16 Nisan 2018 Pazartesi

Biri beni Ege'ye ışınlasın..!


Bazen onedio testlerinden çözüyorum , orada "elinde bir güç olsa hangisi olsun istersin" gibi sorulara denk geliyorum. Ben hep " görünmez olmak" istemişimdir :) hayır görünmez olup ne yapacağım değil mi ? Aslında " ışınlanmak" daha mantıklıymış , bu yazıyı yazarken onu fark ettim.Mesela 1 saatlik öğle arasında Maldivlere ışınlanmak isterdim :D hadi o kadar da gitmeyeyim Çeşme'ye gider , oraları gezer , kumru yer geri dönerdim :D he bana bu gücü verince tek şartları İstanbul dışına çıkmamaksa ok sabah mesai 08:00'da başlıyor ya hoop hem daha çok uyur geç işe giderdim , hemde akşam 17:30'da çıkıyorum ya hop 17:31'de evde olurdum :D ne güzel hayaller değil mi ya ? Bildiğin olmayacak bir hayal üzerine konuşuyorum bir de planlar yapıyorum .

Bodrum

Daha önce bu tarz postlar yazmıştım buraları bırakıp gitmeye dair.Şimdi diyeceksiniz ki bu kıza arada geliyorlar herhalde :) valla doğru arada acayip daralıyorum , bir de şunu fark ettim böyle bahar aylarına girmeye yakın bende inanılmaz bir gitme isteği oluşuyor sebebi ne bilmiyorum ? Tatile gidip gelsem bu istek daha da artıyor. Hani ben buraları terk etmeden bir yerlere yerleşmeden bu isteğimden vazgeçmeyeceğim.


İş yerinde vakit buldukça o kadar çok forum siteleri ve blogları okuyorum ki artık Google'da kaçıncı sayfaya geldim hatırlamıyorum , bildiğin artık okunacak bir şey kalmadı diyebilirim.He tabi bazı siteler yasaklı oralara giremedim , oralara da öğle arasında telefonumdan girdim. Size yazdığım o günden beri hatta o günden de daha öncesi var sürekli okuma , araştırma peşindeyim ve soruyorum İstanbul'da bizi tutan ne ?


İstanbul'da veya büyük şehir de bizi tutan ne ?
Aile.. ki ben aileme çok bağlı bir insanım mesela hep dua ederim Allah Annem'e uzun ömürler versin diye.Ama insan bazen o kadar çok bunalıyor ki trafikten , kaostan , pahalılıktan hiçbir şeyi gözü görmüyor diyebilirim.Annem bana gelmese , herhalde ben ayda bir anca görürüm Annemi. Mesela en son kayınvalidemlere bile yemeğe 2 ay önce falan gittik diye hatırlıyorum . He Serhat'ı babasının dükkanına yardıma gittiği zamanlar da zaten görüyorlar ama bir akşam yemeği için 2 aydır görüşmüyoruz ki bu insanlar bana yürüyerek 7-8 dakika , motorla 1 dakika uzaktalar. Neden gidemiyoruz biliyor musunuz çünkü zaman çalışan insana çok kıymetli. Benim için 1 dakika bile çok kıymetli. Eve gidip bende biliyorum yayıla yayıla yemek hazırlamayı , sofrayı kurmayı , dinlenip bulaşıkları yerleştirmeyi varsa çamaşırları asmayı.Ama öyle bir imkan kendime tanımıyorum. Eve gidip yemek hazırla,ye,topla,yerleştir,diğer işleri hallet oturmam en erken 20:00 oluyor bana kalan zaman ya 2 saat ya 2.5 saat..Yani bir insanın dinlenmesi için 2-2.5 saat az.Zaten gün boyu ister istemez yoruluyorsun bir de trafik çekiyorsun , trafik zaten bütün işte ki yorgunluğuna bedel.

Çocukların geleceği , onların kurulu düzeni. Evet çocuğunuz varsa zaten iki katı daha titiz davranmak zorunda kalıyorsunuz. Çocuğum burada nasıl büyür , sağlam bir okul var mı , şimdi ki düzeni bozup yeni yere adapte olabilir mi, arkadaşlarına alışır mı veya arkadaşları olur mu , merkeze ne kadar uzaklıkta , hastalandığında hastaneye götürmek için ne kadar yol gitmek gerekir v.s. haklılar da zaten benim amacım çocuk olmadan böyle bir maceraya atılmak.

Sosyallik derseniz biz zaten çok sosyal bir insan değiliz daha doğrusu Serhat değil.. hani her hafta kahvaltılara veya yemeklere gitmiyoruz. Ayda bir kere de olsa konsere , sinemaya veya tiyatroya gitmiyoruz , canımız sıkıldığında Şile, Ağva ne bileyim İstanbul’a yakın yerlere kaçmıyoruz, gece hayatımız zaten 0 hiç yok , arkadaşlarla buluşma derseniz ya biz arkadaşlarının evine gidiyoruz ya onlar bizim evimize geliyor hani en son dışarda ne zaman bir arkadaş grubuyla toplandık diye sorarsanız galiba yazdı o da ani olmuştu , arkadaşları Ümraniye’ye gelmişti o sayede görüşmüştük yani gördüğünüz gibi pek de “ sosyal “ bir insan olduğumuz söylenemez bildiğiniz “ asosyal” sınıfına dahiliz.Yani demek istediğim gideceğimiz yer de bunların hiçbiri olmasa da olur , İstanbul gibi bir şehir de bile biz bunları yapamıyorken başka bir şehirde yapmamışız çok mu.

Herhalde büyük şehir de kalmanın en önemli nedeni ise maalesef İŞ ;  Bir beyaz yakalı çalışan olarak herkesin hayali , sahil kasabasına yerleşmek , kendi bahçesini ekip biçmek , kedi-köpekle ilgilenmek , yazları mis gibi denize girmek , kışları ise yakın çevreleri gezmek , sakinliği dinlemek gibi. Plazalar da , büyük şirketler de , hatta sanayinin içinde sıkışıp kalmış insanların hepsinin hayali bu.  Eskiden insanların sadece emeklilik hayali buydu şimdi ise 30 - 40 yaş arasında ki herkesin hayali oldu. Ben her ne kadar 28 olsam da 30 yaş grubuna dahil ediyorum kendimi. Okuduğum bloglarda da hep genç kesimin bırakıp gittiğini ve bırakıp gitmekle kalmayıp oralara tutunduklarını gördüm , yazılarını okurken "mutlu olduklarını" resmen hissettim.
Kenarda birikmiş parasıyla gidenler mi , evini arabasını satıp gidenler mi, yeniden iş kuranlar mı v.s. kısacası her türden insanın yazılarını okudum. İstanbul'da veya büyük şehir de bizi tutan şeylerin en başında " İŞ " geldiğini göz ardı edemeyiz. İş kurmak için de sağlam bir paran olması lazım , tutunamazsan bile kendini yeniden toparlayabilmek için üç beş bir şeylerin olması gerekiyor. İş bulmak dersen ; iş bulmak adı üstünde " yazlık " yerlerde pek kolay değil anca turizm sektörü o da yaz bitince sende bitiyorsun , karınca gibi bir hayat yaşaman gerekiyor , bu da ev kirana , faturalarına yetecek mi ? En önemlisi de bir sonra ki yaza sen hala orada çalışabilecek misin , bunun garantisi var mı ? Mesela en şanslılar kesinlikle Home Office çalışanlar . Bende çalışmadığım zamanlarda çok baktım home office işlere ama aklıma yatanı bulamadım. Önce bir firmada çalışıp , sonra onlara teklif sunman lazım ki bir tık daha şansın olsun.
Son dönemler de özellikle yazlık yerlerde yaşamaya başlayanlar da veya köye yerleşenler de gözlemlediğim bir şey var oda " Home Office " çalışanlaı . Bu gerçekten çok mantıklı . En azından şöyle bir şey var ki sen " işini garantileyip" gitmiş oluyorsun bu da senin için avantaj.He dersen ki" ben ekip biçicem , hayvancılıkla uğraşıcam " bu senin tercihin hayvancılık dediğim de kümes hayvancılığından ne kadar gelir elde edebilirsin ? Büyükbaş olsa bir tık daha şanslısın ee onun içinde yine üç beş birikmişin olması lazım.Bilmiyorum yanlışım varsa düzeltin..
Home Office bir iş bulmam lazım ve nasıl bir iş yapacağım onu da bilmiyorum.Çağrı merkezleri oluyor Home Office ama hep satış odaklı veya gece saatlerinde . Şöyle sabah - akşam arası , hafta sonu olmayacak bir iş olsa ve her şeyden önemlisi satış ağırlıklı bir iş olmasa mesela evden çalışma olayına sıcak bakıyorum . Kaç yıllık deneyimim var . Mesela şu an ki işimi taşıyabileceğimi bilsem oralara hiç beklemem biliyor musunuz anında tası tarağı toplarım giderim Serhat'a da iyi kötü bir iş buluruz. En azından gittiğimiz de birinin işi sağlam olsun ki diğerimiz bir şekilde iş bulur. Serhat'ın iki işi var zaten en kötü DJ'lik işlerine yoğunlaşabilir.
Home Office iş dışında gidenler geçimini nasıl sağlıyorlar mesela , ekip biçerek mi yada kendi işlerini mi kuruyorlar ? gidenlerin hepsi de home office çalışmıyordur herhalde :) İş konusunda çok fazla detay göremedim ya ekip biçmekten , ya home office çalışmaktan bahsediliyor hep.Hani gidenlerin hepsinin hali vakti yerinde mi ? Hali vakti yerinde olmayan bir insana da pek rastlamadım açıkçası , tarımla uğraşıp mı gelir sağlanıyor , hayvancılıkla mı uğraşıyorlar veya kendi işlerini oraya mı taşıdılar v.s. aslında bu konularda daha detaylı bilgi almak istiyorum ve ne yazık ki bunlarla ilgili çok fazla yazılara denk gelemiyorum. Daha çok taşınma süreci , neden taşınılmak istendiği , ekip-biçilen araziler v.s. bunlarla ilgili bilgi görüyorum .. sizler bana bu konu da nasıl yardımcı olabilirsiniz? İşin maddi kısmı evet çok önemli yalnız benim için öncelik iş. Home Office iş yapabilir miyim ? Nasıl bir işe girişip de borç harç olmadan kendi yağımızda kavrulabiliriz ? Çok fazla kazanç istemiyorum benim istediğim evimin kirası faturalar ve mutfak ihtiyacımız karşılansın . Çok fazla paraya gerek yok yeter ki huzurum ve sağlığım yerinde olsun.
Geçenlerde , kim olduğunu söylemeyeyim de , bizim aile tarafından değil ,  bana sordu “ servisin var mı ? Cumartesi çalışıyor musun ?“ diye bende “ Hafta sonu çalışma yok , zaten benim iki seçeneğim vardı 1 ) Hafta sonu olmasın 2) Eğer uzaksa servis olsun , servis olmasaydı 5000 tl verseler yine gitmezdim , anca o tarafa yakın otururdum , sabahın 6 sında metro, metrobüs , metro mu yapacağım ? 3 vesait gidip üç vesait dönemezdim “ dedim . Bana , x kişi “5000 tl bana verseler , ben çocukları Anneme bırakıp giderdim “ dedi . 5000 tl gerçekten mübalağa ettiğim bir rakamdı ama bir şey diyeyim mi gerçekten gitmezdim anca evi buraya taşırdım burada ki kiralarda 2.500-3.000 tl arasında. Bir de sabah boş olduğu iddia ediliyor yolların . Eee pardon da sabah boş olsa yollar ben neden 6:38 de servise bineyim ki ? Boş olsa saat 7’den önce binmezdim ki bizim oradan direkt Cevizlibağ tarafına giden otobüs var sabahın 6:30’un da bile nasıl tıklım tıkışık. Bir de ben sabah metroya yürüyeceğim , koştur koştur Altunizade metrosunda inip Metrobüse bineceğim (ki altunizade metrobüs tv’ye bile çıkmıştı o kadar uzun ki o metrobüs yolu in çık in çık sürekli böyle) , Metrobüs’ten Zincirlikuyu’da inip yürü babam yürü metroya tekrar metroya bineceğim bir de bunun aynısı da akşama da yapacağım ölme eşşeğim ölme.. Yani ben parasında değildim ki bana şu an ki asgari ücreti bile verselerdi ben giderdim sonuçta servis var , yemekhane var..
Neyse bir de bunu bana söyleyen kişi ömrü hayatı boyunca hiç çalışmamış biliyor musunuz :D hani güler misin ağlar mısın. Sen ömründe çalışmamışsın , çalışmak nedir bilmiyorsun , sabahın 6’sında kalkıp yollara düşmek nedir bilmiyorsun , metrobüslerde sabah saatlerinde ve iş çıkış saatlerinde tıklım tıkışık olduğunu , boş gelen metrobüse binmeye çalışıp binemediğini , yeni geleni beklediğini ve böyle böyle 10-15 dakika geçtiğini bilmiyorsun, bir de bayanız yani , erkek olsan hurra gir değil mi ama maalesef o kadar sapığın kol gezdiği bir yerde bir bayan olarak dikkat etmen gerekiyor , eve gelip yorgun argın yemek yapmayı , etrafı toparlamayı he bir de çocuğun varsa ona da vakit ayırmanın ne demek olduğunu bilmiyorsun. İşte böyle konuşanlara inanılmaz sinir oluyorum , yanlış anlaşılmasın bu kişi sevdiğim bir insanda. Sizce haksız mıyım yani ? Hiç çalışmamış bir insanın böyle bir şey söylemesi çok mu normal , evlisin , çocukların da var daha küçükler , dayanamazsın ki en fazla 1 ay sonra by by .
Ben bilmediğim bir şey hakkında yorum yapmam ,fikir sunarım ama doğrudur ama yanlıştır diretmem . Şimdi ömrü hayatım boyunca çalışmasam bile , çalışan insana her zaman saygı duyarım hatta hem çalışıp hem evli olup hem de çocuğu olan insanlara iki katı saygı duyuyorum bende evde kaldım boş vaktim bolca oldu o zaman bile çalışan kadınlara hep imrenirdim valla “”helal olsun nasıl yapıyorlar “derdim. Ev hanımlığı da kolay değil ama çalışan bir kadın kadar da zor değil. Evdesin her şeyini yapabilirsin temizlik ütü çamaşır , çocuğun varsa onun bakımı. Ama çalışan insan hem işte çalışıp hem evde çalışıyor evet belki yemek konusunda kolaya kaçıyor olabilir belki bir makarna bir kahvaltı hazırlıyor belki dışardan söylüyor.Ama çalışmayan kadın öyle mi sana “ evdesin niye yapmadın gözüyle” bakarlar ve zaten çalışmayan bir kadın da ne bileyim yanlış anlaşılmasın ama gezmesinin , konusunun komşusunun derdine düşmesin evinde yemeğini yapsın sonra ne yapıyorsa yapsın. Ben evde durduğum o 1.5 sene eşime sorun hiçbir akşam kahvaltı hazırlamış mıyım , hiçbir akşam yemeksiz bırakmış mıyım ? He bazen 3 çeşit değil 2 veya 1 çeşit oluyordu ama muhakkak oluyordu.2 sene olacak evleneli bir kere bir hata sonu evde tadilat vardı alışverişe çıkamamıştım onda kahvaltı hazırlamıştım , bir kere de çalışmaya başlayınca yani toplasan iki kere.. ev hanımları bazen gezmekten fırsat bulup yemek yapmıyor çok şahit oldum , valla size bir şey diyeyim mi ben evde yemek yapacağım gün biri beni çağırırsa dışarı bile çıkmazdım , içime dert olurdu.
 
Bazen sabredecek gücümün kalmadığını düşünüyorum . Arayan müşterilere karşı , gördüğüm aynı yüzlere karşı , sabahın erken saatlerinde kalkmaya karşı.Geçen gece ağlayacaktım bile , bir karın ağrısıyla kalktım sonra “ of çalışmıcam” ya diye söyleniyordum. Çalışmanın avantajları olmuyor mu oluyor elbette , kendime harcama yapabiliyorum , istediğimi alabiliyorum , kenara zor günler için para atmaya çalışıyorum , en basiti kiramı ödüyorum.Ama bazen o kadar yorgun kalkıyorum ki yataktan , başım dönmeye başlıyor , bazen baş ağrısıyla kalkıyorum , dişlerimi sıkarak uyanıyorum. Hani hayatına devam ettirmek için çalışmak şart yalnız mutsuz olmak gerekmiyor. Mutsuzum yani bundan ötesi yok. Ben İstanbul’da mutsuzum , huzursuzum . Bu yüzden taşınmak , sıfırdan bir hayat kurmak istiyorum. İstanbul’a ziyarete geldiğimde koşa koşa geri dönmek istiyorum.

Böyle uzun uzun yazıyorum ya aslında bir nevi içimi döküyorum. Biraz da olsa rahatlıyorum. Bir gün evden markete diye çıkıcam artık beni Ege’de bulursunuz J
Saygılar..

5 yorum:

  1. SÜREKLİ VE SÜREKLİ IŞINLANMAYI HAYAL EDENLERDENİM BEN, DOLDUR BİR ÇAY EFKARLANDIM

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma bende ne zamandır bayağı efkarlıym aklıma bir şarkı geldi . Efkarım birikti sığmaz içime :)

      Sil
  2. Hem mutsuz olduğumuz bir yaşam sürmek hem de bunun için gece gündüz çalışmak ne kadar saçma. Ama şartlar öyle gerektirdiğinde yapacak bir şey olmuyor. Ben o tür yazıları okumak bile istemiyorum. Bazen mutlu insan görmeye tahammül edemiyorum. Çok çirkin bir durum ama ulaşamayacağım şeyler görmek moralimi çok bozuyor. Moralimin bozulma sebebi daha çok şu sebepten. Her şeyin bizim elimizde olmasına rağmen bir şeyler yapamamamız, bazen cesaretsiz olmamız. Çok konuştum. Çoğu kişi daha çok gençsin neden böyle düşünüyorsun diyor; ama çok mucizevi bir şey olmazsa insan geleceğini kestirebiliyor. Neyse ben pek iyi hissedemedim şu an. Bu arada home office çalışan bir arkadaşım var çok da genç. Senin için onunla bir konuşacağım. Çünkü pek bir geliri olmadan başladı bu işe. Detayları yazarım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence gayet güzel konuştun canım , içimde biriktirdiklerimi anca bu kadar güzel özetleyebilirdin ben biraz uzun yazmış oldum :) konuşursan çok mutlu olurum tatlım . Nedir ne değildir açıkcası biraz öğrenmek istiyorum da :) detayları bekliyorum .

      Sil

Share