21 Nisan 2014 Pazartesi

Sevgili Günlükcüm / 8

                      21.o4.2o14/ Pazartesi

Sevgili Günlükcüm ,

         Cumartesi (19.o4.) ve Pazar (20.o4) iki günde Sevgilimin , Askerimin , Bitanecik Aşkımın Çarşı günüydü.2 günde de Sevgilim için fedakarlık yapıp sabahları erken kalktım. Güzel güzel konuştuk bitanemle .."Gelmek istiyorum " dedi " Az kaldı sabret aşkım " dedim.. Bende kendimi az kaldı diye avutuyorum, evet aslında hesaplayınca az kaldı sayılır 49 veya 50 gün sonra geliyor..Ama sorun o 50 günü bana ve Serhatıma ? O burun kıvırdığımız 50 gün bile insana bir ömür gibi geliyor.Kimse başına gelmeden bilemez.. " Ne kadar kaldı Serhatın " diyorlar " 50 gün " diyorum " aaa az kalmış ne kadar da çabuk geçti " diyor herkes , bende bir başlıyorum çıldırmaya (=  "ee tabi size göre hava hoş , siz beklemiyorsunuz , size göre göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor , bide bize sorun "  diyesim geliyor ama diyemiyorum. Daha önceden Asker yolu bekleyenlerden başka kimse beni anlamıyor (= Şu Askerliğin özlemek dışında ki  en kötü olayı da ne biliyor musunuz ? Yanında olmasını isteyipte yanında olamaması.. Evet uzaktan uzağa birbirine özlemi oluyor insanın , aşkı kuvvetlendiriyor bu özlem.. O seni aradığında eskisi gibi değil daha çok heyecanlanıyorsun , O sana mesaj attığında eskisi gibi şu işimi bitireyim sonra mesaj atıyım demiyorsun anında cevap vermek istiyorsun çünkü özlemişsin ve ondan gelecek bir telefona , ondan gelecek bir mesaja bakıyorsun artık..Bir çok kez " Keşke yanımda olsaydı " dedim.Kuzenlerimin doğumgünü oluyor, arkadaşlarım nişanlanıyor , evleniyor " Keşke yanımda olsaydı   "diyorum . İlla özel zamanlar için de değil. Molaya çıktığımda elele gezen çiftleri görünce, sinirlendiğimde , duygusallaştığımda , birileriyle tartıştığımda "yanımda olsaydı elimi tutsaydı , beni sakinleştirseydi "diyorum..Bana sadece " Geçecek aşkım " demesini bile o kadar özlüyorum ki. İstanbuldayken " geçecek geçecek diyorsun geçmiyor ama " diyordum şimdi ise yanımda olsa da sadece " Geçecek " dese. O hayran olduğum gülüşüyle bana baksa , o tok ses tonuyla beni tekrar aşık etse kendisine..Ben bu aralar gerçekten çok duygusallaştım. Zaman daraldıkça duygusallık ikimizde de ön planda.Biz Sevgilimle sabretmeyi , birbirimizin ayrılmaz bir bütün olduğunu Askerlik sayesinde öğrendik..Elbette ufak çaplı kavgalarımız oluyor ,Sevgilim askerdeyken bile benim alttan almam gereken konularda alttan almamakla direniyorum , Sevgilim de bazı şeyleri gereğinden fazla sıkıyor ama yinede biz ayrılmaz bir bütün olmuşuz birbirimizden kopmuyoruz. Zaten Sevgilimin bende en çok sevdiği huy. Her ne kadar kavga etsekte , her ne kadar kızgın olsakta , kırılmış olsam da kırılmış olsada beni aradığında veya mesaj attğında "telefonum açıktır" hiç kapanmaz. Hayatta kapatmam veya hayatta cevap vermemezlik yapmam , aradığında açmamazlık yapmam..Bu Serhatım içinde geçerli , oda kapatmaz, oda mesaj atar , o da açar..Biz birbirimizi tamamlıyoruz...!
      İşin içinde Sevgilim varsa sayfalarca onunla ilgili yazı yaz deseler hiç düşünmeden yazarım (=

         Cumartesi günü Sarı Kuzumun doğumgünüydü.. Normalde 23 Nisan ama bütün aileyi anca haftasonuna topladığımız için Cumartesi günü yapalım dedik bu hafta sonu da diğer Kumral Kuzunun doğumgünü (= Onunda normalde 24 Nisan onunkinide Allahın izniyle bu hafta Pazar kutlayacağız.






                         


         Kuzularımın ikisinede Lego aldım (= Emre ve Ekrem Lego istiyorlarmış biri Ev 'li Lego biri Arabalı Lego. Küçük Teyzem onların istediğini aldı eh bende farklılık yapıyım dedim Uçaklı Lego aldım (=

Ada kuzuma içimden geldiği için  Barbie aldım.Özel bir sebebi yok hatta verdiğimde hediyeyi " Neden aldın Yağmur Abla" dedi.Çocukta şaşırdı bayram değil seyran değil Yağmur Ablam neden Barbie aldı diye.. bende "içimden geldi " dedim.. Açtı hediye paketini " Gerçekten çok teşekkür ederim " dedi bende " Gerçekten çok beğendin mi " dedim. (= Teyzeme sordum da çok beğenmiş ama utanmış.10 yaşında ki cadı kız kendini borçlu hissetmiş  (= Emrecikte ogün açmadı hediyesini dün açmış , oda çok beğenmiş..Çocukları sevindirmek kadar güzel birşey yok..

                         

Doğumgünü Süslemeleri :)


                         

     Menümüz ; Gül Böreği , Pizza , Makarna Salatası , Kısır , Zeytinyağlı Yaprak Sarması ve Kurabiye :) Kurabiye dışındaki tüm yiyecekler El yapımıdır :) Özellikle Anneciğimin yapmış olduğu Pizza dillere destan oldu.2 tepsi Pizzadan tek bir tane bile kalmadı. 


                        

           

        Sarı kuzumun bebeklik hallerine her baktığımda keşke bu çocuk küçülse diyorum o kadar tatlıydı ki ısırıyordum. Maşallah benim Sarışınama.Ablası onun gülüşünü yer yer..



Pastayı getirme işi bana düştü.Pastanın üzeri ; Futbol sahası ve futbolcular var.Mumlar , futbolculara değmesin diye ağır ağır yürüyordum :)



Burada dilek tutuyor :)

                                 

                                           





       








          
                      Küçükler büyüdükçe bende anlıyorum ki yaşlanıyorum artık :) Hepsi elimde büyüdü sayılır. Onların büyümelerini görmek güzel de kendi yaşının ilerlediğini bilmek kötü . Küçükken her çocuk gibi  bende çok meraklıydım doğumgünlerine..Şimdi ise , olsa da olur olmasa da diyorum.Hatta " doğumgünü kutlamasını sevmem " diyenlere çok şaşırırdım. Doğumgünü ya bu , senin doğduğun gün derdim şimdi ise onları anlıyorum yaşlandıklarını söylememek için doğumgünü kutlamasını sevmiyorum diyorlarmışta daha yeni anlıyorum :)

                                                        Saygılar...

                                                        Şafak : 50 /Nevşehir


17 Nisan 2014 Perşembe

Alperenler Aile Çay Bahçesi

                     

     Sevgilimle resimlerimize bakarken ki hemen hemen hergün resimlerimize bakıyorum. Fotoğraflarımızın arasında Alperenler dikkatimi çekti..Film şeridi gibi gözümün önünden geçti anılarımız.. Bir off çektim  karşı ki dağlar yıkıldı..! =P

          Alperenler'e yaz kış gitmişizdir.Çengelköyden sıkılıp farklı bir yere gitmek isteyenler için ideal bir yer :) Yazı ayrı , kışı ayrı güzeldir. Alperenler , Üsküdar 'ın Kandilli semtinde , Vaniköy caddesi üzerinde bulunmaktadır. Hemen denizin dibindesiniz (= Ulaşım açısından da Üsküdardan - Beykoz'a giden otobüsler veya Kadıköyden - Beykoz'a giden otobüslere binip , tam önünde inebilirsiniz. Biz gerek arabayla , gerekse ulaşım aracıyla bir çok kez gitmişizdir.
          Kandilli ; Sahilinde boylu boyunca uzanan Yalıları vardır.. Adile Sultan Sarayı'da Kandillidedir. Hemde Alperenlerin karşısında.Bir keresinde Sevdiceğimle gidecektik. Arabayı park ettik güvenliğe " girebilirmiyiz " dedik " Aracınız varsa girebilirsiniz " dediler. Biz birbirimize baktık "aracımız varsamı" ? Güvenlikte şaşkınlığımızı anlamış olsa ki " biraz tepeye çıkmanız gerekecek araçsız zor olur . Şu anda düğünde var zaten " dedi. Bizde "peki " dedik çıktık. Aracımızı alıp çıkmamıştık düğün vardı şimdi orayı doyasıya gezemeyecektik..bizde çıktık Kürkçü dükkanı Alperenlere gittik ..Benim aklıma ayrıca Kandilli deyince Kandilli Rasathanesi ve Rahmetli Deprem Dede Ahmet Mete Işıkara gelir.Nur içinde yatsın Deprem Dedemiz.
          Alperenlerde ; Kışın kapalı alanında oturuyorduk. Deniz kenarı olduğu için dışarıda oturmak çok zor hem çok esiyor hemde dalgaların duvara çarpmasıyla baştan aşağı ıslanabiliyorsunuz :) Biz sigara içmemize rağmen içeride oturmayı tercih ettik..hem denizin keyfini çıkarıp hemde sıcacık ufoların önünde oturup kahvelerimizi yudumlamayı seviyorduk.Ayrıca Park sorunuda yaşamıyorsunuz otoparkı da var, kapının önünede park edebiliyorsunuz.Bahar aylarında veya yaz aylarında tıklım tıklım olmadığı sürece park sorunu yaşanmıyor buda dipnot olsun :)





          Hiç unutmam ; arkadaşımın Kanlıca Paysage ' da düğünü olacaktı daha da saat vardı gidip yemek yiyelim dedik.5 kişilik bir ekiple gittik  bir güzel yemeklerimizi yedik sohbet muhabbet koyulaştı derken şak diye bir sesle ayaklandık dalga bizi çok az ıslattı , ama bizim önümüzde duran bayan için aynı şeyi söyleyemeyeceğim  :) Resmen baştan aşağı ıslandı bayan.Biz de daha sonra oluşabilecek bir dalga faciasına rastlamamak için yerimizi en köşelere taşıdık ee düğün vardı ıslak ıslak saçımız başımız dağılmış nereye gitcektik ? (=


                                            


       Sevdiceğimle vazgeçilmezimiz Tavla :) Aman Allahım şu tavlayı öğrenene kadar canımdan can gitti yahu hadi ben neyse de sevgilimin sabrına hayran kaldım. Sanki satranç öğreniyorum, nasıl gözümde büyütmüşsem tavlayı.. Alt tarafı kapı yap , karşındakine açık verme işte bu kadar ama ben sanki dünyanın en zor oyununu oynuyor gibi hissediyordum kendimi..Şimdi ise sevgilimin yokluğunda internetten oynaya oynaya çözdüm işi. Karşımdakini Mars bile ediyorum :)  Sevgiliminde beni mars etmişliği vardır , eh benimde nadir de olsa mars etmişliğim görülmüştür (= Bazen oyunu bitiremeyeceğimi anlayınca " Ne de olsa beni mars edemiceksin o yüzden içim rahat hıh" diyordum..Valla ne yapıp ne edip mars olmamak için de elimden geleni yapıyordum sonuç mars olmuyordum.. Hele bir de sevgilim tüm kapıları kapattığında ben dımdızlak ortada kalınca bir sinirleniyordum. Zar atsam da neye yarar adamın tüm kapıları kapalı bende başlıyordum beklemeye..Bir de kızıyorum , " en sevmediğim şeyi yapıyorsun " diye :) " ama aşkım kızma oyun böyle "diyor adam da haklı oyunu kuralına göre oynuyor ama ben delleniyorum :) Normalde böyle hırs yapan bir kız da değilimdir tavla oynayınca bana bir hırs geliyor =P Sevgilim bak bu da itirafım sana :)


                                                       Saygılar..
                                                Şafak : 54/Sakarya 

14 Nisan 2014 Pazartesi

Sevgili Günlükcüm / 7

 14.o4.2o14 / Pazartesi

Sevgili Günlükcüm ,

        Pazar günü (13.o4.) sevgilimin Çarşı izniydi.Normalde cumartesi günleri çıkıyordu ama bu hafta Pazar gününe almışlar.Sevgilim beni aradığında saat 09.00 gibiydi.Konuştuk ama nasıl konuştuğumu bilmiyorum o kadar uykum var ki gözümü açamıyorum.Sevgilim mesaj atıyor ben cevap bile veremiyordum.. ee gözümü açtım artık bir daha uyuyabilir miydim ? gözüm yarı açık yarı kapalı uyandım.. Güzel bir kahvaltı hazırladım evdekilere..Ama sevgilim hala daha kahvaltı yapmakla meşgüldü..Bide kızıyorum " Ben sana demiyormuyum,beni nete girmeden önce ara,bak 1 saat oldu seni bekliyorum"dedim."Ama aşkım seni çok seviyorum napıyım"diyor.Oda haklı yavrum uzaklarda..Sabahın 06.00 'da ayakta ee ama bende çalışıyorum bir haftasonum var onda da bir gününde uyuyım istiyorum zaten bütün gün evde oluyorum canım sıkılıyor..Sevgilimin askerliği bitecek biz hala daha bu uyku meselesini çözemicez :) En sonunda kavuştuk birbirimize bende kahvaltımı bitirmiştim çay içiyordum.Sevgilimde müzik açmıştı bende sesi duydum direk yerimde zıplamaya başladım Sevgilimin surat ifadesini görmeniz lazımdı " Bu kız delirmiş gibi"bakıyordu."Aşkım manyak mısın " diyor bir de gülüyor.Öyle de özledim ki o beni etkileyen , sevmeme , aşık olmamı sağlayan gülüşünü.. Bende " Napııyım aşkım kulaklıktan şarkı geliyor bende dans ediyorum işte " dedim. Bayağı bir koptuk. Ellerimizi , kaşımızı gözümüzü ayrı oynatmaya başladık :) Havada mis gibiydi.İpad'i cama dayadım ve sevdiceğime Boğaz'ı gösterdim.." Aşkım bir daha göster " dedi tekrar gösterdim." Çok özledim aşkım " dedi. "Gelince acısını çıkartırız aşkım "dedim.Sonrasında Sevgilimi yolladım :) Yolladım derken net düşmüş tekrar girememiş bende mesaj attım " istiyorsan bir daha girme aşkım " dedim.Oda "tamam arkadaşları arayım ben " dedi..Eh asker adam biraz da kafasını dağıtsın değil mi ? (=
Sevgilimle mesajlaşmaya devam ettik ah bir de telefonu sürekli kendiliğinden kapanmasa daha iyi olacaktı ama.Kanalları geziyordum Kanal Türk de yayınlanan Dünyayı Geziyorum programına rastladım. Dubaiyi gösteriyorlardı. Dubai'nin zaten çok güzel bir yer olduğunu biliyordum ama böyle canlı canlı izleyince anaam bir gidesim geldi. Sevgilime hemen " Aşkım Dubaiye gidelim mi " diye mesaj attım..Ardından Yalın - Yeniden şarkısını dinleyip aklıma Bodrum geldi bu sefer de " Yaa aşkım Bodruma gitmek istiyorum " dedim.Klibinde Bodrumla alakası yok bırakın Bodrum'u Türkiyede bile çekilmemiş ki (= İspanyanın Mallorca kentinde çekilmiş. Sevgilim " Aa ama aşkım seninde isteklerin bitmiyor " dedi (= Daha Maldivleri söyleyecektim ama =((



    Sevgilim gittikten sonra haftasonu vazgeçilmezlerimizden Türk Kahvesi yaptım. Evdekilerde alıştı artık. Bayılıyorum zaten ben bu Türk kahvesine hele bir de yanında Çikolata olunca ımmm ! mis mis ! Bir de o çikolata benim en bi sevdiğim Damaksa eğerse oo keyfime diyecek yok :) Hafta içi Şirket içinde sadece Nescafe 3'ü 1 arada ve bazen aynı gün Nescafe Sütlü Köpüklü içiyorum. Bazen eve gidip Türk Kahvesi yapasım geliyor.Ama malum yemekti , çaydı diyene kadar Kahve aklımdan gidiyor :)



                                     

       o9.o4.2o14 Çarşamba günü Nurayla birlikte Dondurma Sezonunu açmış bulunmaktayız. Çarşamba günü Nogger ile Perşembe günü Magnum Double 'ı bir güzel mideye indirdik ama Cuma günü boğazımın ağrımasıyla birlikte bir süre daha dondurma yememe kararı aldım :) Sevgilim olsaydı " Ama sende çok çıt kırıldımsın aşkım " derdi.. Ah ah keşke yanımda olsaydı da çıt kırıldım olsaydım =(


Sevgilim seni çok ama çok özledim.
Seni Çoook Seviyorum.

Saygılar..
Şafak : 57 / Sinop

13 Nisan 2014 Pazar

Yalın - Yeniden

                                                Yeniden ,
                                         Yandı tüm ışıklar , 
                                         Yeniden ,
                                         Nasıl parlıyor aşk gözlerinden
İçimi eritiyor şimdiden..!



9 Nisan 2014 Çarşamba

Sevgili Günlükcüm /6

                                                o9.o4.2o14 / Çarşamba

Sevgili Günlükcüm ,

                    Cumartesi günü sanki işe gider gibi kalktım gözümü bir açtım 08.00 'dı =(  Zaten anlamış değilim işe gideceğim zaman kalkasım gelmez , işe gitmeyeceğim zaten direk ayaktayım uyku bile benle dalga geçiyor resmen..Döndüm durdum , döndüm durdum ama gözler faltaşı gibi açılmıştı bir daha uyumak mümkün müydü ? Zaten sevgilimle de skype da konuşacaktık bu yüzden kalkıyım bari dedim.. Kalktım kahvaltıyı hazırladım , çayı koydum , şirket maillerine baktım Sevgiliden ses yok..Gelir herhalde kahvaltı yapıyordur diyorum içimden de..Çayı demledim , annemler de uyandı ee kahvaltı da hazırdı ama hala daha benim adamdan ne bir ses ne bir haber..! Kahvaltı yapıyorduk bir yandan da mesaj atıyorum kapalı , arıyorum kapalı .. Eee korkmaya da başladım " Nerde?Ne yapıyor ? Çıkamadı mı Çarşıya ? Ceza mı aldı " diye kendi kendime sorular soruyordum..Son bir şans arıyım dedim baktım meşgül..! Ben iyice dellenmeye başladım bir baktım ki oda beni arıyormuş :) " Aşkım ya uyuyakalmışım nasıl kalktım nasıl geldim anlatamam " dedi . "Tamam aşkım hadi skype'a gir konuşalım " dedim.Şükür kavuşturana saat 10.00'ı geçiyordu girdiğinde..Bol bol özlem giderdik aşkların en güzeliyle.. Başına gelenleri anlattı . "Otostop çektim " dedi .. Ben dumur oldum.. "Ne ? nasıl ? Kız mıydı yoksa ?" dedim oda " He oldu. Aşkım kalktım 07.30 da 2 dk daha uyuyım dedim . Bir uyandım saat 09.30 olmuş giyindim kantine inip bir poğaça bir meyve suyu aldım çıktım.Arabada yokmuş (askeri arabadan bahsediyor) yürüyim bari dedim bu sırada bir çocuk geçiyordu benim yaşlarımda arabaya beni aldı da öyle indim Çarşıya " dedi :) Gülesim varmış resmen.. Nasıl gülüyorum anlatamam.. 1 saat 1.30 saate yakın konuştuk.. Benim çıkıp Anneanneme gitmem gerekiyordu ama Sevgilim için durabilirdim..Oda çıkacaktı zaten bu şekilde konuşmayı sonlandırdık..


Muhammet / Ben / Ece
Ekrem / Emre  / Ada

                       10 Nisan Sevgili Kuzenim Ecenin doğumgünü. Anne tarafında en büyük torun ben olduğum için hepsinin küçüklüğünü bilirim. Hepsi o kadar değerli ki benim için.. Ececim benden çok çekmiştir ee o doğduğunda ben daha 10 yaşındaydım kaç kere yanlışlıkla düşürmedim mi ? ranzanın tepesinden yatağa doğru atmadım mı ? :) he canilik olarak anlaşılmasın Ece gayet bundan hoşlanıyordu..Tabii ki ranzadan yatağa doğru attığım için yere falan düşmüyordu..Yere düşürdüğüm hikaye kucağıma aldım dengem bi anda bozuldu ikimizde yere düştük.Her ne kadar ona bişey olmasın diye kendimi feda etsem de pek işe yaramamıştı =( Ama bütün bunlara rağmen benim yanımdan hiç ayrılmazdı hala daha onu o kadar çok severim ki.Kuzenlerimin arasından en uslusu oydu :) Kardeşi Ada ve diğer kuzenim Emre kadar bana çektiren yoktu :)  Hepsini çok seviyorum hepsi benim için ayrı değerli.. Emrecimle (7 yaşında ) birlikte ipadden oyun oynarız , evin salonunda (her ne kadar anneannem kızsada ) top oynarız , boğuşuruz.. Bir de sarışın..Sarı Kuzum diye severim ben onu :) Ada'yla(10 ) Ekrem (8) gelir hep beraber oyunlar oynarız bağırışırız çağırışırız dans bile ederiz :) Çocukla çocuk olmasını bilirim .. Muhammet (18) o artık reşit ve erkek olduğu için biraz çekinir konuşmaya ama eskiden onlada ne oynardık. Eceyle Muhammet daha samimidir. Yaşları yakındır.. Onlarla da bir abla gibi dertleşirim , bana fikir danışırlar bende onlara önerilerimi söylerim..Ece'm zaten beni örnek alıyor..İyi huylarımı al kızım , kötü huylarımdan sakın diyorum :) Diğer bir kuzenim İlknur ise benden sadece 2 yaş küçüktür ama o Üniversitede.. Bizim ilknurla yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi sürekli birbirimizde kalırdık ama işte zaman geçtikçe bağlarda kopuyor. İş hayatı bir çok şeyi koparıyor bea :)



                   
                     Beklediğim haber de bu arada geldi :) Daha önceden bahsetmiştim yıllık izin konularını..
Şükürler olsun ki iki hafta iznimi bir arada kullanabilcem :) 3 haftalık iznimin ilk haftasını 14 Haziran -23 Haziran arasında , diğer son iki haftayı ise 16 Ağustos - 1 Eylül arasında kullanıcam :) Aslında bu iki hafta istediğim tarih değildi ama şartlar onu gösterdi. Nuray benim istediğim tarihte çıkacağı için ben bu tarihe kaldım. Dedim de zaten " Seneye evlensemde evlenmesem de sen bana göre çık. Ben 1 günde seninle denk geldiği için çalışmak zorunda kalıcam " dedim..Sert bir çıkış gibi gelse de aslında öyle değil..6,5 yıllık hatta 7 yıllık emeğimin sonunda istediğim gün geldi çattı ilk önce izinleri parça parça kullanıcaksınız dediler ona dert yandık sonrasında 2 haftalık bir süreçten sonra "tamam istediğiniz gibi çıkabilirsiniz " dediler. Eee sevindik bu seferde benim istediğim tarih değildi..İnsan kendi istediği tarihte çıkamadıktan sonra inanın tatilinde gözünde bir anlamı kalmıyor.. Geçen senelerde çok heyecanlıydım , tatile çıkacağım günleri sayar dururdum.. Bu sene Sevgilimin yokluğundan mı ? İstediğim tarihte çıkamamaktan mı ? Sadece İskenderun / Arsuz'a gidip 2 haftayı da orada geçirmekten midir nedir bilinmez hiç hevesim yok..Yani sırf kafa dağıtmak , yorgunluğumu atmak için kullanıcam o kadar heves meves yok gitti.. Hani aylardan da Ocak Şubat olsa anlıcam da Nisan ayındayız be mübarek :)

Saygılar..


Şafak : 62/Tunceli

8 Nisan 2014 Salı

Beylerbeyi Mado


o8.12.2o12 neredeyse 1.5 yıl önce ..

Sevgilime " Aşkım Çengelköyden ve Koşuyolundan gına geldi bana biraz farklı yerlere gidelim " dedim. Sevgilimde " Nereye gitmek istersin " dedi. Yine bana topu attı. Kış olduğu için kapalı alanları tercih etmek zorundaydık..Tüm gün düşünmüştüm nereye gitsek , nereye gitsek ? diye.. Daha önce önünden geçtiğim ve bir türlü gitme fırsatı bulamadığım  Beylerbeyi Mado geldi aklıma.

Beylerbeyi ; Üsküdar İlçesine bağlıdır. Boğaziçi köprüsünün (1.köprü) Anadolu yakasında ki ayaklarının başladığı yerdir.Ara sokaklarında ki Ahşap evleri , sahil boyunca uzanan cafeleri ve restuarantları , Hamamı ve Beylerbeyi Sarayı ile gerçekten görülmeye değer bir yer.

Sevgilimle iş çıkışında Beylerberi Madonun önünde indik. Hava soğuktu gerçekten bayağı sert bir hava vardı.Biz sigara içmemize rağmen dışarda durmayı bile aklımızdan geçiremedik. İçerdede içilmiyordu zaten.. "O kadar da iradesiz olmayalım " dedi Sevgilim ve içeri boğaza nazır bir şekilde oturduk..Tek tük birileri vardı. Kış şartlarından dolayı diye düşünüyorum :) Yazın açık alanında insanlar kahvaltılarını yapar , kahvelerini yudumlardı.Şimdi ise bizle birlikte iki kişi vardı :) 






Nescafelerimizi söyledik ve fotoğraf çektirmeye başladık ..

Sevgilim resimde resmen Patronlara benzemiş :) He gerçek puro da değil yanlış anlaşılmasın sigara içilmeyen yerde puro nasıl içiliyor denmesin de :) Kahvelerimizin yanında Rulo kat vermişlerdi Sevgilim de muzurlukta bir numara ya şekle bakın hele :)

Sevgilimle yazın tekrar gitmeyi düşünüyorum.. Yazın şunu şunu yaparız diyorum ama muhakkak bir aksilik çıkıyor.. İnşaallah bu sene yıllık iznimin 1 haftasında doya doya istediğimiz herşeyi yapabiliriz :) 


Saygılar..

Şafak : 63 / Şanlıurfa

3 Nisan 2014 Perşembe

Sevgili Günlükcüm / 5

                  o3.o4.2o14 / Perşembe 

                           Sevgili Günlükcüm,

                           Bu hafta sevgilimin çarşı gününü yazmadım nedeni ise sevgilim geldiğinde yazdığım bloglarda ki fotoğrafları görecek olması :)  Şaşırmasın dimi.. Bunlar ne ? Sil şunları ? demesin diye artık günlük şeklinde yazıcam ve fotoğraf eklemeden :) Cumartesi günü Sevgilimle yaklaşık 3 saat internet başında konuştuk. Güzel oldu bol bol hasret giderdik çok özlüyorum ben bu çocuğu ya =( zaman çabuk geçsinde sevgilim bir an önce gelsin istiyorum artık...
                           Bu aralar stresliyim. Hem sevgilimi özledim , hem yıllık izinlerimi bir arada kullanıp kullanamayacağım muallakta. Şöyle ki , 6.yılım bitecek 7. yıla gireceğim Temmuzda inşaallah. Bu sene 3 hafta iznim var. Daha önce ki yıllarda diğer arkadaşlara baktığımda 1 haftasını önce veya sonra kullanıp , 2 haftasını üstüste kullanabiliyorlardı. Ne yazık ki bu sene o kural kalkmış .. ! Şansa da beni buldu..! Halil Sezai den İsyeeaannn moduna geçtim..İzin durumu için üst birimlerden onay bekliyoruz ee onay bekledikçe de insan daha çok strese giriyor. En sevmediğim şeylerden biridir : Kararsızlık.. Benim için birşey ya vardır ya yoktur.. Ya Evettir Ya Hayırdır bunu uzatmanın ne anlamı var değil mi ?  Neyse ki güzel bir haberle bu stresimden biraz daha uzaklaştım. En yakın arkadaşlarımdan Havva'nın nikah tarihini öğrendim ve çok mutlu oldum. 9 yıl önce çıkmaya başladıkları tarih 8 Hazirandı ve bu yıl 8 Hazirana gün bulabilmişler :) Aslında benimde sevgilimle amacım buydu ama maalesef bizim 15 Haziran bu sene Pazar gününe geliyor :( Seneye de Pazartesi ee ben ne anladım bu işten ya =( Çok çok sevindim Havvacığımın bu haberine. Daha doğrusu en yakın arkadaşlarımdan ilkini evlendiriyorum..tabii ki daha öncesinden bir çok arkadaşımı evlendirdim ama Havva en yakın arkadaşım , dostum , kardeşlerimden biri.. Diğeri ise Mehtap. Onunda yeri Havva gibidir daha fazla veya daha az diyemem.. Çünkü Mehtap çocukluk arkadaşım Havvacık sonradan katıldı aramıza ama yinede ikisinin sevgisi arasında şunun ki daha fazla bunun ki daha fazla diyemem..Havvaya 2 ay 5 gün sonra " Gelin olmuş gidiyorsun " şarkısını söylerim :) bir de duygusalım..Kız isteme de , Nişan da hep gözlerim doldu ağladım bile diyebilirim. Herhalde Kına gecesi ve Nikahta halim ne olur orasını bekleyip göreceğiz :)



                          Dün beni çok mutlu eden bir şey yedim. Erik :) Resmen kaç aydır hayalini kuruyordum ben bu Eriğin ya. Alt tarafı 10 tanecik birşeydi küçük bir paket içinde satılıyordu tadı da çok aman aman değildi ama yinede nefsimi körelttim..Tuza batırıp batırıp yedim valla :) Bitince de bir üzüldüm ..Yetmedi ki =(  1 kilo verseler oturup yerdim .. O derece de çok seviyorum yani..

                         Sevgili Günlükcüm yazacaklarım bu kadar .

                         Görüşmek üzere :)

                                                                           Saygılar...

Şafak :68 / Aksaray

2 Nisan 2014 Çarşamba

Sende ki o şey..!


Filizler Köftecisi ve Seçim Günü

               3o Mart Ülkemizin geleceğini belirlemek için önemli bir gündü."Ülke benim oyumla mı kurtarılacak" diye düşünmemeniz gerekiyor " Bir oy Bir oydur " mantığı gelişmesi gerekiyor. Sonuçta seçme ve seçilme hakkına sahibiz bu bizim yapmamız gereken bir görev.
               Sabah uyandığımda saat 10.50 ' di. Allah Allah ne kadar çok uyumuşum ben böyle diye düşündüm. Salona gittiğimde bizimkilerin de daha yeni uyandığını fark ettim ve tam arkamda ki duvar saatine baktım ki saat daha 09.50 . Akıllı telefonlarımız sağolsun 1 saat ileri almış  :) Aslında iyi de oldu en azından pazartesi günü daha az uyumuş olmayacaktık.
                Annemlerle değişiklik olsun dedik ve oy kullanmadan önce Üsküdar Filizler Köftecisi 'nde kahvaltı yapalım istedik. Biz oy kullanmak için Acıbadem Çamlıca Kız Lisesine gidecektik. Üsküdardan da rahat bir ulaşım olacaktı.Daha önceden Sevgili arkadaşım Nuray gitmişti fiyatlarda az biraz aklımdaydı ama yinede internetten baktım. 3 çeşit kahvaltı menüsü vardı ; Üsküdar Kahvaltı - 17.90 TL, İstanbul Kahvaltı 23.50 TL, Osmanlı Kahvaltı 29.50 TL. Fiyatlara baktıktan sonra hazırlanıp çıktık. İstanbulda da mis gibi bir hava vardı. Daha doğrusu güneş var ama esiyordu. Pırıl Pırıl Boğaz' a baktım.Bir an " Ah aşkım keşke sende burda olsaydın " dedim.
                 Üsküdar'a giden otobüse bindik ve Çengelköyden inip Beylerleyi , Kuzguncuk istikametinde ilerledik.. Sahil yolundan gittiğimiz için bu yolu seviyorum..Denize nazır yalılara baktıkça insan hayaller kuruyor.        



İstanbul'un incisi Boğaziçi Köprüsü (1.köprü olarakta geçer)Köprünün ayaklarından biri Avrupa Yakasında / Ortaköyde diğer ayağı ise Anadolu Yakasında/Beylerbeyindedir.


Üsküdar /Merkez



Bir an denize giresim geldi :) Yaz geliyor neyse ki..Üsküdar Merkezden Harem istikametine doğru yürümeye başladık.Sağ da Üsküdar'ın çok eskilerinden Katibim  Restaurant karşılıyor bizi ..Ve aklıma bir şarkı geliyor " Üsküdara gider iken aldı da bir Yağmur ,katibimin setresi uzun eteği çamur , katip uykudan uyanmış gözleri mahmur" :) En çok Üsküdar'ın bu tarafını seviyorum Salacak.. Deniz manzaralı evleri o kadar güzel ki ve o kadar bakımlı ki insan böyle bir yerde oturmakta istemiyor değil hani :) Her ne kadar evimiz Boğaz'ı görüyor olsa da denize bu denli yakın olmayı çok isterdim tek kötü yanı deniz kenarı olduğundan çok esmesi.. Katibim Restaurant'ın hemen yanında Üsküdar Evlendirme Dairesi var. Allahın izniyle bende Üsküdar Evlendirme Dairesinde Kır düğünü yapmak istiyorum :) Kısmet. Aklıma Sevgilim geldi. Dj'lik yapıyor sevgilim Üsküdar Evlendirme Dairesinde..



Biraz daha ilerledik ve solda o mutheşem Kız Kulesi çıktı karşımıza.8-9 yıl önce Kız Kulesinin içini gezme fırsatı bulmuştum hayran kalmıştım.. Kız Kulesinin bir çok rivayeti var ama beni en çok etkileyen ;Bizans imparatorunun bir kızı olur. İmparator buna çok sevinir ve kızının doğum gününü, ülkesinde bayram ilan eder.Her yıl, prensesin doğum günü bayramı görkemli bir şekilde kutlanır. İmparator, bilginlerinden, kızının tahta hazırlanması için eğitilmesini ister. Fakat bilginlerin en yaşlısı, imparatora, kızının on sekiz yaşına basmadan bir yılan tarafından sokularak öleceğini kehanet eder. Bunun üzerine imparator, denizin ortasındaki küçük bir adacık üzerinde yer alan kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir.Böylece yıllar geçer. İmparatorun kızı on sekizine basmak üzeredir. Ancak, kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesin tenine süzülerek zehrini boşaltır. gömülürse, yılanlara yem olacağını düşünerek, prensesin cansız bedenini mumyalatıp pirinç bir tabuta koydurur. Tabutun da Ayasofya’nın yüksek duvarlarından birinin üstüne yerleştirilmesini emreder. Böylece, kızının hiç değilse ölüsünün yılanlardan korunacağını düşünür.Bugün, bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın, prensesi, ölümünden sonra da rahat bırakmadığı anlatılır.




Kız kulesinin tam karşısındaydı Filizler Köftecisi.Dışarısı çok estiği için içerde oturmak istedik.


                           İçeriside bir hayli sıcaktı :) Fiyat menüsüne bakıyorduk ki anaa ! ben mi yanlış görüyorum. İnternetten baktığımız fiyatların üzerine 3 TL daha eklenmiş. Bir an için hepimiz birbirimize baktık ben de içimden " Allah Allah acaba internette ki fiyatlarda mı bir yanlışlık var ama öyle olsa Nuraylar neden aynı fiyatla kahvaltı yapsın ki " dedim.Hemen Garsonu çağırdık " Efendim fiyatlarımız bugün sabah itibariyle değişti" dedi. Annemse (zaten dayanamaz) " O zaman internet sayfasını bir süreliğine kapatacaktınız güncelleyecektiniz " dedi. Şef geldi (Sanırım Şefti) " Haklısınız efendim kusura bakmayın bugün değiştiği için fiyatlar güncelleme imkanı olmadı " dedi. Annem bir an için kalkalım dese de ben " Anne,o kadar yol yürüyüp geldik , Acıbademe gitmemiz üzerine kahvaltı yapmamız yine uzun sürecek boşver 3 TL fark var alt tarafı arada " dedim. Annem " Fiyatın yüksekliği önemli değil insanlar ona göre bakıpta geliyorlar burada haksızlık söz konusu " dedi. O sırada yine üst düzey biri geldi " Siz siparişlerinizi verin biz kasada fiyatı düşüreceğiz. Afiyet olsun " dediler :)

                                         
                                             

Siparişler verildi. İstanbul tabağını tercih ettik. Osmanlı tabağında (bir üst menü tabağı) tahin pekmez birde kaymak vardı. Üsküdar tabağı (bir alt menü tabağı) sadece haşlanmış yumurta vardı. İstanbul tabağında yukarıda da görüldüğü gibi ; Domates, salatalık , siyah ve yeşil zeytin , reçel, bal , tereyağ , beyaz peynir , taze kaşar , dil peyniri , çeçil peyniri, tulum peyniri , örgü peynir , tavuk jambon ,dana jambon , salam , pastırma , omlet veya menemen ,nutella ve termosta çayımız vardı . Artık yaz sezonu geliyor ee manzarada görüldüğü gibi 10 numara 5 yıldız olduğu için fiyatları yükseltmişler. Ama memnun kaldım. Açıkcası hızlı servisleri vardı.Kahvaltısı ise lezzetliydi hem müşteri memnuniyeti sağlamak adına da gerçektende fiyatı düşürdüler. Doğruya doğru bir nevi haksızlık olacaktı yoksa fiyat önemli değildi. En başta o fiyatı görüp gelseydik amenna diyeceğimiz yokta , fiyatı evden farklı görüp oraya gittiğimizde daha farklı görmek gerçekten çok ayrı bir durum.. Yinede seviyorum burayı ama yolunuz düşerse muhakkak ; Filizler Köftesinden yiyin derim :) Buranın adı üstünde köftesi meşhurdur. Gerçekten aşırı derecede lezzetli bir köftesi var.. 




                   Bir güzel karınlar doydu şimdi oy kullanma vaktiydi.. Üsküdardan Acıbadem otobüsüne (6 Numaraya) bindik tam da Çamlıca Kız Anadolu Lisesinin önünde indik





                                                     

                 Bu okulun en güzel özelliği ise Rıfat Ilgaz'ın romanından uyarlanmış Hababam Sınıfının yukarıda ki  Köşkte çekilmiş olması :) Ben okulun bahçesini ve içini beğendim ama tabi Hababam Sınıfının çekildiği Köşk tadilattaydı aslında içeri gidip gezmek isterdim ama tadilatta olduğu için maalesef elim boş döndü =(


                 Oylar kullanıldı eve dönüş yapıldı. Boğaz'a karşı Türk Kahvesi içildi..

                 Allah'ım Ülkem için hayırlısını versin demekten başka söylenecek bir söz yoktu.
                 Vicdanım rahat , kendi özgür irademle oy kullanma hakkına sahiptim ve bunu yaptım.
                                                           
Saygılar....
Şafak : 69

1 Nisan 2014 Salı

Mehmet Coşkundeniz..!

                        
                                          Mehmet Coşkundeniz


Share