19 Aralık 2016 Pazartesi

Blog Keşif Etkinliği 2016 / 2017

Eveet Sevgili Bloggerlar ,
2017 ' ye sayılı günler kala bende dedim ki" bir blog keşif etkinliği patlatayım da yeni yılda daha çok blogger arkadaşlarımızla birlikte olalım"☺


Ben uzun zamandır yoktum ve geri dönüşümde hızlı oldu diyebilirim. Bu süre içerisinde yeni yeni blogger arkadaşlarımızın yazılarını gördüm onları da takibe aldım elbette takibe alamadıklarım,gözümden kaçmış olanlar vardır.İşte bende bu yüzden Blog Keşif Etkinliği yapayım dedim.Çorbada benimde tuzum olsun ☺

Yapmanız gerekenler inanılmaz basit;

* Blogumu sağ üst köşede bulunan "İZLE"butonuna basarak takip etmek,

*Yorum kısmına BLOGUNUZUN URL'sini yazmak ,

(Dilerseniz blogunuz hakkında detaylı bilgi de verebilirsiniz.Sizin tercihinize bırakıyorum. ☺)

*Ayrıca daha çok kişiye ulaşmak için GFC'de bu yazıyı paylaşmak.

(Yine sizin tercihinize bırakıyorum zorunlu değil yani ☺)

Haydi bakalım bol şanslar,bol keşifler :)

Not : ! Bu arada eşim de blog yazıyor hatta blogla beni eşim tanıştırdı. Eşimin blogunu da eklemenizi rica ederim : Düğün DJ 

17 Aralık 2016 Cumartesi

Kayseri İçin Yastayız..!

Çok değil daha bir hafta öncesine kadar İstanbul Beşiktaş da yaşanan hain terör saldırısına karşın "İstanbul için yastayız"postu hazırlamıştım. 

Bu nasıl bir şey ? Söylenecek söz yok. Buna neden dur denmiyor , neden hep masum insanlar ölüyor Şansa mı yaşıyoruz artık ?  Neden bu terör saldırıları bitmiyor ? Neden ? 

16 Aralık 2016 Cuma

Nikah Sonrası Eğlence - 24.04.2016 / Sabancı Polisevi - Beylerbeyi Polisevi

Nikah sonrası eğlence yerini ayarlama işi Annemle bana kalmıştı. Eşimle ikimiz çok yoğun bir şekilde çalışıyorduk benim işten ayrılmam çok şükür ki o yoğun programdan çıkarmış oldu böylece koşturmacalarımı daha rahatlıkla yapabildim. Evlenmemize iki hafta kalmıştı ve biz daha bir yer ayarlamamıştık.Annemle nikahımızdan bir 6 -7 ay öncesinde Sabancı Polisevi veya bir diğer adıyla Beylerbeyi Polisevine gidip konuşmuştuk. Fakat o süre zarfında biz eşimle o kadar yoğun bir tempodaydık ki unuttuk gitti rezervasyon yaptırmayı :) 

Nikahımıza iki hafta kala Annemle birlikte görüşmeye gittik. Giriş katın bir üstünde yer ayırdık daha doğrusu salonu tamamen kapatmadık başkaları da olabilecekti fakat o gün çokta kimse yoktu bizim şansımıza bir kaç kişi falan vardı. Biz fiyatta 50.74 olarak anlaştık 74 kuruşta neymiş değil mi ya ? Ama bilmem ne bilmem ne falan ekleniyormuş önemli değil bu fiyata boğaza nazır bir yerde yemek yemek çok kolay değildi ve menüyü biz seçtik şu an hatırlamıyorum bir kaç meze tabağı , salata , karışık ızgara , içecek vardı. Ayrıca canlı müzikte olacaktı. Onunda ek bir ücreti vardı. Ben 300 TL kapora verdim , pasta için de 250 TL vermiştim fakat pastayı dışarıdan yaptırdım bizim meşhur Dilim Pastanesine kendilerine güvenim sonsuzdu ve nitekim çokta lezzetli bir pasta ortaya çıkmıştı.


Üsküdar'da evleneceğim için çıkışta herkesin rahatlıkla gidebileceği bir yeri ayarlamam gerekiyordu. Çok şükür Allah gönlüme göre verdi yer bulmam da şans eseri oldu. Allahtan ümit kesilmez bunu unutmayın ..

Serhatla ikimiz dahil 40 kişiydik ve biz kimsenin ücretini karşılamadık kimse de bizim ücretimizi karşılamadı :) Yani kısacası yarı yarıya bölüştük gelenlerden kişi başı 25 TL aldık.İki kişi alt tarafı 50 TL veriyordu. Böyle zengin bir menüye iki kişi 50 TL çok iyiydi.Ben kimseye 50 TL verin gelin diyemezdim kimseninde parasını karşılayacak durumda değildim bu yüzden yarı yarıya oldu temiz oldu :) Arkadaşlarımız , ailelerimiz kimse bizi yalnız bırakmadı.

Bakalım bu güzel gecede neler yaşanmış ;

Önce yemeklerimiz yenildi sonra müzisyen bize baktı ve ilk dansa çağırdı ben bilseydim dans edeceğimizi bizim şarkımızı söyletirdim (Sen üzülme ben varım ) ☺


İlk dans müziğimiz :  Lionel Richie - Hello 

Asla unutmam bu şarkıyı çünkü bir anda piyanonun başındaki müzisyen beyfendi den böyle bir performans beklemiyordum :) Beyfendi şarkıyı söylerken bizim eşimle birbirimize bir bakışımız vardı anlatamam ☺



Baktım bi biz dans ediyoruz kimse yok pistte oradan sesleniyorum bizimkillere "gelin gelin yalnız bırakmayın bizi" diye :)
Öyle herkesin içinde dans edince utandım bir anda yahu.


Profesyonel makine de çekilen fotoğrafları sağolsun yine teyzem çekti bazıları da cep telefonundan çekilmiş o kadar çok fotoğraf vardı ki anca ayıkladım :)





İlk dansımızı ettik birazda havamızı değiştirecek şarkılar çalındı sonra pastamız geldi. Dediğim gibi sürekli pasta aldığım bir yer Nişan pastam olsun , Nikah için ayarladığım bu pastam olsun Dilim Pastanesinden başkasına güvenemezdim.Hatta siparişi Çengelköyden verdim onların Kuzguncukta da yerleri var pasta oradan gitti. Güvendiğime de değdi pastamız çok güzeldi ,eşim muzlu bende çikolatalı sevdiğim için ikisinden karışık yaptırdım.

Bu arada biz yine bir şeyi unuttuk :( Ya zaten Nişanda'da birbirimize pasta yedirememiştik burda da yediremedik kimse de bize hatırlatmadı. O kadar içimde kaldı ki hayır işin tuhafı başka özel günde yok bir daha nerede yedireceğiz pastayı birbirimize :) Bakmayın şimdi güldüğüme üzerinden 7.5 ay geçti benim hala pek bir içimde :(



 Bütün gün ayağımda duran güya platformlu topuklu ayakkabılardan o kadar yorulmuştum ki Polis evine gider gitmez yanıma aldığım converselerimi giydim o kadar rahatladım ki şu converse'i üreten firmadan Allah razı olsun diyorum. Valla şaka değil converse yerine başka spor ayakkabı da alsaydım yanıma bu kadar rahat etmezdim.Ayaklarım converseleri giyince mutlu oldu ee doğal olarak bende mutlu oldum. Her ne kadar Sivaslı olsam da halay çekmesini beceremiyorum pekte sevmiyorum bende yalan yok. Gördüğünüz gibi Halayın ortasında bir deli gelin vardı. Valla ne yapayım herkes halay çekerken bende bir o yana bir bu yana gidiyordum..





Açıkcası ben eşimden de bu kadar güzel bir performans beklemiyordum.Yani o da yorgundu hatta pekte istekli değildi o nikah bitsin dağılalım istiyordu bense madem kır düğünü olmadı eğlence olacak dediğim için oldu..Ama baktım ki onunda içine sinmiş ki kalkıp oynadı sürekli :) Bir de biz bizeydik onunda çok büyük etkisi var etrafta sadece bir iki masa doluysa doluydu o da kalabalık değildi bir masa da iki üç kişi vardı. Hem ben olsam eğlence olan yere çıkmazdım :) Kafam mı şişsin yani yemek yerken. Bence herkeste böyle düşündü. Hoş bir alt katta da düğün vardı ve ben aşağı indiğimde fena kopuyorlardı :)



Bu gelinliği tutma işini hep çok istemiştim Allahtan onu unutmadım da aklıma geldi etrafımda ki herkese tutturdum :)


Tek katılabildiğim halay damat halayı oldu onda da yine gelinliğe takıldığım çok oldu :)





Normalde program saat 23.00'a kadar devam edecekti ama yorgunduk ve sabahın köründe kalkıp balayı için yola koyulacaktık. Bu arada nasıl bir yağmur başlamıştı anlatamam gök gürültüsü , şimşekler . O da ağlıyordu benim için. Çok tuhaftı Annem'e son kez sarıldım o da Serhat'a dönerek " Önce Allah'a sonra sana emanet " dedi benim gözlerim doldu. Ağlamamak için de kendimi zor tutuyordum annem görsün istemiyordum sonra herkese el sallayarak oradan uzaklaştım ve gözyaşlarım içime aktı hep..Hala kötü oluyorum ama zamanla alışıyorsun. Evliliğin ilk zamanları sanki genç kızlık evine geri dönecekmişsin gibi hissediyorsun sonrasında bir bakmışsın nereye gidersen git kendi evini çok özlüyorsun..

Not : Polisevinde illa tanıdığınızın polis olmasına gerek yok bizde kimse polis değildi sadece kişinin kendisi, Annesi , Babası veya Kardeşi polis ise polis fiyatlarından yararlanabilirsiniz sadece öyle bir ayrıcalığı var..

Gerekli detaylar için : Sabancı Polisevi

Saygılar...

14 Aralık 2016 Çarşamba

KPSS Puanım , Evde İnternet ve İstanbul'da Kar

 Son günlerde yaşanan terör olayları hepimizi derinden etkiledi.Bende o kadar etkilendim ki iki gün boyunca sürekli başım ağrıdı. Haberleri her izlediğimde orada ağlayan anneleri,babaları,eşleri,kardeşleri,çocukları v.s. gördükçe bende ağlıyordum. Rabbim bir daha bize kötü günler yaşatmasın ..! Amin.   
                        

         Kpss ile ilgili 9 Aralıkta sonuçların açıklandığına dair bir yazı paylaşmıştım tabi ona yazı denirse ☺ Linki paylaşıp , sonuçları öğrenebilirsiniz yazmıştım.Telefondan yazdığım için de çok açıklayıcı yazamamıştım. Şimdi o konuya değinelim. Evet KPSS puanım 71.67 ☺ Evet çok iyi bir sonuç değil ama barajı geçmiştim ve barajı geçeceğime de emindim. Sonucu Eşim aradı da haber verdi " Aşkım sonuçlar açıklanmış 41 almışsın" dedi bende " Dalga geçme kaç almışım "dedim oda " 71" dedi öyle kapattık telefonu. Atanmam bu puanla çok çok çook zor daha doğrusu meslek çıkışlı değilim düz lise mezunu olduğum için sıkıntı burada meslek lisesi çıkışlı olsam ve özellikle sağlık sektörü olsa işte o yüzden şansım çok yüksek olurdu çünkü sağlık alanında 68 70 78'le atanabiliyor. Ne diyelim Allah hayırlısını nasip etsin diyorum☺

 
   Dün iki şey beni çok mutlu etti birincisi evimize sonunda internet bağlatabildik ☺ Evet evlendik hatta bu ayın 24'ünde 8 ay olacak biz ise anca bağlatabildik .Hani diyordum ya beklediğimiz bir haber vardı diye o haber hala gelmedi onu söyleyeyim bizde en sonunda karar verdik artık internet bağlatmaya.Telefondaki yetmiyor hadi onu bırakın benim telefonum bozukken ben evde bir ara çıldıracaktım.Sınav var diye sabrettim ama sınav bitti ders çalışmıyordum,ev işleri,yemek,ütü v.s.bitiyordu evde bir o yana bir bu yana delirmiştim☺Sonunda telefonum geldi bir hafta on gün sonrasında da evimize internet de gelmiş oldu. Yani bu demek oluyor ki bundan sonra daha sık buralardayım en azından şimdilik malum ilerde çalışma durumum olduğu için çalışma şartlarım nasıl olur, çalıştığım yerde böyle rahatça internete girip blog yazabilir miyim bilmiyorum.Ama elimden geldiğince bu boşlukta post yazmaya çalışacağım. Beni takipte kalın derim☺




İkinci beni mutlu eden şey ise dün öğleden sonra karla karışık yağmur yağıp akşam saatlerinde de kar yağışı şeklinde etkisini göstermesi oldu☺ Hep diyordum " Allahım çalışmaya başlamadan önce kar yağışını evimde kahvemi yudumlayarak izlemek istiyorum " diye hoş kahvemi yudumlayamadım ama kar yağışını izlemiş oldum ve çok mutlu oldum ☺ Kim kar'ın yağmasını sevmez ki ? Ama ben en çok çocukken ve işe gitmediğim zamanlarda kar yağmasını seviyordum. Malum İstanbul'da trafik gibi büyük bir problem var ve yağmur,kar yağdığında trafik iki katına çıktığı için çalıştığım zamanlarda çok keyfini alamıyordum.Dediğim gibi trafik çilesini düşündüğüm için keyfine varamıyordum. Çocuklar akşam saatlerinde dışarı çıkıp kar oynadığında ben evde uyumaya çalışıyordum. 


Bu sabah eşimi yolcu ettikten sonra uyuyamadım. Yani bu demek oluyor ki saat 07.00'dan beri ayaktayım ☺ işin tuhafı bugün yapacağım pek bir şey de yok evde zamanda geçmiyor. Belki bugün de kar yağar diye düşündüm ama nerdeeee günlük gülistanlık dışarısı. Daha doğrusu soğuk ama güneşli ☀ Neyse çalışmaya başlamadan önceki son günlerim iyi değerlendirmek lazım hoş çok alıştım eve çalışasım da gelmiyor ama malum işsizlik maaşım bitiyor ve eşime de yük olmak istemiyorum..

Saygılar..

12 Aralık 2016 Pazartesi

İstanbul için yastayız..!

                     
                Acının tarifi yok.Bu yüzden diyebileceğim bir şey de yok.Şehitlerimize Allah'tan rahmet , ailelerine ise sabır diliyorum.
                Allah bize daha kötü günler , daha kötü acılar yaşatmasın.Amin..!

7 Aralık 2016 Çarşamba

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu

YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.

haydar-colakoglu-gorsel

haydar-colakoglu

haydar-colakoglu-teb

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.


Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Aralık 2016 Pazartesi

KPSS Ortaöğretim Sınavı 2016



Merhabalar,


      Çook uzun zamandır yokum farkındasınız değil mi ? Evde internet yok demiştim ya evet hala evde internetimiz yok hani bende telefonumun internetinden bağlanıyordum blog yazmak için sonra ne oldu dersiniz ? telefonum bozuldu. Üstüne üstlük neredeyse iki ay boyunca kürüstür bir telefon kullanmak zorunda kaldım :) ama artık buradayım (inşallah) Yazılacak onca şey var değil mi ? Hatta ben evleneli nisan da 1 sene olacak ben hala nikah sonrası eğlenceyi , balayını , eşimin ve benim doğumgünümü vs yazacağım o kadar çok şey var ki .. yazarım yazmasına da bu konuya öncelik vereyim dedim.Bilmem gireniniz var mı KPSS ' ye elbette vardır ama ben ortaöğretimden girdim hani şu 3 milyon 500 bin kişinin başvurduğu sınav varya he işte ona. Zaten bu kadar kişinin başvurduğunu bilseydim aöf kayıdım vardı her ne kadar dondurmuş olsam da iki yıllıktan yani önlisans dan girerdim sınava diyorum . Sayı arttıkça puan da artıyor diyorlar hayırlısı artık . 

      Sınava son üç ayda hazırlandım ondan önce yani 1 sene öncesinden çalışmalara iş yerindeyken başlamıştım fakat iş yerinin taşınması , benim evlilik sürecim falan filan derken aklımdan gitmişti . Ağustosun son günleriydi başvuruya son üç gün kalmıştı bende tv de bir haber gördüm "şu kadar kişi memurluktan alındı "diye kendi kendime " benim kpss vardı ne oldu " dedim baktım internetten fotoğrafım eski olduğu için güncelletmem gerekiyordu ve son üç gün kalmıştı . Neyse ösym bürosuna gittim 1.5 saatin sonunda başvurumu yapmış oldum :) bu arada sınav başvurumda eşimin soyadını almış olduğumu gördüm ve ben hala nüfus cüzdanımı değiştirmemiştim (zannediyordum ki hala kızlık soyadım yazıyordur ama öyle değildi )hani sanki çalışıyorum da vakit bulamıyordum bendeki de iş değil mi ya neyse bu vesileyle nüfus cüzdanımı da değiştirmiş oldum. 


      Sınava hazırlık sürecinde gerçekten çok yoruldum daha doğrusu 2014 den kalan konu anlatımlı kitapları buldum ve onları çalışmaya çalıştım . Çalışmaya çalıştım diyorum ne kadar uzun kitaplar ve ne kadar ayrıntılı olduklarını anlatmama gerek yok herhalde . Bir konuyu 20 sayfada işliyorlar ben kendi çapımda karınca duası gibi küçük küçük yazarak not almaya çalışıyordum . Eee insanında beyni bir yere kadar algılıyordu hani. Sonra sıkılıyordum daralıyordum çalışasım gelmiyordu eee sürekli onlada uğraşamıyordum ki yemek,ütü,temizlik bazen misafir geliyordu onu ağırlıyordum falan filan .. Matematik kafası zaten hiç yok bende gerçekten hiç yok yani zaten diyorum da " benim matematik iyi olsaydı Türkçe-sosyal okumaz Türkçe - matematik okurdum " diye inanın öyle matematik temel sağlamken öğrenilmiyorsa sonradan çok zor öğrenilmesi. Çok zor diyorum imkansız demiyorum :) bu yüzden bi insan kpss ye hazırlanıyorsa ya kursa gidecek yada internette konu anlatımlı videoları izleyecek. Kitaplar inanılmaz ayrıntı veriyor çünkü . Çok güzel internette videolar var fakat bizde internet yok eee kursa da son üç ay kala gitmenin bir anlamı olmayacaktı ki insanlar 1 sene önceden başlıyordu kursa.. 

      Şimdi bana sorarsanız nasıl geçti diye inanın çok birşey diyemiyorum ama barajı geçmişimdir diye ümit ediyorum. Çünkü her ne kadar ön lisansların sınavı zor deseler de bana göre önlisansın Tarihi daha kolaydı ama neden ? Çünkü şansa ezberlediğim bütün tarih soruları orada çıkmıştı yoksa genel anlamda baktığımda önlisansın soruları zordu sadece tarihi benim şansıma ezberlediklerim geldiği için bana kolay geldi . Benim en çok korktuğum coğrafyaydı nitekim coğrafya beni şaşırttı tarih de dibe vurdum . Vatandaşlıktan bildiğim sorular vardı ondan da çok canım sıkılmadı ama güncel bilgiler çokta günceldi gerçekten hani gerçekten çok iyi haber izlemen çok dikkatli cevaplar vermen gereken sorulardı ben mesela önlisansın güncel sorularının üç tanesini kesin biliyordum bi iki tanesini de kafadan attım doğru çıkmıştı tabi sınav heyecanı da farklı oluyor neden mi ? Benim gibi çok hızlı okuyan birinin Türkçeyi 1 saatte bitirememesine ne demeli ? Bi baktım saat 11 ben daha 20. sorudaydım öyle bıraktım genel yeteneğe geçtim sonrasında tekrar döndüm Türkçeye. Hoş apartman sorulu mantık soruları da o kadar mantıklıydı ki anlatamam :)

      Sürekli bakıyorum internetten " kpss ortaöğretim sonuçları ne zaman açıklanacak" diye . Ayın ortası gibi diyorlar ama katılımın yoğun olması bu süreyi uzatabilirmiş . Bir an önce açıklanmasını temenni ediyorum :) sınava giren blog arkadaşlarım veya sınava giren blog arkadaşlarımın tanıdıkları varsa şimdiden hakkımız da hayırlısı olsun diyorum . Allah gönlümüze göre versin . Amin .

                                                          Saygılar...

19 Eylül 2016 Pazartesi

Nikah Törenimiz - 24.04.2016 / Üsküdar Evlendirme Dairesi

Sabah saat 08.20 gibi kuafördeydim. Gece uyumam 3.30'u bulmuştu. Evimde son gecemdi hüzünlüydüm.Son kez odama bakıyordum gözlerim dolu doluydu evet sevdiğim insanla evleniyordum ama ne olursa olsun 26 yılını Annenle birlikte geçirmişsin yemeğim,kıyafetlerim herşeyim hep hazır oluyordu.Yeni bir hayata başlamak beni yoracak diye çok düşünmüştüm nitekim ilk zamanlar birşey bilememekten yoruldum sonrasında alıştım artık ustalaşma yolunda ilerliyorum :)



Saçımın nasıl yapılacağını kına gecesi günü kuaförümle konuşmuştum . 1 ay öncesinden gidip prova yapmıştık ama topuz üzerineydi bende hiç sevmezdim topuzu ne yalan söyleyeyim. Saç toplamak bile bana göre değil.Eşimde dedi "topuz yaptırma boşuna mı uzattın o saçlarını "diye.Doğru 4 yıl boyunca sırf evlenicem diye uzatmıştım.Hoş ben 2015'de evleniriz diye düşünüyordum 3 senede anca uzar demiştim ama bir sene daha ertelenince sadece uçlarından biraz kestirmiştim oda evlenmeden 2.5 ay önce..Neyse kına gecesinde konuştuk "bu yaptığınız saçı yarım topuz şeklinde yaparsanız nikakta da açık bıraktırmış olurum " dedim.Nitekim öyle de oldu yarım toplattık duvak biraz uzun kalıyordu ama ben saçımdan dolayı hiç rahatsız olmadım.Sadece gecenin sonlarına doğru duvak biraz düştü o kadar :) Eee havada rahatsız edecek sıcak yoktu normal seyrindeydi..Saç,makyaj, gelinlik giyimi v.s. saat 11.00 gibi hazırdım. Bu arada orada bir gelin adayı daha vardı oda Üsküdar Evlendirme Dairesinde evlenecekti ve ne oldu dersiniz kızla gelin odasında karşılaştık hadi onu geçin kıbrıstan balayından dönerken havaalanında bile karşılaştık :) 



Serhat geldiğinde ben hazır bekliyordum direkt fotoğraf çekimine gittik. Bununla ilgili farklı bir post yazacağım. Bizim sağdıcımız Mahmuttu :) Eşimin arkadaşı . Normalde kızın arkadaşları olur ya ben istemedim biri Ankaradan geldi zaten diğeri de hamile hamile koşturmasın dedim. Mahmut sağolsun herşeyimize koştu . 


Gelin arabamızın Y&S harflerini özellikle papatyadan olmasını istedim :) Zaten son iki günde bulunan bir gelin arabası oldu :) Neyse dış çekim fotoğrafları bitti Saat 14.00 gibi beni eve bıraktılar. Eve geldiğimde bütün börtü böcüğü,çalıyı çırpıyı gelinliğimde toplamıştım.Annem beni silkelemekle meşgüldü ay birde korktuğum başıma gelmez mi affınıza sığınarak söylüyorum ama tuvaletim geldi.Hepte merak ederdim gelinlikle insanın hiç mi tuvaleti gelmez diye valla benim geldi o kadar komikti ki tarlatanı çıkarttık (zaten ayağımdaki ayakkabılar o kadar mahvetmişti ki beni eve gelince direkt onları çıkarttım)sonra annemle birlikte tuvalete girmek zorunda kaldım heyecandan diye düşündüm :) Allahtan bir daha gecenin sonuna kadar hiç gelmedi.



Ben gayet rahat bekliyordum evde yengemler geldi "heyecanlımısın" dediler "yoo" dedim gerçekten de hiç o an heyecanlı değildim sonra eşimin konvoyunun sesini duydum "Allah" diye kalktım yerimden nasıl heyecanlandım anlatamam size..


Kız evine gelindi. Kurdelemi kuzenim Muhammet bağladı. İnsan o an duygulanıyor fakat ben ayakta durmaktan yorulduğum için duygusallığa kapılamıyordum gülüyorum farkındaysanız. Üstüne üstlük tam dua edilecek benim elimde çiçekten edemiyorum ki dua geriye atıyorum çiçeği artık edebildiğim kadar ettim Allah kabul etsin . 


Saat 16.00'a geliyordu biz evden çıktık.Bizimde şansımıza o gün bisiklet yarışımı ne vardı ve bir çok yol belli bir saate kadar kapalıydı. Nikahımızda saat 17.00'daydı.Korktuk trafiğe kalırız diye ama neyse ki öyle aman aman bir trafik yoktu beklediğimizden daha erken gittik.Üsküdar'a doğru yaklaşıyorduk ki ne oldu dersiniz yağmur yağmaya başladı ama öyle böyle değil.Ben zaten diyordum doğduğum günde yağmur yağıyordu evlendiğim günde yağar diye nitekim tezim tuttu. Allah'ın işi bereket,rahmet..Neyse Allahtan çok uzun süreli olmadı da "en azından inince ıslanmam"dedim.Fakat indiğimde gelinliğime bir su geldi gelinliğin alt tarafı pislendi.Bir yandan da Serhata kızıyorum hayır onunda suçu yok :) Gelinliğin arkası uzun o arkasını tutmakla meşgülken ben ön tarafı daha tutamadan ıslanıverdi neyse ki çokta görünmedi.Nazar nazar :)


Gelin odasına gittik. Biz önceden fotoğraf ve video çekimi için anlaştığımız için gelin odasına geldiler biz fotoğraf çekinirken o an kameraya da çektiler. Biz eşimle izlerken kendimizi foto model gibi hissettik anlatamam :) Maalesef o fotoğraflar digital ortamda olmadığı için yayınlayamıyorum ama çok beğendik hiç shop falan da yok valla ona rağmen çok güzeldi yalnız artık gülmekten ağzım ağrıyordu benim gibi fotoğraf çektirmeyi hatta fotoğraf çekmeyi seven bir kızı fotoğraf çektirmekten soğuttular.


Benim nikah şahitliğimi çocukluk arkadaşım Mehtap ve Liseden beri dostluğumuzun bozulmadığı Havva oldu.Serhatınki de Mahmut ve Emrullah.

İşte o an geldi kalbim yerinden fırlayacak gibiydi o sağ taraftaki perdenin arkasında yüreğim hop ede ede bekledim..


Giriş anımız..(maalesef şarkı seçme gibi bir imkan verilmedi yoksa farklı bir şarkı buldum bari siz çalın:) "ATEŞ BÖCEĞİM" hem eskilerden hem kimseninkin de duymadım hem de eğlenceli çıkış anına da çok yakışıyor provasını yapmıştım:))







Benim EVET demem..




Serhat'ın EVET demesi ve ayağa basma faslı :)






Şimdi biz bunları önceden kararlaştırdık yani önceden kararlaştırdığımız şey işte ben "sonsuza kadar evet "dicem eşim" tüm kalbimle evet dicek" hatta bunu demeden önce biraz duraksayacak "ben ne diyordum "dicek falan diye konuştuk ama o an o kadar heyecanlı ki resmen kalbimin ağzımda attığını hissettim diyebilirim.Bir an diyemem diye düşündüm hatta Serhata'da ben" bu gidişle diyemicem galiba" demiştim gelin odasında.Ama o an bir cesaret geldi ve söyleyebildim hatta söyledikten sonrada Serhata baktım orada o saçma gülüşü yapma sebebim ise "baaak ben söyledim" der gibiydi. Neyse sıra eşime geldi oda "ben ne diyordum hayatım"dedi ben onu dürttüm kolumla ve hatırlamıyorum izlerken fark ettim :) sonra oda işte" tüm kalbimle evet"dedi..Ayağa basma faslı ise çok daha komik farkındaysanız eşimin gerçekten boşluğundan yararlanarak bastım. (beklemek istemeyenler için videonun 1.38 saniyesinde:))Şimdi bize fotoğrafçı demişti "imza atarken bir yandan fotoğrafa bakmak zor oluyor siz önce imzalayın sonra bana bakın "dedi. Neyse işte evetler denildi o sırada ben imza atıyordum Serhat kulağıma "imzayı at sonra fotoğrafçıya bakmayı unutma " dedi bende "tamam"dedim.Neyse bende sıkıntı yok ben fotoğrafçıya baktım ama eşim bakmayı unuttu bide o söylediği halde :) ay ben videoda o kadar komiğim ki fotoğrafçıyı göstererek"buraya neden bakmadın diyorum" fotoğrafçıda"söyleyin nikah defterini alsın çekeriz tekrar"dedi bende serhata söyledim oda adama dönmüş onu söylüyordu( benim aklımda da hiç ayağa basmak yoktu yemin ederim aklımdan gitmiş) O sırada Ece'ye baktım Ece"ayağına bas "dedi ben hemen aşağı baktım ayağına bastım şok oldu Serhat.Nasılda kahkayı kopartmışım baksanıza :) 

,


İşte evlendirme cüzdanı verildi.Nikah memuru gitti bende Serhata "eee gelini öpebilirsiniz " demedi dedim alnımı uzattım oda öyle öptü. Allahtan duvak suratımda kapalı değildi. Kapatmayı da neden istemedim sadece nikah yapılacacaktı ve tüm nikah boyunca duvak suratımda kapalı olacaktı . Bana kalsa ben duvakta takmayacaktım ama taktım işte.




Nikah şahitleriyle beraber fotoğraf çekildi.. Sağolsun teyzemde fotoğraf makinesiyle bol bol fotoğraf çekmiş de elimde çok güzel fotoğraflar oldu :)

Teyzem ve Kuzenlerim
Bu fotoğrafı inanılmaz çok beğendim.Arkadaşımın oğlu çekmiş.Fotoğrafçıdan bunun orjinalini de çıktı olarak aldım.Anlaşmamışz da video çekimi ve 12 miydi 15 tane mi ne fotoğraf vardı üzerinden 5 ay geçti neredeyse hatırlamamam normal.Ben AKYOL fotoğrafçılığın fotoğraflarını inanılmaz beğendim. Shop olmamasına rağmen bile çok net fotoğraflar ve herkeste aynı şeyi söylüyor.

Takı merasimi oldu oradan da eğlenceye gittik ama tek birşeye o kadar içten kızdım ki hala daha söylenir dururum bu gidişle daha da söylenirim.Benim en güzel günümü mahveden o insandan o çıkacak zaten..Ben bu gelin çiçeğimi çok beğenmiştim. Atmak içinde ayrıca bir gelin çiçeği ayarlamıştım onuda nikah şekerinini içine koymuştum sağolsun BİRİ o çiçeğide alıp götürmezmi ? KÖR galiba onun nikah şekeri olmadığını anlamayacak kadar ! Evet küçük birşey gibi görünüyor değil mi ama öyle değil işte ben kendi çiçeğimi atmadım ve o KÖR insan yüzünden gelin çiçeği atamamış oldum ! Bugünümü mahhvettiği için Allaha havale ettim onu...Ondan çıkacak o biliyorum işin tuhafı kim olduğunuda bilmiyoruz ama en azından eş dost değil kesin konu komşu oda benim taraftan zaten çok konu komşum gelmedi.Neyse sinirlendim yine!

Nikahıma taaa Kurtköyden gelen sevgili arkadaşım Demetin gelmesi beni en çok mutlu edenlerden biri oldu.Kalkıp Ümraniyeden gelemeyenler varda neymiş uzakmış(en azından benim tarafımdan değil) Al sana uzaklık Demetinki gibi olur demek geliyor yüzyüze gelsem söylerim ben zaten kendi huyumu biliyorum..Eh beklediğim insanların çoğu geldi gelemeyenlerin bazıları sonradan yazdı,bazıları hiç yazmadı da aramadı da bende o "bazılarıyla"konuşmuyorum.Daha doğrusu  "muhakkak gelicem","aa gelmez olurmuyum","seninkine gelmicemde kiminkine gelicem "diyen"bazılarıyla"konuşmuyorum.Bana böyle diyorsan, keyfiyen gelmiyorsan ,bide geçerli bi sebep göstermiyorsan bende konuşmam.Gelemeyenler yazdı , olabilir insanlık hali gelemez ama yazar nitekim benimde gidemediklerim oldu ben yazmışımdır hep.Yoksa zaten gelmeyecek insan canım kısmet,uzak biraz v.s. gibi önceden söyler bende gidemeyeceklerime önceden söylüyordum.Neyse benim öyle çokta bekleyipte gelmeyen kişi pek olmadı da eşimin kuzeninin gelmemesi ve özellikle ablası gibi gördüğü birinin gelmemesi Eşimi çok üzdü ve geçerli bir sebepte yok.. Ben detay vermiyim size..


Hem gelin ayakkabınızı daha sonradan da giymek istiyorsanız hem de eğer isimlerin silinmesini istiyorsanız kurşun kalemle yazın gördüğünüz gibi çok az kişi kalmış silinmeyen :) Hatta ayağım uğurlu geldi kuzenim evleniyor bile..

Kısacası oluyor işte böyle aksaklıklar diyorum.Saçım tam olsa ayakkabı sıkıyor, makyajım düzgün olsa gelin çiçeğim ÇALINIYOR. Geçmişe de gidemiyorsun olanla ölene çare yok derler ama insanında içinde kalınca söylenmeden duramıyor yalan yok :)

Siz siz olun yedek gelin çiçeğini atacaksanız çok sağlam birine verin çantasına falan koysun sonra benim gibi çıldırırsınız. Video da o kadar kızıyorum ki fotoğrafçı " sakin olun bu sizin en güzel gününüz "falan diyor düşünün :)

Eğlence yazımı daha sonra paylaşacağım artık ne zamana kısmet olursa :)


Saygılar..

Share