10 Ocak 2017 Salı

Kaya Artemis Resort & Casino - Kıbrıs Balayı / Part 2

İstanbullular artık kara doyduk sanırım :) Böyle günlerde yaza dair bir post yazıyorum ve yazı özledim diyorum.


26 Nisan Salı günü bir gün önce erkenden uyuya kaldığımız için saat 10.00 olmadan uyandık ve uyanır uyanmaz ilk işim camdan dışarı bakmak oldu bir baktım hava böyle kapalı biraz üzüldüm "sabah ya o yüzden böyle olması normal " diye düşündüm.


Neyse hazırlandık ve kahvaltıya gittik.





Kahvaltısı , yemekleri çok çeşitti ilk gördüğüm de yemekhanesi biraz küçük geldi küçükten kastım "yazın bu kadar kişi buradaki yemekleri anında bitirir" diye düşündüm.Sonra hangi gündü hatırlamıyorum çarşamba yada perşembe günü bir firmanın toplantısı vardı o zaman yemekhanede ki yemekleri de çoğaltmışlardı yemek konulacak yerleri de genişletmişlerdi.İşte o zaman anladım ki o kadar da küçük değildi ☺


Kahvaltımızı aldık ve çoğu zamanda aldıklarımızı beğendiğimiz sürece bitirdik benim bir huyum vardır tabağıma konulan şeyi bitirmem lazım , çöpe atılmasını istemem çoğunu bitirmiş oluyorum sonraki günler daha az aldım ilk sabah kahvaltısı olduğu için bazı yeni şeylerin tadına bakmak lazım diye düşündüm.Bir önceki postumda da belirttim yemekleri ne çok iyi ne çok kötü orta derecede bazıları güzel bazıları da benim damak zevkime uygun değildi.Mesela tatlılarını pek sevmedim hiç bir şey anlamıyordum tadından yani tatlı , tatlı gibi değildi ☺


Öğle saatlerinde hava biraz daha ısındı biz de yine kendimizi havuza attık.Havuza attık derken havuz kenarına gördüğünüz gibi havuz bile üşümüş ☺

Ayrıca bu fotoğrafta gördüğünüz yerde restaurant .


Dün mesela denizde çarşaf gibiydi bugün biraz daha hafiften dalgalanmıştı. Deniz kenarı daha çok eser diye o tarafa hiç inmedik. Hatta tatilimiz boyunca denize bile girmedik. Sadece ayaklarımı soktum o kadar çünkü buz buz daha öncede belirttim dışarısı şöyle 30-35 derecelerde olsa o zaman buz gibi su bana vın gelir tırıs giderdi ama dışarı çıkınca üşeyeceğim için hasta olmayı göze alamazdım.Hoş yine hasta oldum orası ayrı ☺



Burası da Food Court Snack bar gibi ızgara , döner, kumpir v.s. tatlı olarak da dondurma,waffle vs. vardı.Ayrıca burası Gece büfesi olarakta saat 00.00'da açılıyor.Aperatif şeyler yiyebilirsiniz.


Günün tadını çıkarıyorduk ki animasyoncular geldi bizi çağırdılar ilk önce pek istemedik ama sonradan katılalım dedik.Spagettinin bir ucundan kutu kola şişesini koyuyorlar ağırlık yapsın diye bir ucunu sana bir ucunu da eşine veriyorlar siz ağızınızla belli bir mesafe var oraya kadar kaç tane götürebilirsiniz gibi bir oyundu. Aslında biz iki tane götürdük üçüncüyü de götürüyorduk ki eşimin ağzından kayınca spagetti kırıldı.Bu sayede yenilmiş olduk hoş hiç götüremeyen de sadece bir çift üç kere götürdü o kadar ☺


Hava biraz daha ısındı en azından havuza girebilecek duruma gelmiştim.Bir cesaret önce ayaklarımı soktum üşüdüm bir de öyle hani ayak bileğinizden başlayıp gittikçe de yükselmiyor su seviyesi ya merdivenden ineceksin yada girdiğin zaman direkt zaten göbeğinize kadar geliyor su.O kadar girdikten sonra gerisi kolay oluyor zaten ☺


Neyse ben üşüye üşüye havuza girdim biraz yüzdüm çıktım sonra tekrar girerim diye düşündüm. Bakın girdim ama suya kafamı bile sokmadım. Saçlarım uzun , hemen kurumaz havada hemen kurutacak kadar sıcak değil dedim.


Hafiften bir karnım ağrımaya başladı oradan bir garson geçiyordu utana sıkıla kahve istedim alışık değiliz ne yapalım :) Kahvemi yudumladım bu arada eşimde havuza girdi bana "gelecek misin" dedi bende "yok sonra belki" dedim. Ben üşümeye başladım bildiğiniz diken diken oluyorum bu arada hava da çok güneş yok diye şemsiyenin altında da pek durmadım..Üstüme havlumu örttüm gelen geçen bana bakıyor.Haklılar da millet orada güneşleniyor , havuza giriyor bense üşüdüğüm için üzerime havlu alıyorum. Bu arada eşimde dışarı çıkmıştı birşeyler yer misin dedi yok canım istemiyor dedim üşüyordum çünkü. Dönüp diyorum ki " aşkım sen üşüyor musun" " hayır" dedi Allah Allah bana ne oldu böyle diyorum. Bu süre zarfında biz dart bile oynamaya gittik orası biraz daha gölgede kaldığı için daha çok üşüdüm orada.Artık dayanamıyordum " gidelim mi kendimi iyi hissetmiyorum " dedim. Odaya gittik ben tir tir titriyorum duşa girdim çıkamıyordum o sıcaklıktan kopmak istemiyordum. Güç bela çıktım giyindim kafamda havluyla uyudum. Kalktım midem bulanıyor ve hala üşüyorum bu arada hafiften kulağımda ağrımaya başladı.Eşime baktım koruyucu sürdüğümüz yerler kıpkırmızı bronzlaştırıcı sürdüğümüz yerde hiç bir etkileşim yok halimize gülsek mi ağlasak mı bilemedim o da kötü oldu o hatta istifra etti  sonra bana döndü "koruyucunun tarihi mi geçti " dedi bende " yok hayatım daha yeni bende anlamadım bende bir şey yok senin koruyucu sürdüğün yerlerin böyle kıpkırmızı olması hele de böyle bir hava da bu kadar kızarman tuhaf " dedim. Anlayacağınız iki balayı çifti olarak hastalandık :(


 Acaba zehirlendik mi diye düşündüm.Yoğurt falan yiyelim dedim baktık saate akşam yemeğini de kaçırmışız.  Eşim resepsiyonu aradı yoğurt söyledi onlarda sağolsunlar bol keseden getirmişler onları yedik.Herhalde bize güneş çarptı dedik hani 25 derecede ne çarpılır insan değil mi ? Valla Kıbrıs'ın havasımı , güneşimi ne olduysa çarpıldık.Bundan sonrada zaten tatilimiz çokta güzel geçmedi :(

Bu arada hattımızı yurt dışına açtırmamıştık otelin ücretsiz internetinden yararlandık bilginiz olsun.
Ne de olsa whatsapp var oradan da görüşme sağlayabiliyorsunuz biz ailemizi o şekilde aradık ☺

1. günümüzü okumak isteyenler için ; Kaya Artemis Resort & Casino - Kıbrıs Balayı / Part 1

Saygılar..

6 Ocak 2017 Cuma

Kaya Artemis Resort & Casino - Kıbrıs Balayı / Part 1

Soğuk ve yağışlı bir günden içinizi ısıtacak sıcacık bir post yazacağım :) 

 Nisan ayında bir Antalya bir Kıbrıs sıcak olur dedik.Antalya'ya daha önce gittiğimiz için biz balayı tercihimizi Kıbrıstan yana kullandık.


25 Nisan Pazartesi günü uçağımız 08:35'deydi bizim 07.35'de orada olmamız lazımdı ki normalde iki saat öncesinden olmanız gerekiyor ama ben check-in yaptığım için onun rahatlığını yaşadım 1 saat kala Sabiha Gökçen Havaalanında olduk gerçekten neden iki saat önce havaalanında olun dediklerini anladım.Evet Kıbrıs için TC vatandaşıysanız pasaport ve vize gerekmiyor ama yinede o kuyruğa giriyorsunuz ve size giriş çıkış belgesi veriyorlar. Neyse işlemler tamam derken uçak rötarda yapmış oluyor biz 10.15 civarında ineceğimiz Kıbrıs'a saat 11.00 gibi iniyoruz hatta belki daha da geçtir üzerinden 8.5 ay geçti ancak hatırladıklarımı yazabiliyorum :)


Daha önceden transfer aracı için ek ücret ödemiştik uçaktan inip transfer aracına bindik , binmeden öncede bavulları verdik normalde hani Türkiye'de bavulu verdiğin taraftan biniyorsun ya bende öyle sanıyordum ☺ "Aşkım kapı nerede " dedim ve sonra aklıma geldi ki biz Türkiye'de değiliz ki trafik burada soldan akıyor. Yani şoför koltuğu sağ da :) 

1 saat sonra otelimize varmıştık. Cam kenarından ancak bu kadar çektim. Havada fena değildi en azından tişörtle durabiliyordun fakat benim umudum daha fazla sıcak olmasından yanaydı bu havada acaba denize girebilir miyiz diye düşünmüyor da değildim :)


Otelin içine girdik. Lobiye geçtik yanımıza bizimle ilgilenen beyfendi geldi.Kimliklerimizi ve Evlilik cüzdanını aldı işlemlerin yapılmasını beklerken bize otelle ilgili bilgi verdi , otel planını uzattı valla iyi oldu oradan bakarak hep ilerledik çünkü otel bayağı büyüktü :) 


İşlemlerimiz tamamdı saatte 13.00 ' dı otel tamamen dolu olmadığı için 14.00'a kadar bekletmediler.Biz otel odasında kalmadığımız için villa odaya (tatil köyü odası olarakta geçiyor) gidecektik.Bu küçük araç geldi ve bizi götürdü. 9. Bloktaydık ve tam da yerindeydik hemen çıkıp havuza ve restauranta gidebiliyorduk zaten bu oteli tercih ederseniz ve özellikle villa odasında kalacaksınız 9-10-11-12. blokları seçmekte fayda var biz kendimiz seçmedik ama dediğim gibi güzel yere denk geldik ☺


Balayı çifti olduğumuz için odamızı bu şekilde süslemişlerdi .


Odamızda ikram olarak ; lokum , çikolata , meyve , kuruyemiş ve şarap vardı. Bizim alkolle aramız olmadığı için o şarabı ben orada bırakmadım İstanbul'a getirdim tanıdık birine verdim ☺


Masaj paketleri fiyatları biz yararlanamadık size az çok yardımı dokunur diye paylaşıyorum ☺
Ayrıca balayı çiftlerine özel Diana Spa & Health Club'ta %25 indirim vardı.


Bayağı yorgunduk , uykusuzluk da vardı bir gün önce evlenmişiz sabah 06.00'da kalkmışız birşeyler yiyip yola koyulmuştuk önce yemek yiyelim sonra da biraz gezinip havuz kenarına gideriz diye düşündük.


Amfi tiyatronun önden görünümü burası. Amfinin içine baktık ama daha açılmamıştı galiba çalışma yapılıyordu yanarım yanarım orada neden fotoğraf çektirmediğime yanarım ☺


Bahar geldiğini insan anlıyordu o kadar güzel açmış ki çiçekler bol bol fotoğraf çektik ☺


Çok güzel Aqua Parkı vardı fakat biz hiç uğramadık :( Sadece önünden geçerken bakmakla yetindik.Bakın ben bunları özellikle yazıyorum muhakkak uğrayın yani nasıl eğleniyorlardı anlatamam o kadar para verdiler de neden tadını çıkaramamışlar diye düşünüyor olabilirsiniz  ilerleyen günlerde başımıza neler geldiğini anlatacağım için az çok bana hak vereceksiniz.

Yine bu fotoğrafta sol da gördüğünüz Vip Havuz. 16 yaş ve üzerini alıyorlardı. Fakat bizim kaldığımız yer diğer havuza yakın olduğu için biz buraya hiç gelmedik buraya da muhakkak gelin ☺


Saçım başım biraz dağınık kusura bakmayın ☺





Burası da muhteşem denizi. Gerçekten muhteşem diyorum. Pırıl pırıl bir deniz , kumlu kumsalı harika ya. Fakat ben sadece denize ayaklarımı sokabildim ☺ Deniz buz gibiydi ve hava şartları da çok aman aman değildi biz alışık değiliz eşimle hep yazın ortasında tatile gittiğimiz için bu hava bizi çarptı gerçekten çarptı ilerleyen postlarda yazacağım bu ilk gün , ilk gün her şey yolunda ☺



Gezdik dolaştık odaya gittik. Bavulları falan boşalttım, dolaba yerleştirdim sonra havuz kenarına geldik .




Gördüğünüz gibi havuz da çok kimse yok dışarısı çokta sıcak değil 24-25 derecelerde.Daha çok çocuklar vardı havuz da bizde ilk gün girmedik (ki normalde yazın ortasında olsak ben kesin hemen girerdim beklemezdim) "Ne de olsa daha çoook günümüz var" dedik.Şimdi keşke o ilk gün girseymişiz diyorum ☺Zaten bir ilk gün bir de İstanbul'a gelmeden önceki son gün güzeldi diğer günlere bir şey diyemiyorum.


Akşam oldu yemeğe gittik ve giderken bile üşüdüm. Çokta yürümedik yani uzun elbise giydim, üzerine hırka baktım olmuyor üzerine trençkot giydim :) Bilseydim daha kalın şeyler alırdım yanıma dedim.Bu yüzden Nisan ayında gidecek varsa (ki neredeyse Nisan'ın sonu) yanınıza yinede kalın birşeyler alın derim ben ☺

İşte o soğukluğun ardından restaurant'ın içine girdiğimde sıcacık bir çorba içmek istedim. Otelin yemeklerini soracaksınız orta derecede diyebilirim ben. Otelin herhalde bir tek orta derecede diyebileceğim yemekleri oldu onun haricinde herşey çok iyi. Garsonları görmeniz lazım mesela ben tabakları taşırken " yardım edeyim ben size , siz geçin oturun" falan diyorlar. Hizmet ederken de hiç suratlarında memnuniyetsizlik yoktu eşim bana diyor " aşkım burası bize fazla" diye ☺bende " parasıyla geldik aşkım" dedim. Fiyatı da hazır gelmişken söyleyeyim uçak, gidiş dönüş transfer, otel 2600 TL . Bence yinede uygun gerçi 2800'dü de arkadaşım sayesinde indirim aldım 2600 oldu. Ben 4 ,5 sene önce Bodrum'a 2200 TL'ye gittim artı otobüsle gidip döndük bence fiyatı gayet iyiydi en azından bu otel için öyle.


Yemeğimizi yiyip dışarı çıktık , biraz oturduk , etraf çok güzel görünüyordu fakat üşüyorduk kalktık biraz daha gezelim dedik.


Ce eeee ☺



Amfi gecede ayrı güzel duruyordu bol bol fotoğraf çektik odamıza geçtik daha vakit erkendi gecenin ilerleyen saatlerinde tekrar çıkarız diye düşündük ama ne oldu dersiniz ? Ne kadar yorulmuşsak ikimiz de televizyon izlerken uyuyakalmışız ben saat kaçtı kalktığımda hatırlamıyorum uyandım baktım yok gözlerim açılmıyor televizyonu kapattım tekrar uyumaya devam ettim :)

Saygılar..

3 Ocak 2017 Salı

Yılbaşında neler yaptık ? 2016

2017'den öncelikle beklentimi bir diğer postum da söylemiştim fakat yeni yılın ilk saatlerinde yaşanan terör olayı canımı epey sıktı diyebilirim. Ne zaman son bulacak bu böyle mi devam edecek bilmiyorum resmen şansa yaşıyoruz bir gün korkuyorum tanıdığım birinin bir haberini almaktan ki eşim de karşıda çalışıyor :( Allah sevdiklerimizden bizi ayırmasın. AMİN !

Benim biricik kocam "kuş alalım kuş alalım " diyordu bende " aşkım ben temizleyemem boşver " dedim.31 Aralık Cumartesi günü beraber kuş bakmaya gittik kar yağıyordu bide. Başka zaman olsa mesela alışverişe gidelim desem iki saat evden çıkaramam ama kuş için kahvaltıyı yapar yapmaz çıktık.



Kuş baktık eve geldik ama o an almadık. Sonra işim var dedi çıktı evden daha sonra tekrar eve geldi " aşkım bak sana hediye aldım " diye bir baktım elinde kuş :) Şok oldum hoş sanki bana aldı kendisine aldı hediyeyi. Neyse kuşu kafesine koyduk bir baktık ki ötmeye başladı ama öyle böyle değil belli bize kızıyor arkadaşlarından ayırdık. Ne yiyor ne içiyor ilk günümüz böyle geçti. Gecede nasıl bıraktıysak sabah o şekilde uyandı yine kuş. Neyseki 2. günde alıştı bize. Güzel ötmeye başladı ama ara ara. En azından birşeyler yiyip içti. Bu arada adı da ne biliyor musunuz ? Trump. Nerden geldi diyecekseniz bu isim eşim youtube da kuşlarla ilgili bir video izliyordu kuşun adı da Kralmış bende adını Trump anladım. "Trump mı koymuş ismini" dedim Serhat da " Kral ama bizim kuşumuzun adı Trump olsun mu " dedi "tamam " dedim. İyi ki de almışız diyorum eve renk kattı :)

Akşam yemeğimizi hazırladım. Patates kızartması , köfte , kırmızı biber , dışarıdan çiğ köfte söyledik ve bir de salata yaptım. Görünür de az dimi valla eşimin çiğ köfteyi öncelikle yiyeceğini bildiğim için az kızarttım nitekim de öyle oldu diğer kalanları ben yemek zorunda kaldım sonra Yağmur neden kilo alıyor ? İşte bu yüzden bütün artıkları yediğim için ve bunları bulamayanlar da var düşüncesiyle ilerlediğim için çöpe atmak yerine kendim yiyorum yiyemediğim zaman da dışarıda ki minik dostlarımıza veriyorum.

Ben mutfağı o dondurucu soğukta açmışım havalandırıyorum bir yandan da bulaşık makinesine tabakları yerleştiriyordum Serhat geldi " Aşkım kuş kaçtı" diye elim ayağım birbirine girdi camı kapattım salona gittim. Bir baktım perdenin orada alamıyoruz bir de hayvan yeni geldi eve evi de tanımıyor normalde evi tanısın diye çıkartmayın diyorlar ama kocam sağolsun kuşu seveyim diye çıkartmış oda uçmuş gitmiş. Neyse kuş dolanıyor bir o yana bir bu yana gidiyor en son TV 'ye geldi arkası var sandı herhalde bizim TV 'nin arkası da boş pat diye düşmez mi.Hani çizgi filmlerde görürsün ya kuş düşer tüyleri dağılır aynen öyle oldu ben şok oldum ses de çıkmıyor Allah öldü dedim bir baktım ki ünitenin kenarından bize bakıyor :) Oh yaşıyor dedim. Sonra Serhat  kafesin içindeki o üstünde durduğu plastik sopayı çıkarttı da üstüne çıktı o şekilde soktu içeri derin bir nefes aldık.



 Biz  O Ses Türkiye'yi izleyerek yeni yıla girdik.


Bu da yeni yıl için abur cuburlarımız aslında yeni yıl için değil bizim evimizde her zaman bunlar olur her hafta sonu alışverişe gittiğimiz de alırız. Bize en yakın BİM ve HAPPY CENTER var her ikisinden de alışveriş yapıyoruz.

Sorun bakalım hepsini yediniz mi diye ? Hayır sadece antep fıstığı ve ruloları yedik o kadar ☺


 Gecenin tatlı sürprizi ise puding oldu :) Eşim çok sevdiği için bende puding yaptım.


Hepinize musmutlu seneler dilerim.

Saygılar..

Share