2 Aralık 2015 Çarşamba

Kıbrıs Balayı Otelleri

Balayı adı üstünde bal-ayı :) İnsan en güzel yere gitmek istiyor. Daha önceden Kıbrıs mı Antalya mı ? diye bir post hazırlamıştım. Çünkü evleneceğimiz tarihte tek sıcak olabilecek yerler burasıydı.

2013'de Antalya'ya gitmiştik tekrar gitmemizin bir anlamı olmadığını düşündük.En sonunda Kıbrıs'a gitme kararı aldık.Bir çok kişiden de Yurt dışı turları önerileri aldım fakat ben dinlenmek istiyordum. Sürekli gezme modunda olmaktan ziyade otelde yediğim önümde yemediğim arkamda olsun istiyorum. Düğün telaşından dolayı yorgun düşmüş olacaz , bugün ki soğuk ve yağışlı havaya rağmen denize ve havuza olan özlemim de artmış durumda.Çünkü bu sene sadece 3 gün deniz yüzü görmüştüm !

Serhat'ı pek sık boğaz ettim " gel bakalım otellere " , " hadi rezervasyon yaptıralım " falan diye. Bana en son " Ya benim niye fikrimi sormuyorsun ben belki Bora Bora adalarına gitmek istiyorum " dedi.Ay benim bir gülesim geldi anlatamam. "Tamam gel fiyatlara bakalım " dedim. Uçak bileti zaten otel fiyatı kadardı bize oluyordu bu tatil 14.000-15.000 . " Maldivlere gitsek daha ucuza gideriz " dedim en son :) Zaten benim yurt dışı hayalim : Maldivler ! Serhat'ta zaten Bora Bora konusunda ciddi değildi :)

Kıbrıs da evet bir çok otel var. Ama benim size yazacaklarım en çok beğendiklerimiz olacak.

Dipnot : Serhat "farklı otellere bakalım" dedi ama benim aklımda hep sabit bir otel vardı onu en sona bıraktım :) 

Fotoğraf Kaynağı : Tatilbudur -  Merit Crystal Cove Hotel & Casino

Merit Crystal Cove Hotel & Casino : Kıbrısta bir çok şubesi var bizim beğendiğimiz Girnedeydi.
Ultra herşey konsepti var.Denize sıfır mesafe de..
A la carte restaurantlarda 4 gün ve üzeri konaklamalar da 1 kez , 7 gün ve üzeri konaklamalar da 2 kez ücretsiz olarak faydalanabiliyorsunuz.
Balayı çiftlerine ; Deniz manzaralı oda garantisi , yatakta kırmızı gül yaprakları , şampanya , meyve ve özel vip süslemeleri mevcuttur.

Fotoğraf Kaynağı : Tatilbudur  - Nuhun Gemisi Deluxe Hotel Spa

Nuhun Gemisi Deluxe Hotel Spa : Nuh'un gemisi tasarımından ilhan alınarak yapılmış. Konumu Bafra 'da.
Ultra herşey konsepti var.Denize sıfır mesafe de..
A la carte restaurantlar ücretli.
Balayı çiftlerine ; Özel buklet malzemesi , ertesi sabah odaya kahvaltı , odaya şarap ve meyve ikramı , oda süslemesi mevcuttur.

Fotoğraf Kaynağı : Tatilbudur - Kaya Artemis Resort Casino
Kaya Artemis Resort Casino : Mimarisi Artemis tapınağından esinlenerek yapılmıştır.Konumu Bafra 'da.
Ultra herşey konsepti var.Denize sıfır mesafe de..
A la carte restaurantlar ücretli.
Balayı çiftlerine; İlk gün odaya meyve ve şarap ikramı , odaya ilk sabah ücretsiz kahvaltı , çiçekli süslemelerle özel balayı odası , bornoz ve terlik , A la carte restaurant'ta ücretsiz yemek (1 gün).

Şimdi benim gitmek istediğim otel Kaya Artemis Resort .. Bu oteli Acun Ilıcalı sayesinde hemen hemen hepimiz biliyoruzdur :) Hani şu Survivor'ın final gecesini gerçekleştirdiği otel..Şimdi Serhat bana başka otellere bakalım dediyse de benim aklımda hep burası vardı. İki arkadaşım da balayı için bu oteli tercih etmişti ve çok memnun kalmışlardı. Ayrıca canım arkadaşım Mehtap'ta bu tarz bir işte çalıştığı için Kıbrısa gitmişti ve kendisi de " Bence Kıbrıs'ın en iyi oteli burası " demişti..Hadi herşeyi geçtim Acun'un da yaş tahtaya basacağını hiç sanmam :)

Sizce hangisi veya gittiğiniz gördüğünüz , memnun kaldığınız başka otel var mı ?

Saygılar..

30 Kasım 2015 Pazartesi

KPSS Hazırlık /Lise - Ön Lisans 2016

Yine bir KPSS hazırlığıyla karşınızdayım :) 
Daha önce ki hazırlığım KPSS 2014 'deydi.

Bu sene ki hazırlık bayağı erken mi başladı dersiniz ? Evet bayağı erken başladı benim gireceğim sınav 2016'ın Ekim ayında olmasına rağmen ben Kasım ayının ortasından itibaren çalışmaya başladım.. Başladım başlamasına da ne yaptın dersiniz ? Test çözüyorum öyle oturup harıl harıl ders çalışmaya ne yazık ki vaktim olmuyor. Neden mi ? Çünkü sabah 06.35'de evden çıkıyorum akşam da 19.45 gibi evde oluyorum. Yemek ye, duş al derken saat oluyor sana 21.30-22.00 sonrasında bırakın ders çalışmayı televizyonda şöyle dizi izleyeyim de öyle yatayım diyemiyorsunuz.Yarın bir gün evlenicem ailemle biraz vakit geçireyim diyorum ama küt diye uykum geliyor gözlerimi tutamaz oluyorum..Bu Kurtköy işi beni mahvetti açıkcası. Beykoz'da oturan arkadaşımla neredeyse aynı anda evlere gidiyoruz benim daha diyecek sözüm yok. Nokta!

Süper KPSS Notları : 10.99 TL
Test Kitabı : 11.99 TL

Yanımda çalışan arkadaşım Nilüfer normalde Edebiyat mezunu oda atanamayan öğretmenler kadrosunda ! Onun sınavı yaz ayında olacak Haziran mı Temmuz mu hatırlamıyorum şimdi.Normalde ben ona " Bu sene tekrar aöf'e kayıt olacağım beraber çalışırız " demiştim. Fakat aöf sınavları evlilik tarihime çok yakın olduğu için yine bir sene sonraya ertelemek zorunda kaldım.. Sonra " aa 2 sene de bir Kpss 'ye girebiliyordum. En iyisi KPSS'ye kafa yorayım hem Kurtköy de boş zamanlarımda çalışır hemde sınava hazırlanmış olurum " diye düşündüm bu habere Nilüfer'de sevindi. Beraber iki haftadır test çözüyoruz..
2014 yılından kalan eski kitaplarımı bulamadım zaten kalın kitapları da çalışmak çok zor olacağı için sıkı bir araştırmaya girdim.GittiGidiyor'dan daha önceden de alışveriş yaptığım tubakitabevi'ne denk geldim. Yani tamamen tesadüf diyeyim. Daha önce ki kitaplarımı oradan sipariş vermiştim..2-3 gün içerisinde Kargoya verilir denmesine rağmen ertesi gün kitaplar elime ulaşmıştı :)


Şimdi sadede gelecek olursak ; Öncelikle 18 sayfa da gerçekten Türkçeyi rahatlıkla bitirebilirsiniz.. Atıyorum ki konu sıfatlar. Diğer kitaplarda en az 4-5 sayfa anlatım varken burada kitabın yarısını bile kaplamıyor :) Bu sayede ders çalışmaktan da gözünüz korkmuyor.. Ben sözel bölümü bitirdiğim için Türkçeyi gerçekten çok iyi çözmem lazım. Yani neredeyse full'e yakın yapmam lazım bu yüzden öncelikle Türkçeye kafa yoruyorum.

Fotoğraf Kaynağı : KpssNotları

Mesela Coğrafya, Tarih , Vatandaşlık derslerinin de çarşaf boy denilen çalışma kağıtları var.O tarih dersini bilirsiniz veya coğrafya dersini çalış çalış bitmez anlamazsın baştan başlarsın. Bir de kursa gitmeden kendi çapında çalışmaya çalışınca o daha da kötü kısa notlar yerine upuzun notları okumakla uğraşırsınız bir yerlere not etmekle uğraşırsınız sonra da daralır " amann be " dersiniz nitekim 2014 de girdiğim sınav öncesinde de o kadar kitabı ilk başlarda çalışmak gözümü korkutmamıştı bir de Nişanlıcığım askerdeydi yapacak birşeyim de yoktu ama baktım ki 1 ayın sonunda sıkıldım bıraktım sonuç 67 almıştım ee normaldir çalışmadan bu kadar.
Ama bu notlardan alabilirsiniz tavsiye ederim ben alacağım aldıktan sonra da yine farklı bir post yazacağım :)


Bir de yanında test kitabı alayım dedim. Bu boyut olarak biraz küçük :) Normal test kitabı gibi sandım ama değil bildiğiniz roman gibi ama taşıması kolay :)

KPSS 'de de torpil şart derler. Evet belki 60-70 yapsan tanıdığın varsa yardımcı olur ama sen gidipte 85-90 yaparsan torpile gerek kalmadan girebilirsin diye umuyorum ama sadece umuyorum çünkü 85 yapan arkadaşım da 88 yapan arkadaşım da atamamıştı. Yazık oldu :(

KPSS'ye girecek arkadaşlara şimdiden bol şans..
Saygılar..

25 Kasım 2015 Çarşamba

Hangi Filmi İzledim ? "Senden Bana Kalan"



Bir ömrü bir aşka sığdırabilir misiniz ?

Filmin Konusu: Çocukluğunda annesiz ve babasız kalan Özgür, dedesinin mirası sayesinde şımarık ve zengin büyümüştür.Hayatının geri kalan kısmını da bu şekilde geçireceğini düşünmektedir fakat 18 yaşına bastığı zaman işler değişmiştir.Zengin bir hayat sürmek için dedesinin vasiyetnamesinde ki bir şartı kabul etmek zorundadır : İstanbul'dan Çanakkale'nin Adatepe köyüne gidecek ve burada bir yıl geçirecektir. Kabul etmemesi durumunda mirasın sadece ufacık bir kısmına sahip olacak geri kalan miras ise hayır kurumuna bağışlanacaktır..Mirastan yararlanmak isteyen Özgür , Adatepede ki hayatında ilk başlarda zorlansa da sonrasında işler hiç beklediği bir şekilde gelişmiştir..

Filmin Oyuncuları:  Neslihan Atagül ( Elif ) , Ekin Koç (Özgür) ,  Zeynep Kankonde(Saliha),Wilma Elles (Emma)

Benim film hakkında ki yorumum: Öncelikle belirtmeliyim ki bu filmi tek başıma izledim :) Normalde Nişanlıcığımla izlerdik hep filmleri ama onun o gün işi olduğundan bende evde kös kös oturmaktan sıkıldığımdan , Kocan Kadar Konuş filminin fragmanında gördüğüm, gitmek isteyipte gidemediğim Senden Bana Kalan'ı izleyeyim dedim.Neslihan Atagül'ün oyunculuğunu beğeniyorum (her ne kadar kendisini beğenmesem de) gerçekten başarılı, yetenekli bu filmde de kendini bir hayli fazla göstermiş diyebilirim.Ekin koç'un şimdiler de oynadığı Muhteşem Yüzyıl Kösem de ki oyunculuğunu pek beğenemedim bu çocuk böyle serseri,zengin falan bu tarz rolleri çok iyi kıvırıyor tıp ki bu filmde olduğu gibi..
Abdullah Oğuz'un yönetmiş olduğu film Dram içeriklidir. Ekin Koç'un ilk köye gittiğinde ki bazı yerleri güldürse de filmin sonu çok acıklı bitiyor. Bir de en sonunda "Ölünce sevemezsem seni " çalınca insanın ağlamayacağı varsa da istem dışı ağlayıveriyor. Zaten çok duygusalım hemen hemen herşeye ağlıyorum bu filmi izleyince de her ne kadar " ağlamayacağım " desem de yine ağlayıverdim..
Film Kore filmi olan " Bir Milyonerin İlk aşkı"ndan alıntı olmuş. Bazı filmler vardır alıntı olsa da Türkiyede ki uyarlaması güzel olmaz ama ben bunu beğendim.Zengin bile olsan " aşk " herşeye bedel..

Kısacası "bu aralar biraz ağlayasım var "diyorsanız kesinlikle izleyin dedim.Tavsiye ederim.

Saygılar..

23 Kasım 2015 Pazartesi

Afzelia Restaurant & Cafe / Koşuyolu

14 Kasım Cumartesi günü hava pek güzeldi. Ne çok soğuk ne çok sıcak. En azından güneşin yakıcılığı vardı ve bu da beni pek memnun ediyordu :) Nişanlımla sözleştik.Bir dönem sürekli gittiğimiz ama son 1-1.5 senedir gidemediğimiz Afzelia Restaurant & Cafe'ye gittik.

Koşuyolu ; Anadolu yakasında Kadıköy ilçesinde bağlıdır. İstanbul'un nezih yerlerinden biridir.Artık gittikçe kalabalıklaşıyor o eski sakin havası kalmadı ama yine de İstanbul'da oturulacak yerlerin başında geliyor diyebilirim.


Bulanık çektim malum motorun üstündeydim bir de dönüş yoluna geçmiştik normalde saat 15.30 da gitmiştik.


Açıkcası birşeyler içmeye gitmiştik. Kapıdan içeri girdiğim de bir tane kızın sufle yediğini gördüm ay canım pek bir çekti anlatamam.


Bende Serhata döndüm " Aşkım ben sufle yicem sende bak Muzlu Rulo pasta var ondan ye " dedim :) Kanına girdim anlayacağınız. Serhat yanına Nescafe söyledi. Ben Sufle biraz ağır geleceği için çay söyledim.


Suflem gelmişti. Yanında da dondurma pek muallaktaydım dondurma yeme konusunda kasımın ortasında ilk defa dondurma yiyecektim. Ama dayanamadım yedim. Güzeldi lezzetliydi. Olur da yolunuz düşerse suflenin tadına bakmanızı öneririm :)


 Bir kaç katlı bir yer. Yani iş yemekleri falan da yenilebilir. Biz giriş kısmında açık alan da oturduk. Isıtma sistemi iyi hoşta tepeden ısıtma olunca insanın beynine beynine işliyor sıcak :) 


Kış dönemi için arka bahçesi kapalıydı. Ama yazın gerçekten çok güzel oluyor. Bir de gerçekten çok gürültülü bir ortam değil. Gencisinden yaşlısına bir çok kişi geliyor ama öyle yüksek sesli bir gürültü duymuyorsunuz.

Sufle , Muzlu Rulo Pasta, Nescafe , 3 tane çay 'a 39.50 TL verdik. 
Yemek kartları  (sodexo , multinet ) geçmektedir. Bunu da dip not olarak ekleyeyim .

Saygılar..

19 Kasım 2015 Perşembe

Sevgili Günlükcüm / 31 "Kurtköy Değerlendirmesi"

                                                               19.11.2o15 / Perşembe

                              

Sevgili Günlükcüm ;

Size Kurtköyden Sabiha Gökçenin oradan selam gönderiyorum..Yani fotoğrafta da gördüğünüz üzere Sabiha Gökçen Havaalanına çok yakınız. Hatta kalkan uçakları bile görüyoruz. Şu an kış dönemi o kadar yoğun bir uçuş yok ama yaz dönemin de bütün uçuşları takip edeceğim :) Hatta Balayına gitmeden önce " Nilüfer buradan el sallasam görürsün herhalde " dedim :) dün oturduğumuz yerden Fenerbahçe otobüsünü bile gördük. Gerisini siz düşünün artık ..


Uzun zaman olmuştur saat 06.00'da kalkmayalı . En son Suadiye de oturduğum dönem de kalkıyordum ama servis falan yoktu. Şimdi servis var ama uzaklık çok fazla olduğu için yine 06.00'da ayaktaydım. Bir an inanamadım saat 06.00 olduğuna. O kadar karanlıktı ki korktum nasıl aşağı ineceğim diye. Neyse ben evden çıktığım da 06.30'a geliyordu o zaman biraz daha aydınlık oldu. Arkadaşla buluştuk 06.45'de servise bindik. Gidiş yönüyle ilgili sıkıntım yok . Evet çok erken uyanıyorum (bir de şu an geçici servis kullanıyoruz kendi servisimiz daha pazartesi başlayacak ) ama 1 saatte varıyoruz Kurtköye. Tek sorun dönüş :(

Mesai başlamasına 15 dakika kala geldik. Yerimizi bulduk kurulduk sonra çay yaptık.Tabii yukarda gördüğünüz boş hali biz takvimler,kağıtlar, aynalar o bu şu derken doldurduk bayağı bir.


Yeni yerimizi beğendik sıkıntı yoktu. Hatta öyle ki yemek yedik üzerine yine acıktık. Buranın havası bizi iştahlandırdı :)


Akşam çıkışa yakın bir fotoğraf daha çektim. Saatler de geçmiyordu eskiden şu kadar saat kaldı şu zaman evdeyiz dediğimiz de içimize huzur doluyordu. Şimdi ilk gün kaçta gideceğimiz belli değil.. Derken saat 18.00 oldu çıktık. Aşağı in servisi bul derken anam en fazla 3 dakika oyalanmışızdır.Bir baktık servis dolmuş. Zaten facia gibi sabah gelirken bir kişi ayakta kaldı. Dönerken de erken çıkışlar yapanlar olduğu için full geldik. Ben pek en arkada oturamam. Midem bulanıyor ama istemediğin ot yanında biter hesabı en arkada yer kalmış..Neyse oturduk 18.15 de servis kalktı trafik o bu şu derken saat abartısız söylüyorum 20.03'de evdeydim. Mahvoldum , baş ağrısı mide bulantısı migrenim fena vurdu.Eve girip yemek yedim ve yattım yani en son saate baktığımda 21.30'du ben uyudum ! O kadar kötü bir durum ki düşünsenize sabahın 06.00'da kalkıyorsunuz , 06.30'da evden çıkıyorsunuz ve akşam 20.00'da evdesiniz.O saatten sonra kendinize ne derece de vakit ayırabilirsiniz ki..Zaten Annem çalıştığı için eve de geç geleceği için hiç dün annemi görmedim en son Salı akşamı gördüm. Serhatla da artık haftasonu görüşebileceğiz. Ben bu saatten Serhat'la nasıl görüşeceğim.Serhat Avrupa yakasında Maslakta çalışıyor benden önce eve gitti ve servisi olmamasına rağmen..Allah sonumuzu hayır etsin :(

Saygılar..

17 Kasım 2015 Salı

Sevgili Günlükcüm / 30 "Çengelköyden TA-ŞI-NI-YO-RUZ...!"

Bir devir kapanıyor..
23.07.2008 tarihinde o zamanlar Suadiyede oturuyordum. Kazandığım üniversiteye gitmeyip çalışma hayatına atıldım. Şu kapıdan içeri ilk iş görüşmesi için geldiğim günü hala dün gibi hatırlıyorum.Çok heyecanlıydım. İşte sınavlar, mülakatlar derken işe alınmıştım daha gencecik tazecik bir elemandım.18 yaşındaydım gerisini siz düşünün.. Çağrı merkezi ile başlayıp sonradan Back Office bölümüne geçtim. Çağrı merkezinden farkım , sürekli sabit bir vardiya da olacaktım ayrıca bazı hafta sonları çalışmayacaktım.Nitekim öyle de oldu.


Yazacağım başka postlarım varken diğerlerini eledim ve bugüne bu postu yazayım dedim.Taşınacağımız belliydi. Ha Eylül , Ha Ekim derken en son 19 Kasım da taşınacaktık ama dün aniden öğrendiğimiz bilgiye göre Nilüferle beni bugün yarım gün çalıştıracaklar ve yarın sabah itibariyle Kurtköy'de başlayacaktık..Çok sinir olduk odaklamıştık kendimizi cumaya bir anda Çarşamba olduğunu öğrenince enerjimiz düştü. Bildiğiniz gerçekten enerjimiz düştü. Gözlerim dolu dolu oldu..Ağladım ağlayacaktım..

Bugün Çengelköy'den size yazdığım son post'um.Kurtköy gerçekten çok uzak. Aklımdan ne tilkilikler geçiyor da onu burada dile getiremiyorum. Yarın orayla ilgili post yazar mıyım inanın bilemiyorum tek bildiğim 7 yıl 4 ayımı verdiğim burayı çok özleyeceğim.. En azından öğle aralarında gidip Migrosa alışveriş yapıyorduk veya çay içmeye çıkıyorduk. Yemek yenilecek yerler çok olmasa da yine vardı. Ama Kurtköy de sadece mezarlık olacak. Ana caddeye gitmek için bile servis aracı kullanmak gerekiyor. Haftasonları yarım gün çalışıyorum ya. Artık bu yarım gün tam gün olmak zorunda . Ana caddeye nasıl gideceğimize dair bir fikrimiz yok. Bir de evlilik arefesinde olmam çok daha kötü. Hafta içi halletmem gereken tüm işleri hafta sonu izin günümde halledeceğim ve evlenene kadar da rahata eremeyeceğim..Umarım herşeyin hayırlısı olur..

Hoşçakal Çengelköy..

Saygılar..

12 Kasım 2015 Perşembe

Limitsiz (Limit Yok ) - Limitless / Yabancı Dizi Yorumu

Havaların bir öyle bir böyle gittiği dönemdeyiz. Bazen sıcak bazen soğuk. Yine soğuk ve yağışlı bir haftasonuydu.Nişanlıcığımla film izleyelim dedik. Film izlemekten de sıkılmıştım doğru düzgün bir film bulmak için yarım saat bakınıyorduk . Benim beğendiğimi Serhat , Serhat'ın beğendiğini ben beğenmiyordum..En son bir baktım Serhat oradan oraya dolanıyor " aşkım limitsiz'in dizisini yapmışlar bir bakalım mı fragmanına " dedi.Fragmanını izlemeye başladık beni  o an pek sarmadı  ama sonra öyle bir sardı ki yerimden kalkamadım :)


Fotoğraf kaynağı : http://www.dizifilmler.info/

Limitsiz , 2011 yılında Beyazperdeye de uyarlanmıştı. Başrollerinde Bradyley Cooper oynuyordu. Açıkcası ben böyle bir film izledim mi izlemedim mi inanın hatırlamıyorum ama dizisine iyi ki başlamışım diyorum. Tek sıkıntı daha yeni bir dizi olması. Biz Serhatla bir günde üç bölüm izledik bir hafta sonra bir üç bölüm daha izledik. Sonra da her hafta yeni bölümünün yayınlanmasını bekledik.Çarşamba günleri yeni bölümleri yayınlanıyor. Bilginiz olsun.


Oyuncular ; Brian Finch (Jake Mcdorman) , Rebecca Harris (Jennifer Carpenter) , Hill Harper (Boyle), Nasreen (Mary Elizabeth Mastrantonio )

Dizi ; Brian Finch adında ki gencin çaresiz olduğu bir zaman da arkadaşının aracılığıyla NZT isimli bir uyuşturucuyu keşfetmesiyle başlar ve bu keşif Brian'ın hayatını değiştirir.Ama bildiğiniz uyuşturucu gibi birşey değil yanlış anlaşılmasın. Bu NZT hapını içtikten sonra dahi gibi birşey oluyor ve FBI 'da çalışmaya başlıyor..Gerisini anlatmıyım :)

İlk izlediğim zaman bana Fringe dizisini anımsattı sonra baktım ikisininde yapımcılığını Alex Kurtzman yapmış. Kısacası tavsiye ederim güzel dizi ama şimdi başlamayın en azından bir kaç bölüm daha geçsin. Bir de yabancı diziler bizim Türk dizileri gibi değil ki 1.50-2 saat sürsün adamların dizisi en fazla 47-48 dakika hal böyle olunca art arda 2-3 bölüm izleyebiliyorsun. Bir de biz de ne var. Biz dizi yaparız sonra onu sinemaya uyarlarız (çoğu zaman böyle olmuştur) ama yabancılar da önce sinemaya sonra diziye uyarlanıyor. :) Yabancı dizi kültürüm yok diyemem var bir çok dizi izledim ama çoğunu yarı da bıraktım belli bir zamandan sonra sarmamaya başladı..Bi tam anlamıyla Fringe dizisini bir de inşallah bu diziyi bitirebilirim :)

                                                                  Saygılar..

9 Kasım 2015 Pazartesi

Ümraniye Pazar Alışverişi

Nişanlıcığımla bir hafta önce mağaza mağaza dolandık. Hatta kendime beyaz hırka aradım bulamadım yani o kadar çok renk için de nasıl beyaz hırka olmaz anlamadım. Neyse acelesi yok elbette bulurum dedim. Bir de Serhatla ikimiz pijama altı istiyorduk.Mağazalarda ki fiyatlar 20 TL civarındaydı. Serhata döndüm " Aşkım haftaya pazara gidelim mi hem daha uygun fiyatlarla alabiliriz " dedim.Sözleştik.

7 Kasım Cumartesi günü hava biraz soğuktu hatta Yağmur atıştırıyordu diyebilirim. Sıkı sıkı giyindik. Ümraniye Pazar'ının yolunu tuttuk.Ümraniye pazarı , son durakta kalıyor büyük bir pazar her çeşit insanı bulabilirsiniz :) Yaşlı teyzemleri veya şiveli konuşanları duyduğumuz zaman Sevgilimle birbirimize bakıp gülüyorduk.Dalga geçmiyorduk yanlış anlaşılmasın da komiğimize gidiyordu. Bu pazar gerçekten çok büyük. Normalde benim pazar kültürüm yoktur 26 yıllık hayatımda gittiğim pazar sayısı 10 parmağımın 10'unu geçmez diyebilirim. Ama bizim burda ki ve etrafta gördüğüm bir çok pazara göre burası gerçekten çok büyük. Bir de iki şekilde ayrılıyor bir taraf işte sebze meyve , diğer taraf kıyafet ,terlik v.s. en azından bir nevi de olsa bu düzeni var.

Şimdi gelelim neler aldıklarımıza ;


2 tane pijama altı aldım :) bir tanesi polarlı bir tanesi de ince kumaşlardan. Normalde kalın şeyler pek giyemem ben. Üstüme bile uzun kollu bluz  üstüne de hırka falan giyerim ama kazak tarzı şeyleri pek tercih etmiyorum. Bu yüzden polarlıya karşı bir ön yargım vardı bir gün bir akrabamız da son dakika kalma işi olmuştu o gün bana bu polarlı pijamadan vermişlerdi çok rahat ettim ya öyle pişirmedi de rahat rahat uyudum :) Bu yüzden bir tane de polarlı'dan alayım dedim. 

Tanesi 5 TL :) 


Lastik Toka'ya ihtiyacım vardı.Öyle incik cincik tokalar takmadığım için , daha doğrusu toka da pek taktığım söylenemez ya neyse :) Kışın daha çok evle ilgili birşeyler yapıyorsam bağlıyorum , yazın da nadirdir yani iş yerinde falan bağladığım. Hiç sevmediğim için saç toplamasını bu lastik tokalar kopmadığı sürece beni 1 sene idare ediyor :) 

1 TL


Aklımda tayt almak hiç yoktu ama tezgahtar " gel abla gell termal tayt bunlar " deyince bir bakayım dedim. Çok ilginç dışardan tayt çorapları gibi duruyor ama içi yünlü aslında neden aldım bende bilmiyorum böyle şeyler beni çok pişiriyor ama fiyatı uygundu sadece 5 TL 'di. Bakalım daha yıkamaya attım giydikten sonra memnun kalacak mıyım bilmiyorum.

Aslında başka şeylerde aldım ama onları yazamam maalesef :) Alırken bile benle nişanlıcığım ayrı yerlerdeydik.

Saygılar..

Share