13 Haziran 2014 Cuma

Sevgili Günlükcüm / 13


  13.o6.2o14 / Cuma



           Sevgili Günlükcüm ;

  Bugün çok mutluyum. 18.30 itibariyle yıllık izne çıkıyorum ve 1 hafta olmayacağım :)

  Sevgilimle geçireceğim doya doya 1 hafta olur inşaallah :) Blog yazabilirmiyim yada girip birşeylere bakıp , okuyup , yorum yapıp çıkabilirmiyim bunuda bilemiyorum zaman neyi gösterirse artık :)

  Herhangi bir tatil planı yapmadığım için İstanbul'un ve Aşk'ın keyfini çıkarmayı planlıyorum.Bazı planlar ve programlar yaptım bakalım uyabilecekmiyiz hepsi de merak konusu :)

Programımda ; Kayınvalideme kahvaltıya gitmek , arkadaşlarımıza ev ziyaretine gitmek ,Sevgilime kendi ellerimle güzel bir kahvaltı hazırlamak,benim kişisel olarak halletmem gereken bazı işlerim var..Var da var. Allah izin verir de umarım bir aksilik çıkmaz..


15 Haziran Pazar günü biricik Aşkımla yıldönümümüz. İyi ki benim hayatımdasın..Seninle yaşlanmak istiyorum..Herşeyim seni çok seviyorum..


  23 Haziran Pazartesi günü Allahın izniyle mesaiye başladığımda ayrı ayrı günlerde blog yazmayı düşünüyorum.


Gezi planlarımıza bugün itibariyle başlayacağız. Bugün çıkışta Ben, Sevgilim ,Arkadaşım Nuray ve Eşi Ömer abi kızları cimcime Ecrinle birlikte Beykozda güzel bir akşam yemeği yiyip , çay içeceğiz.


Bana iyi tatiller..

Sağlıcakla..

12 Haziran 2014 Perşembe

Hey DJ çal hadi parçamı =)




 Erkek arkadaşım uzun yıllardır tecrübeli olarak Dj ‘ lik yapmakta. Nitekim bir çok yerde de adını duyurmuştur. Erkek arkadaşım diye söylemiyorum ama gerçekten çok başarılı. Ben bizzat şahit oldum.

     Sevgilimden önce Dj’liğe şöyle bir baktığımda çok kolay gibi gözükürdü gözüme“ aman ne olacak bir müzik çalıyorsun başında bekliyorsun onu bende yaparım “ derdim ama Sevgilim sayesinde aslında hiçte kolay olmadığını gördüm..Ses düzeyinin ayarlanması , şarkıdan şarkıya atlarken ki geçişler v.s. daha bir sürü şey. Zor yani.  DJ’lik çok karizma duruyor ve benim Sevgilime de gerçekten yakışıyor. Amma Karizma durmasına bakmayın , beceri ve tecrübe olmadığın sürece Karizman da , sende yerle bir olursun.
         
       Özel günlerimizin ve özellikle düğünlerimizin vazgeçilmezleridir Dj’ler. Gittiğim bir çok Nişanda veya Düğünde Sevgilimden sonra hep dikkat etmişimdir müziklere, ses sistemine. Hatta bazı mekanlar da  yeme içme her şey mükemmel olsun ama ses sistemi , Dj’in tecrübesizliği yüzünden gecenin sonunda şunları duyabilirsiniz ; “ ses sistemi kötüydü “ , “her şey güzeldi ama müzik batırdı “. Elbette ki Nişanımızda veya Düğünümüzde her şeyin kusursuz olmasını isteriz. Gelin ve Damat ogünün stresinden , heyecanından bunlara pek adapte olamasa da misafirlerin gözünden hiçbirşey kaçmaz.

       Birde şu konuya değinmek istiyorum ; Misafirlerin özellikle Dj’in yanına gidip “ şunu çalarmısın , bunu çalarmısın “ demesini hemen hemen hepimiz yapmışızdır. Serhatımdan önce bende gidip söylerdim ve hep aynı cevabı alırdım “ birazdan çalacağım “. Sevgilime sorduğumda ise “ Dj’in işine karışılmaz, bir sıralama vardır ve o sıralamaya göre müzik çalınır. Şarkı istekleri de o sıralamaya doğru gider “ dedi. Aslında biraz düşününce hak verdim düşünsenize bir anda Halay müziği çalıyor, ardından oryantele geçiş yapıp , tekrardan halay müziğine dönülmesi mantıken saçma veya bir an da Pop müzik çalıp , ardından Ankaranın bağlarından klasik bir müziğe geçişte hiç olmaz J

     Düğün günü Dj’e kendinizi bırakmalısınız ama öncesinden muhakkak Dj’le görüşme yapmanızı öneririm. Elbette insan hayatta bir kere evlenir ve o günün kusursuz geçmesi ister , “ bizim şarkımız “ dediği şarkıyla çıkmak , “ bizim dansımız “ dediği şarkıyla dans etmek ister. Nitekim bende öyle istiyorum. Şu anlarda aklımda “ Bana ellerini ver hayat seni sevince güzel “ şarkısıyla çıkmak , “bizim şarkımız bizim dansımız “ dediğimiz Ayten Alpman dan veya Cem Adriandan “Sen üzülme ben varım şarkısıyla “ dans etmek istiyorum. Bu yüzden de Sevgilime “ Düğünümüzde Djlik yapmazsın herhalde ona göre tecrübeli birini bul Aşkım .Pasta müziği , takıya geçiş ki müziği de sen ayarla artık “ dedim. Evleneceğiniz gün Dj’le görüşme sağladığınız da elbette yine istediklerinizi alırsınız , ama ne tür müzikler isteyip istemediğinizi , hangi müzikle çıkmak istediğini , hangi şarkıda dans etmek istediğinizi muhakkak düğünden önce görüşme sağlamanızda tekrar tekrar söylüyorum fayda var. Sevgilim benim yanımda bir çok görüşme yaptığını biliyorum ve ona göre Müzik Arşivini güncellediğini de biliyorum. Herkesin müzik zevki bir değil. Elbette Karadeniz yöresinde ki insanlar “ Horon, Kemençe,Üçayak, Kolbastı” gibi müzikleri daha ön plana çıkartmak ister. Anadolu bölgesi daha çok “ Halay misket , “müziklerini ön plana çıkartmak ister. Bu tarz müzikleri sevmeyen insanlar daha çok “ pop” veya “ klasik “ müzikleri tercih ediyorlar. Düğün günü Dj sizin zevkinizi bilemeyeceği için her türlü müzik çalma yetkisine de sahip. Bu durumda Dj’in herhangi bir suçu olmadığını da belirtmek isterim.

Erkek arkadaşım  ;

Üsküdar Evlendirme Dairesi (Restaurant ve Kır Düğünü)
Taksim Clinic Club
Golden Country Park
Beykoz Korusu Restaurantı
Şantiye Bar
Katibim
Çengelköy Nis Düğün Salonu
Bambi Garden
Park Night
Faik Reşit Unat İ.Ö.O Mezuniyet Partisi
Nagehan
Vals
Mavi-Yeşil
Yakamoz Kuleli
Marriott Hotel
Sözbir Royal Residance Hotel    gibi bir çok yerde Dj’lik yapmış , hatta aynı yerlerden birkaç kere tekrar teklif almıştır.

Detaylı bilgi için ;



İrtibat için ;
Booking & Management

Serhat Serdaroğlu DJ: (+90) 531 221 8931



                              Saygılar..

11 Haziran 2014 Çarşamba

Sürpriz ve Sevgiliye Kavuşma =)

    

                      Sürprizzzz..! :)

     Hayatımın anlamı , Bitanem , Sevgilim bana sürpriz yaptı.Evet, evet doğru duydunuz Sevgilim bana sürpriz yaptı =)  Beklenen tarihten bir gün önce İstanbuldaydı.

    Sevgilimin  bu zamana kadar bana gönderdiği çiçeklerden , çikolatalardan hatta nitekim aldığı hediyelerden bile daha değerliydi bu sürprizi benim için..

    18.30 'da iş çıkışı Sevgili Arkadaşlarım ; Nuray , Nilüfer ve ben özellikle de ben bir heyecanla şirket kapısından çıktık :) Hani içimde bir his vardı ,  6.hissimde kuvvetlidir ve diyorum ki bizimkilere " bugün gelmiş olabilir , içimden bir ses öyle diyor ". Hatta Nuraycım sağolsun beni videoya çekiyordu. Benle Nilüfer önden yürüyorduk , Nuray arkadan videoya çekiyordu. Ben etrafa bakıyorum, Nilüfer etrafa bakıyor yok adam yok..! Ben bir üzüldüm videoda da belliydi gözlerim nasıl dolmuş bugün izleyince fark ettim " ben bugün gelir sanıyordum ama gelmemiş ya gelmemiş " diyordum.Moralim o kadar bozuktu ki. Bizimkilere “ Hadi yarın görüşürüz “ dedim ve üzgün üzgün karşıdan karşıya geçtim.Tam kaldırıma çıkıyordum ki Sevgilim Banka'nın önündeki merdivenlerin orada..Ben nasıl koşuyorum anlatamam..Etraftakiler,bizim şirketin önündekiler arkama doğru baktığımda gördüm hepsi bizi izliyordu.. Sevgilimin boynuna bir atladım, bırakmıyorum , bırakamıyordum.." Aşkım dur bir " diyor Sevgilim ben bırakıyorum sonra tekrar sarılıyorum o kadar da özlemiştim kii..



Önce bizim eve gidip Annemlere sürpriz yaptık , beraber yemek yedik sonrasında Çengelköy Allegria'ya gittik :) Özlediğimiz herşeyi yapmak istedik. Mesela dondurma yedik beraber.. Ben Karamel- Kakao , Sevgilim Çilek-Vanilya..Dondurma yerken bir yandan da tavla oynadık ve Sevgilim bana " Bayağı geliştirmişsin aşkım sen kendini " dedi. Ben bir sevindim bir sevindim ki görmeyin ,havalar 1500 :) Dondurmamız sonrasında iki güzel demli çay. Bu arada 5 Mayısta başladığım diyet dün itibariyle birazcık bozuldu diyebilirim :) Ama birazcık sadece. 36 günde 53.7 ile başladım şuanda 49.0 yani 4 ,5 kilo vermişim.İstediğim ideal kilomdayım hatta ideal kilomdan da az. Benim sınırım 50 :) üstü beni aşıyor. He bu arada Sevgilimde kilo almamış , 57.9 çıktı. Tek bir sözüm var kendime, evlenince ona kilo aldırıcam :)

Malum Aşkım'ın ilk günüydü ve ister istemez telefonları susmuyordu ayrıca daha dayısının biricik kızlarını görmemişti. Beni eve bıraktı ve sonrasında da gitti onları görmeyi.

Hala daha inanamıyorum Aşkımın geldiğine.. Şu anda İstanbulda ve uyuyor. Bunu bilmek bunu hissetmek o kadar farklı bir duygu ki.. İnsan anlatamıyor , kelimeler yetmiyor..

        Allah tüm asker yolu bekleyenlere, bekleyeceklere sabır versin. Size önerebileceğim tek şey ; Sabırla beklemek..

                                                      Saygılar..
  



10 Haziran 2014 Salı

Sevgili Günlükcüm / 12




1o.o6.2o14  / Salı

        Sevgili Günlükcüm ;

        Çok heyecanlıyım.! Kalbim yerinden fırlayacak gibi,içim içime sığmıyor.Resmen durduk yere elim ayağım titriyor..! Sevgilim , Ömrüm , Hayatımın anlamı Allahın izniyle yarın sabah itibariyle Askerliğini bitirip , Balıkesir yollarından İstanbul'a yani memleketine yani ailesine , yani en önemlisi de bana gelecek bana..! =)) O kadar mutluyum ki. Gittiği gün o 16 Aralık 2o13 Pazar günü hala daha aklımda.. Onu yolcu ettiğim , arkasından ağladığım o günü asla unutamıyorum. Bu Özlem sonunda bitiyor. Sonunda kavuşuyoruz. Allah asker yolu bekleyen herkese sabır versin. Beklemek çok zor..Kısa dönemde olsa bekliyorsun.." ya 15 ay ya 12 ay yapsaydı " diyorlar ya bana , sinirleniyorum.Birşey demek istiyorum kalplerini kırarım diye de susuyorum.. Adam askerde , askerde tatilde değil ki..!! 1 ay bile yapsa senden uzak, istediğin zaman konuşamamak yeri geldiğinde ona ulaşamamak, her zaman yanına gidememek  o kadar zor ki Asker yolu beklemeden kimse bilemez..!

     Keşke bir sürpriz yapsa , bugün iş çıkışıma gelse,  onu görür görmez koşsam boynuna sarılsam .. O kadar güzel olurdu ki..Ah be aşkım Ah ..! Yokluğun çok ama çok zor sensizlik benim canıma tak etti. Yarını iple çekiyorum, yarın benim yeniden gülmeme sebep olacak gün..!


      Heyecanlıyım diyorum ya, geceleri 00.00-00.30 dan önce uyuyamıyorum.Düşünüyorum sürekli içim bir hoş oluyor gülüyorum sonrada bir bakmışım sabah olmuş. =) Bu hafta Cuma 18.30 sonrası yıllık izine çıkıyorum 1 hafta ve şimdiden programımı yaptım :) Sevgilim geldiğinde programıma ne diyecek merak ediyorum. Yıllık izin diyorum ama pek bir yıllık izin olacağınıda zannetmiyorum çünkü halletmem gereken bazı işlerim var ve Sevgilimle geçireceğim bol bol vakit :) Olsun Şirketten uzak durmakta bana iyi gelecektir diye düşünüyorum bir de şirkete yakın evim olmayaydı iyiydi ama.Ama ben gene de şükrediyorum iyi ki Şirkete yakınım :)

   
    Allahın izniyle Sevgilime kavuştuktan sonra ki duygu ve düşüncelerimide daha sonrasında aktaracağım.
   

                                                Şafak Doğan Güneş

    

9 Haziran 2014 Pazartesi

Yakın Arkadaşımın Kına Gecesi ve Nikahı :)

     


       Eveeett ..! En yakın arkadaşlarımdan biri olan Havvayı da everdik gitti.

       Bir yanım mutlu , bir yanım üzgün.. Tuhaf duygular içindeyim . 
  
      Arkadaşımın Kına 6 Haziran Cuma günü Dudullu da yapılacaktı.Ben 18.30 iş çıkışı oradan geçebilecek en yakın servise bindim. Şimdi oradan geçebilecek diyorum çünkü ben oraları hiç bilmiyorum. Neyse ki servis beni tam yerinde indirmiş ; bir arka sokakta :) .. İndikten sonra birazcık yürüdüm ve Kına'nın olduğu Hafikliler Derneğine gelmiş bulundum :) Kına alanı çok büyük değil , orta halli bir yerdi ama bize yetti. Gittiğimde Havvanın daha gelmediğini gördüm baktım pek tanıdık kimsede yok derken köşelerde kalan Sevgiyi gördüm havada sudan biraz muhabbet edelim derken canım arkadaşım Havva geldi.



        Çok güzel olmuştu. Yeşil bindallısı , makyajı , fönü ne çok abartı ne çok doğaldı herşey kararında ve       uyumlu olmuştu. Birbirimize görür görmez hemen sarıldık ve bir an için duygusal anlar yaşadık . Havvanın da gözleri doldu benim de..Ama dakka bir gol bir daha şimdiden ağlamak olmazdı :)




Bu üçlü içinde ilk önce everdiğimiz Havva oldu bakalım bir sonra ki benim ki mi yoksa Mehtap'ın ki orası seneye belli olacak :)

  Havva gelmişti gelmesine ama Mehtap yoktu . Tam da Havvaya' Mehtap nerde kaldı ' dedim o sırada  kapıdan içeri girdi :)

                  Halaylar çekildi , göbekler atıldı , bol bol fotoğraf çekildi...  

                 Ahh eski günler. Zaman ne kadar çabuk geçiyor.. Eskiden bizim bu 3'lü grup toplandığın da , beraber oturup sohbet muhabbet eder hatta sohbet muhabbet etmekle kalmayıp eğer birbirimizde kalacaksak kalkar dans ederdik ve bir de şarkımız vardı daha doğrusu bu 3'lünün şarkısı..'Kınamızda muhakkak bu şarkıyı çaldırıcaz' derdik. Kınanın yapılacağı gün o şarkı öğleden sonra bir an da aklıma geldi ama maalesef bizim bilgisayarlarda o şarkıyı indirme ihtimalimiz yoktu.Daha doğrusu şarkı indirmeye erişimimiz yoktu. Kınadayken " Havva bizim şarkıyı nasıl buluruz " dedim. İnternet yok daha doğrusu internet var ama şifresi yok, kimseyede soramıyoruz. Havva , " benim telefonda var" dedi. Neyse telefondan bir şekilde bilgisayara yüklemeyi becerdik sonra 3 kez art arda aynı müziği dinleyip dans ettik . Buyrun o şarkıyı sizde dinleyin :) Seni Gidi Seni Gönlüme Girdin olurda evlenecekseniz Kınanızda bu şarkıyı çalmanızı tavsiye ederim..



                   O duygusal anlar başlıyordu artık..Ben zaten Sulugöz ağlamaya yer arıyor gibiydim..  O meşhur şarkı başladı "Kınayı getir aney" ben zaten ağladım ağlıcaktım üzerine birde " Yüksek Yüksek tepelere çalınca" yok arkadaş ben dayanamadım başladım ağlamaya. Ama gelin kızımız gülüyordu. Zaten ben anlamıyorum. Oraya oturan kim varsa birinin de geçip ağladığını hiç bir şekilde şahit olmadım :) Belki bir tanesine şahit olmuş olabilirim ama o da tam şarkılar söylendi kına yakıldı tam sarılma sahnesinde oldu. Kendimi düşünüyorum Sulugöz ben yerlere yatarım ağlamaktan herhalde. Sanırım insan o gün heyecan, stres , panik yaşadığı için ağlamaya fırsat mı bulamıyor veya Annesi üzülmesin diye mi içinde tutuyor anlamadım..


                                     Resimde de görüldüğü gibi Havva gülüyor ben ağlıyorum :)







                    Kına'nın hatırası olarak hepimize dağıtılan bu kırmızı ojeye bayıldım :) Daha doğrusu çok iyi düşünülmüş o güne özel hatıra olarak ben saklarım kullanmam herhalde :)

                  o8.o6.2o14 Pazar günü .. Tam da 9 yıl önce onlar beraberliğinin ilk adımını bu tarihte atmışlardı. Ne kadar da şanslılar, çıkmaya başladıkları tarih ile evlendikleri tarih bir.. Allahım bir ömür boyu onları her zaman mutlu etsin..

Kadıköy Evlendirme Dairesinde nikah kıyılacaktı. Düğün yapılmayacaktı. Zaten Nişan da düğün gibi olmuştu :) Ben nikahtan bir 25 dakika önce gitmiştim bizimkileri bekliyordum onlar geldiğinde ise gözlerime inanamadım. Dantellerle süslenmiş gelinliğin için Havva, bir melek gibi duruyordu. Saçı , makyajıda yine çok uyumluydu. Yine birbirimizi gördüğümüzde duygulandık..



                     

Gelin odasında bol bol fotoğraf çektik..Çıkış anı yaklaşmıştı ben hemen gidip koltukta yerimi aldım.
Gelin ve Damadımız çıkışını yaptılar.Resim çekmek yasak olduğu için bende telefondan videoya aldım.. Havva ve Serkan Nikah masasına oturdu oturur oturmaz da direkt Nikah defterini imzalamaya başladılar.Nasıl yani dedim ? Belki birinden biri hayır diyecek =)  Ben böyle diyorum ama zaten nikah masasında ki espirilerde hava da uçuyordu.Nikah memuru " 1 Nisan tarihinde başvurduğunuz evlilik talebiniz " (Bakın tarihe dikkat 1 NİSAN )diye başladı sonunda Havvaya " Kabul ediyormusunuz " dedi Havva " Biraz düşüneyim "dedi Serkan ise " Tabii 1 nisan da başvuru yaptığımız için düşünmek istedi " dedi. Salon koptu gitti. Nikah Memuru bile " güzel espiriydi "dedi :) " Tamam bu kadar düşünmek yeter. EVETTTT" dedi Havva ve salon gümbür gümbür alkışladı.Serkana geldiğinde ise sıra" Yıllardır bu anı bekliyordum EVEET " dedi. O sırada yine bir alkış koptu gitti. Havvanın küçük kardeşi " Abla ayağına bassss " diye bir bağırdı. Salon tekrar bir koptu :)  Nikaha mı gittik , eğlence programına mı inanın bende anlamadım :)



                   
                          Evlilik cüzdanı alındı ve en sevmediğim olay takı merasimi başladı :) Benim için en sevmediğim kısım gelin ve damat için öyle değildir eminim :) Hem Gelin hemde Damat tarafı olduğum için ben her ikisine de ufak hediyemi taktım sonra fotoğraf çektirdim. Gelin çiçeği de o kadar büyük , evde kalmış bekarlar varken gitti Havvanın kız kardeşi tuttu :) Daha da ilkokula gidiyor ne diyeyim..

                        Eve dönerken bir hüzün vardı bende. Belki çok yakınım olduğu için , belki gençliğimiz beraber geçtiği için bilmiyorum ama tuhaftım. Ağlamamak için yine kendimi zor tuttum. Bilmiyorum aslına bakarsanız daha çok görüşebilecez. Mesela haftaya yıllık iznimde gitmeyi düşünüyorum ilk ev ziyaretimiz olacak =) Malum Sevgilim , Bitanem , Ömrüm de Çarşamba günü geleceği için beraber bol bol gideriz artık..

                         Ne derler ; Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine :)

                         Darısı biz Bekarların başına :)

3 Haziran 2014 Salı

Ece Ada Takı Tasarım Satışları

   

       Merhaba ,


         İnstagramda ve Çengelköyde satış yeri olan Ece Ada Takı Tasarımın ürünleri hakkında bilgi vermek istiyorum..

          Biz bayanların olmazsa olmazlarıdır Takılar.Özel günlerde giydiğimiz kıyafeti gösterecek inciler , gümüş kolyeler , altın kolyeler , ince veya kalın bileklikler , bilezikler ,  bazen sade bazense abartılı küpeler ve yüzükler bizim vazgeçilmezlerimizden biridir. Nitekim , günlük hayatımızda bile sadece bir kolye veya sade bir bileklikle bile geçiştirdiğimiz oluyor. Benim en çok sevdiğim bilekliklerdir. İnce bileklikler üzerinde sonsuzluk işareti , hayat ağacı veya sade bir bilektikte benim için olmazsa olmazlardandır.




         Ece Ada Takı Tasarımı birbirinden farklı kolye ve bilekliklerden , modaya uygun yeni trendleri oluşturan bir takı tasarım firmasıdır. Bir çok İnternet sitesinde de ismini duyurmuştur ; Markafoni ,Limango , Markavip v.s. ayrıca önemli Markalara da bir dönem takı tasarımı yapmıştır.(Firma ismini gizlilikten dolayı belirtemiyorum.Ama şuna inanın ki pahalı bir firmanın takı tasarımcısıydı. Bana güvenebilirsiniz :) )Tamamen kendi tasarım olan ürünler hem çok şık hemde çok zariftir. Her yaşa uygun takıları bir arada bulabilirsiniz.


                                  


       Çengelköy Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin solunda , " Çınaraltı Kahvesi"nin hemen yan tarafındadır veya Çengelköy Kahverengi Cafenin sağ tarafı değil sol tarafının hemen yanında. Küçük bir tezgah açılmış , cicili bicili takılar sizi cezbediyor ve aldıkça alasınız geliyor :) Hem çeşit çeşit bileklikleri ,halhalları , kolyeleri bulabilir hemde uygun fiyatlarla takınızı alabilirsiniz. Benden söylemesi :) Çengelköye yolunuz düşerse haftaiçi veya haftasonu muhakkak bu takıcıya uğramanızı tavsiye ederim.Hafta içi 14.00-15.00 ile  22.00-22.30 'a kadar (duruma göre değişiklikte gösterebiliyor), Haftasonu 09.00-10.00 ile 23.00-23.30'a kadar yerlerinde bulabilirsiniz.(Yine duruma göre değişiklik gösterebiliyor. )


İnstagram üzerinden ; eceadatakitasarim olarak bakabilirsiniz.Dileyenler linke tıklayarak  http://instagram.com/eceadatakitasarim giriş yapabilirler. Ürünleri inceleyip bilgi alabilirsiniz. Ayrıca internet üzerinden (instagramdan ) verilen siparişlerde Tüm Türkiyeye KARGO ÜCRETSİZ.!! Bana sorarsanız bence bir bakmanızda fayda var derim.Ürünler tasarım olduğu için öncelikle el emeği var ve Kargo Ücretsiz olduğu için uygun fiyatlarla ürünleri temin edebilirsiniz :)


     Güzel günler geçirmeniz dileğiyle..

30 Mayıs 2014 Cuma

Bugün 30 Mayıs İlk Dışarı Çıktığımız Gün..!

             Sevgilim benim , biricik Aşkım , Bitanem , Hayatımın anlamı , Ömrüm , Nefesim , En bi Sevdiğim..!
             Bugün 30 Mayıs .. 30 Nisan da olduğu gibi bugünümde de yanımda değilsin.. Ama şundan eminim ki bugünüm de veya yarınımda değil , birbirimizin her anında kalbindeyiz. Sadece uzaktayız , ellerimiz birbirine değmese de , alnıma buse konduramasan da , sana sarılamasam da kalbimdesin. Askerden döndüğünde bu yazıyı okuduğunda umarım biraz da olsa mutlu olursun. Seni mutlu etmek için ne kadar uğraştığımı , senin beni mutlu etmen için ne kadar uğraştığının farkındayım.. Umarım Allahta bizim yüzümüze güler bu güzel aşkımızı , en kısa sürede Evlilikle sonuçlandırırız.
         
            Yıl 2o11 Nisan ayı.. Az mı uğraşmadın beni dışarı çıkartmak için.. ?  " Çengelköye gidip birer çay içelim " , " haftasonu seni alayım caddesbostan sahiline gidelim " bense her seferinde " yok , istemiyorum " diyordum.Nereden bilebilirdim ki , istemiyorum dediğim adama bir gün Aşık olacağımı ? Artık senin ısrarlarına dayanamayıp ," tamam bugün gidelim iş çıkışı Çengelköye daha sonra evlere dağılırız " demiştim. Ve o gün 30 Mayıs 2o11' di.. Daha önceden blogumda  ( Bir Aşk Hikayesi ) seninle başladığımız zamandan bu zamana kadar olan süreci anlatmıştım.İnan tekrar tekrar anlatmak o anları bir kez daha zihnimde canlandırmak istiyorum..Benden 1 saat önce şirketten çıkmıştın..Direkt Çengelköyde buluşuruz demiştim. Malum şirketten birileri görmesin istiyordum.. Sonuçta bir adımız yoktu da , milletin ağzı torba değil ki büzesin dimi ya :) Çengelköy de indiğimde iki sevgilininde Çengelköye indiğini gördüm kaçmak istedim ama kaçılacak ne vardı ki sonuçta biz Sevgili değildik. Arkadaştık ve arkadaşlar birbirleriyle görüşebilirdi ama işte gel de bunu bizim Şirket çalışanlarına anlat  :) Bu iki Sevgilide sürekli sorular soruyordu  " Kiminle buluşuyorsun , kimin takımında , bizim kattamı " sorularına cevapları sadece kısa cümlelerle geçiştiriyordum ama en sonunda seninle görüştüğümü tahmin ettiler :) Zaten şansa onlarda Çengelköy Çınaraltı ' na gidiyorlarmış.Seni Çınaraltının girişinde bekliyordum. Bak ilk günden beni bekletmiştin Aşkım :) Bir baktım ki Motor tepesinde sen geliyorsun.. Bir şekil Motor'unu park edip yanıma geldin. Beraber Çınaraltına geçtik. Önce birşeyler içtik , oradan sıkılıp Kahverengi cafeye geçtik. Ogün hatırlıyormusun, sen beni eve bırakcağın zaman Kuzguncuk ışıklarda Motorcu kızlar vardı. Bir kız sana " Merhaba " dedi , sende " Kız arkadaşım yokken niye karşıma çıkmıyorsunuz ki " dedin bende kafana bir tane indirmiştim :) Aslında aşkım , sonuçta biliyorsun ki yanında ben vardım evet sana karşı o zamanlar birşey hissetmiyordum ama olsun , sonuçta başka bir kızla benim yanımda konuşamazdın. Bir de pişmiş gibi " Kız arkadaşım " diyordun bana . Bende içimden " Nerden senin kız arkadaşın oluyorum ki." diye geçiriyordum :) Şimdi olsa o kızların saçını başını yolardım herhalde , bilirsin yaparım. Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun :)

 

                                        


3o.o4.2o12   / Kahverengi

İlk günün de resimleri vardı aslında , ama benim bilgisayar formatlandıktan sonra, bütün resimlerimiz silindi. Eee Sevgilimde de yoktu aynı resimler =(


 3o.o5.2o13 / Çengelköy Çınaraltındayız.

Buluştuğumuz o ilk gün de yani 2o11' de de aynı masada oturup , aynı pozları vermiştik. Aslında aynı pozu veren sensin , bende senin gibi yan tarafa denize doğru bakıyordum. :) Geçen sene  aynı masanın boş olduğunu gördüğümüzde çok sevinmiştik o günleri konuşmuştuk. Şanlısydık Sevgilim. Geçen sene sanki bizim için rezervasyon yapılmış gibiydi bu masa.İstesek denk getiremezdik..



Biz her sene bugünleri yad ediyoruz.Kimine göre saçma , kimine göre romantik gelebilir .. Sevgilime kalsa " ne gerek var " sonuçta yaptığımız özel birşey yok ki. Zaten normalde de hemen hemen hergün buluşuyorduk. Ama aynı yerlere gitmiyorduk , ama o gün 30 Mayısta ya Çınaraltına gidiyoruz , ya Kahverengine gidiyoruz. Allah nasip ederse , evlendiğimiz de , yine her sene aynı yerlere gidip , geçmişimize bakıp , ogünün fotoğraflarını çekmek istiyorum.. Biz bayanlar özel günlere evet bazen gereğinden fazla değer veriyoruz , insan senede kaç kere hatırlanmak ister ? Cevap her gün değil mi. ?Ama beyler hergün hergün bizlere çiçek gönderecek veya çikolata, kurabiye , meyve sepeti gönderecek değiller ya..  Bari özel günlerde (Doğumgünü , Yıl dönümü , Sevgililer günü , Anneyseniz Anneler günü) hatırlanalım :) Ben çiçek , çikolatada istemiyorum ki . Güzel bir mesaj , güzel bir not , beraber ogüne özel birşeyler yapmak , yemek yemek veya birşeyler içmek istiyorum. Ama herşey sırf o gün özel bir gün olduğundan dolayı olsun istiyorum. Çok mu şey istiyorum ki :) Allaha şükürler olsun ki Sevgilim bu zamana kadar beni kırmadı ve özel günlerimizin hepsinde özel şeyler yapmaya çalıştı.Hatta bazen benden önce davranıp 30 Nisan , 30 Mayıs , 15 Haziran da ilk mesaj atan o oldu.İlk senemiz de " 30 mayıs bizim ilk dışarı çıktığımız gün , ogün seninle birlikte buluşmak birlikte vakit geçirmek istiyorum " demişti. Romantikliğine romantiktir benim Sevgilim :) Sadece bazı özel günlerin " ticaret " olduğunu düşünmekte o kadar :)

Sevgilim , burnumda tütüyorsun.. Seni çok ama çok özledim.. 15 Haziran Yıl dönümümüz ve çok şükür ki Allahıma dua ediyorum , ogün bir aksilik olmaz da yanımda olursun diye. Şu an 11 Haziranda geleceksin gözüküyor fakat ne olacağı belli olmaz..Son dakika bir ceza alayım deme bak terlikle kovalarım seni :) 

Canım Aşkım ,
Meleğim ,
Benim Küçük Sevgilim,
Nice 3.yıllara , Nice 30. yıllara ..!
Bugün yanımda olamasanda , kalbindeyim , kalbimdesin.
Allah seni bana yazsın.
İlk dışarı çıkma günümüz kutlu olsun
Seni Çok Seviyorum..!
İyi ki varsın..!
İyi ki benimsin...!


Şafak : 11 / Bilecik

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Çengelköyde Gidilebilecek Yerler / Mekanlar

 Sevgilimin gelmesine sayılı günler kala içim içime sığmamaya başladı :) Geldiğinde ne giysem , acaba şirket çıkışına yetişir mi , ben erken çıkış mı alsam falan filan diye kendi kendime düşünmeye başladım. Eee kolay mı atarsa 13 günümüz kaldı. 2 hafta sonra bugün Askeriyeden çıkmış olacak..Ah Aşkım Ah.. Gel artık gel.. Burnumda tütüyorsun.. Sevgilimin geldiği hafta yıllık izine çıkacağım 5,5 ayın acısını o 1 haftaya sığdırmaya çalışıcam :)

    Çengelköy'e sevgilimle birlikte gitmediğim sürece çok ama çok nadir bazen ailemle birlikte yemek yemeğe gidiyorum. Çengelköy , Boğazın tüm güzelliğini size sunuyor .. Şimdi küçük bir Çengelköy turu yapalım :) Yemek yenilecek yerleri , birşeyler içebileceğiniz cafeleri hakkında kısa bir bilgi paylaşımda buluncam  =) Tabii ki benim anlatacaklarımla sınırlı kalmıyor Çengelköy :) Ben sadece benim gittiğim , gördüğüm yerleri size yazacağım..


   Dip Not : Fiyatlar konusunda hatırlayamadığım için maalesef yardımcı olamayacağım.



 1Tarihi Çengelköy Çınaraltı Aile Çay Bahçesi




Çınaraltı , Deniz kenarında bulunan , gençlerin hatta çoluk çocuk ailelerin gittiği, dışarıdan yiyecek getirmenin serbest olduğu sadece içeceğin yasak olduğu , Boğaziçi Köprüsünün en güzel halini görebileceğiniz bir konumdadır. Hafta içi veya haftasonu ekmeğinizi , böreğinizi , simidinizi ister Çınaraltının girişinden , isterseniz herhangi bir pastaneden alın , evinizden peynirinizi , zeytininizi ,domatesinizi alıp Çınaraltına gidip orada yiyebilirsiniz .Çayınızı veya meyve suyunuzu da orada söyleyebilir açık havanın keyfini bu şekilde sürebilirsiniz :) Aslında güzel de bir uygulama. Deniz kenarında yer bulmak çok zor ama deniz uzağınızda bile kalsa  yine her türlü görebiliyorsunuz. Haftasonu o kadar kalabalık oluyor ki , hele bir de hava güzel olduğunda , gelen ya kapalı alanında yiyor ya da geri gidiyor. Çengelköy Çınaraltına ölmeden önce bir kere de olsa muhakkak gidip Kahvaltı yapın derim. İlla dışarıdan birşeyler getirmenizi gerek yok, Çınaraltının size sunduğu kahvaltının da keyfini sürebilirsiniz.


Fiyatlar : Boğaz manzarası olmasına rağmen fiyatlar gayet uygun. Bunda çay bahçesi olmasınında etkeni var  tabii :)

Geçen Kartlar : YOK   /  Nakit para ile gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü yemek kartlarının geçmesini bir yana bırakın banka kartı ve kredi kartı da GEÇERLİ DEĞİLDİR..!

2Erbap Restaurant & Cafe









                             



                   
                          

  Erbap ,Çınaraltının girişinin sağ kısmında çıkışında sol kısmında, ana caddesi üzerinde bulunan , vitrinine baktığınızda içeri girmemek için kendinizi zor tutacağınız ve sevgiliminde benim de doğumgünümü kutladığımız ,  3 katlı , şık , restaurant ve cafedir. Giriş kısmında pastalar , kurabiyeler bir çok ürün size " gel beni al , gel beni ye " diye gözünüzün içine bakıyor :)  Üst kata çıktığınız da resimlerde de görüldüğü gibi Boğaz tüm güzelliğiyle size gülümsüyor , denizin pırıltısını , gemilerin yol almasını , martıların uçuşmasını izleyip kendinizi dinleyebiliyorsunuz. Yazın daha çok açık alanında yani 3.katın terasında oturuyoruz ( Yukarıda gece çektiğim fotoğraf ) , Kışın ise yine yukarıda ki fotoğrafta yarı açık yarı kapalı alanında oturuyoruz. Daha doğrusu , eskiden 2.katta bu yarı açık yarı kapalı alanında sigara içme izni vardı. Ama daha sonra yasak geldi. Eee kışında terasta oturulmaz :) Bizde artık daha çok yaz aylarında gidip birşeyler yiyip , içmek için tercih yerimiz oldu.

Fiyatlar: Ne çok uygun ne çok pahalı diyebilirim. Daha doğrusu diğer yerlere nazaran biraz daha pahalı.Ama o manzaraya değer bu fiyatlar. Boğaz manzarası eşliğinde birşeyler yiyip içmek harika bir duygu.


Geçen Kartlar :  Kredi kartı veya banka kartı geçerlidir. Yemek kartları (sodexho , ticket geçerli değildir )


3)  Kahverengi Cafe







Çengelköy Çınaraltının yan girişinde hemen.Geçen sene herhalde en çok gittiğimiz cafelerinden biridir Kahverengi cafe..
Ben yemek yemekten ziyade daha çok birşeyler içiyorum. Oda klasik Sütlü Nescafedir. Hemen hemen her gittiğim cafe de muhakkak nescafe içerim , bazen iş çıkışı gittiğim için biraz acıkınca tost yiyordum.Tadı fena sayılmaz. Ben dışarda pek yemek yemeği seven bir insan değilim. Bir ara sürekli dışarıda yemek yediğim için mide fesadı geçiyordum. Yememe hastalığına yakalanıyordum resmen. Ay aklıma güneşi beklerkenden ki Melis geldi :) İzleyenler bilir ama ben o derece de manyaklık yapmıyordum.Benim mideme artık yemekler ister istemez dokunmaya başlıyor öyle ki su böreğinden bile zehirlenen birinden ne bekleyebilirsiniz ki :) Bu yüzden yemek konusunda seçiciyim öyle her yerde yemek yiyemiyorum. Ama gittiğim bu yerlerin bir çoğunda tost , hamburger v.s. muhakkak tatlarına bakmışımdır.
Kahverengi ; Açık kapalı alanıyla , 3 katlı (giriş katı dışarı ,üst kat kapalı alan , en üst kat teras ) yeri geldiğinde canlı müzik yapılan , yemekleri ve tatlıları orta derecelerde olan , fiyatları hemen hemen bir çok yerle aynı tutulan, daha çok gençlerin takıldığı ve Nargile içmesende sürekli nargile içilen ve o kokuya maruz kaldığınız bir yerdir. 2013'ün ilk aylarında kapalı alanda sigara içilebiliyordu sanırım bu yasağı kaldırmışlar.Biz zaten daha çok dış kısmında oturuyorduk. Üstten ısıtmalı ufolar olduğu için pek sıcak veya soğuk konusunda sıkıntı yaşamıyorduk. Ah bir de masanın altından geçen , bir anda nereden atladığı belli olmayan kediler olmasa daha iyi olacaktı ama . 2013'nin sonbahar aylarından itibaren gitmemeye başladık. Sevgilimle , son zamanlarda artık sigara içilecek alan aramıyor , tavla oynayacak alan aramaya başlamıştık :) Kahverengi , tavlayı kaldırdıktan sonra biz de artık gitmemeyi tercih ettik.Geçen Cumartesi günü Çengelköye inmiştim sanırım el değiştiriyor. Bir çok yenilik yapmışlar gibi gördüm..


Fiyatlar : Orta derece
Geçen Kartlar :  Kredi kartı , banka kartı , yemek kartları geçerlidir. (En son gittiğimde bu şekildeydi el değiştiriyorsa eğer yemek kartları konusunda pek bir bilgim yok)


4)  Allegria Cafe & Restaurant





Allegria , Çengelköy Vapur İskelesinin hemen karşısında  denizi ve köprüyü rahatlıkla görebilirsiniz. 2 katlı , yarı açık yarı kapalı alan , yazın camların açılmasıyla içeri hafif esen rüzgarı  , kışın sigara içiliyor ise camların yarı açık bırakılmasıyla müşterilerin üşümemesi için ısıtıcıların bulunması ,  titizliği , çalışanların güleryüzlülüğü , tavlası , özellikle Nescafesinin müthiş tadı ile şık bir cafe restuaranttır. Gerçekten Çengelköy çevresinde en çok beğendiğim Nescafe burada :) Benim gibi Nescafe sevenlerdenseniz ve yolunuz düşerse muhakkak uğramadan gitmeyin derim. Şıklığı dedim ya , inanın tuvaletleri hem çok temiz , hem çok şık dekore edilmiş durumda. Televizyon bile mevcut o kadar diyim :)


Fiyatlar : Normal..  (Mesela Nescafe 6 TL , Çay 2 TL.  Zaten Nescafe bir çok yerde 5 TL den başlıyor , çaylar da aile çay bahçesi olmadığı sürece cafelerde 2 TL den başlıyor .)

Geçen Kartlar :  Kredi kartı , banka kartı  geçerlidir.


5) DURAK BÜFE


                                 




                        

                                        

Durak Büfe ; 3 katlı (hava güzel ise teras katını tercih etmenizi öneririm ) teras katının manzarası bir tarafı ana caddeye diğer tarafı ise Boğaz'a bakmaktadır.Yemeklerinizi aldığınızda teras kata asansörle çıkabiliyorsunuz. Ayrıca teras katının yeni açılan cafe bölümü de mevcuttur. Biz bir kere gittik Sevgilimle birer kahve içip tavla oynadık,sonrasında soğuk kış günlerine geldiği için cafe bölümünü doğal olarak kapatmışlardı.Ama görünüşe göre biz bu yaz Sevgilimle orada vakit geçiricez gibime geliyor :)  Cafe bölümünde Tavla ve Okey de mevcuttur.. Durak büfe denildiğinde ilk akla gelen nitekim Kumpir oluyor. Kumpirin asıl yeri Ortaköyden sonra yediğim en güzel kumpirlerden biridir.Ayrıca sosisli ve sosisli patsosunuda öneririm.Normal büfelere nazaran gerçekten yemek lezzeti kıyaslanamaz. Hem de ilgililer. Benim boğazlarım hemen ağrıdığı için soğuk su bile içemem , yazın kavurucu sıcaklarda bile dışarıdan su alırım .. Ayran sipariş verdiğimde ,ayran doğal olarak dolapta saklanması gerektiği için ya biz beklerken ayran önceden çıkartılıyor yada sıcak suyla mı artık neyle orasını göremedim :) bir şekilde soğukluğu alınıyor. Valla ben başka herhangi bir yerde böyle hizmet gördüğümü söyleyemem.





Fiyatlar : Normal  (Bir çok yerde olduğu gibi Kumpir 10 TL. Sosisli ve patsonun fiyatını hatırlamıyorum ama fiyatları normal derece de )
Geçen Kartlar :  Kredi kartı , banka kartı ve yemek kartları  geçerlidir. (sodexo v.s.)


6)  TARİHİ KUĞU KEBAP






    Kuğu Kebaba , sevgilimle değil ama bir kaç kere ailemle birlikte gittim. Ana cadde üzerinde bulunan , 2 katlı , çalışanlarının hızlılığı ve Pembe binasıyla dikkat çeken bir Kebapcıdır. Kuğu kebabın özellikle Lahmacununu tavsiye ederim. Kişi başı 2 adet lahmacun bile fazla gelebiliyor :) Ayrıca Et Dönerinide tavsiye edebilirim.Çorbasından , Kebabına , Izgara çeşitlerinden , tatlısına kadar bir çok çeşit ürünü bulabilirsiniz.

Fiyatlar : Normal  (Ben en son kışın gittiğimde Lahmacun 2,5 TL , Ayran 2 TL )

Geçen Kartlar :  Kredi kartı , banka kartı ve yemek kartları  geçerlidir. (sodexo v.s.)

7) Paşa Kokoreç


     


    Paşa Kokoreç ; Gerek arkadaşlarımla , gerek ailemle , gerek Sevgilimle gittiğim , 3 katlı , terasının manzarası , çalışanların hızlılığı , 7 gün 24 saat açık olması , yemeklerin lezzeti ve bir çok ünlünün de gidip yemek yediği yerdir. Benim özellikle tavsiye edeceğim ; Kaşarlı Dürüm Köfte .. 24.5 yıllık hayatımda ilk defa bu kadar güzel köfteyi Paşa Kokoreçte yedim (Annemin köftesi hariç ) , Annemlerle gittiğimizde , Annem ciğer yemişti ve çok lezzetli bulmuştu. Arkadaşım Nuray gittiğinde ise ; Patlıcan Kebabını özellikle çok beğendiğini söylemiştir. Aslında Nam-ı diyar Kokoreçci ve İşkembeci ama her türlü çeşit çeşit lezzetli yemeği bulabilirsiniz. Çorbasından , Kokorecine , Kebabından , Tatlısına bir çok çeşit yemek sizi bekliyor. Yolunuz düşer ise muhakkak uğrayın derim.Üsküdar , Beylerbeyi İstikametinden gelirseniz Çengelköy merkeze geldiğinizde sağda bir petrol ofisi olacak hemen onun yanında ana cadde üzerinde..Anadolu hisarından geldiğinizde sol da petrol ofisine gelmeden önce Paşa Kokoreci görebilirsiniz.


Fiyatlar : Orta derecede.

Geçen Kartlar :  Kredi kartı , banka kartı ve yemek kartları  geçerlidir. (sodexo v.s.)

Saygılar ..

Çengelköyde gidilebilecek yerler/mekanlar 2 yazımı da okumanızı şiddetle tavsiye ederim :)

Share