5 Mayıs 2014 Pazartesi

Hancı' da Piknik Organizasyonu

         1 haftadır art arda bitmeyen işlerin yoğunluğu bu akşam 18.30 itibariyle sona erecek gibi gözüküyor  :)   Yarın sabah kalktığımda " kalan iş yok oh be  " demeyi umut ediyorum :)

        1 Mayıs Perşembe İşçi Bayramında Sevgili şirketimiz sağolsun bizi Çekmeköy'ün biraz ilerisi  Ömerli' de Hancı Piknik Alanına götürdü :) Bu arada geçmişte olsa hem İşçi ve Emekçi Günü'nü hemde Regaip Kandili'ni kutlarım.Mübarek 3 aylara da girmiş bulunmaktayız. Bol bol dua edelim , eminim ki Allah birşeyi gerçekten yürekten istiyorsak verir.Yeter ki yürekten inanarak dua edelim.


      Hancı da yapılan piknik organizasyonu aslında çok büyük bir organizasyondu. Yaklaşık 6.5 yıldır burada çalışıyorum ,  takımlar arasında bir kaç kere piknik organizasyonlarına gidildiğini hatırlıyorum. Bu sefer ki bambaşkaydı hem satış ekibi hemde çağrı merkezinin bir arada gittiği bir organizasyondu valla bende ilk defa şahit olmuştum :)


    Gideceğimiz yerde hem sabah kahvaltısı yapılacak hemde öğlen yemeği yenilecekti.Bu arada organizasyon için herhangi bir ücret vermedik.Şirketimiz sağolsun bize hediye olarak takdim etti :) Teşekkürler. Aslında gitmeye pek de hevesim yoktu hem işlerin yoğunluğu hem sevgiliye özlem derken , Sevgiliye söyledim " kafa dağıtırsın " dedi ve bu şekilde Pikniğe gitmeye karar verdim. Sabah saat 08.30 da şirket önünde buluşuldu.. Şirket önünde duran tam üç büyük servis vardı . İçimden " aslında bu kadar servise de gerek yoktu bence " dedim fakat fark ettim ki servisler tıklım tıkışık dolmuştu.Sayı olarak net bir sayı belirtemem ama eminim ki 100 kişiden fazlaydık.Bu 100 kişinin yanında gönüllü olarak çalışan arkadaşlarımıza da buradan destekleri için teşekkürler :) Sevgili Bady'm Nurayla serviste hemen en öne yer kaptık.Arkamıza da Nilüferi aldık Eee " Eller ayırsa bile yollar ayırsa bile biz ayrılamazdık" :) Servisler teker teker kalktı.Trafik yoktu malum bugün 1 mayıs olduğu için işe giden de yoktu yarım saat içinde Hancı'ya gitmiştik. Buraya ilk defa geliyordum , alan ne çok büyük ne çok küçüktü. Aslına bakarsanız alan büyükte biz kalabalık bir ekip olduğumuz için bir an gözüme küçük göründü  :) Önce Sevgili Yöneticimiz kısa bir söyleşi yaptı ve sonrada beni hayal kırıklığına uğratacak bir şey söyledi Takımlara ayrılmıştık =( Yani kimin takımında kim var kim yok bilmiyorduk. Eee ben oraya zaten arkadaşlarım için gitmiştim , şimdi onlardan ayrılacaktım.. Puf diye homurdanıyordum. Anladığım kadarıyla , gruplaşma olmasın , hem herkes kaynaşsın hemde oyunlar oynanacağı için takım kurmakta zorlanılmasın diye yapılmıştı. Sevgili Takım liderimle yaklaşık 6.5 yıldır ayrılmaz bir bütün olmuştuk, yine kendi takımına almıştı beni :) Herkesin takımı 1 den 10 a kadar sıralanmıştı benim olduğum takım 2.Takımdı. Aşağıdan , yukarıdan bir çok kişi vardı be mübarek bari bizim kızlardan birini alsaydınız benim takıma diye içimden bayağı bir sövdüm :) Ben duramadım zaten 2 dk takımımı gördüm " ben arkadaşlarımın yanına gidiyorum ,oyunda oynamam , mızıkçılık yaparım " dedim. Kahvaltımı aldığım gibi Sevgili Bady'm Nurayın yanına :) Nilüferde ayrı takımdaydı. Bir Elifle Nuray aynı takıma denk gelmişti. Sevgili Takım Liderim bana alışmıştı artık pek kaaleye almadı , birşey de diyemedi . İnadım inattı :)






      Kahvaltısı açık büfe kahvaltıydı ; peynir , zeytin , kaşar , domates , salatalık , menemen , reçel , bal , tereyağ , simit , poğaça , ekmek ve sınırsız çay..Ben pek kahvaltı yapamadım,arkadaşlarımla farklı takımlara ayrıldığımız için üzgündüm sadece domates ve birazcık peynirle geçiştirdim.Zaten kahvaltısı öyle aman aman da değildi..Çok kuru geldi bazı şeyler bana..Yinede kötülemek istemiyorum..Çünkü daha önceden bizim takım buraya geldiğinde , beğenmişlerdi , neyse ki öğle yemeği için aynı şeyleri söyleyemeceğim , şaşırttılar beni , detaylar az sonraa :)


      "Bu kız herşeyin fotoğrafını koyuyor , neden yediği kahvaltının fotoğrafını koymamış" diye düşünürseniz de açıklamam şu ; Fotoğraf makinasını almaya unuttum :) Telefonumunda şarj sorunu olduğu için , çok fotoğraf çekemedim.Çekebildiklerimi sırayla yerleştirmeye çalışıcam :) Zaten herkesin akıllı telefonları var , fotoğraf makinası pek kimse getirmemiş. Belki bir iki kişi o kadar :)


      Kahvaltı yapıldı ve Sevgili Bölüm Müdürümüz düdük çalarak herkesi bir arada topladı. Oyunlara başlanılıyordu. " Ya ben oynamak istemiyorum , mızıkçıyım bırakıp giderim oyunu , başım ağrıyor hem benim " desem de pek kimsenin beni taktığı yoktu =( Hatta bir yöneticimiz " olmaz öyle şey neden geldin  "falan diye söylenmeye başlayınca el mahkum oynamak zorundaydım =( En azından bir oyunu oynadıktan sonra bir bahane üretip kaçardım , ayağım burkuldu , kolum ağrıyor gibisinden :) Yalan söylemeyi de sevmiyorum ama zorla mı arkadaş..? Zaten daha sonra onunda acısını çektim. Allah büyük , böyle mübarek bir günde yalan söylemeye çalışınca başına geliyor :) Yine detaylar az sonra :) Kendi arkadaşlarımla olsam okey ama farklı farklı takımlardaydık..Hepimiz rakip olmuştuk artık =D


     İlk 5 takım yarışacaktı daha sonra da sonraki 5 takım . Biz de şansa ilk 5 takımın içinde olduğumuz için taktik falan alamadan oynamaya başlıcaktık. Takım arkadaşlarımdan Saniye'yi , takım kaptanı seçtiler. Yöneticiler takım kaptanlarını çağırıp oyunu öğretiyor , onlarda bize söylüyordu .. İlk oyunumuz , kaşıkla pinpon taşımaydı :) Bir an kendimi ben bilmem eşim bilirde yarışıyor gibi hissettim :) Ben 4.sırada yarışacaktım,zaten zar zor beni oyuna soktular,bende ortalarda oynayım da çıkıyım bari hemen dedim.Oyun başladı.Takım kaptanı Saniye düşürmeden sandalyeler arasında gitti.2.arkadaşımız Esra. Yarabbim o kadar çok düşürdü ki :) Sıra bize gelene kadar millet oyunu yarıladı.. Benden önce takım liderim vardı oda hiç düşürmeden geçti , bende aynı şekilde hiç düşürmeden geçtim :) Ama oyunu oynarken bir heyecanlandım , kolay da değil. Kaşık zaten ağırlık yapıyor , bir de rüzgar var..Bakıyorum pinpon düşecek gibi oluyor,yavaşlıyordum sonra tekrar devam ediyordum :) Sonuç bizim takım sonuncu oldu :) Bady'im takımı 1. oldu :)  Tebrikler :)


      Ara verildi , bizde ben Nuray, Elif , Nilüfer oturduk çay sohbet muhabbet derken 2.kez düdük sesi duyuldu. Kaçmaya hazırlanıyordum ki Sevgili Takım Liderim gördü , " hadi nereye gidiyorsun " dedi. El mahkum tekrar oyuna girdim.. Ama bu oyunda olanlar oldu bana :)  Oyunda 4 kişi tek tek çuvala giriyor , iki kişi bir çuvala giriyor ,iki kişide başında yumurta taşıyor. Yani şöyle anlatıyım iki kişi karşılıklı geçiyor, alınların ortasına yumurtayı koyuyorlar , gözgöze varış noktasına gitmeye çalışıyor :) Ama o kadar komik ki. Ben zaten çuvala girmek istedim . Daha doğrusu tek girmek istedim ama bu sefer çift kişi bir çuvala girecek kimse kalmamıştı . Bende Takım Kaptanı Saniyeyle giriyim dedim. O yumurta olayını hayatta yapamazdım , denge oyunlarında çok başarılı olduğum söylenmez :) Neyse oyun başladı , bizim ilk arkadaş iyi hoş gitti , ikincisi takım liderimdi gitti gitti yolun ortasında çok fena düştü. Sıra bize geldi biz iyi hoş gidiyorduk ama bir yandan da gülüyordum :) O kadar komik görünüyoruzdur ki.. Derken yolun ortasında , ayaklarımız dolanınca ben pat diye düştüm üstümede Saniye :) Allahtan Saniyede benden biraz daha kısa , ufak tefek bir kızda pek canım yanmadı daha doğrusu ben öyle sandım. Ertesi gün kolumu kaldıramıyordum , ağrıdan ölüyordum resmen :)" Yaa yağmur , yalan söyliyim diye düşünüyordun , al işte bak Allah verdi sana beterini " dedim..Neyse tekrar ayağa kalkmakta o kadar zor ki , iki kişisin , bir de saniye " kalk kalk " diyor. Bende " ya dur bi " diyorum ama yok :) Varış noktasına kadar o kadar zorlandık ki. Artık yürümeye başladım..Üstüm başım resmen çamurlanmıştı ya. Bu sefer ciddi anlamda bileğim ağrımıştı zaten bir daha da oyun falan oynamadım :) Bizim takım çok az bir farkla yenildi daha doğrusu 2.olduk.Çünkü yumurta taşırken alında tutmak çok zor , bir de karşılıklısın birbirinin gözünün içine bakıyorsun , resmen aşk yaşıyorsun ya :) bizim kızların gözüne indi yumurta ve yumurtayı gözünde taşıdılar diye (ki varış noktasına da çok az kalmıştı) biz kaybettik..Kumarda kaybeden Aşkta kazanır ve ben Aşkın  en güzelini kazandım :)


          Yemek saati geldi çattı :) Yine Sevgili Bölüm Müdürümüz herkesi bir arada topladı ve " yemek saatimiz başlamak üzeredir herkese afiyet olsun" demesiyle bizim yemek alanına doğru koşturmamız bir oldu :) Eee iyide oldu deli gibi bir kuyruk olcaktı o kuyruğu beklemek ayrı dert , yemeklerin bitmesi ayrı dert :P şaka bir yana açık büfe olduğu için ve herşeyden de bol bol olduğu için yemek bitme derdi olmazdı da , en azından biz erkenden yemeğimizi yer , çayımızı içer , sohbet ederdik.



 
    Menümüz bayağı zengindi ; Mesela benim tabağım (tam ortadaki ) Makarna , pilav (nasıl bir tezatlıksa :))ızgara tavuk ,ızgara köfte , sigara böreği , et , patates kızartması , sucuk , haydari ve Fruko.Benim tabağımda olmayan iki çeşit salata , biber dolması , şakşuka ' da vardı. Maşallah şimdi böyle yazınca bayağı bir yemişim ya =( Olsun o kadar emek sarfettik , çuvala girdik , pinpon oynadık , kaç kalori vermişimdir kimbilir =P Ayrıca Frukonun üzerinde duran ekmekte benim ekmeğim tabakta yer kalmadı (=  Masa da gözüme çok bir an pis geldi bu yüzden frukonun üstüne koydum sonra bir peçete aldım da , onun üzerine koydum..He yedin mi diye sorarsanız , yoo yemedim :) o kadar yemeğin üstüne ekmek yemekte ayıp olurdu galiba.. Zaten bakmayın böyle çok saydığıma , hepsinden azar azar olduğu için anca doydum :P Hemde yemediklerimde oldu :) Tavuk , köfte , patatesi kızartması , makarna güzeldi beğendim. En azından sabah ki kahvaltıdan sonra öğle yemeği beni şaşırttı :)

    Yemekler yenildi , üzerine çay içildi sohbet muhabbet derken meyve ve tatlı saati gelmişti :)  Tatlı olarak ; Baklava Meyve olarak ; Karpuz vardı . Benim tabağı Nurayla birlikte yedik. Ben zaten Baklavayı hiç sevmem sadece iki dilim karpuz yedim :) En azından hararetimizi aldı :)

 
     Saat 17.30 itibariylede tekrar servislere binildi ve evlere dağıldı .
 
     Bu organizasyon için Şirket yöneticilerime tekrar teşekkür ederim. ((=

                                                     Saygılar..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Share