Aydın / Didim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aydın / Didim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Didim Tatili / Part 2

17 Temmuz Cuma bugün Bayram'ın ilk günüydü.Sabah namazı için Serhat ve Ömer abi uyandılar. Benim o kadar uykum vardı ki gözümü açamıyordum.Serhat ne ara gitti ne ara geldi hiç hatırlamıyordum :) Uykusuzdum , yol yorgunluğunu atamamıştım, zaten çok sıcaktı cam pencere açık olduğu halde hiç bir rüzgar esmiyordu :) Nişanlıcığım geldiğinde " kalk kahvaltı hazır seni bekliyorlar " dedi bana . Bende " gerçekten mi yalan söyleme "dedim baktım aşağıdan da sesler geliyor indim aşağı ama nerdee Nuray koltukta " niye kalktın yağmur daha kahvaltı hazır değil " dedi. O hışımla sevdiceğimin yanına çıkacaktım uyandırmaya ama neyse uyusun o biraz daha , yolda da uyumadı zaten dedim.


 Nuray'la Kahvaltıyı hazırlamaya başladık.Daha doğrusu Nuray'ın ablası Kadriye Abla herşeyi hazırlamıştı biz sadece masaya götürdük. Kadriye Abla sağolsun bir dakika yerinde durmadı. En ufak birşeyde bile , mesela tabakları mutfağa götürüyorum, " sen otur ben yaparım, misafirsin " diyordu. " Olmaz öyle şey lütfen " diyordum bende :) Ben Serhat'ı uyandıramadım iki üç kere yanına gittiğim halde ı ıhh uyanmadı en son Ömer abiyi gönderdim baktım sonrasında tıpış tıpış kahvaltı masasına geliyordu :)
Güzel bir kahvaltı ardından Türk Kahvesi , bayramlaşma faslı , derken öğlen olmuştu. Bu sefer bizim Bey'ler Cuma namazına gittiler..


Biz de o sırada Nuray'ların karşı komşusu Aylin ablaya gittik. Aylin abla , kızı Alara ve akrabaları Berfin vardı.. Aylin abla çok komik kadın inanın.. Konuşması ayrı , neşesi ayrı.. Kahvaltı masasına inerken bile kadın kolyesi , küpesiyle inmişti.Güzel bir sohbet muhabbetin ardından eve öğle yemeği için geldik. Yani alt tarafı bir kaç adım yürüdük :)


Nurcan Teyze , Nuray'ı aradı. "Bugün Akbük'e gelin burada denize gidelim akşam da yemeğe bende olursunuz " dedi.Biz öğle yemeğimizi yedik. Herkesin toparlanmasını beklerken Ecrin'le fotoğraf çektirdik. Benim telefonumda ki fotoğraflara bakıyordu minik kuzeni Damlayla ikimizin fotoğrafını görünce " beni niye çağırmadınız , bende gelirdim " diye ufak bir kıskançlık krizi yaşadığımızdan beraber fotoğraf çektik :) Alem kız ya. Beni bile kıskanıyor. Annesiyle Babasını hiç sormayın. 


Evden çıktık Nurcan Teyzelerin evine doğru ilerledik. Yine 3 katlı olan şirin yazlığın teras katına çıktık. Muhteşem bir deniz manzarası vardı. Düşünsenize akşam burada olup saatlerce denizi seyretmenin vermiş olduğu keyfi..Yıldızlarda burada parıl parıl parlıyor.. Yazlığım olsun isterdim veya yazlık yerde yaşamak isterdim :) Bahçemde domates , salatalığım olsun ben onları her gün sulayım. Eşim gelsin akşam beraber teras keyfi yapalım.. Ah ah emekli olunca artık :)



Hemen fotoğraf makinemi çıkarttım Ömer abinin eline sıkıştırdım . Fotoğraf güzel de benim saçlarım ahenkle pek bir içiçe olmuş :)


Bu fotoğraf gerçekten doğal çekilmiş bir fotoğraf :) İstemdışı.. Bence diğer fotoğraflardan daha güzel olmuş :)


Nurcan Teyze bize Erik suyu getirdi :) Çok tatlı kadın ya maşallah diyor ki " al beyim erik suyunu" :) Allah bozmasın ! İnşallah ömür boyu , bizim de ilişkimiz hep bu şekilde devam eder. Amin !


Hep beraber yola koyulduk ve muhteşem Akbük denizine gelmiştik.. Akbük , Didim'e göre daha tepelik ve yüksek olduğundan yeşillik alanı bir hayli fazla..Buranın denizi tamamiyle kumdu evet yine yosunluk alanı vardı ama girdiğimiz alanın daha çok solunda kalıyordu.


Normalde çok kimse olmuyormuş ama bayram diye kalabalıktı..Gerçi halk plajı gibi de tıklım tıkışık değildi. Rahatça yüzebiliyordun. Bir sürü de balık vardı.Suya dalmadan da balıkların yanından geçtiğini görebiliyordun :)
Deniz kenarında kekler, poğaçalar , çekirdekler yenildi çaylar içildi. Bu arada Sevgilim kendini aştı yedikçe yiyordu. Bu sefer kararlıydı kilo almak istiyordu. Aramızda ki kilo farkı o kadar az ki. Beni zaten sormayın nişandan sonra bayağı kilo aldım. Herkes " kilo almışsın " diyor " evet yiyorum " diyorum :) Yediğim de abur cubur ve son zamanlarda (ramazandan önce ) yediğim cipsler beni mahvetti. Her haftasonu film -cips, film-cips duba gibi oldum.


2-3 saat kadar deniz kenarında durduk. Sonra Nurcan Teyzelerin evinin yolunu tuttuk. Yolda yine " bas gaza aşkım " şarkısını dinliyorduk.. Serhat bir de taklit yaparak şarkıyı söylüyor o kadar komik oluyordu ki :) o bitince ardından Riff Cohen -  A paris şarkısının "Ra Ra Ra " kısmını söylüyorduk. Şöyle söyleyim Simge diye bir şarkıcı var Mış Mış diye söylemiş heh işte o şarkının orjinalini söylüyorduk bayağı eğlenceli geçiyordu :)

Eh biraz ıslaktık bizde evin bahçesinde duruyorduk. Çok güzel bir ev. İnşallah böyle bir ev herkese nasip olur.



Nurcan Teyze o kadar dedi ki , akşama bizde yemek yersiniz biz ona rağmen yanımıza kıyafet almadık. Bir Ecrin bir Serhat hepimiz üstümüzdekilerle oturduk. Neyse ki sıcaktı da sıkıntı olmadı :) Ama yine de rahatsız oluyordu insan ki ben ıslak ıslak durmaktan hiç hoşlanmam..


Yemek masamız kuruldu. Çorbamız , patates köftemiz , pilavımız , karışık kızartmanız , salatamız soframızdaydı...Deniz insanı acıktırıyor gerçekten hepsini silip süpürdüm :)

Yemekler yenildi çaylar içildi. Nurcan Teyze " siz bugün Altınkum'u gezin " dedi. Şimdi biz cumartesi günü gezmeyi düşünüyorduk. Çünkü Serhat'ın Doğumgünü pazar günüydü ve biz o gün yolda olacağımızdan bir gün öncesinden pasta falan alıp öyle ufak çaplı bir kutlama yapacaktık.Teyzeyi kenara çektim " Serhatın doğumgününü kutlucaz da o yüzden bugün gidersek tekrar yarın gidemeyiz " dedim. Nurcan Teyze " Bence bugün gidin yarın bizde geliriz sizin orada kutlama yaparız " dedi.. Hep beraber konuştuk ettik derken (tabi Serhat'a çaktırmadan çünkü İstanbul'da bile bu doğumgünü muhabbetini Nurayla konuşmuştuk) hazırlanıp önce eve gittik. Hepimiz duş aldık ve yola koyulduk.


Evin olduğu yerden Altınkum arabayla bir 10-15 dakika sürmüştü. O kadar sessizliğin sakinliğin ardından Altınkum bana bayağı kalabalık geldi :) Ömer abi bile " ben kaç yıldır gelip giderim bu kadar kalabalığı daha önceden görmedim " dedi.


Sahil boyunca sıralanmış cafeler, barlar, dondurmacılar var.. Bir de incik boncuk satan esnaf :) Sahilde kumların üzerine oturmuş gençler kimisi şarkı söylüyor kimisi dinleniyor..Açıkcası pek birşey de yok ya :) Didim'e gitmişken Altınkum'a gitmedik demeyelim diye geldik bizde açıkcası..


Yine belli belirsiz bir fotoğraf :)

Dondurma aldık arabaya doğru ilerlerken Lunapark gördüm. Eğer çocuğunuz varsa bu tarafa yolunuz düşerse oraya götürebilirsiniz :) Ama eğlence arıyorsanız , çocuğunuzda yoksa buralarda ki bar'lardan birine girebilirsiniz .. 

Saygılar..

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Aydın / Didim'e Gidiyoruz

                                                                         Fotoğraf Kaynağı : (didim.gov.tr)

Daha önceden bir post yazmıştım Tatilsiz Tatil Planı yapmak diye. O zamanlar bir tatil planımın olmadığını İstanbul'da pinekleyeceğimi yazmıştım.

Tatile gidemeyeceğimiz için pek bir surat yapıyordum Sevgilime , hani neden o kadar surat yapıyordum inanın bende bilmiyorum sonuçta onun elinde olan birşey değilki...1 yılını dolduramadığı için izin alma gibi bir durumu olmuyordu. Neyse Sevgilim baktı ki ben üzülüyorum dedi ki " Bayram da İstanbul'a yakın Ağva , Şile neresi olursa bak bakalım uygun bir yer bulursak gideriz " dedi. Tam da bu konuşmayı Nuray'la ben Ramazan'dan önceki son gün yemek yerken konuşuyorduk.. Nuray " Bulursanız söyleyin bizde geliriz " dedi. Biz bayağı bir araştırma içine girdik anlatamam size. Şile'den başladık.Otel yok zaten var olan otellerde 3 gün iki gece sadece oda kahvaltı'ya 1.500 ve üstüne istiyordu. Hani bir hafta tatil yaparım anlıcam da alt tarafı 3 gün iki gece." Eee bizde bayram'a kaldık normaldir o kadar fiyat" diye kendimizi avutuyorduk. Bir arkadaşım var tur sitesinde çalışıyor ona da sordurdum yok arkadaş hiçbiryer de adam akıllı otel , pansiyon yok. Ağva'yı hiç sormayın bende söylemiyim bir otel baktım size şöyle söyleyeyim 3 gün 2 geceye 5.000'TL fiyat istiyor ve sadece oda kahvaltı. Nuray'da " herhalde tapuyu da üstümüze yapacaklar " diyor :) Oradan buradan araştırdık kimisi Edirne / Enez diye bir yeri önerdi kimi İğneada'yı , kimisi bizi biraz daha uzaklaştırdı Amasra'ya gönderdi derken en sonunda şuna karar verdik. Nuray'ların Didim'de yazlıkları var.. Arefe gününü de eğer bayram tatilimize birleştirirsek en azından gittiğimize değer diye düşündük.. Arefe günü sabaha karşı yola çıkıp , akşamına orada iftar açıp ardından hemen denize gireriz diye düşündük..Ben Sevgilim'in izin alacağını pek düşünmüyordum. Bayram'ı zaten zar zor aldı arefe'yi hiç alamaz diyordum ki valla en çabuk o aldı izni ardından Nuray ardından da ben :) Tabi ben yıllık iznimden bir günümü düşürdüm orası da ayrı konu ..

Allah izin verirse 16-17-18-19 Temmuz tatilde olacağız :) Daha doğrusu 19'u erkenden yola çıkarız malum tatil bitiyor trafik derdi falan benlik sıkıntı yok ben bayram sonrası 1 hafta daha izinliyim.Ama Ömer abi , Nuray , Serhat onlar pazartesi günü işe başlayacaklar..

Oh be biraz da olsa kafa dinleyeceğim.. En azından hiç gitmediğim bir yere gidip , bol bol denizin , güneşin keyfini çıkaracağım..

                                           Saygılar..

Share