yağmur'u işte geldi geçti. Allah dualarımızı kabul etti.


18.30'da iş çıkışımızı yaptık.Sevdiceğimde mesaj atmıştı " Aşkım yağmur atıştırıyor" diye. "Hay Allah" dedik evet atıştırıyordu ama geçici gibi duruyordu ve hava da hala daha güneş vardı. Neyse ki sıkıntı yaşamadık. Beykoz Servisine , Serhat ,ben , Nuray bindik Beykoz Merkez'de indik. Ömer abi de gelip bizi aldı  ve Anadolu Kavağına doğru yol aldık. Yağmurdan eser yoktu. İnişli çıkışlı yolların ardından Anadolu Kavağına vardık. Gittiğimizde deniz kenarı olduğu için esiyordu ama fazlasıyla esiyordu.Allahtan bir gün önceden yanıma biraz kalın kapşonlu bir hırka almıştım da gecenin ilerleyen saatlerinde çok işime yaradı.Hatta Sevgilim bildiğiniz kalın yünlü hırka getirmişti,Sevgililer gününde ben ona almıştım. " Aşkım yorgan getirmişsin " diye dalga geçtim ama gecenin sonunda "sen en iyisini yapmışsın " dedim.

Hava şartları her ne kadar kötü olsa da (Kötü dediğim esmesinden bahsediyorum)millet almış Mangalını gelmiş valla :) Yani bu havanın kötü hali , bir de iyi olsaydı düşünemiyorum oranın durumunu :)
Beyler Mangal işini hallediyorlardı.Nuray da salata işine girişti." Yardım ediyim bende sana " dedim. "Yok yok otur sen" dedi. Bende yeni gelin gibi oturdum  ama sonra kalkıp Ecrinle birlikte Parkta oynadık,beraber fotoğraf çektik, güldük eğlendik.  Serhatım oradan sesleniyor " Aşkım yardım etseneee" bende " Emin ol aşkım Ecrine bakarak onlara en büyük iyiliği yapıyorum "dedim.Nurayda " Evet en azından Ecrin ayağımın altına dolanmamış oluyor sen bak bak" dedi. 



Bey'ler Mangal başında oyalanırken bizde Ecrinle ne yapalım diye düşündük :)



Eveeeet ! Düşündüğümüz şey tam da buydu. Şu fotoğrafı çekmek için bilmem kaç tane fotoğraf harcandı ne siz sorun ne ben söyleyeyim.Ya bi fotoğrafta ben yukardaydım ,ya bi fotoğrafta Ecrin yukardaydı, ama en sonunda ikimizde aynı pozu verebildik. Ben biraz yarasa gibi durmuşum ama olacak o kadar :)




Ecrinden fırsat buldukça gidip Mangal başındakilerin fotoğraflarını çekiyordum. Sevgilim baktım bir atraksiyon içinde hemen gittim yanına " napıyorsun bitanem" ." çayı hazırlıyorum" dedi.Bende makinemi bırakıp hemen yardım ettim. " Nurayyy bizim bir fotoğrafımızı çekermisin" dedim . Verdim makineyi Nuray'a.





O kadar çok rüzgar vardı ki saçım başım hep dağılmış durumda. Fotoğrafta arka planda duran manzara nasıl ?Sanki bizi oraya sonradan eklemişler gibi =D Güneşin batışı , etrafa verdiği pembelik ve bununla beraber kara bulutların ilerlemesi sanki şimşekler çakıp yıldırım düşecekmiş gibi  bir imaj veriyordu. Fotoğrafta hiç bir oynama yok, orjinal hali bu.Çok fazla fotoğraf çektik ama içlerinde en düzgün fotoğraf yukardakiydi :)






İftara çok az kalmıştı. Ecrinle birlikte oyuna ara verip masaya otuduk.Soframızda ; Ramazan pidesi , karışık salata,Mangalda köfte,kanat,sucuk,soğan,domates ve biber vardı. Ezan okundu,yemeğe daldık hemen :) Allah'ım mangalda yapılan herşeyin tadı bu kadar mı güzel olur ya. Zaten o Mangal'ın kokusu insanı cezbediyor,ne zaman bir yerden mangal kokusu duysam " yaa mangal yapmak istiyorum " diyorum... Benim tabağımda,köfte,sucuk,kanat ve domates vardı.Ya inanırmısınız dolu dolu olan tabakta tek bir çöp bile kalmadı (tek bir çöp dediğim kanatların kemikleri dışında hiçbirşey kalmadı:) ) Açık hava, yanında Sevgilin ve çok sevdiğin dostların var. Mangal'ın tadı böylelikle ayrı bir güzel oluyor ve insanın yedikçe yiyesi geliyor.



O kadar yedim ki bir de Nuray'ın En bir Sevdiğim Şekerpare sürprizini görünce ohooo midem bugün bayram coşkusunda diyebilirdim :) Sadece bir tane yemeğe yer kalmıştı. Bir yandan çay içiyor bir yandan Şekerpareyi yemekle uğraşıyordum :) Bir taneyi yedikten sonra midem artık " dur" dedi.Gecenin ilerleyen saatlerinde Sevgilim ve Ömer abi tavla oynamaya dalarken bizde Ecrinle telefonla resimlere baktık tabi bizim tipleri görmeniz lazım ben kapşonu kafama taktım,şalımı üstüme aldım valla en akıllısını Serhat yapmıştı.

Bir sonra ki İftar Durağı Lezzetleri için görüşmek üzere ..

Saygılar..

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Fethipaşa Korusu İftar Durağı



Bugün ki iftar durağımız Fethipaşa Korusu :)
Fethipaşa Korusuna,ilk kez Ortason'da dersaneyle birlikte gitmiştim.Daha sonra uzuuuuun yıllar geçtikten sonra Sevgilim sayesinde tekrar gitmeye başladık.


Fethipaşa Korusu,  Kuzguncuk ile Üsküdar Merkez arasında kalmaktadır. Deniz manzarası , yemyeşil ağaçları , mis gibi açan çiçekleriyle harika bir sosyal tesis diyebilirim.Altını çiziyorum sosyal tesis çünkü fiyatlar çok uygun hatta yukarıda çektiğim resimde de fiyatları az biraz görebilirsiniz.




            Fiyatlar uygun olmasına uygun da bizim şöyle bir durumumuz oldu anlatayım :)
o3 Temmuz Perşembe.Sevgilimin asıl amacı piknik yapmaktı. Çamlıca Tepesine önce çıkmak istedik her zaman arabayla gittiğimiz için gözümüze gitmek kolay geldi ama aracımız olmadığından gitmesine giderdikte dönmesine nasıl dönerdik onu bilemediğimizden yani biliyoruz nasıl döneceğimizi ama kaç gibi döneriz , oranın bir dünya yürüme yolu vardı bu yüzden orasını es geçtik. Sevgilim de , " Aşkım annem birşeyler hazırlıyor Çamlıcaya gitmeyelim o zaman Fethipaşaya gidelim " dedi."Eee aşkım Fethipaşaya dışardan yiyecek götürebiliyormuyuz ki " dedim. " Götürürüz herhalde " dedi. Okeyleştik. Çıkışta ben direkt olarak Üsküdar servisine binip Fethipaşa Korusunun önünde indim Sevgilimde otobüsle gitmişti benden sadece 2 dk önce gitti.



                    İçeriye girdik yokuştan yukarı çıktık karşımıza beyaz köşk geldi . Beyaz köşkün sol tarafına doğru ilerlediğimiz de yiyecek , içecek alınan yerler ve oturulacak masa sandalyeler var.Oraya oturmadık daha sakin bir yer olsun istedik. Daha iftara 1 saat 45 dk falan vardı şimdiden dolmaya başlamıştı. Biz bir üst katına çıktık.Orada da masalar vardı ama devasa ağaçlardan manzarayı göremiyorduk.En son , son kat olan bir üst kata çıktık orada masalar yoktu sadece iki tane beyaz bir sandalye koymuşlardı. Bizde oraya yerleştik. İftara doğru ayarlarız birşeyler diye düşündük. Sevgiliyle birlikte manzara karşısında hayaller kurduk.Baktık zaman geçmiyor yine #wine'da video çektik. Hem güldük hemde zaman öldürdük. İftara yaklaşırken Sevgilim içecek almaya gitti. İçecek almaya giderken ekmekte alacaktı çünkü getirdiği yemeklerin yanında ekmek yoktu. Bizimde almak aklımıza gelmemişti. Benlik sıkıntı yoktu da Aşkitoşkom doyacakmıydı şüpheliydim. Sevgilim geldiğinde " Aşkım buraya dışardan yemek getirmek yasakmış he " dedi . Bu yüzden ekmekte alamamış :)  "Ya aşkım ben demiştim dimi sana " dedim :) Yani bunu yazmakta ki amaç haberiniz olsun biz yaptık siz yapmayın :) Zaten fiyatlar uygun ne yemek isterseniz oradan alın sakın ama sakın dışardan götürmeyin. He yakalandık mı hayır ama bu sefer dip bucak , kaçak göçek yedik. :) Allahtan bulunduğumuz yerde ki manzara 10 numara 5 yıldızdı da pek düşünmedik nasıl bir şekilde yediğimizi.


                                   

Ezan okunmasına 10 dakika kala zulayı çıkardık :) Bulunduğumuz yerde kimse yoktu , bir alt katta da sadece bir aile falan vardı . Sevgilim bir alt kattan hemen bir sandalye aldı. Yemekleri bari oraya koyalım dedik. Kayınvalidem ; biber dolması, etli fasülye yapmış. Ayrıca salatalık ve domateste eklemiş. Bende onları kestim. İçecekleri de Sevgilim aldı tamam hazırdık artık :) Bu arada o kadar zaman geçmesine rağmen yemek ılıktı :) 

Manzara harika

Ezan okundu. Açtık yemeklere nasıl daldık anlatamam. Ben Fasülyenin her çeşidini yerim çok seviyorum. Ama Biber dolması için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kabak olsa oo homuni gırtlak götürmüştüm ama Biber'in hiçbir türlüsünü sevmediğim için sadece içini yemekle yetindim. Yemeği bitirdik. Ekmeksiz yiyince insan bütün yemekleri sömürüyordu. Tabağa baktığımda en son 4 tane biber dolmasından 3.5 tane kaldığını gördüm.Hatta Fasülyenin de sadece suyunun kaldığını :)


Allah'a şükürler olsun doyduk. Rehavet çöktü . Biraz durduk ve manzarayı izledik. Sonra ilk kata indik.Birer çay aldık bir tanede Acıbadem kurabiyesi. O kadar yemeğin üzerine o Acıbadem Kurabiyesini nasıl götürdüm bilmiyorum. Daha doğrusu birazcıkta Sevgilim yedi ama yarısından fazlasını ben yedim diyebilirim.

Fethipaşa Korusuna  gitmek isteyenler için ;

 Anadolu Yakası ;  Özel Araçla :- Üsküdar merkezden , Kuzguncuğa doğru sahil şeridini takip ettiğinizde hemen sağ da kalmaktadır.

- Beykoz tarafından geliyorsanız eğer Beylerbeyini geçip Kuzguncuk ışıkların biraz ilerisinde solda kalmaktadır.
Otobüs :  Üsküdar Merkezden kalkan 15 numaraları bütün otobüsler önünden geçmektedir. 15,15 B,15 S,15 U,15 R 
Minibüs: Üsküdar Merkezden kalkan Çengelköy Minibüslerine binebilirsiniz.

Avrupa Yakası ;  Özel Araçla : 1.köprüden Beylerbeyine bağlanıp , yine Kuzguncuk istikametini takip ettiğinizde sol da karşınıza çıkacaktır.

Dilerseniz Beşiktaştan vapura binip Üsküdar Merkezde inebilir ve yürüme mesafesi olarak 10-15 dakikada varabilirsiniz..Dilerseniz yine, 15 numaraları otobüslere veya Çengelköy minibüslerine binip önünde inebilirsiniz.

Bir sonraki İftar durağı Lezzetleri için görüşmek üzere.

Saygılar

8 Temmuz 2014 Salı

Kandilli ve Çengelköy Paşa Kokoreç İftar Durağı

                                                 
                                                                                                                   
 8 Temmuz Salı.Bugün ki iftar durağımız , bir çok ünlününde uğrak yeri olan Çengelköy Paşa Kokoreç :)
Anadolu Kavağındaki iftarımızdan sonra bu sefer Sevgilimle birlikte Nuraycım ve ailesini bizde Çengelköy'e davet ettik.
 18.30 'da Nuraycım ve Ben mesaiyi bitirip çıktık,Sevgilim bizi şirket önünde bekliyordu.Hep beraber servise bindik bir kaç dakika sonra Çengelköy Merkezdeydik. Ömer abi ve Ecrin bizi Çengelköy merkezde bekliyorlardı.İftara iki saat vardı.Şimdiden gidip oturmak istemedik. Arabaya binip Çengelköy sahilinden rotamızı Kandilliye çevirdik.




Kandilli'ye geldiğimizde iftara 1 saat 40 dakika falan vardı.Daha şimdiden gölgede kalan neresi varsa dolmuştu.Hatta kimisi Mangal'ını yakmaya bile başlamıştı.

Ecrin oyun parkında oynuyordu biz ise fotoğraf çekiyorduk :)




Aşkımla yine muzurluk peşindeydik , çocukluğumuza döndük :) 

 İstanbul'un keşfedilmemiş o kadar çok yeri var ki ..Burası bize yakın olmasına rağmen Sevgilimle ilk defa gelmiştik.


Manzaranın keyfini çıkara çıkara fotoğraf çekmeye devam ettik. Sonrasında ise Ömer abi ve Serhat bizden uzaklar da sohbete daldı bizde Ecrinle oyun oynamaya daldık. Oyun dediğimde Parkın içinde spor aletleri var. Ben bisiklete oturdum Ecrin de önüme oturup pedal çevirdi.Beni bisikletle gezdiriyordu =P Dondurma yemeğe götürüyordu , yemek yemeğe götürüyordu.Bisikletle sinemaya bile gittik :) Artık sonlara doğru denizaltına girmediğimiz kalmıştı ona da girdik. Bu arada küçük beyfendiler yanımıza geliyordu ama bizim kızın yüz verdiği yoktu :) Afferin ona . Eee kızımız küçük müçük ama güzel maşallah. Bu yaşta erkekler yanına geliyorsa bilemiyorum büyüyünce ne olcak. Nurayların çekeceği var. Bir de zaten zamani çocukları çok bilmiş. Bir soru soruyorlar dımdızlak kalıyorsun :)

                İftara 40 dakika kalmıştı. Yavaştan toparlandık. Arabaya binip Çengelköy'e geldik.





Paşa Kokoreç'e geldik. Sabahtan arayıp Teras katına ve özellikle yola yakın kısmına rezervasyon yaptırmıştım. İçeri girdik , daracık merdivenleri aşarak yukarı çıktık :) Bizim rezervasyonlu yerimiz doluydu. "Hoşgeldiniz efendim " diye sıcak bir karşılama oldu."Hoşbulduk. Benim rezervasyonum vardı.Özellikle yola yakın kısmı için istemiştim ama ? " dedim. Beyfendi " Şimdilik buraya oturabilirsiniz, birazdan diğer müşterilerimiz kalkacak sizi oraya alacağız " dedi.Anlaştık.Bir yan masaya oturduk.Masaya menüler geldi bir süre ne yiyeceğimize karar veremedik.İftara da yarım saat bile kalmamıştı.Biz menülere bakarken rezervasyonlu masamızın boşaldığını gördük,hep beraber kalkıp bir güzel oturduk.Teras katı olduğu için biraz esiyordu.Ama güzeldi,rahatsız edici değildi.


Siparişleri verirken biraz zorlandık.Benim kafamda giderken ne yiyeceğim belliydi benden yana sıkıntı yoktu da Sevgilim " ne yesem,şununla doyar mıyım,bu çok mu gelir acaba,Aşkım alırsam yardım eder misin" diye diye en son bir karara vardı.

Ben :  Kaşarlı Dürüm Köfte - Ayran 
Sevgilim : Mercimek Çorbası - Kemiksiz Tavuk Pirzola - Ayran 
Nuray  (Ecrinle ortak ): Dürüm Köfte - Ayran
Ömer abi : Mercimek Çorbası - Beyti - Ayran 
Ortaya da Çoban salatası

Siparişlerimizi verdikten sonra hemen mezelerimiz masada yerlerini aldı. 
Su, Hurma , Turşu , acılı ezme , çiğ köfte 


    
          Ayranlarımız Bakır Bardakta geldi Sürahi gibi çok tatlı . İlerde bende evime birkaç tane almak istiyorum bunlardan =P   Duy duy Sevgili..!
           Ecrin de bir süre bardaklara baktı baktı " Bu ne be . Çay bardağı gibi " dedi :) Alem kız.




 Çorbanın gelişi de bir şekil  , ayrıca tadı da gerçekten enfes..
                                   
 
Sevgilimin yediği daha doğrusu yiyemediği Kemiksiz Tavuk Pirzola :) 

Ben zaten mezeleri yiyince ister istemez doydum, üzerine dürümümü yedim , hadi son bir gayret sevgilimden bir parça tavuk biraz da bulgur pilavı derken şiştim şiştim..
Zaten Ramazan da yemeği abartmamak lazım. Tüm gün aç olunuyor ve insan gün içinde o kadar çok şey istiyor ki. Tatlılar mı , hamur işleri mi , kızartmalar mı...Ama ezan okunduktan sonra bir su bir çorba iç doyuyorsun :) Bu yüzden aperatif birşeyler yemekte fayda var.
Yemeklerin lezzeti 10 numara 5 yıldız. Bu tarafa yolunuz düşerse muhakkak gitmenizi öneririm..
Hem fiyatlarda orta halli bizim toplam bu yediklerimiz : 81 TL tuttu. Ayrıca yemeklerimizi yedikten sonra da üzerine çayımızı da içtik. Bu kadar güzel yemeğe bu fiyat normal bence. O Büyükada da yediğimiz ızgaraların lezzetsizliğinden, mezelere de ayrıca fiyat alınmasından sonra (iki kişi 45 TL) burası bana çok daha uygun geldi . Herşeyden önemlisi lezzet ya .! Yemekler lezzetli olduktan sonra istersen daha fazla para ver bu koymaz insana..Beğenmediğim yemeğe dünya kadar para bayılmakta bana göre değil . !

Karınlar doydu. Bizim Bey'lerin daha önce Anadolu kavağına gittiğimizde bir tavla macerası vardı biri yenilince diğeri hırs yapıyor , biri yenince diğeri hırs yapıyor. Tavla oynanabilecek bir yere gitmek istedik. Durak Büfeyi düşündük. Teras katına çıktık. Bizimkiler Tavlaya daldı, bizde sohbet muhabbete :)  Anadolu Kavağındayken Ömer abi Serhatı yenmişti, Çengelköydeyken de Serhat ,Ömer abiyi yendi ve bu süreçte kaç tane çay içtik inanın  hiç hatırlamıyorum ben 2 tane ,Nuray 1 veya 2 , Serhat 3 veya daha fazla Ömer abi de aynı o şekil :) Çay'a verdiğimiz fiyat 18 TL :)

Tıka basa doyduk , üstüne bir de bolcana çayları da içtik. Tam eve gidiyorduk ki Serhat " Dondurma yiyelim " dedi :) Hayda. Ama yer kalmadı ki =D yine de zarla zorla o dondurmayı Çengelköyde uzun bir kuyruk oluşturan " Bu Bu " Dondurmacısında yedik :) Dondurma lezzetliydi.Saat nerdeyse 00.00'a geliyordu hala daha millet dondurma kuyruğundaydı :) 

Paşa Kokoreç'e gitmek isteyenler için ;
Üsküdar tarafından gelenler ;  Çengelköy merkeze doğru geldiğinizde sağ'da petrol ofisi var hemen onun yanında Teb var onun hemen yanında kalıyor..
Beykoz tarafından gelenler ;  Kavacık üzerinden sahil'e inin , dümdüz sahil şeridini, takip edin. Çengelköy merkeze geldiğinizde solda kalıyor . Petrol ofisine gelmeden..
Ümraniye tarafından gelenlerNato yolundan  Eski Maxi city alışveriş merkezini geçtikten sonra ki ilk ışıklardan soldan aşağı doğru ilerleyip Çengelköy Işıklara geliyoruz.Sol'a doğru dönüyoruz 3-4 bina sonra solunuza kalıyor 

Saygılar..

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Çengelköy Durak Büfe İftar Durağı


Sevgilimle o1 Temmuz Salı günü " iftarımızı dışarıda yapalım " diye sözleşmiştik. Ama nereye gideceğimiz konusunda pek bir bilgi sahibi değildik. Salı günü iş çıkışı Sevgilim yanıma geldi.Beraber Çengelköy'e indik.
Gidebileceğimiz bir kaç yeri önerdim.Açıkcası hava güzeldi kapalı alanlarda durmaya niyetimiz yoktu. İftar olduğu için de bir çok yer zaten tıklım tıkışık dolu oluyordu. İnsan orucunu açtığı esnada da zaten çok fazla yiyemiyor o yüzden Sevgilimle etraftaki mekanları gezdik. " Durak Büfeye gidelim mi " dedi sempatiğim bana, bende " farketmez hayatım da çorba falan var mıdır acaba " dedim. Girdik Durak Büfeye. Sevgilim zaten oradaki patronlarla kanka gibi olduğu için " abi ifftarımızı burada açmayı düşünüyoruz çorban falan varmı" dedi..Kasada ki beyfendi "Var abi , istersen çıkın teras kata. İftara yakın bir zamanda siparişinizi alıyoruz biz getiriyoruz" dedi.Bizde okeyledik teras kata çıktık..Buranın terasını seviyordum.Boğaz'a karşı çay bile yudumlamak burada insana huzur veriyor.


İftara daha koca iki saat vardı. Biz yerimize oturduk bir soluklanalım demeye kalmaya sipariş almaya bir bayan geldi " Merhaba.Sanırım iftar için geldiniz.Ben şimdiden siparişlerinizi alayım.İftara yakın bir zamanda getiririz" dedi. Menüye baktık ne yesek ne yesekk diye düşünürken,kararımızı ben köfte ekmekten yana kullandım Sevgilim ise , tavuk ekmek,çorba ve patates kızartmasından yana kullandı.

Sevgilimle baktık zaman geçmiyor can sıkıntısından #wine 'da video çekmeye başladık. Bir yandan video çekiyor, bir yandan gülme krizine giriyorduk. İftara son 1 saat kala da tavla oynamaya daldık. Baktık diğer masalara servis açılmış bizde tavlayı kaldırıp servis açılmasını bekledik.



Servis açıldı hatta yemeklerde bir 10 dakika önceden geldi.Yemekleri getiren beyfendi " Kusura bakmayın , çok yoğunuz biraz erken getirmiş olduk  " dedi. Serhatım da " olsun olsun , hiç gelmemesinden daha iyidir " dedi. Baktım iyi hoş köfte güzel gözüküyor,tavuk güzel gözüküyor da birşeye çok kızdım.Madem hem köftede hem tavukta BOL patates var (ki Nuraya fotoğrafı gösterdiğimde patsomu yediniz dedi ) neden daha önce söylemediniz de bizde ayrıca ortaya patates siparişi verdik ? Daha önceden de bu durumla farklı bir yerde karşılaşmıştım beyfendi,"zaten yanına patates veriyoruz"demişti.Ama burada bunu yapmadılar.Bu konuda kızdım açıkcası ki yazımız kışımız çoğu zaman burada geçiyor.Neyse Ramazan diye ses etmedim..İftara doğru insanların kafası allak bulak olabiliyor bu yüzden sustum.Başka bir gün yine aynı durumla karşılaşırsam işte o zaman susmam.!

20.49  Ezan okundu. Bismillah deyip yemeğe başladık. Normal şartlarda çok konuşan ben yemek boyunca hiç konuşmadım. İyi geldi bayağı bir doyduk diyebilirim. Ortaya gelen o patates kızartmasının da sadece yarısını yiyebildik.

Hesap : Ezogelin Çorba ,Köfte Ekmek, Tavuk Ekmek,  Patates Kızartması , Sprite : 25 TL

Bir başka iftar yemeğinde görüşmek üzere :)

Saygılar

3 Temmuz 2014 Perşembe

Sevgili Günlükcüm / 14

o3.o7.2o14 / Perşembe

Sevgili Günlükcüm ,

1 haftalık yıllık izni bitirdikten sonra işe adapte olmak biraz zor oldu :)Allah nasip ederse ve bir aksilik çıkmazsa 1.5 ay sonra 15 günlük iznimi kullanıp,denizin,kumun,güneşin tadını çıkaracağım.Mevcut bir tatil planımız yok.Serhatımla , Teyzemlerin yanına İskenderun/Arsuz'a gideceğiz. Ama kesinliği olmadığı için şu an bu konu hakkında çok detaylı bilgiler veremeyeceğim :)

Yıllık iznim süresinde planladığım organizasyonların bir çoğunu gerçekleştirdim diyebilirim.Önceki yazıları okumak için ;


1)Anadolu Kavağı TIK TIK

2)Büyükada TIK TIK
3)Sevgiliye Ev Ziyareti ve Canpark AVM TIK TIK

Geri kalan günlerde neler yaptım onları da kısa bir özet olarak geçelim.


18 Haziran Çarşamba günü uzun süredir görüşmediğim Baba tarafından büyük kuzenim ile görüştüm. Ailevi durumlar olduğu için buraları geçiyorum :) Saat 17.00 gibi işim bitti. Taa Kartaldan Çengelköye gelmek hiç kolay değildi :) Kartal Metrosuna ilk defa bindim,yarım saatte Kadıköydeydim bunda sıkıntı yok.Ama Kadıköyden Çengelköy'e gitmek ölüm ölüm..Bir de hava sıcak,otobüsün içi daha da sıcak,iş çıkışı olduğu için trafik kilit off off bu İstanbul iyi hoş güzel de şu trafik derdi olmasa 10 numara 5 yıldız olacak. Otobüsle Altunizade'den Beylerbeyine bağlanıp oradan Çengelköy merkeze çıkabildik :) Bu arada otobüste İş arkadaşım Nuraycığımın eşi Ömer abiylede karşılaştık.Sohbet muhabbet derken yol en azından biraz daha kısaldı gözümde :)





Çengelköy merkezde indim ve Sevgilimle buluştuk :) Beraber Durak Büfeye gittik.Teras katına çıktık, sağımda Boğaz manzarası , karşımda Hayatımın Aşkı. Bir yandan çay içiyor bir yandan tavla oynuyorduk. Huzurluydum,mutluydum.Hatta " çalışmamak ne güzel ya "dediğimde oluyordu :) Çalışmasan da Hayatını yaşayamadıktan sonra hiçbir anlamı yok. Ya Zengin olman lazım yada Baba parası yiyor olman lazım :) Hem çalışmaya isyan etsemde en azından kendi paranı kazanmak kadar güzel birşey yok.Boş duranı Allah sevmezmiş.




20 Haziran Cuma günü aman Allahım sabah kalktığımda bir boğaz ağrısı bir burun tıkanıklığı grip olmuştum Arkadaşıma ev ziyaretine gidecektik ama dışarı çıkacak hiç mi hiç halim yoktu. O gün sevgilim bize gelmişti ve beraber 300 Spartalı'yı izledik. Valla hastalıktan mıdır nedir bilinmez izlediğimden hiçbirşey anlamadım :) Cumartesi ve Pazar günü Sevgilimin dj'lik işleri olduğundan haftasonu görüşemedik.





21 Haziran Cumartesi günü Sevgili Bady'm Nuray'ın doğumgünüydü. Sabah uyandığımda güzel bir mesaj yazıp yolladım cevabı geldikten sonra da bana " bugün işin yoksa öğle arasına buraya gelsene " dedi. Düne göre daha iyiydim hastalıktan kurtulmuştum en azından.Şimdi bir yanım gitmek istiyor en azından Nurayları görürürüm öğle arasında beraber oluruz diye düşündüm bir yanımda gitmek istemiyor zaten 2 gün sonra mesaiye başlayacaktım :) Ama en son gitmeye karar verdim.Saat 12.30'a doğru evden çıktım 10 dakikada gittim. Ayy çalışmadan da buraya gelmek kötüydü be =D Bizimkilerin çıkmasına biraz daha vardı bende şirketin karşısına daha yeni açılan Aslı Börek ' e gittim. Bizimkileri beklerken bir sütlü nescafe söyledim. Baktım bizim kızlar cümbür cemaat geliyorlar. Yemek araları 45 dakika olduğu için o kısa zamanda çok şey paylaştık diyebilirim :) Konuşmalar birikmiş. Kızlardan Nilüfer beni kenara çekti " ben şimdi Nuray için pasta almaya gidiyorum,sende şirkete gel, kutlayalım öyle git" dedi.Bende eh Nuray için değer dedim gittim Şirkete.Nurayda "sen niye geliyorsun " dedi bende " Bir lavaboya gitmem gerekiyor da" =D aklıma başka yalanda gelmedi.


                                    


Şirket içine girdim Sevgili takım liderim " oo Yağmur hanım ne işiniz var burda " dedi ben " çok yoğunmuş geldim" dedim "senin böyle iş kolik olduğunu bilmiyordum " dedi " bende" Nuray'ın doğumgününü kutlıcakmışsınız o yüzden geldim"dedim..Biraz da havadan sudan konuştuk. Nilüfer pastayı toplantı odasına bırakmış,ben gittim pastayı hazırladım.Mumları yaktım.Takım liderimizin masasına doğru taşıdım,bir yandan da Nilüfer'e "Nurayı çağır,Nurayı çağır" diye söyleniyordum.Nuray gelene kadar maytaplar söndü ama biz hep bir ağızdan " İyi ki doğdun Nuray" demeye başladık :) Nuray gerçekten de hiç anlamamış :)




Eve geldiğimde saat 15.00'ı geçiyordu bir de hava kapadı resmen yağmur yağdı yağacaktı. Zaten Avrupa yakasında yağıyordu eve gittiğim yol biraz tepe olduğu için karşıya doğru baktığımda Kara bulutların toplandığını hatta şimşek bile çaktığını görüyordum. Dua ediyordum" Allahım eve gidene kadar buraya da yağmasın " diye. Yaz ayındayız ama şu son zamanlarda çok fazla yağmur yağıyor. Bir keresinde öyle bir bastırmıştı ki hemde  tam iş çıkışında,şemsiyede yoktu yanımda ee 15 dakikalık yürüme mesafem vardı eve gittiğimde ıslanmayan tek yerim saçımdı oda arkadaşımın şal'ını almıştım da kafama örtmüştüm. Bu yüzden depar atarak eve yürüyordum neyse ki Allah dualarımı kabul etti de Yağmur yağmadı. Sevgilimde Sarıyer Emirgan Korusunda Dj'lik yapıyordu. Fena Yağmur yağıyor diyordu. Düğün sahipleri kimbilir ne kadar üzülmüştür, yazık ya..


                                   


        Koca kız oldum ve hayatımda ilk defa hazır çorba dışında kendi ellerimle Mercimek çorbası yaptım :) Valla tadı, tuzu yerindeydi ya bende şaşırdım. Demek ki el lezzeti konusunda Annem'e benzemişim. El lezzeti var da , işte evde her zaman için sürekli yemeğim hazır olduğu için ben bu mutfak konusuna pek girmiyorum :) Ama iş başa düşünce nasılda yapılıyormuş onu anladım. Bir de benim yaptığım yemekler ya tuzsuz yada tuzlu oluyor o kıvamı oturtturamıyorum nedeni ise Tuz ne kadar zararlı olsa da (ki Kalbe ve Tansiyona çok büyük zararı var) ben çok seviyorum. Bu yüzden benim yediğim tuz oranı ile Annemin yediği tuz oranı farklı olduğundan Anneme göre yaptıklarım tuzlu, bana göre normal geliyor. Bu yüzden artık yapabildiğim yemekleri yaparken az tuz koyucam,ne de olsa tuz sonradan atılabilir.Ama tuzlu olunca sonradan tuz'u çıkaramayız.Eee şimdi bir de daha yeni yeni yemek yapmaya başladım sayılır.İlla ki zaman geçtikce tecrübe kazana kazana herşeyi göz kararı yapabilirim :)


                                                                 Saygılar..

1 Temmuz 2014 Salı

Sevgilinin evine ziyaret ve Canpark AVM

       


         11 Ayın Sultanı Mübarek Ramazan ayı Hoşgeldi.Herkese Hayırlı Ramazanlar oruç tutanlara Allahtan güç , kuvvet ve sabır diliyorum.Allah izin verir , sağlığım sıhhatim yerinde olur da bende oruç tutmaya devam ederim.

         Mübarek Ramazan ayında bende Blog yazarken - en azından yemek blogu tarzında şeyler paylaşırken - dikkatli olacağımdan hiç şüpheniz olmasın.  Yemekle ilgili yazdığım blogları iftar sonrasında paylaşmayı düşünüyorum.Şimdiden anlayışınız için teşekkür eder , bir kusurum olursa affetmeniz dileğiyle.

       Sevgilimin , 1 yıl önce taşındıkları evlerine benim çalışmam , sevgilimin çalışması, yaz tatili , askerliği derken gidebilme fırsatım hiç olmamıştı.Yıllık izin programı yazmıştım şu ana kadar istinasız ilerledim. 17 Haziran Salı günü için aklımda müstakbel kayınvalideme kahvaltıya gitmek vardı . Nitekim dediğim tarihte de gittim :)


Sabah kalkıp bir güzel hazırlandım, saat 09.30'u geçiyordum evden çıktım , minibüse bindim 15 dakika sonra Ümraniyedeydim. İndiğim yerde Güllüoğlu vardı ee kahvaltıya gidiyordum elim boş gidemezdim. Bu arada Sevgilim hala uyanmamıştı :) Bir yandan onu uyandırmakla uğraşıyorum bir yandan da ne alsam acaba diye düşünüyordum. Allahtan evlerini biliyordum ama olsun gene de " ben geldimmmm" diye gidilmezdi. Neyse ben Güllüoğluna girdim baktım poğaça falan kalmamış bende 3 tane simit aldım. Oradan çıktım hemen karşısında Özlem Börek vardı oraya uğradım neyse ki poğaça vardı 3 tane poğaça 1 tane de zeytinli açma aldım.Evin yolunu tuttum. Sevgilimi aradım,"alooo" diye bir ses " aşkım geliyorum ben uyan " dedim. Sevgilim" tamam tamam gel hadi " dedi. O heyecanlı ben heyecanlı :)

 

Sevgilim beni kapıda karşıladı.Sevgi Teyze mutfaktaymış bende içeri girdim önce Sevgilim " hoşgeldin " dedi çaktırmadan sarıldık :) sonra mutfağa geçtim " hoşgeldin kızım,kusura bakma kapıda karşılayamadım" dedi. bende " önemli değil yardım edebileceğim birşey varsa yardım edebilirim " dedim."yok kızım sen otur"dedi bizde Sevgilimle salonda oturduk."Yağmurrr" diye bir ses mutfaktan yükseliyor. Mutfağa gittiğimde " şunları masaya götürebilirmisin kızım" dedi " bende "tabiikide"dedim.Soframıza , domates,salatalık,patates kızartması,peynir,zeytin,menemen, simit, poğaça ve ekmekler yerini aldı üzerine sıcacık çaylarda masada yerini aldı.Şimdi ben menemeni sevmiyorum,daha doğrusu hani zorunda kalmadığım sürece yemem.Şimdi yemezsemde ayıp olacaktı kadın o kadar yapmış,üstüne üstlük biberde var.Sevgi Teyze mutfağa gidiyor ben biberleri çaktırmadan Serhatın tabağına atıyordum.Hep beraber hem yemek yedik hem sohbet ettik hemde TRT - 1 de eski bölümleri yayınlanan "Beni Böyle Sev"'i izledik.
Sohbet muhabbet derken saat 13.00'a geliyordu. Sevgilim hazırlanmaya başlamıştı bende Sevgi Teyzeye yardım ediyordum.Sevgilim " hadi Aşkım çıkalım " dedi.Bende Sevgi Teyzeyi öptüm,teşekkür ettim.Çıktık.Havada bayağı bir sıcaktı,Allah dışarda çalışan insanlara yardım etsin.

Ümraniye de yeni açılmış olan Canpark AVM'ye gittik. Bir çok bilindik mağaza var; C&A ,Kiğılı,Koton,Defacto,Mavi v.s. İç dizaynı konusunda pek birşey diyemiyorum da dış dizaynını beğendim.Farklı olmuş.
Eee artık yaz geldi yeni ciciler almak lazımdı :) Sevgilime gömlek aldık , bana da spor capri şortlardan..Daha doğrusu ben sepetime 4-5 parça ürün koydum Sevgilim " tüm mağazayı al istersen aşkım " dedikten sonra utandım da sepetime attıklarımı denedim onda da içime sinen Şort oldu.Bana kalsa ben daha sepetime ekleyecektim :) Neyse Alışveriş merkezini bayağı bir dolandık.Hem yorulduk hemde dışarı çıkmaya gözümüz yemiyordu.İçerisi soğuktu.Düşündük nereye gidelim falan diye , bu sıcakta bizi ferahlatabilecek tek şey Dondurma yemek olacaktı.


Mado ' ya gittik . Madonun dondurması gerçekten çok güzel,çok farklı bir lezzeti var.Sevgilim Milkshake siparişi verdi.Ben ise Külahta Çikolata,Karamel dondurmayı bir güzel mideye indirdim.Valla çokta iyi geldi açıkcası,insan ferahlıyor..

Bir güzel günün daha sonuna geldik.Sevgilimle geçirdiğim her gün benim için en güzel gündür.

Saygılar.


Share