Dönerci Ali Usta'nın yeri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dönerci Ali Usta'nın yeri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2019 Cuma

Bu YAZ nasıl geçti ?

Şaka maka yazı bitiriyoruz.Evdeyken bazen hangi gün , hangi tarih , hangi ayda olduğumu bile unutuyorum ne çabuk Eylül ayına gelmişiz anlamadım bile :)

Dolu dolu bir yaz geçirdim diyebilirim malum karı-koca işsiz olunca birbirimize daha çok vakit ayırır olduk bazen dizi izleyerek sabahladık , bazen hiç uyumadan ani bir kararla bir sabah kahvaltısına gittik.. falan filan işte :) Bakalım nasıl geçmiş benim yaz'ım..



Ramazanın bitmesine son bir iki gün kala dışarda birkaç işimiz vardı oradan da yeni açılan Büyük Çamlıca Camii'sine gittik öğle saatleriydi inanılmaz sıcaktı ve oruçluyduk :) O yüzden çok durmadık biraz etrafını gezdik , eşim namaz kıldı , ben etek ve eşarp almamıştım o yüzden içine girmedim aslında girebilirdim ama benim içim rahat etmiyor öyle :) Aslında bir gün etraflıca gezmek görmek lazım gitmeyen varsa gitmesini tavsiye ederim.


4 Haziran ile 14 Haziran arasında İskenderun/ Arsuzday'dık teyzemlerin yazlıklarında.
Bayrama denk geldiği için ilk hafta o kadar kalabalıktı ki bir gün denize gittik Serhat'la bir saat sonra döndük teyzem " neden erken geldiniz" dedi bende " teyze denizde yüzülecek yer yoktu" dedim :) Bayram sonrası sakindi , daha okullarda kapanmamıştı.Aslında Arsuz Tatili başlığı altında post yazmak istiyordum ama ne yazık ki buralara çok uğrayamaz olduğum için kısaca özet geçeyim dedim. Bir de bu ay sonu derslerim geliyor bir daha ne zaman gelirim Allah bilir :)





Ece (teyzemin kızı) bizimle sadece iki gün geçirecekti ve biz bir gün önce akşam Arsuz'da olduğumuz için geriye sadece 1 günümüz kalmıştı , o günde hava kapalıydı neredeyse yağmur yağacaktı ki gerçekten de bir kaç damla düştü biz deniz kenarındayken :) Deniz soğuktu ki Arsuz'un denizi genelde sıcak olur ama ben ilk defa Haziran ayında gitmiştim Arsuz'a genelde Temmuz-Ağustos da giderdim ve işin en kötü tarafı ise gündüz sıcaktan bayılıyorken akşam dışarı çıktığımızda esiyordu , Serhat İstanbuldayken"hırka alacak mısın " dedi bende " yok canım sıcaktır orası o kadar da değil "dedim ama nerde akşamları dışarı çıkarken ben teyzemden hırka alıyordum =D Serhat Allahtan trençkotunu almıştı yanına.  Son günlere doğru akşamları esmemeye başlamıştı ama deniz hala soğuktu.

Kendime Notlar : Bir daha Haziran da gidersem yanıma bir kaç tane hırka almak ,
Hatta mümkünse bir daha bayramda gitmemek malum ana baba günü ki oralarda fazlasıyla Arap ve Suriyeli var (buna çok imkan vermiyorum , gerçi  iş güç devreye girince bayramda gidilmesi yüksek olabilir)
Hatta ve hatta mümkünse Haziran'ın 15'inden sonra tatile gitmek :D

Arsuz'a 5 yıldır gitmiyordum epey değişmiş , yeni yeni yerler açılmış;



Vegas Park burası Arsuz çarşısının sonlarına doğru , teras katta bir mekan. Genelde gençler vardı :) Bizim Ada'nın ( teyzemin diğer kızı) uğrak mekanıydı ben çok beğendim burayı. Bizim kızların kuzenleri de vardı biraz cümbür cemaat gittik.
Biz Serhat'la sütlü kahve istedik.Kahveyi yarılamıştım ki bir baktım Ada hanım bize böyle bir sürpriz hazırlatmış.Ne ara büyüdü de bize sürprizler yapmaya başladı. Çok emeğim var üstünde Ada'nın. Çok baktım cadıya küçükken :D Annesi, babası,ablası bi de bana gelirdi küçükken , kimseye gitmezdi .. Teyzemde işi oldukça beni haberdar ederdi. Bende çocukları çok sevdiğimden bir de Ada'yı da çok sevdiğimden koşa koşa giderdim bakmaya :)


Asfur Künefe ; Ben Arsuz'a ilk 15-16 yaşında gitmiştim o zamanda vardı 30'a giricem hala var. Hani Arsuz'a gelip künefe yemek isterseniz kesinlikle burayı öneririm. Ben şerbetli tatlı pek sevmiyorum ama gelmişken bari yiyeyim dedim bu gördükleriniz yarım porsiyon ona rağmen epey doyurucu oldu :)


The Ada Coffee&Bistro ; Burası Ela Luxury Otel'in altında bir cafe. Zaten otel sahibinin kızlarının ismiymiş Ela ismini otele , Ada ismini de kafeye vermişler biz gittiğimizde en üst katta mezuniyet vardı ki o günde maç izlemeye gittik. Hemen devlet demir yollarının karşısında burası ve bizim eve 5 dk uzaklıkta bile değildi. Bizim yanımızda ki benim kuzen Ada az önce bahsettiğim varya bize sürpriz yapan ama kafeyle hiç alakası yok =D gerçi bizim kız liseyi burada okumaya başladı,teyzemler geçen sene İstanbul'dan taşındılar hiç gitmek istemiyordu ama maşallah o kadar popüler ki orada da arkadaşları vardı el sallıyordu :)
Fiyatları da Vegas'a göre daha uygun onu da belirteyim :)


Dönerci Ali Usta ; Arsuz'a gelip nerede ne yeriz derseniz kesinlikle burada döner yemelisiniz hem et hem tavuk döner var. Ben zaten ilk Arsuz'da döner yedikten sonra İstanbul'da pek yemez oldum. Arsuz'da soslu falan yapıyorlar İstanbul'da genellikle kuru oluyor.

Arsuz maceralarımı bu şekilde sonlandırayım sizi de daha fazla sıkmayayım :) son olarakta teyzemlerin çılgın kedisi patiden bir boomerang bırakıyorum :) Gerçekten çılgın ısırmaya falan çalışıyor.Kedi dediğin uysal olur gelip kendini sevdirir dimi ? yok bunu sevmeye kalkınca bu ısırmaya çalışıyor :)




Fotoğrafta güneşin azizliğine uğradık biraz :)

Serhat'la sıradan sabahladığımız bir günde hiç aklımızda yokken bir anda , hadi kahvaltıya gidelim dedik ve evden yiyecek bir şeyler hazırlayıp, fırından da simit alıp hoop Çengelköy Çınaraltı Aile Çay Bahçesine gittik. Burada dışarıdan yiyecek getirmek serbest sadece içecek yasak.Bizde çay söyledik Serhat'la , Boğaz manzarasına karşı bir güzel kahvaltımızı yaptık :)


 19 Temmuz Serhat'ın doğum günü , kendi aramızda ufak çaplı bir kutlama yaptık :) Ümraniye'de bulunan Paspati Pasta Cafe'ye geldik.



Ben-kucağımdaki Gökalp / Havva-kucağındaki Göktürk / Mehtap-kucağındaki Beren

Bana en güzel Kurban bayramı bugün oldu diyebilirim :)
Çocukluk arkadaşım Mehtap , Ankara'dan ailesinin yazlığına Gebze'ye gelmişti. Aslında o da hiç aklımızda yokken Havva ile plan yaptık, araba ayarladık ve bayramın 3.günü kendimizi Gebze'de bulduk :) Bu arada benim kucağımdaki Gökalp ile Havva'nın kucağındaki Göktürk kardeşler hiç benzemiyorlar değil mi biri sarı biri esmer. Benim kucağımdaki baya tatlı maşallah , yabancılıkta çekmedi sürekli kucağımdaydı hiç ağlayıp sızlamadı bile :) 
Harika bir gündü yedik , içtik , sohbet ettik (çocuklardan pek fırsat bulamadık orası ayrı) :)



21 Ağustos da ilk çalıştığım firmada ki arkadaşım Nilüfer'le görüştük..Beraber yan yana çalışmıştık işten ayrılmadan önce :) Çok uzun değildi 1 sene falan çalıştık ama beraber çalışmadan öncede zaten kendisiyle arkadaşlığımız vardı :)
Birbirimize yakın oturuyoruz anca fırsat bulduk da ikimize de yakın olabilecek Tantavi Sosyal Tesis'inde görüştük valla sosyal tesis olduğundan fiyatları gayet uygundu :)


Artık son düzlüğe girelim :) 

24 Ağustos da Dayımın oğlu Muhammet'in Kadıköy Evlendirme Dairesinde nikahı vardı. Annem, ben, teyzem öncesinde Acıbadem'de ki Saray Muhallebicisinde kahvaltı yaptık ,



Ardından ise 10 yıldır gittiğim kuaför olan Mithat&Yalçın Kuaföre gittik.Annem'de hep oraya gider bende :) 
1.5 sene önce en son gölge yaptırmıştım üstüne saçımı kestirmeme rağmen yine gitmemişti , hatta denize girdikçe daha çok açılmıştı yeni yaptırdığımı düşünenler olmuştu :) O gün de ben yine saçımda değişikliğe gittim , kestirip gölge yaptırdım. Fotoğraflarda çok belli olmayabilir güneşte daha çok belli oluyor ama sevdim ve inanılmaz sarı geldi saçım :) oysa ki çok durmadı bile , saçıma balyaj attılar 5 dk sonra yıkandı herhalde bir 15 dk daha dursa ne olurdum bilmiyorum :) 
Yok yok benim kuaförüm işi biliyor , riske de girmez , bir saç rengi söylediğimde yaparım ama sonuçları bunlar bunlar diye belirtir o yüzden seviyorum ve onlardan başkasına güveniyorum..

Dayım - Annem - Yengem - Ben - Teyzem


Muhammet&Aslı
 Çok mutlu olsunlar inşallah :) 
Anne tarafından önce ben , sonra İlknur şimdi de Muhammet'i evlendirdik :) Ece'ye daha çook var üniversiteye gidiyor daha..


Son olarakta Rabbim dualarımızı kabul etti ve Serhat iş buldu daha bu hafta başladı :)
Allah uzun yıllar çalışmayı nasip etsin inşallah.

Eee sizin yaz ayınız nasıl geçti ?:)

Saygılar..

17 Eylül 2014 Çarşamba

Arsuz Tatili Part 4

25 Ağustos Pazartesi..Bir gün önce doğum günü ardından tabu derken hem yorgunluk bir yandan hemde geç yatmanın etkisiyle gözümü açtığımda saat 13.30'a geliyordu. Bayağı da iyi uyumuştum üzerimde ne yorgunluk vardı ne de uykusuzluk :) Tatil benim için öncelikle uyku sonrasında ise deniz demek..Hayranım tatil de bile erken kalkan insanlara. Sabahın 7'sinde 8'inde kalkıp yola koyulan , denize giden, gezen onlara hayranlığım gerçekten bir hayli fazla...İki haftalık tatilim boyunca sabahın köründe kalkıpta denize gitmek bir türlü nasip olmadı :).Uyku daha tatlı geldi ne yalan söyleyeyim :)


Denize gittiğimiz de saat 16.00'a geliyordu ve bugün deniz mükemmeldi. İlk defa geldiğimden beri böyle bir denizle karşılaşmıştım. Çarşaf gibi derler ya o misal. Su sıcak, deniz de tek bir kıpırdama bile yok,denizden çıktığında üşümüyorsun.. sanırım 3 saate yakın deniz de kaldık. Bu süre içerisinde sadece çıktıysak su dan iki kere çıkmışızdır ve çok kısa süre sonra denize tekrar atlamışızdır.
Saat 19.00'a geliyordu güneş bile batıyordu biz hala daha denizdeydik. Akşam yemeğe dışarı çıkacaktık bana kalsa ben daha 8 e kadar bile dururdum ama malum hazırlık yapmamız gerekiyordu. Kalabalıkta olduğumuzdan hazırlığımız 1 saate yakın sürüyordu.





Denizin keyfini sürerken Elif Teyzem'in " Telefonu getiriyim de Selfie çekelim " demesi üzerine hep beraber bir toplanmaca yaşadık :) Teyzem'in telefonu dikkatli dikkatli getirmesi , Serhat'ın elini silkeleyerek kurutması ve sonra hep beraber Serhat'ımın arkasına tedbirli geçmemiz. Görmeniz lazımdı. Telefona birşey olacak diye bir yandan ödümüz kopuyor bir yandan da fotoğraf çekme derdine fotoğraf karesine sığmaya çalışıyorduk..
Sonuç yukarıda ki fotoğraflar da görüldüğü gibi hoş bir "özçekim" oldu :)


Akşam yemeği için bu sefer dışarı çıkmaya karar verdik.Bugün ki durağımız " Dönerci Ali Usta'nın yeri".. Arsuz çarşısına doğru ilerliyoruz , yolun bitimine yakın (Hemen Migros'un yanında)  solda kalıyor. Gelenin gidenin haddi hesabı yok o derece ünü'nü salmış.Kimimiz Dürüm arasında Tavuk Döner , kimimiz Dürüm arasında Et Döner söyledik ve içecek olarakta Ayran siparişi verdik..
Yemeklerimiz çok geçmeden geldi ve ben bu dönerin lezzetini size an-la-ta-mam..! İstanbul'da ki dönerler nasıl etini,patatesini koyuyor o şekilde kuru kuru getiriyor. Burada etini ,soğanını veya ek ne koydurmak istiyorsanız söylüyorsunuz , onlar size getirirken dönerin altına küçük bir poşetle getiriyorlar.İlk kez yediğim zaman"Allah Allah bu poşete ne gerek var "diyordum alışmışım ya İstanbul'da ki kuru dönerlere,yedikten sonra anladım ki  içine farklı bir sos koyuyorlar o kadar lezzetli ki hem yemeğe doymuyorsunuz hemde yerken bildiğiniz poşete doğru dönerin suları akıyor. Dönerci Ali Usta bu konuda gerçekten çok başarılı ama bu bölge de ki sanırım bütün dönerciler hepsi aynı şekil yapıyor ..
Fiyatı da uygun 8 kişi için toplam 50 TL. 
 Benden bir tavsiye.!! İskenderun'a veya Arsuz'a gelirseniz döner yemeden katiyen gitmeyin derim. İçinizde kalır yoksa :)

26 Ağustos Salı günü.. Bugün evimize misafir gelecekti ve en geç 11.00'da uyanmamız gerekiyordu. O kadar uykuluydum ki 11.00'da kalktım gidip kahvaltılıkları çıkardım sonra tekrar yattım bir baktım saat 12.00 olmuş. Bu sırada kahvaltıyı hazırlıyordum ki,Emre'nin uyandığını Serhat'ın yattığı odaya doğru ilerlediğini gördüm. Hemen peşine gittim baktım yatağa yatmış Sevgilime bakıyor ardından " Toprak olur taş olurum yoluna yoldaş olurum  " şarkısını söylüyor =D Uyandırma servisinin söylediği şarkı çok hoştu yalnız daha 7 yaşında bir çocuktan bahsediyorum.. Sonra baktı ki Serhat uyanmıyor " Ben sana dedim sen dinlemedin oyunlara geldin ooo ananı niyolay ye ye " şarkısını söylemeye başladı. Serhatta o sırada uyandı beraber şarkı söylemeye devam ettiler. Ailecek güzel bir kahvaltı yapıp,misariflerimizi beklemeye başladık.


 Misafirlerimiz geldiğinde saat 14.00'a geliyordu. Bir tanışma faslı , öpüşme faslı derken Serhat'ımla birlikte denize gitme hazırlığına başladık.Tatilimizin bitmesine 4 gün kalmıştı en azından 1-2 saatte olsa denize gidelim dedik.Deniz dün ki harika değildi ama çokta kötü değildi. Geçen sene sürekli plaja gidiyorduk ama bu sene sadece bir kere gittik.Neyse onu son part'a sakladım :) Sevgiliyle 2 saat boyunca deniz kenarında kaldık.Döndüğümüz de yemekler yenmişti bizde hemen duşa girip yemeklerimizi yedik ve ardından kapı önüne çıkıp güzel bir kahve içtik. " Haydi Selfie" dediler. Sıfır makyajlı , saçlar ıslak, sandalye tepesine çıkarak çekilen bir Selfie oldu.Ben bir komik çıkmışım ama olsun napalım benim adım hıdır elimden gelen budur.Nokta..! :)


Sevgilim bileklik bakacağını söyledi ve evimizin bir önü değil onun önünde bulunan fuara daha yeni gitmek nasip oldu :) Arsuz Fuar'ı ben ilk gittiğim seneden beri var. Hatta daha önce ki blogum da da yazmıştım eniştemin yiğeni ile orada tanışmıştım. Beraber çorap satıyorduk :) Açıkcası çokta eğleniyorduk.Akşam saat 19.00 gibi başlıyor saat 00.00-00.30 gibi bitiriyorduk.Sonrasında ya beraber birşeyler yiyor yada birbirimizde kalıyorduk. Ne günlerdi be neredeyse 10 yıl öncesinden bahsediyorum..O zamandan bu zamana fuar değişmiş. Yine takı, toka , tekstil, hediyelik eşyalar v.s. çokca var ama eski havası yok ve eskisi gibi çokta gözüme çarpan güzel şeyler yoktu.Bu benim fikrim.İlk defa gidenler için güzel gelebilir ama ben eski havasını bildiğim için bana eskisi gibi cazip gelmedi.Hatta sadece öylesine bakındık ve çıktık. Çıkmadan önce de Ben Sevgilim ve Emre Basketbol atışı yaptık ve Langırt oynayarak eve döndük.Çocuklar için zıp zıp , langırt, masa hokeyi , basketbol gibi bir çok şey var..


Bugün yine akşam Ece , Alara ve İpek'le takıldık.Zaten hep beraber son dışarda takılışımız oldu :(
Bizi Joker Cafe'ye götürdüler.Arsuz çarşısından ilerliyoruz yolun bitimine yakın Edem Dondurmacısı var onun hemen yan sokağında.. 
Yol kenarında bulunan Cafe , dışarıdan bakıldığında gece kulubü imajını veriyor..Karanlık ve hafif loş ışıklarla süslenmiş.Koltukların desenleri çok hoş..Alkollü alkolsüz içecekler , nargile ve bir çok çeşit yiyecekte bulabilirsiniz.. Tek sorun çok esmemesiydi. O gün hava sıcaktı ve cafe deniz kenarı gibi bir yerde olmadığından resmen şıpır şıpır terliyorduk.Soğuk birşeyler içtik sohbet muhabbet koyulaştı derken elektrik gitti :) Elektrik gidince daha bir sıcak olmaya başladı ve bizde kalktık.Dönüşte Leydi'ye uğrayıp dondurma aldık.Bu sefer Kağıt Helva arasında dondurma yedim. Yedim yemesinede çok büyük geldi ya :) ye ye bitmiyor. Herkes dondurmasını bitirdi ben hala yemekle uğraşıyordum.

27 Ağustos Çarşamba.. Evet bugüne ait hiç fotoğraf yok ama kısaca şunu söylemek istiyorum :) Bugün hava kapalıydı ve denize gittik. Gidiş o gidiş denizden çıkamadık o kadar esiyordu ki suyun sıcaklığı sayesinde denizde durabiliyorduk. Bir de Sevgilim dahil , Ece,Alara,İpek,Ali almışlar deniz yatağını gitmişler gözden uzaklara.. Bakıyorum o kadar uzaktalar ki, nasıl gelecekler diye düşünüyordum.Ada " Yağmur abla kaldılar gelemiyorlar" diye üzülmeye başladı. Allah'ım yardm et diyerek yüzmeye başladım. Normal şartlarda olsa derine gitmesine giderim ama ne olur ne olmaz kramp falan girer diye tekrar geri dönerim.Allah duydu da sesimi yorulmadan nasıl çıktım anlamadım bile :) Gittiğimde  Sevgilim" aşkım sen nasıl geldin" dedi. " Geldim işte bende bilmiyorum hadi kıyaya gidelim " dedim. Ece "ya biz geliyorduk ki zaten" dedi. " Hee siz geldiğinizi zannediyordunuz dalga sizi o kadar sürüklüyordu ki bu tarafa geleceğinize ileri gitmeye çalışıyordunuz " dedim.Hep beraber kıyıya doğru çıktık.Denizin içinde 3 er grup olduk, karşı taraf bize bir şarkı buluyordu. Suyun altında o şarkıyı söyleyip takımımıza bildirmeye çalışıyorduk :) Çok komik şeyler çıkıyordu ortaya denemenizi tavsiye ederim ama tabi ağzınıza su kaçırmamaya çalışın sonrasında tıkanıp kalıyorsunuz :) Ben şarkının başının getirip gerisini gülmeyle geçirdiğim için bizimkiler pek bişey anlamıyordu ...Artık hava iyice kapamıştı dışarı çıkmaya bile korkuyorduk o kadar esiyordu ki. Nitekim Serhat çıktı ve havlu bulmaya çalışırken " dondum dondum " diye tekrar denize girdi =D  Evin yolunu tuttuk Serhatta bende hapşırmaya başladık.Şifayı kaptık dedim :( Son bir kaç gün kalmıştı onda da inşallah burnumuzdan gelmez diye dua ediyorum...
 O gün yine BJK-ARSENAL'ın maçı vardı tam ilk yarıyı izlerken yine elektrik gitmez mi =D Hepimiz sabrımızın son sınırına gelmiştik artık radyo madyo dinleyerek maçı bitirdik sonuç hüsrandı =( 
Elektrik geldikten sonra sessiz sinema oynadık :) Ben , Serhat, Ali ve Alara,Ece,İpek bir takımdaydık. Biz yendik ve saat neredeyse 04.30'du yattık..

Son yazım da görüşmek üzere :)
Şimdilik Hoşkalın

Saygılar..

Share