14 Mart 2014 Cuma
Sevgili Günlükcüm / 3
14.o3.2o14 / Cuma
Sevgili Günlükcüm ,
Bugün saatlerin geçmesini ve bir an önce gece 01.59 olmasını istiyorum.Neden mi ? İş bitsin , hafta sonu olsun diye değil.. Sevgilime kavuşmak için...!! Daha önceden biletimi 02.59'a almıştım ama Sevgilimin son dakika Çarşı iznine erken çıkacağını öğrendiğim için hemen değiştirip 01.59'a aldım..Allahın izniyle yarın saat 07.00-07.30 gibi Balıkesirde olacağım.. Hatta yarın bu saatlerde Sevgilimle Balıkesir'in sokaklarında elele yürüyeceğiz..O kadar çok heyecanlıyım ki resmen kalbim küt küt atıyor. 2 aydır hasret kaldığım Sevgilime kavuşmak için sabırsızlanıyorum.. Allahım sağ salim gidip dönmeyi nasip eder inşaallah. O kadar özledim ki.. Özlemin bir adı yok , bir tarifi de yok.. Biz birbirimizi 1 gün bile görmeden dayanamazken şimdi 2 ay oldu ve dayanmak çok zorlaştı..Askerden önce sadece en fazla Sevgilimi 7 gün görmemiştim ..Sevgilim çalışmak zorundaydı bende tatile gitmiştim. En fazla 1 hafta uzak kalmıştık şimdi ise koskocaman 2 ay..
Her zaman şunu derim; Askerde olanlara,Asker yolu bekleyenlere Allah kolaylık versin.Bazen Sevgilime söylerim " İlerde bir oğlumuz olduğunda bir de onun için Asker yolu beklemiş olacağım " diye. Evet beklemek çok zor.. Hele de çaresizlik.. İstediğin zaman arayamamak , istediğin zaman ulaşamamak o kadar zor ki.. Elini tutamamak , sarılamamak , kokusunu hissedememek o kadar zor ki..Bugün Şafak 88 ve illere düşmemize sadece 1 hafta kaldı .. Nitekim Serhatıma göre şafak 86 :) olsun , Sevgilimin dediği gibi olsun ama daha fazlası olmasın.. Ben internette ki hesaplamaya göre gidiyorum ama Serhatım daha az söylüyor.. Umrumda değil hatta 86 olmasın 80 olsun.. Sadece 88 den daha fazla olmasın.. Kısa dönem olmasına rağmen ne kadar zor geliyor insana .. Hele bir de uzun dönem olsaydı .. Dayanamaz kesin her hafta giderdim..Yine de Allahıma binlerce kez şükürler olsun ki yakın yere düştü..Allah herkesi ailesinden uzak , sevgilisinden uzak yerlere Askerlik yerini düşürmesin.. Herşeyden önce Allah Hayırlısını versin..Bu mübarek Cuma gününde Allah herkesi tüm sevdiklerine tez zamanda kavuştursun. Amin..
Pazartesi günü detaylar için görüşmek üzere :)
Her zaman şunu derim; Askerde olanlara,Asker yolu bekleyenlere Allah kolaylık versin.Bazen Sevgilime söylerim " İlerde bir oğlumuz olduğunda bir de onun için Asker yolu beklemiş olacağım " diye. Evet beklemek çok zor.. Hele de çaresizlik.. İstediğin zaman arayamamak , istediğin zaman ulaşamamak o kadar zor ki.. Elini tutamamak , sarılamamak , kokusunu hissedememek o kadar zor ki..Bugün Şafak 88 ve illere düşmemize sadece 1 hafta kaldı .. Nitekim Serhatıma göre şafak 86 :) olsun , Sevgilimin dediği gibi olsun ama daha fazlası olmasın.. Ben internette ki hesaplamaya göre gidiyorum ama Serhatım daha az söylüyor.. Umrumda değil hatta 86 olmasın 80 olsun.. Sadece 88 den daha fazla olmasın.. Kısa dönem olmasına rağmen ne kadar zor geliyor insana .. Hele bir de uzun dönem olsaydı .. Dayanamaz kesin her hafta giderdim..Yine de Allahıma binlerce kez şükürler olsun ki yakın yere düştü..Allah herkesi ailesinden uzak , sevgilisinden uzak yerlere Askerlik yerini düşürmesin.. Herşeyden önce Allah Hayırlısını versin..Bu mübarek Cuma gününde Allah herkesi tüm sevdiklerine tez zamanda kavuştursun. Amin..
Pazartesi günü detaylar için görüşmek üzere :)
13 Mart 2014 Perşembe
Beykoz Sahil Sosyal Tesisler
o2.o3.2o13 izinli olduğum bir Cumartesi günü..Her zaman olduğu gibi " bu hafta sonu ne yapsak acaba diye düşünüyordum " ve bu sefer Sevgilim beni çok şaşırttı normalde topu bana atardı " ne yapmak istersin " diye ama bu sefer "Bu hafta seni Beykoz Sosyal Tesislerine götüreyim mi Aşkım " dedi. Bende " olurrrr " dedim sevindim açıkcası Sevgilimden farklı bir teklif geldi diye.. Açıkcası kahvaltı için gidecektik ama biz biraz geciktik.Sevgilimi uyandırmak çok zor. Bir yandan ben Serhatı arıyorum bir yandan da Annem " Aç aç yola çıkma gel iki lokma birşeyler ye " diyor bende " Ama anne zaten kahvaltıya gidiyoruz şimdi yersem bir daha yiyemem ki " diyorum. Anne yüreği işte bir dilim kızarmış ekmeğin üzerine peynir sürüp zorla elime verdi. Bu arada Şükürler olsun Serhat'ı uyandırabildim de yola çıktı.Neyse ki çok vakit geçmeden yanımdaydı hemen arabaya bindik " Şükür aşkım ya hadi gidelim bir an önce " dedim. " Ya aşkım ben uykuyu senin kadar çok seviyorum ama " dedi :) Aşkım böyle deyince benimde nutkum tutuluyor , ağzı bal damlıyor bal, zaten şeytan tüyü var bu çocukta :)
Tesisin içine girdik , hemen arabamızı park edip kahvaltı yapılacak açık alana geçtik. Belediyenin tesisi olduğu için fiyatlar gayet uygundu . Sigara böreği , simit ve çay almıştık biz.. Yukarıda ki fotoğrafta da görüldüğü gibi Denize sıfır bir konumu var. Hem açık alanı hemde kapalı alanı mevcuttur. Kapalı alanında yer bulmak zor olduğu için biz de kahvaltı yaparız sonra yer boşalırsa içeri geçeriz diye düşündüm. Nitekim daha sonraları da öyle oldu ama önce biraz Beykoz Sahil Sosyal Tesisi hakkında bilgi vereyim. Buraya daha önce hiç gelmemiştim açıkcası geldiğimde de gerçekten çok beğendim. Sol tarafta sizi Resturant karşılıyor biz sadece kahvaltı yapmak için gittiğimiz için Resturant'ın içine girmedik açık alan da satılan yiyeceklerin tadına baktık , tadları çok güzeldi eminim ki Resturant'ın yemekleride çok lezzetlidir.. Oturduğumuz alanda büyük küçük hep aileler vardı ve insanları da gerçekten Nezih insanlardı.
Yaş 24 ama hala çocuklar gibiyim.. Duvarın üstüne çıkıp yürüme merakım hala geçmedi :) Birde üstüne " Aşkım gelsene sende yürü " dedim Sevgilimin bakmasıyla aşağı inmem bir oldu :)
Adamda ki şekile bakın hele !
Trafik Kurallarına uyalım , uymayanları uyaralım ..!
Emniyet kemerini ne olursa olsun takın..İster 5 dakikalık bir yol olsun ister 50 dakikalık bir yol muhakkak takmanız gerekmektedir.!
Bu arada fotoğrafta Işıklarda bekliyoruz yoksa yolda seyir halindeyken çekilmedi bu Selfie fotoğrafımız :)
Bir güzel kahvaltımızı yaptık baktık kapalı alanı hala daha dolu bizde biraz etrafı gezelim istedik.Bu arada yiyemediğimiz biraz simidimiz kalmıştı bizde Martılara atmak istedik. Sevgilim Martılara simit atıyordu o sırada tatlı mı tatlı 5 yaşlarında bir kız yanımıza geldi " Bende atmak istiyorum " dedi bende " Aşkım biraz simit verirmisin " dedim. Sevgilimle , küçük kız Martılara simit attı. Bir an kendimi Anne olmuş gibi hissettim. Zaten işin içine çocuk girdiğinde benim resmen duygularım zayıflıyor. Daha Anne olmadan bu kadar yufka yürekliysem , Anne olduktan sonra ne olurum bilemiyorum.
Etrafta bizi çekecek kimseyi bulamadığımız için bizde demir parmaklara koyduk fotoğraf makinesini :)
Canım aşkım nede güzel sarılmış öyle ..!
Baktık kapalı alanda çıkanlar var . Sevgilimle içeri girip biraz ısınmak istedik. Hava güneşli ama yinede soğuktu. İpad'imi de yanıma almıştım ve sevgilimle oyun oynamaya başladık . O tatlı küçük kız yine yanımıza geldi " Bende oynamak istiyorum " diye :) Ben yine tabi " Hayır" diyemediğim için "gel oyna " dedim biraz küçük kızla oyun oynadık ve kalkma vakti gelmişti.
Bu güzel gün için Sevgilime çok çok Teşekkür ettim.
Havaların daha sıcak olduğu bir gün tekrar görüşmek üzere Beykoz Sosyal Tesisi =)
Etiketler:
Beykoz Sahil Sosyal Tesisler,
deniz,
Emniyet Kemeri,
Gezi,
Gezi / Mekan,
Martılar,
Martılara simit atmak.,
Mekan,
sahil,
Selfie,
Sigara böreği,
Simit,
Trafik Kuralları
12 Mart 2014 Çarşamba
Ortaköyde Bir Pazar
23.o9.2o12 günlerden Pazar.. Yazın son günlerini yaşıyordu İstanbul..Mis gibi bir hava vardı.Sevgilime ne zamandır " Aşkım farklı birşey yapalım " diyordum. Sevgilim ise " Ne yapmak istersin " diye sürekli topu bana atıyordu. " Aaa Aşkım biz seninle hiç Ortaköye gitmedik, gidip bir gezelim oranın meşhur kumpirlerinin tadına bakalım " dedim ve o hafta Pazar gününe Organizasyonumuzu yaptık. Havanın sıcacık olması bize çok büyük avantaj sağladı.. Bu sayede vapura binip açık alanda rahatlıkla etrafı izleyerek fotoğraf çekebilecektik..Sevgilimle Üsküdarda buluştuk ve Beşiktaş Vapuruna bindik. Kalkmasına biraz vardı bizde etrafı izliyor, fotoğraf çekiyorduk.

Selfie fotoğrafımız 2 yıl öncesinden modayı takip ettik biz :)
Türkiye , Turistik açıdan önemli bir konuma sahiptir ..Özellikle İstanbul'da mutlaka her haftasonu bir Turiste rastalayabilirsiniz. Vapurda Sevgilimle ikimiz şu sıralarda meşhur olan " Selfie " fotoğrafı çekiyorduk. Bunu da anlamış değilim ben kaç yıldır hep kendimi fotoğraflıyordum veya kaç kere sevgilimle birlikte birbirimize döndürüp telefonları , fotoğraf makinelerini fotoğraf çekiyor sonra da Sosyal Medya'da paylaşıyorduk şu son zamanlarda işin içine " Ünlü" karakterler girince fotoğraf çekmeninde bir adı oldu " Selfie " :)
Sevdiceğimle uyumumuza ne demeli :)
Biz Sevdiceğimle birbirimizi Selfie'lerken :) Bir Turist Abi geldi . İngilizce " isterseniz ben sizin fotoğrafınızı çekebilirim " tarzında birşeyler söyledi. Ne benim ne de Sevgilimin İngilizcesi yeterli olmadığı için anladık ama kısa bir cevap verdik " Okey " . Sonra da " Thank you" demekle yetindik. Yukarıda ki fotoğraf için Turist Abiye Teşekkürler :)
Vapur yolculuğumuz başladı bir laf vardır "5 dakka da Beşiktaş " diye gerçekten de öyle ne trafik sıkıştı derdi yok , ne araba da bunalmak yok.. Açık havada , püfür püfür esen rüzgarın tadını çıkarmak kadar güzel birşey var mı ? 5 dakika da Beşiktaş'a geçebiliyorsun tam o havayı solumaya başladığında yolculuğun bitse de o vapur sefası kadar güzel birşey yok..!
Yolculuğumuz sona erdiğinde, kalabalık arasından geçip , vapurdan bir atlayış yaptık. Yalnız ben nerde Sevgilim nerde bakarmısınız ? Aramızda ki uzaklığa bakın hele!Pişşt yakışıklı nereye gidiyorsun beni bırakıp ? Bak gel kurda kuşa yem olursun :) Neyseki yanına gittim hemen koluna girdim ve Ortaköye giden otobüslerin yolunu tuttuk. Bu arada fena bir sıcak vardı . Eylülün sonundayız güneş yakıyordu resmen.. Sevgilim Marmara Üniversitesi Beyazıt Kampüsünde okuduğu için Avrupa Yakasını benden çok daha iyi biliyor diyebilirim.Bu yüzden nereye hangi otobüs gider ? Nasıl çabuk gideriz v.s. herşeyi ona bırakıyorum..
Valla otobüs kaç numaraydı hatırlamıyorum ama binmez olaydık :) O kadar trafik sıkışıktı ki keşke yürüseydik dedim bir an için .. Üsküdar'dan Beşiktaş'a 5 dakika da geldik , herhalde bir yarım saat, hatta daha fazlasını da otobüste geçirdik.
"Aşkım Çırağan sarayında mı evlensek ? " dedim benim adamın cevabı " Aşkım hiç isteklerin bitmiyor :)"
"Sokakta Hayat Var"
Buralarda bir sürü incik boncuk v.s. bir çok şeyler var ama biz hiç takılmadık.Takılsak oradan çıkamıcaktık :)
Ben Sevgilimi , Sevgilim beni çekerken :)
Solda köprünün hemen yanında gözüken , Büyük Mecidiye Camii (Halk arasında Ortaköy Camii olarak anılıyor) Restore edildiği için fotoğraf karemizde maalesef gözükmemektedir.
Bol bol fotoğraf çektikten sonra , Ortaköy deyince akla ilk gelen şeyi yaptık :) Kumpir yedik..Aman Allahım o ne lezzet o ne tad öyle anlatamam..Muhakkak ki Ortaköy'e gelen herkesin yemeden gitmeyeceği tek şey.. Kumpir fotoğrafımızı sevdiceğim kendi telefonundan çektiği için o güzel lezzetin fotoğrafını sizlere paylaşamayacağım..
Kumpirleri bir güzel mideye indirdikten sonra bir yerlerden Rap şarkıları yükseliyor. Benimde pek haz etmediğim bir müzik türü ama yinede saygı duyuyorum ve dinliyorum.. Ama bitanecik sevgilimin gerçekten Rap kültürü var ve hatta öyle ki Rap söylediği şarkıları bile varmışta haberim yokmuş. Zaten hiç unutmam Sagopa Kajmerden bir şarkı öğretti bana sanırım 2 günde anca nakaratı ezberledim şarkıda " Derdime çare Baytarım yok .." falan filan işte..
Burda da Graffiti çalışması yapan birini görüyoruz.
Ortaköyde bir Pazarıda bu şekilde bitirmiş olduk.
Ortaköy İstanbul'un en güzel incilerinden biri..İstanbulda yaşayıpta Ortaköy'e gitmemezlik yapmayın sakın ha!
İlla özel aracınız olacak diye birşey yok ki. Bizde Üsküdar,Üsküdardan Beşiktaş'a vapur,Beşiktaştan Ortaköye otobüse bindik.Dilerseniz Beşiktaştan Ortaköye de yürüyebilirsiniz en azından trafik derdi yaşamazsınız :)
Saygılar
Etiketler:
Beşiktaş,
Büyük Mecidiye Camii,
Çırağan sarayı,
deniz,
fotoğraf çekmek,
Gezi / Mekan,
graffiti,
Kumpir,
Ortaköy,
Ortaköy Camii,
Rap,
Rapçiler,
Sagopa Kajmer,
Selfie,
Sokakta hayat var,
üsküdar,
vapur
11 Mart 2014 Salı
Sevgili Günlükcüm / 2
11.o3.2o14 / Salı
Sevgili Günlükcüm.
Blogları gezinirken en çokta " Seyahat bloglarını " okumayı seviyorum tabii herkesin değil..Yalın ama akıcı bir anlatımı olan blogları..Bazen öyle güzel anlatımlar oluyor ki insan kendini de orada hissediyor..Karşı tarafla birlikte yaşıyor o anları.. Ama bir yandan da en çok bu "seyahat bloglarına " isyan ediyorum nedeni ise;hem gezmek için zamanları olması , hemde tabii ki biraz da maddi durumun iyi olması gerekiyor.. Hadi maddi durumuda geçtim vakit bulmalarına hayran kalıyorum..Ben bazen iki adımlık yola gitmeye bile üşenirken İstanbuldan çıkıp Şanlıurfaya, Hataydan çıkıp İzmir'e gidenlerin enerjisine hayranım.. Aslında zaman çok kısa ve hayatı gerçekten dolu dolu yaşamak lazım..Bende mesela şu aralar Karagül dizisi sayesinde Halfetiyi görmek çok istiyorum..Ve her zaman olduğu gibi İzmir'i doyasıya gezmek istiyorum.. Biri bana sorar "Yağmur sen nerelisin " bende " gönlümden geçen mi yoksa aslen mi ?" diye sorarım.. Önce böyle tuhaf anlamsız bir biçimde bakıyorlar sonra da herhalde içlerinden,bu kız ne saçmalıyor diye düşünüyorlardır..Evet benim cevabım ise " Gönlümden geçen İzmir ama aslen..." diyorum..Ben Ege insanıyım;Balıkesir , Edremit , Akçay , Altınoluk , Küçükkuyu , Ayvalık , Bodrum v.s. hep gezdim ama İzmir de sadece Çeşmeye gidebilmiştim oda kaç yıl önce ve çok kısacık bir tatildi açıkcası oranın güzelliğini tam yaşayamamıştım..Allah izin verirse Sevdiceğimle evlendiğimiz zaman eh biraz da paramız olduğunda bende gezmek istiyorum önce İzmirden başlayacağım tabii :)
Bu yüzden Günlükcüm, seyahat bloglarını çok sevsemde okudukça bir yerlere gidesim geliyor bu yüzden duraksıyorum..Ama yine kendime engel olamayıp okumaya devam ediyorum..En azından hem bilgi birikimin artıyor hemde ilerde gittiğimde nerelerde denize girebilirim ?nerelerde yemek yiyebilirim ? nerelerden hediyelik eşyalar alabilirim ? nerede kalabilirim ?diye soruların cevabını buluyorum..Şu sıralarda taktım Maldivler'e :) Sevgilime " Aşkım Maldivlere gitsek Balayında olmaz mı ? " sorusunun cevabını çok kısa bir şekilde aldım " O kadar çok paramız olduğunda gideriz Aşkım :) " Haklı aslında Maldivlere gitmek gerçekten bayağı maliyetli bir iş .. Otele vereceğin parayla neredeyse Uçak bileti alacağın para aynı :) Allah büyük belki hayallerimi gerçekleştirebiliriz..
"Hayaller gerçekleştirmek için vardır "
Sevgili Günlükcüm.
Blogları gezinirken en çokta " Seyahat bloglarını " okumayı seviyorum tabii herkesin değil..Yalın ama akıcı bir anlatımı olan blogları..Bazen öyle güzel anlatımlar oluyor ki insan kendini de orada hissediyor..Karşı tarafla birlikte yaşıyor o anları.. Ama bir yandan da en çok bu "seyahat bloglarına " isyan ediyorum nedeni ise;hem gezmek için zamanları olması , hemde tabii ki biraz da maddi durumun iyi olması gerekiyor.. Hadi maddi durumuda geçtim vakit bulmalarına hayran kalıyorum..Ben bazen iki adımlık yola gitmeye bile üşenirken İstanbuldan çıkıp Şanlıurfaya, Hataydan çıkıp İzmir'e gidenlerin enerjisine hayranım.. Aslında zaman çok kısa ve hayatı gerçekten dolu dolu yaşamak lazım..Bende mesela şu aralar Karagül dizisi sayesinde Halfetiyi görmek çok istiyorum..Ve her zaman olduğu gibi İzmir'i doyasıya gezmek istiyorum.. Biri bana sorar "Yağmur sen nerelisin " bende " gönlümden geçen mi yoksa aslen mi ?" diye sorarım.. Önce böyle tuhaf anlamsız bir biçimde bakıyorlar sonra da herhalde içlerinden,bu kız ne saçmalıyor diye düşünüyorlardır..Evet benim cevabım ise " Gönlümden geçen İzmir ama aslen..." diyorum..Ben Ege insanıyım;Balıkesir , Edremit , Akçay , Altınoluk , Küçükkuyu , Ayvalık , Bodrum v.s. hep gezdim ama İzmir de sadece Çeşmeye gidebilmiştim oda kaç yıl önce ve çok kısacık bir tatildi açıkcası oranın güzelliğini tam yaşayamamıştım..Allah izin verirse Sevdiceğimle evlendiğimiz zaman eh biraz da paramız olduğunda bende gezmek istiyorum önce İzmirden başlayacağım tabii :)
Bu yüzden Günlükcüm, seyahat bloglarını çok sevsemde okudukça bir yerlere gidesim geliyor bu yüzden duraksıyorum..Ama yine kendime engel olamayıp okumaya devam ediyorum..En azından hem bilgi birikimin artıyor hemde ilerde gittiğimde nerelerde denize girebilirim ?nerelerde yemek yiyebilirim ? nerelerden hediyelik eşyalar alabilirim ? nerede kalabilirim ?diye soruların cevabını buluyorum..Şu sıralarda taktım Maldivler'e :) Sevgilime " Aşkım Maldivlere gitsek Balayında olmaz mı ? " sorusunun cevabını çok kısa bir şekilde aldım " O kadar çok paramız olduğunda gideriz Aşkım :) " Haklı aslında Maldivlere gitmek gerçekten bayağı maliyetli bir iş .. Otele vereceğin parayla neredeyse Uçak bileti alacağın para aynı :) Allah büyük belki hayallerimi gerçekleştirebiliriz..
"Hayaller gerçekleştirmek için vardır "
Etiketler:
Akçay,
Altınoluk,
Ayvalık,
balıkesir,
Bodrum,
Edremit,
Gezi blogları,
İzmir,
Karagül,
Küçükkuyu,
Maldivler,
Sevgili Günlük,
Sevgili Günlükcüm,
Seyahat Blogları
10 Mart 2014 Pazartesi
Askerimin Çarşı Günü / 3
Bir Çarşı günü klasiğiyle daha karşınızdayım :)
Allahın izniyle bu hafta cumartesi günü Sevgilimin Çarşı izninde yanında olacağım :) Hadi İnşaallah..
Yine sıcacık yatağımda uyuyordum ki bir titreşim sesiyle uyandım..Saate baktığımda 08.58'di ve Sevgilim " Çarşıya çıktım aşkım " diye mesaj atmış."Tamam Aşkım net'e girdiğinde söyle de bende ona göre gelirim ama ara olur mu " dedim ve böylece mesajlaşmamız sona erdi.Ben de bir havaya bakıym dedim baktığım anda " Bu sabah Yağmur var İstanbul'da " şarkısını söyledim..Tekrar yatmak istedim ama maalesef gene yatamadım kalktım sevdiceğime güzel gözükmek için hafif bir makyaj yaptım bir de alışkanlık ya parfüm sıkıyorum !? Adam kokumu Skype'dan nasıl hissedecek ? Bir an boş bir anıma geldi.. Çok düşünmekten gerçekten :) Evdekiler mışıl mışıl uyuyorken ben gittim pc yi açtım kahvaltıyı hazırladım ve Sevdiceğimi beklemeye koyuldum. Şirketle ilgili bazı maillere baktım ve Sevgilim Online oldu .. Hemen görüntülü konuşma yolladı.Allahım ne kadar da tatlı , ne kadar da özlemişim.. Resmen burnumda tutuyor :( Bir gülüşü vardı resmen içimin yağları eridi ya..En son 16 Ocakta gördüm ve neredeyse 2 ay oldu.. Bir gün iki gün üç gün görmeyince özler ya insan , bizimkisi 2 ay oldu ve özlemek hiç bu kadar zor olmamıştı..Neyse ki 3 ayımız kaldı ve geldiğinde bunun acısını bol bol çıkarıcaz :)
Seni Çok Seviyorum Bitanem..!
Allahın izniyle bu hafta cumartesi günü Sevgilimin Çarşı izninde yanında olacağım :) Hadi İnşaallah..
Yine sıcacık yatağımda uyuyordum ki bir titreşim sesiyle uyandım..Saate baktığımda 08.58'di ve Sevgilim " Çarşıya çıktım aşkım " diye mesaj atmış."Tamam Aşkım net'e girdiğinde söyle de bende ona göre gelirim ama ara olur mu " dedim ve böylece mesajlaşmamız sona erdi.Ben de bir havaya bakıym dedim baktığım anda " Bu sabah Yağmur var İstanbul'da " şarkısını söyledim..Tekrar yatmak istedim ama maalesef gene yatamadım kalktım sevdiceğime güzel gözükmek için hafif bir makyaj yaptım bir de alışkanlık ya parfüm sıkıyorum !? Adam kokumu Skype'dan nasıl hissedecek ? Bir an boş bir anıma geldi.. Çok düşünmekten gerçekten :) Evdekiler mışıl mışıl uyuyorken ben gittim pc yi açtım kahvaltıyı hazırladım ve Sevdiceğimi beklemeye koyuldum. Şirketle ilgili bazı maillere baktım ve Sevgilim Online oldu .. Hemen görüntülü konuşma yolladı.Allahım ne kadar da tatlı , ne kadar da özlemişim.. Resmen burnumda tutuyor :( Bir gülüşü vardı resmen içimin yağları eridi ya..En son 16 Ocakta gördüm ve neredeyse 2 ay oldu.. Bir gün iki gün üç gün görmeyince özler ya insan , bizimkisi 2 ay oldu ve özlemek hiç bu kadar zor olmamıştı..Neyse ki 3 ayımız kaldı ve geldiğinde bunun acısını bol bol çıkarıcaz :)
Seni Çok Seviyorum Bitanem..!
7 Mart 2014 Cuma
8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Öncelikle Tüm Bayanların Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum.
Bugünün önemini , tarihçesini biraz anlatalım ;
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı. 26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi..İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak belirlendi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler'in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.
Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor. (Kaynak : wikipedia )
Bugün şirkete geldiğimde masam da küçük bir sürpriz vardı . Şirketimiz sağolsun bu sefer sürpriz yapıp bir gün önceden masalarımıza küçük armağınızı bırakmış. O kadar tatlı ki görünce " ay çok şekermiş bu ya " dedim. Küçük bir kavanozda el emeğiyle yapılmış Ayva Reçeli..Reçeli sevmem zaten sevsemde yiyemezdim bu küçük şirin şeyi :) Çalıştığım yer el emeği olan ürünleri tercih ediyor ayrıca destekte de bulunuyor.Daha önce ki senelerde Lösev'e destekleri vardı bu sene nereden geldiği yazmıyor.Önce ki yıllarda karanfil ve gül verildi ayrıca küçük bezler ve daha bir sürü şey. Hafızam pek kuvvetli olmadığı için hatırlayamıyorum.
Bu özel günde bizi unutmayan Sevgili Vaillant Gruop ' a teşekkürler.
Dipnot : Kadına Şiddete Hayır..!!
6 Mart 2014 Perşembe
Ah İstanbul İstanbul olalı :)
Isıtma ve Soğutma firmasında çalışmama rağmen yazın yeri geldiğinde klimalardan donup hasta olmam mı , kışın yerden ısıtmanın açılmasıyla ayaklarımın pişmesine mi yanayım bilemedim.. Dün o kasvetli ve yağmurlu havayı öyle görünce bugünde " kesin dün ki gibi olur " dedim. Biraz daha kalın giyindim. Anamm şirkete bir geldim yanıyor resmen şirketin içi.. Ayağımda spor ayakkabı olmasına rağmen çıkarıp atasım geldi.. Klimayı açtık ama kendine faydası yoktu belli bir süreden sonra bir vurdu klima bu sefer de "kapatın kapatın " dedim :) Benim dengesizliğim mi yoksa bulunduğumuz yerin havasızlığından mıdır orası da bilinmez..
Bugün Mis gibi bir hava var İstanbulda. Resmen güneş yakıyor özlemişim böyle havaları.. Her ne kadar kuraklık olacak , sularımız kesilecek dense de ben yaz insanıyım arkadaş..Molaya çıktığımda dışarıda bebeğini almış gezdiren annelere içli içli baktım, elele geçen çiftlere bakınca sevdiceğimin yanımda olmamasına isyan ettim.. Bu hava da gidip Sevdiceğimle birlikte Çengelköy'de veya Beylerbeyi'nde misler gibi bir kahvaltı yapıp üzerine de Türk kahvesi içmek isterdim..Güneş beni mutlu ediyor..Soğuk olsa da güneş yüzünü gösterince mutlu oluyorum...Güneş yüzünü gösterdi diye " hemen yaz geldi " moduna geçtiğim için insan ister istemez tatil planları yapmak istiyor ve hayaller kuruyorum..Ne de olsa " Hayaller gerçekleştirmek için vardır " İnternete girip "bu sene Antalya mı yapsak yoksa Marmaris veya Çeşmeye mi gitsek " diye kendi kendime söylenip yine kendi kendime " Seneye Allahın izniyle evleneceğiz bu sene aslında çok masraf yapmamak lazım artık balayında çok iyi bir yere gideriz " diye düşünüyorum..Olsun gitmek veya gitmemek önemli değil bunları düşününce bile insan mutlu oluyor. Şu an tek beklediğim Balıkesir'e Sevgilimin yanına gitmek .. Haziranın 9 u veya 10 unda burda inşaalah.. Hele bir gelsin de tatil planlarımızı ona göre yaparız.. Serhat'ım gelsinde gerisini hiç düşünmüyorum :)15 Haziranda 3.Yılımızı doldurmuş oluyoruz çok şükür ki Allahın izniyle yetişmiş olacak. Kafamda tasarladığım bazı sürprizler var inşallah yapabilirim..Detayları sevdiceğim görmesin diye yazamıyorum :) 15 Hazirandan sonra görüşmek üzere..
Şafak : 96
Saygılar...
5 Mart 2014 Çarşamba
Sevgili Günlükcüm / 1
o5.o3.2o14 / Çarşamba
Sevgili Günlükcüm ,
Bir dönem hiç unutmam 2 veya 3 yıl yalan olmasın bir fiil günlük yazmıştım.. Şimdi ise o günlükler nerede bilinmez ? Kesin bir kutunun içine koymuşumdur bir yerlere kaldırmışımdır..Şimdi ara ara anı yazar gibi buraya yazmayı planlıyorum.. En azından gün içerisinde olabilecekleri veya bir kaç gün sonra haftanın değerlendirmesini yazmak bana da iyi gelecektir. Böyle şeylerle kafamı meşgül etmek güzel oluyor.. Hem iş yerinde zaman geçiyorum hem de Sevdiceğimin yokluğunda en azından bir uğraşım olsun istiyorum..
Bugün belkide 2 aya yakındır beklediğim birşey yaptım.. Balıkesir'e bilet aldım , sevgilimin yanına gidiyorum :) Allahın izniyle 14.o3.2014 Cumayı Cumartesiye bağlayan gece 15.o3.2o14 saat 03.00'da yolcudur abbas bağlasan durmaz :) Sevdiceğime kavuşmak için son 10 günüm var ve inanın o kadar heyecanlıyım ki şu 10 günü nasıl geçireceğimi düşünüyorum..Gerçi zaman çabuk geçiyor bir bakmışınız ki gitmişim gelmişim hatta öyle ki bi bakmışım Sevdiceğim askerden dönmüş :) Ahh Allahın izniyle ogünleri görsem..
Günün mutlu haberi : Balıkesir'e Bilet almak :)
Günün mutsuz haberi : Baklavayı hiç sevmem ve şirkette her baklava dağıtıldığında İsyan ediyorum .. " Bir gün de ekler alınsın bea " veya " Şekerpare alın yahu" diye söylensemde sesimi duyuramıyorum..Ama Ahdım var ben nişanlandığımda tüm şirkete (yani bizim bölüme ) benden Ek'ler :)
Saygılar :)
Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı
Bu şiiri ilk duyduğumda o kadar hoşuma gitmişti ki..Bir çok insanın kendini bulacağı , hayatını bulacağı, geçmişini bulacağı bir şiir..
Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi…
Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı.
Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim.
Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyidim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.
Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu. ”Ne olur, bir daha beni aramayın! Çünkü ben kolay unutamıyorum. Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. Çocukluğumun o güzel bahçesini.” Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni…
Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim…
O, yedek sevgili!…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







