Film İzlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film İzlemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2015 Cuma

Hangi Filmi İzledim ? "Ters Yüz (Inside Out)"


Kafanızın içindeki küçük seslerle tanışın

Filmin Konusu: Riley'in hayatı babasının işi nedeniyle San Francisco'ya taşınmasıyla baştan aşağı değişmiştir. Bütün hayatını geri de bırakan Riley'i yeni bir ev , yeni bir okul ve yeni arkadaşlıklar beklemekteydi..Peki ya o içinde ki duyguların cevabı neydi.? Zihninin içinde yaşayan, ona günlük tavsiyeler veren bu duygular (Neşe , Üzüntü, Öfke v.s.)Riley'in yeni hayatına alışmasını sağlarken işleri daha karışık bir hale getireceklerdir..Neşe,Riley'in her defasında olumlu düşünmesini sağlayan en önemli özelliğidir.Neşe'nin bile bu karışıklığı düzeltmesi beklediği gibi kolay olmayacaktır.

Filmin Türkçe Seslendirenleri: Aysun Topar (Neşe), Gupse Özay(Üzüntü), Engin Alkan(Bing Bong),Murat Şen(Korku),Ercan Demirel(Öfke),Suzan Acun(Tiksinti),Mısra Balkan(Riley)

Benim film hakkında ki yorumum: Öncelikle gerçekten son zamanlarda izlediğim en iyi anismasyon filmlerinin başında Ters Yüz geliyor diyebilirim. 

Filmin ilk 10 dakikası geçti.Sevdiceğimle birbirimize  baktık" çok mu çocuksu, başka film mi açsak" dedik.Sonra da "neyse başladık madem bitirelim "dedik izlemeye devam ettik.Ondan sonrasını sormayın inanın o kadar sardı ki beni ne çocuksu filmi, çocuğu koy benim gibi heyecanlı izlemez :)

İnsan beyninin nasıl çalıştığını o kadar iyi tanımlıyor ki , sevindiğimiz zaman,öfkelendiğimiz zaman, üzüldüğümüz zaman ki duyguları o kadar gerçekçi yansıtmışlar ki kendinizi bu filmin içinde bulabiliyorsunuz.Sanki gerçekten beyninizi yönlendiren birilerinin var olduğuna inanıyorsunuz..Bilinç altına itilen duyguları,hayali kahramanları v.s. gerçekten çok iyi anlatmışlar çok başarılı bir film..
Gupse Özay'ın Üzüntü'yü seslendirmesi kesinlikle çok yerinde olmuş. Çok beğendim gerçekten çok yakışmış ! 

Aslında bu filmi bayağı bir önce izlemiştim ama bir türlü yazma fırsatı bulamamıştım.Film bir çok dalda ödüle layık görülmüş ve izleyeciler tarafından puanlama oranı da bir hayli yüksekmiş.En iyi 250 Filmin arasına da girmiş.İzledikten sonra bayağı bir araştırma yaptım :) Ne yalan söyleyeyim en başta da dediğim gibi son zamanlarda izlediğim en iyi animasyon filmin başında gelir.

Çok fazla detay veremiyorum  sadece şunu söyleyeyim son sahne de Riley bir erkekle çarpışıyor erkeğin beyni " kız , kız , kız " diye bir o yana bir bu yana kaçışıyor çok güldük ya :)

Saygılar..

25 Kasım 2015 Çarşamba

Hangi Filmi İzledim ? "Senden Bana Kalan"



Bir ömrü bir aşka sığdırabilir misiniz ?

Filmin Konusu: Çocukluğunda annesiz ve babasız kalan Özgür, dedesinin mirası sayesinde şımarık ve zengin büyümüştür.Hayatının geri kalan kısmını da bu şekilde geçireceğini düşünmektedir fakat 18 yaşına bastığı zaman işler değişmiştir.Zengin bir hayat sürmek için dedesinin vasiyetnamesinde ki bir şartı kabul etmek zorundadır : İstanbul'dan Çanakkale'nin Adatepe köyüne gidecek ve burada bir yıl geçirecektir. Kabul etmemesi durumunda mirasın sadece ufacık bir kısmına sahip olacak geri kalan miras ise hayır kurumuna bağışlanacaktır..Mirastan yararlanmak isteyen Özgür , Adatepede ki hayatında ilk başlarda zorlansa da sonrasında işler hiç beklediği bir şekilde gelişmiştir..

Filmin Oyuncuları:  Neslihan Atagül ( Elif ) , Ekin Koç (Özgür) ,  Zeynep Kankonde(Saliha),Wilma Elles (Emma)

Benim film hakkında ki yorumum: Öncelikle belirtmeliyim ki bu filmi tek başıma izledim :) Normalde Nişanlıcığımla izlerdik hep filmleri ama onun o gün işi olduğundan bende evde kös kös oturmaktan sıkıldığımdan , Kocan Kadar Konuş filminin fragmanında gördüğüm, gitmek isteyipte gidemediğim Senden Bana Kalan'ı izleyeyim dedim.Neslihan Atagül'ün oyunculuğunu beğeniyorum (her ne kadar kendisini beğenmesem de) gerçekten başarılı, yetenekli bu filmde de kendini bir hayli fazla göstermiş diyebilirim.Ekin koç'un şimdiler de oynadığı Muhteşem Yüzyıl Kösem de ki oyunculuğunu pek beğenemedim bu çocuk böyle serseri,zengin falan bu tarz rolleri çok iyi kıvırıyor tıp ki bu filmde olduğu gibi..
Abdullah Oğuz'un yönetmiş olduğu film Dram içeriklidir. Ekin Koç'un ilk köye gittiğinde ki bazı yerleri güldürse de filmin sonu çok acıklı bitiyor. Bir de en sonunda "Ölünce sevemezsem seni " çalınca insanın ağlamayacağı varsa da istem dışı ağlayıveriyor. Zaten çok duygusalım hemen hemen herşeye ağlıyorum bu filmi izleyince de her ne kadar " ağlamayacağım " desem de yine ağlayıverdim..
Film Kore filmi olan " Bir Milyonerin İlk aşkı"ndan alıntı olmuş. Bazı filmler vardır alıntı olsa da Türkiyede ki uyarlaması güzel olmaz ama ben bunu beğendim.Zengin bile olsan " aşk " herşeye bedel..

Kısacası "bu aralar biraz ağlayasım var "diyorsanız kesinlikle izleyin dedim.Tavsiye ederim.

Saygılar..

12 Kasım 2015 Perşembe

Limitsiz (Limit Yok ) - Limitless / Yabancı Dizi Yorumu

Havaların bir öyle bir böyle gittiği dönemdeyiz. Bazen sıcak bazen soğuk. Yine soğuk ve yağışlı bir haftasonuydu.Nişanlıcığımla film izleyelim dedik. Film izlemekten de sıkılmıştım doğru düzgün bir film bulmak için yarım saat bakınıyorduk . Benim beğendiğimi Serhat , Serhat'ın beğendiğini ben beğenmiyordum..En son bir baktım Serhat oradan oraya dolanıyor " aşkım limitsiz'in dizisini yapmışlar bir bakalım mı fragmanına " dedi.Fragmanını izlemeye başladık beni  o an pek sarmadı  ama sonra öyle bir sardı ki yerimden kalkamadım :)


Fotoğraf kaynağı : http://www.dizifilmler.info/

Limitsiz , 2011 yılında Beyazperdeye de uyarlanmıştı. Başrollerinde Bradyley Cooper oynuyordu. Açıkcası ben böyle bir film izledim mi izlemedim mi inanın hatırlamıyorum ama dizisine iyi ki başlamışım diyorum. Tek sıkıntı daha yeni bir dizi olması. Biz Serhatla bir günde üç bölüm izledik bir hafta sonra bir üç bölüm daha izledik. Sonra da her hafta yeni bölümünün yayınlanmasını bekledik.Çarşamba günleri yeni bölümleri yayınlanıyor. Bilginiz olsun.


Oyuncular ; Brian Finch (Jake Mcdorman) , Rebecca Harris (Jennifer Carpenter) , Hill Harper (Boyle), Nasreen (Mary Elizabeth Mastrantonio )

Dizi ; Brian Finch adında ki gencin çaresiz olduğu bir zaman da arkadaşının aracılığıyla NZT isimli bir uyuşturucuyu keşfetmesiyle başlar ve bu keşif Brian'ın hayatını değiştirir.Ama bildiğiniz uyuşturucu gibi birşey değil yanlış anlaşılmasın. Bu NZT hapını içtikten sonra dahi gibi birşey oluyor ve FBI 'da çalışmaya başlıyor..Gerisini anlatmıyım :)

İlk izlediğim zaman bana Fringe dizisini anımsattı sonra baktım ikisininde yapımcılığını Alex Kurtzman yapmış. Kısacası tavsiye ederim güzel dizi ama şimdi başlamayın en azından bir kaç bölüm daha geçsin. Bir de yabancı diziler bizim Türk dizileri gibi değil ki 1.50-2 saat sürsün adamların dizisi en fazla 47-48 dakika hal böyle olunca art arda 2-3 bölüm izleyebiliyorsun. Bir de biz de ne var. Biz dizi yaparız sonra onu sinemaya uyarlarız (çoğu zaman böyle olmuştur) ama yabancılar da önce sinemaya sonra diziye uyarlanıyor. :) Yabancı dizi kültürüm yok diyemem var bir çok dizi izledim ama çoğunu yarı da bıraktım belli bir zamandan sonra sarmamaya başladı..Bi tam anlamıyla Fringe dizisini bir de inşallah bu diziyi bitirebilirim :)

                                                                  Saygılar..

27 Ekim 2015 Salı

Hangi Filmi İzledim ? "Pixels"


Filmin Konusu : Çocukluğumuzun tutkunluğundan biri olan atari oyunları , uzaylıları tehdit etmektedir.Atari oyunlarında ki karakterler dünyaya iner ve dünyamızı işgal etmeye başlarlar..Başkan Will Cooper bir dönem atari oyunlarında büyük başarılar elde etmiş hatta 80 'li yılların atari şampiyonu olan arkadaşı Sam Brenner'e başvurur.Bundan sonra ise savaş başlar . Sam ve arkadaşları dünyayı kurtarabilecek midir ?

Filmin Oyuncuları : Adam Sandler (Sam Brenner) , Michelle Monaghan (Violet Van Patten ) ,Kevin Jamer (Will Cooper) , Peter Dinklage (Eddie Plant ) ,Josh Gad (Ludlow Lamonsoff) , Sean Bean (Corporal Hill)

Benim film hakkında ki yorumum : Bilim Kurgu ve Komedi dalında olan Pixels beni o eski zamanlarda ki atari oynadığım günlere götürdü :) Tabi bire bir oynadığım oyunlar yoktu ama Pac-Man'i bilmeyen var mı ? .. Ben filmi güzel buldum açıkcası . Bilim Kurguyu seviyorum , oyuncuların başarısı da gayet iyi. Kötü bir film değil izlemenizi tavsiye ederim. Eski günlere götürüyor insanı tabi ben 80'lerin sonunda doğdum bizde ki atari anlayışıyla onların atari anlayışı bir değil .. Ama güzel ya ben bir ara süper mario falan da iner savaşmaya dedim ama galiba o zamanlar süper mario yoktu :) Benim yaşıtlarım da olanlar bilir. O prensesi kurtarmak için ne cebelleşiyorduk :) Hatırladığım kadarıyla 8 bölüm vardı . 4 bölümün sonunda mı Ejderhayla savaşıyordun. Can almak için cebelleşiyordun :) O atari kolu yani joistik varya ne kadar çok bozuluyordu sürekli joistik aldırıyordum ee bana da dayanmaması normal sinirlenince fırlatıyordum .. Ya bizim dönemimiz gerçekten güzeldi. Şimdi ki çocuklar kaseti nereden bilebilir ki ? Kasetin içinde ki o film kısmı çıkardı kalemle sarardın :) Çocukluk arkadaşımla bir sürü ses kaydımız vardır. Şu cart sesimizle ne şarkılar söylemişiz gülmekten oturup ağlarsınız .. Ya ne güzel günlerdi zaman çabuk geçiyor.. Bir daha o günlere dönemeyeceğini bilmek ne bileyim tuhaf ya tarif edemiyorum.. Siz de benim gibi en çok çocukluğunuzu özleyenlerden misiniz ?

                                                               İyi Seyirler
Saygılar...                     

7 Temmuz 2015 Salı

Hangi Filmi İzledim ? " Sevimli Tehlikeli "


Filmin konusu : Zarok çok uzun yıllar önce Edirne’de henüz beşikteki bir kız çocuğunu kaçırıp, bir ailenin ömür boyu büyük acılar yaşanmasına neden olur. Aradan uzun yıllar geçer ve Zarok eline geçen bir fırsatı değerlendirir. Vicdan azabını hafifletmek için bu sefer, daha önce kaçırdığı kızı tekrar kaçırarak gerçek ailesine götürecektir! Fakat bu süreçte her iki karakteri de, aşk dolu bir macera beklemektedir...

Filmin oyuncuları : Ayça Ayşin Turan (Zeliş) , Şükrü Özyıldız (Zarok) , Türkan Kılıç (Necla) , Burçin Birben (Mustafa ), Evrin Doğan (Nurten)

Benim film hakkında ki yorumum :  Özcan Deniz'in yönetmiş olduğunu filmlerin içinde en çok Evim Sensin'i beğenmiştim. Sinema'dan çıkıp eve gidene kadar ağlamış üstüne üstlük başıma ağrı girdiği için eve gider gitmez direkt üstümü bile çıkartmadan o gün giydiğim kıyafetlerle uyuyakalmıştım.
Ramazan ayında olduğumuzdan hafta sonları evde vakit geçirmek çok zor oluyor. Bir de sıcak olunca insan oruçlu oruçlu gezmekte istemiyor.En azından film izleyerek vakit öldürürüz diye düşündük ve Sevimli Tehlikeli filmine denk geldik. Ben bu filmi kafamda " olağanüstü güçlerle ilgili " bir film diye abartıp durmuşum :) Bir de Şükrü Özyıldız'ın ismi Zarok falan olunca normaldir olağanüstü güçlerle ilgili düşüncem ..Neyse filmi izlemeye başladık. Evet biraz klasik filmler gibi ama çok komik :) Ayça Ayşin Turan ( Zeliş ) beni o kadar güldürdü ki anlatamam. Zaten Karagül dizisinden tanıyordum kendisini , orada biraz cadı kızı oynuyor ama komedi de gayet başarılı. Bir ara kızın annesi " Sen çok güzelsin, ne kadarda güzelsin " diyor. Sevgilim ise " gerçekten çok güzel bir kız " demez mi .. Telefonlarda ki ifadelerden birini yapmak isterdim ama şu an yapamıyorum. Hani varya böyle ters ters yandan bakan , hatta bazıları Nurellaya benzeten ifade he işte o ifadeyi kullandım. Yalan yok hoş, güzel kız ama Sevgilimden bir an için öyle bir tepki beklemiyordum :) Kız güzel olmasa " bu da kız mı yaaa daha güzelleri var , çok zevksizsin , hem ben daha güzelim  " falan derdim :) Ama yiğidi öldür hakkını yeme..Neyse filmin sonunda öyle duygusal bir an var ki yani ben ağlamamak için kendimi bayağı bir zor tuttum ama sonrasında bildiğiniz iç çeke çeke ağladım.. Komedi- Dram tarzında bir film izlemek isterseniz ben öneririm. Dediğim gibi ilk başta çocuk filmi gibi gelse de hiçte çocuk filmi gibi değil :) Tavsiye edilir..

Saygılar...

25 Haziran 2015 Perşembe

Hangi Filmi İzledim ? "Mandıra Filozofu 2 İstanbul"


Filmin Konusu : Bodrum’un Çökertme köyünde, kendi halinde, mütevazi bir yaşam sürdüren, tüm dünyevi hırslardan arınmış bir şekilde "bir lokma bir hırka" düsturuna da sadık yaşayan sempatik kahramanımız Mustafali; bu filmle birlikte her geçen gün daha da büyüyen İstanbul şehri üzerinden, modern dünyanın karşısına çıkarak hesaplaşıyor. Yıllar önce kendisini ve annesini terk eden babasının hastalığı nedeniyle büyük şehire gelmek zorunda kalan Mustafali, metropol insanının da ezberlerini bozmakta gecikmiyor.

Filmin Oyuncuları : Müfit Can Saçıntı (Mustafa Ali ) , Kemal Kuruçay (Real Estate ) , Gülnihal Demir ( Gülfidan ) , Birol Güven..

Benim film hakkında ki yorumum ;

Genel anlamda güldüren , güldürürken öğreten bir film.Fakat ikinci filmine nazaran ne yalan söyleyeyim ilkini daha çok sevdim. İlkin de sanırım denize nazır bir evde oturması , yediği içtiği herşeyin doğal olması gibi bir çok şey beni kendine çekti. Bu filmde Metropol şehirlerin insanların üzerinde ki etkisini yorumluyor.Modern olan insanların hayatlarını da sil baştan değiştiriyor.. Mesela Mustafa Ali işe giriyor tek kuruş almadan çaycılık yapıyor malum paraya karşı ya. Amaç orada patronların, çalışanlarının üzerine satış baskısı kurmadan , hedefsiz ilermeyi sağlamak..Evet Mustafa Ali , Patronu Birol Güvenle iyi hoş güzel konuşuyor hatta insanı duygulandırıyor ama ben hiç görmedim bir patronun , çaycısını dinleyip ona göre işlerine devam ettirdiğini..

Mustafa Ali'nin çok komik replikleri var . Ailelerin çocuklarının hayatlarını daha doğmadan belirlemesi üzerine Mustafa Ali " Siz çocuk yapmamışsınız ki , proje yapmışsınız " dedi :) Buna pek güldüm.. Bir söz daha vardı işe girecek soruyorlar " İş tecrüben var mı " , Mustafa Ali de "Tecrübeye gerek var mı ? Başbakanların daha önceden başkabanlık tecrübesi var mıydı ?" :) Çok iyi replikler gerçekten hem iğneleyici , hem felsefik , hem güldürüyor , hem öğretiyor.. Genel anlamda izlenebilecek bir film olarak öneririm.. Dediğim gibi ilkini çok beğendim ikincisini ise sadece beğendim :)


                                               Saygılar..

8 Haziran 2015 Pazartesi

Hangi Filmi İzledim ? "Son Umut (The Water Diviner) "



Filmin Konusu : Avusturalyalı bir çiftçi olan Connor (Russell Crowe ), üç oğlunu da Çanakkale Savaşı'na göndermiştir. Çanakkale Savaşı'nın ardından Türkiye'ye gelen Connor'ın tek hedefi uzun süredir haber alamadığı oğullarının izini bulabilmektir. Connor'ın İstanbul'da başlayıp Çanakkale'ye ve oradan da ülkenin çeşitli yerlerine uzanan bu arayış yolculuğunda en büyük destekçileri Türk subayları Hasan (Yılmaz Erdoğan ) ve Cemal (Cem Yılmaz ) olacaktır.

Filmin Oyuncuları : Russell Crowe (Joshua Connor ) ,  Olga Kurylenko (Ayshe ) ,Yılmaz Erdoğan (Major Hasan ) , Cem Yılmaz ( Cemal )

Benim film hakkında ki yorumum :

Şimdi öncelikle Russell Crowe'un her zaman oyunculuğunu beğenmişimdir.Yalnız film 'in konusu için aynı şeyi söyleyemeceğim. Evet film duygusal bir film ben eğer ki Türk olmasaydım " Vay zamanında Türkler neler yapmış bizimkilere " derdim. Bir ara Türkler o kadar kötülenmiş ki filmi kapatacaktım..Neyse başladığımı bitireyim dedim. Cem Yılmaz bana sorarsanız yakışmamış zaten Cem Yılmaz'ı görünce aklıma direkt stand-up geliyor bu nedenden dolayı olacak ki komik adamlığını burada da sergilemiş.. Yılmaz Erdoğan'ı da çok beğendiğimi söylemeyeceğim yani en azından daha bir heybetli olması lazımdı..Cem Yılmaz ölüyor ama hiçbirşey olmamış gibi devam ediliyor. Hele şunu anlamadım Ayshe rolünde ki kadını madem Türkçe konuşturacaksınız neden Ukraynalı bir kadını getirdiniz ? Bizim Türk Aktrislerimiz de bu rolü gayet başarıyla yapardı.. Genel olarak eğer tarafsız yaklaşmak istiyorsanız bu film'i izlemenizi tavsiye ederim. Ama benim gibi hop oturup hop kalkarsanız izlemenizi önermem :)

                                                       Saygılar..

Share